Senail Özkan – Schopenhauer Paradokslar Üzerinde Raks

Ücretli e-kitap indir
Schopenhauer Paradokslar Üzerinde Raks Kitap Kapağı Schopenhauer Paradokslar Üzerinde Raks
Senail Özkan
Ötüken Neşriyat
415

Felsefe meraklılarına, felsefeden korkan meraklılara roman tadında lirik bir felsefe kitabı... “Schopenhauer tam bir paradokslar filozofudur. Ateisttir, mistik ve pesimisttir; hayatı ve felsefesi paradokslarla doludur. Ancak o tezatlar ve tereddütlerden yılmayan bir filozoftur. Sözünü sakınmadan söyler; doğruluk, cesaret ve samimiyet onun karakteridir. O, insana ürperti ve korku veren; ve âdeta bir soyut kavramlar dağı halini alan felsefenin dağ dağ problemleri arasında bir akrobat cesaretiyle ve bilgece dolaşır.” “Schopenhauer metafizik bunalımların ve derin şüphelerin filozofudur; bütün düşünceleri ciddi bir kritik ve kriz mahsulüdür. Felsefenin tüm problem alanlarında yenilikçi, ihtiraslı ve ateşli bir tartışmacıdır. Merhamet etiğinin mimarıdır. Hayata karşı menfi ve bedbin tavrıyla tanınan filozof, yetkin bir estetikçidir. Sanat, edebiyat, edebiyatın bütün türleri, mûsikî, mimârî, heykel ve resim gibi tüm estetik mevzularda çığır açıcı orijinal fikirleri vardır.”

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Yılmaz Öztuna – Bir Darbenin Anatomisi

Ücretli e-kitap indir
Bir Darbenin Anatomisi Kitap Kapağı Bir Darbenin Anatomisi
Yılmaz Öztuna
Ötüken Neşriyat
408

Türk tarihçiliğinin en verimli kalemlerinden Yılmaz Öztuna, artık bir klasik sayılan Bir Darbenin Anatomisi kitabında Sultan Abdülaziz Hân’ın devletin önde gelen idarecileri tarafından bir darbeyle tahtan indirilişini, ailesiyle birlikte hapsedilişini ve acımasızca katledilişini dönemin önemli şahsiyetlerinin şahitliklerine başvurarak en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Darbeye iştirak eden devlet ricalinin kimlerden oluştuğunu, bunların devlet içinde hangi görevleri yaptıklarını ve bulundukları makamlara nasıl geldiklerini hayat hikâyeleriyle birlikte sunuyor. Bunun dışında, Sultan Abdülaziz Hân’ın yerine tahta geçirilen Sultan V. Murad’ın aklî dengesini nasıl yitirdiğini, toplumun darbecilere nasıl tepki verdiğini, devleti tam 33 yıl idare edecek Sultan II. Abdülhamid Hân’ın tahta nasıl geçtiğini ve darbecilerle tek tek nasıl hesaplaştığını gösteriyor. Yılmaz Öztuna, her zamanki o renkli üslûbu ve hiçbir önemli olayı dışarda bırakmayan titizliğiyle Türk tarihinin, tesirleri bugüne kadar ulaşan bu en netameli dönemlerinden birini olanca çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Hüseyin Nihal Atsız – Delikurt

Ücretli e-kitap indir
Delikurt Kitap Kapağı Delikurt
Hüseyin Nihal Atsız
Ötüken Neşriyat
246

"Deli Kurt", Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra "Şehzadeler Kavgası" diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de "Bozkurtlar"da başlayan Orta Asya'daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu'da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım'ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi'dir. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Victor Hugo – Sefiller

Ücretli e-kitap indir
Sefiller (Tam Metin) Kitap Kapağı Sefiller (Tam Metin)
Victor Hugo
Ötüken Neşriyat
1981

Sefiller, her biri bir roman büyüklüğünde beş kitaptan oluşuyor; romanda her şey var. Romanın esasını, Jean Valjean'ın hayatı teşkil ediyor, Marius ve Cosette arasındaki aşk da bu hayatı süslüyor. Hikâyenin büyük bir kısmı gerçek olaylara dayanıyor. Sefiller, tezi olan bir roman; adaletsizliğe karşı bir hücum. Hugo, insanları, küçük suçlar için küreğe mahkûm eden, suçluyu ıslah etmekten ziyade cezalandırmak üzerinde duran, hafifletici sebepler üzerinde durmayan, göz hapsi altında tahliyeye imkân vermeyen barbarca bir hukuk ve ceza sistemini eleştiriyor. Bu halleri yaratan ve katlanan toplumu suçluyor. Hugo'nun, Fransa tarihinde çok önemli yeri olan İmparatorluk, Bourbon restorasyonu ve Temmuz hanedanlığı hakkındaki sözleri okunmaya değer ve ibret verici. Aslında Marius'un siyasî düşünceleri, tıpkı Hugo'nun geçtiği safhalardan geçiyor; ilkin kralcı, ardından Bonapartçı ve nihayet cumhuriyetçidir. Hugo, Fransız Millet Meclisi'nde bulunmuş olmakla, pratik politika hakkında bildiklerini anlatıyor. Maamafih, halkı imparatorluğun fanatik destekleyicileri haline getiren veya onları, ölmeleri için barikatlara gönderen siyasî hareketin mistisizmi hakkında şevk ve heyecan duyuyor. Sefiller, hepsinin üstünde, kutsallık üzerine ahlâkî ve dinî bir incelemedir ki, bu da bir romancı için belki en zor tezlerden biridir. Piskopos Myriel, aziz mertebesinde bir adam ve onun Valjean üzerindeki ahlâkî nüfuzu onun iyi bir insan olması yolunda kesin bir rol oynuyor. Valjean'a gelince; bir cömertlik ve fedakârca sevgi modeli. Böylece, o da diğerlerine tesir ediyor, onların doğru yola girmelerine imkân hazırlıyor. Bu suretle anlatılan ahlâkî ders, dinî kalıplardan çıkarılıyor; son derece kötü bir insan bile, affedilmekle, kendisine sevgi ile muamele edilmekle, doğru yola girebilir. Bu sosyal, siyasî ve ahlakî tezlere ilâve olarak Hugo, hikâye ile organik bir bağlantısı olmayan muazzam miktarda çeşitli bilgi ve yorumu da önümüze koyuyor. Böylece, argonun tarihi, rahibe ma-nastırlarında hayat, Paris'in lâğımları ve Waterloo savaşı hakkında âdeta bağımsız makaleler okuruz. Bunların bazıları göz kamaştırıcıdır. Waterloo'da olup bitenler şaheserce anlatılıyor. Nihayet Hugo'nun, Paris'in eski mahalleleri hakkındaki notlarını da zikretmeliyiz. O bunları yazdığı sırada, bu mahalleler yıkılıyor, yeni ve geniş yollar yapılıyordu. Hugo'nun bu yazıları, hızla kaybolmakta olan sokak ve binalar için duyduğu derin nostaljiyi (hasreti) yansıtıyor. Pek az yazar, şehri, hayat, metabolizma ve ölüm işlemleriyle yaşayan bir organizma halinde görebilecek kadar böyle-sine derin hislere sahipti. Sefiller, hiç şüphe edilemez, bir şaheser. Onun yaygın, konudan konuya atlayan yapısını bir kusur olarak kabul etsek dahi, romanın plânı, modern bir zevkin kolaylıkla kabul edemeyeceği ölçüde melodram ve tesadüflere dayanıyor; üslûp gösterişli, fazla düşünmeksizin ortaya sürülen anti-tezlere dayalı, ton gösterişli, iddialı ve mübalâğalı. Herşeye rağmen Valjean ve onun piskoposu, edebî ölümsüzlüğe eriştiler ki, Sefiller'i okuyanlar onları unutamaz. * Ötüken'ce yayınlanan 1970 sayfa boyutundaki kitap l907 yılında Avan-zade M. Süleyman tarafından Osmanlı Türkçesiyle yayınlanmış olan metnin yeni harflere çevrilerek Erol Kılınç tarafından günümüz Türkçesine uyarlanması suretiyle yayına hazırlanmıştır. Eksiksiz bir metindir. İçindeki resimler ise orijinal baskılarındaki resimlerden basıma uygun olabilenlerinden seçilmiş-tir. Ötüken, eseri gerek üslûp ve gerek teknik olarak yüksek bir kalite ve iplik dikişli ciltler halinde okuyucuya sunmuştur.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Peyami Safa – Matmazel Noraliya’nın Koltuğu

Ücretli e-kitap indir
Matmazel Noraliya'nın Koltuğu Kitap Kapağı Matmazel Noraliya'nın Koltuğu
Peyami Safa
Ötüken Neşriyat
319

Karşılaştığı bir takım olağanüstü olayları benimsediği materyalist ve pozitivist felsefenin ilkeleriyle açıklayamayan, şüphe, tereddüt ve bunalımlar içinde kıvranan Ferit, tıp fakültesini bırakıp felsefe bölümüne geçen fakat içinde bulunduğu mütereddit ruh hali sebebiyle buraya da düzenli olarak gitmeyen bir üniversite öğrencisidir. Ferit, Yüksekkaldırım'da içinde birbirinden garip insanların yaşadığı bir pansiyonda kalmaktadır. Pansiyonda kaldığı altı gün boyunca karşılaştığı olağanüstü olaylar ve kız arkadaşı Selma ile arasında geçen tartışmalar, ciddi bir psikolojik bunalımdan geçen Ferit'in durumunu daha da kötüleştirir. Pansiyonda tanıştığı Aziz, bu sıkıntılı günlerinde Ferit'in en büyük destekçisi olur. Teyzesinin gizemli bir şekilde ölümü ile yüklü bir mirasa kavuşan Ferit, yaşadığı travmayı atlatabilmek için Aziz'in tavsiyesiyle Ada'da bir ev kiralar. Bu ev bir yıl önce ölmüş, gizemli bir kadın olan Matmazel Noraliya'ya aittir. Peyami Safa'nın, kaleme aldığı romanları içinde en fazla beğendiğini ifade ettiği romanı Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, anlatım tekniği ve olay örgüsü bakımından bütün eleştirmenlerce Türk edebiyatının en ciddi psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir