Nilüfer Devecigil – Işığın Yolu

Işığın Yolu Kitap Kapağı Işığın Yolu
Nilüfer Devecigil
Doğan Kitap
236

İlişkilerde incinir, ilişkilerde iyileşiriz…

Ayşenur’un yolculuğu Michael ile tanıştığında başladı. Karakteri sandığı, değişmez bildiği pek çok özelliğinin aslında mizacına yapışmış zehirli sarmaşık dalları olduğunu Michael ile ilişkisinde anlayacaktı. Ve o zehirli sarmaşıkları kişiliğinden, bakış açısından, hayatından sökmenin yolunu öğrenecekti. Geçmişi değiştirerek değil, geçmişten kaçarak da değil, geçmişten anlam çıkararak. Bu ilişkide doğdu kızları Işık. Yolculuğun yeni bir dönemecine girmişlerdi. Geçmiş bir kez daha şimdi oluyordu ve Ayşenur bu kez kızıyla ilişkisinde kendini tanıyordu. Bütün zorlanmaların altından kendisi ve kendi annesiyle ilişkisi çıkıyordu. Çok şey öğrendi bu yolculukta Ayşenur. Nörobilim, felsefe, şiir, mindfulness, tasavvuf içeren limanlara savruldu. Hepsi kendi hikâyesini anlamlandırdı. Mevlânâ’nın sözünde aydınlandı: “Yaralarımız, ışığın içeri girdiği yerdir.” Işığın Yolu, Psikolog Nilüfer Devecigil’den anne baba olmaya, bağlanmaya, geçmişin yaralarını sağaltmaya dair çarpıcı bir hikâye…

Jo Nesbo – Kurtarıcı

Kurtarıcı Kitap Kapağı Kurtarıcı
Harry Hole Serisi 3. Kitap
Jo Nesbo
Doğan Kitap
528

Çok sıkı bir polisiye! Oslo'nun en "cool" dedektifi yüzü olmayan katilin peşinde…

51 Dilde 25 Milyon Okur

"Hızlı ve öfkeli" The New York Times. Kurtuluş Ordusu'nun yaz kamplarından birinde 14 yaşında bir kız tecavüze uğrar. On iki yıl sonra, Oslo'da Kurtuluş Ordusu'nun düzenlediği bir sokak konserinde, ordu mensuplarından genç bir adam alnından vurularak öldürülür. Ortada ne cinayet silahı vardır, ne de olası bir cinayet sebebi… Konser fotoğraflarında kırmızı fular takmış bir adam dedektif Harry Hole'nin dikkatini çeker. Çeşitli açılardan çekilmiş fotoğrafları, yüzleri ayırt etmekte uzman Beate Lönn'e gösterdiklerinde, o bile adamın aynı kişi olduğundan emin olamaz. Yüzü olmayan bir adamdır Harry Hole'un kentin arka sokaklarında adım adım kovalayacağı. Katil ise henüz işini bitirmemiştir.

Jo Nesbo – Kardan Adam

Kardan Adam Kitap Kapağı Kardan Adam
Harry Hole Serisi 4. Kitap
Jo Nesbo
Doğan Kitap
504

On yılda on bir kadın yılın Ilk karı yağdığında ortadan kaybolmuştur. Cesetleri yok eden katilin aklında korkunç bir plan vardır. Ve bu planda Harry Hole'a dehşet verici bir başrol öngörülmüştür…

51 Dilde 28 Milyon Okur

"Nesbo'yla henüz tanışmadıysanız şimdi tam zamanı."
-USA TODAY-

Yılın ilk karı yağmıştır. Jonas gece yarısı uyandığında annesini evde bulamaz. Ondan geriye sadece bir iz kalmıştır: Bahçede kendiliğinden belirmiş bir kardan adamın boynuna sarılı duran pembe bir atkı. Jonas'ın annesine hediye ettiği atkı…

Dedektif Harry Hole kayıp kadınla kendisine ulaşan imzasız mektubun arasında bir bağlantı olduğundan şüphelenir. İlk araştırmanın sonucunda son on yılda on bir kadının, yılın ilk karı yağdığında kaybolduğu ortaya çıkar. Cesetleri yok eden katilin aklında korkunç bir plan vardır. Ve bu planda Harry Hole'a dehşet verici bir başrol öngörülmüştür.

"Müthiş bir polisiye: Zekice, görkemli, iyi bir temposu ve özenle işlenmiş bir olay örgüsü var."
-Newsday-

"Nesbo canilerin karanlık zihinlerini gaddarca bir zevkle inceliyor ve katilleri bulmayı hiç beklemeyeceğiniz yerlere saklıyor. (…) Romanları deli gibi bağımlılık yapıyor."
-Vanity Fair-

Margaret Atwood – Kör Suikastçi

Kör Suikastçi Kitap Kapağı Kör Suikastçi
Margaret Atwood
Doğan Kitap
672

İntihar, aşk, ölüm, ihanet sarmalında bir ailenin çöküş destanı

“Aşk bir suçtur, ama olmaması daha büyük bir suçtur.”

İki dünya savaşı arasında, babaları düğme fabrikası sahibi olan ve büyüme yıllarını annesiz geçiren iki kız kardeş… Iris, krizin bedelini ailesi adına ödeyip zengin Richard Griffen’le evlenecek, Laura ise arkasında acılı bir sırrı ve kör bir suikastçı tarafından ele geçirilen şehrin hikâyesini anlattığı distopik romanı Kör Suikastçı’yı bırakarak intihar edecektir.

Paranın, refahın ve sonsuz sanılan aile mutluluğunun çattığı çatılar, yüzyılı sarsan savaşların ve iki kız kardeşin tavan arasına sakladığı sosyalist eylemcinin rüzgârıyla yerle bir olmuş, yıkıntılardan geriye iki kadının parçalanmış, gerçekleşmemiş, sırlarla dolu hayatları kalmıştır.

Atwood’un roman içinde roman tekniğiyle anlattığı Booker Ödüllü aile öyküsü, insan trajedisinin bugün ve gelecekteki yüzünü yansıtan eşsiz bir yapıt.

Ahmet Naç – Beni Bu Kadar Sevme Anne

Beni Bu Kadar Sevme Anne Kitap Kapağı Beni Bu Kadar Sevme Anne
Ahmet Naç
Doğan Kitap
192

“Sevgim, çocuğuma nasıl zarar verebilir!”

Başını iki yana salladı, bir cevap beklemiyordu. Gözlerini devirerek gayet emin bir şekilde cevapladı kendi sorusunu. “Mümkün değil, tek ihtiyacı ona olan sevgim. Bunu da alacak, sonsuza kadar…”

“Başkalarının gözlerine çektiği perdeyi arala Bahar… Gerekirse annelik diye bildiğin her şeyi bir kenara bırak şimdi. Onun geleceğini görmeye çalışmadan asla iyi bir anne olamazsın. Ve bir anne olarak çocuğuna olan gerçek sevginin ilk şartının, ona olan tüm hislerini terbiye etmekten geçtiğini anlayacaksın.”

Gölge kitabının yazarı Ahmet Naç tüm anne babalar, öğretmenler, eğitmenler için yazdı… Beni Bu Kadar Sevme Anne, çocuğunu en doğru şekilde yetiştirmek isteyen herkes için başucu kitabı olacak. İçindeki çocuğun hayallerini gerçekleştirmek isteyenlere ise ilham verecek.

Zülfü Livaneli – Arafat’ta Bir Çocuk

Arafat'ta Bir Çocuk Kitap Kapağı Arafat'ta Bir Çocuk
Zülfü Livaneli
Doğan Kitap
156

"Boynuna nenesinin astığı mavi gözboncuğuna eliyle dokundu. Mavi gözlere karşı koruyacaktı onu. Unutmamıştı nerede olduğunu, ama çevresinde olup bitenlerden kopmuştu. Aydınlık bir gülümseme yayılmıştı yüzüne. Neredeyse kaşlarının üstünden başlıyordu saçları. Kıvrım kıvrım, güçlü, kapkara saçlardı. Gözleri de her şeye, her zaman şaşarak bakıyormuş gibi kocaman ve parlaktılar. Çoğu zaman, hele soğukta nemli gibi dururlardı."

Bazı insanlar bütün hayatlarını sınırları aşma mücadelesi olarak geçirir. Bu konuda tartışmasız en deneyimli kişilerden biri olan Zülfü Livaneli'nin yıllara yayılan, yıllarla beslenen, zenginleşen deneyim ve gözlemlerinden, Almanya'da, İsveç'te, Danimarka'da, Türkiye'de... sınırlar, sınır aşanlar, sürgünler, gurbetçiler üzerine, değerleri yıllarla sınanmış öyküler...

Zülfü Livaneli'nin edebiyat alanındaki ilk verimleri olan öykülerini bir araya getiren Arafat'ta Bir Çocuk, yayımlandığı 1978 yılından beri hem Türkiye'de hem de dünyada olağanüstü bir ilgi gördü. Türkiye'de defalarca basıldığı gibi Almanca ve Farsçaya da çevrildi. Kitaba adını veren öykü İsveç ve Alman televizyonlarında film yapıldı. Arafat'ta Bir Çocuk'un ana konusu, edebiyatın en eski temalarından "sürgün" ve bütün anlamlarıyla "sınır". Kitapta yer alan öykülerde, Türkiye'nin Avrupa macerasının başladığı 1960'lardan ve 12 Mart 1971'den bu yana işçi ya da siyasi mülteci olarak Avrupa ülkelerine savrulan Türklerin özellikle kültürel çatışmalar bağlamında yaşadığı sıkıntılar işleniyor.

Canan Tan – Yüreğim Seni Çok Sevdi

Yüreğim Seni Çok Sevdi Kitap Kapağı Yüreğim Seni Çok Sevdi
Canan Tan
Doğan Kitap
444

Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek, destansı bir aşkın öyküsü…

"Biliyorum, imkânsız aşk bu!" demişti Murat. "Ama hükmedemiyorum kendime. Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!" Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını: yüreğim seni çok sevdi o yürek talan o yürek yangın yeri o yürek seni istiyor bir tek seni...

Aslı ile Murat'ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü.