Valerio Massimo Manfredi – Büyük İskender: Makedonya’dan Anadolu’ya

Ücretli e-kitap indir
Büyük İskender 1 - Makedonya'dan Anadolu'ya Kitap Kapağı Büyük İskender 1 - Makedonya'dan Anadolu'ya
Büyük İskender Serisi
Valerio Massimo Manfredi
Can Yayınları
334

Hırslı, zeki, gözüpek, tanrı kadar güzel bir genç adam ve uçsuz bucaksız bir imparatorluk. Büyük İskender İ. Ö. 356 yılında Makedonya'da bir kralın oğlu olarak doğdu, 20 Yaşında tahta çıktı, Batı'da Yunan yarımadasından Doğu'da Hindistan'a kadar fethedilmedik ülke bırakmadı, Anadolu'yu kuzeyden güneye, batıdan doğuya Pers egemenliğinden kurtarıp kendine bağladı ve bugünün uygar dünyasının ilk temellerini attı. Daha yaşarken efsane olmuştu, öldükten sonra da tüm zamanların en etkileyici kralı olarak bilindi. İnsanlar üzerinde müthiş bir etkisi vardı; kadınlarla ilişkilerinde de sözü geçen taraf hep o oldu, hem annesiyle olan ilişkisinde hem de sevgilileriyle....

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Dostoyevski – Amcanın Düşü

Ücretli e-kitap indir
Amcanın Düşü Kitap Kapağı Amcanın Düşü
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Can Yayınları
155

"Yazar olarak pek çok kusurum olduğunu biliyorum. Çünkü öncelikle ben kendim, hiç hoşnut değilim kendimden. Kendi kendimi tarttığım bazı anlarda, çoğu kez, sözcüğün tam anlamıyla, anlatmak istediğimin ancak yirmide birini arılattığımı, belki de hiç anlatamadığımı gördüğüme inanmalısınız. Beni kurtaran şey, Tanrının bir gün bana o kadar güç ve esin göndereceği ve benim de kendimi daha noksansız anlatabilceğim, kısacası, yüreğimdeki ve hayal gücümdeki her şeyi ortaya koyacağım konusunda beslediğim alışılmış umut'tur."
-Dostoyevski-
"İnan bana, her yerde çalışma, hem de korkunç bir çalışma gerekli. İnan bana, Puşkin'in hafıf ve ince bir şiiri, Puşkin tarafından uzun uzun düzeltilip işlendiği için bir çırpıda yazılmış gibi durmaktadır. Kolayca yazılmış hiçbir şey olgun değildir."
-Dostoyevski-
İnceliklerle dolu, insanın ruhsal yapısına büyük bir ustalıkla sokulan dünyanın en büyük romancılarından biri sayılan "Dostoyevski"nin bir kitabını sunuyoruz. Nihal Yalaza Taluy'un Rusça aslından Türkçeye çevirdiği "Amcanın Düşü"nü, "Dostoyevski"nin başka romanları izleyecek.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Jack London – Katıksız Sevgi

Ücretli e-kitap indir
Katıksız Sevgi Kitap Kapağı Katıksız Sevgi
Jack London
Can Yayınları
368

Özgün adı Michael, the Brother of Jerry (Michael, Jerry'nin Kardeşi) olan roman, gerçekten katıksız bir sevgiyi anlattığı için "Katıksız Sevgi" adı, içerikle çok daha iyi bağdaşıyor. London'ın daha pek çok yapıtında olduğu gibi burada da kahramanımız bir köpek. Yine diğer romanlarda gördüğümüz üzere, insan-köpek ilişkisi bu kitabın da temel dokusunu oluşturuyor: bir köpeğin, sahibine sonsuz sevgiyle bağlanması sonucunda, onun canını kurtarmak için kendi canını tehlikeye atması. Bu anlatının Jack London'ın hayatındaki gerçek bir deneyime dayandığına hiç kuşku yok.

On dört yaşındayken okulu bırakıp denizlere açılmasını, "Serüven rüzgârlarının estiği yerlerde olmak istedim; istiridye kaçakçısı olmak, hapse düşmek, yerleşik düzenin çarklarının kölesi olmaktan çok daha romantikti," diye yorumlayan Jack London, Katıksız Sevgi'de yelkenleri gerçekten serüven rüzgârlarıyla şişen teknelerle gezdiriyor okuru.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Maksim Gorki – İnsanlar Arasında

Ücretli e-kitap indir
İnsanlar Arasında Kitap Kapağı İnsanlar Arasında
Maksim Gorki
Can Yayınları
432

Gorki'nin bu eseri, yazarın Çocukluğum, İnsanlar Arasında ve Benim Üniversitelerim'den oluşan ünlü otobiyografik üçlemesinin ikinci kısmıdır. Daha önce Türkçede Ekmeğimi Kazanırken adıyla yayımlanan bu kitap özgün ismine sadık kalınarak İnsanlar Arasında diye çevrilmiştir.

Kendi hayatından yola çıkarak Rusya'nın toplumsal hayatını bütün yönleriyle anlatan Gorki, bu kitapta akrabalarından ayrılarak yabancı insanlar arasında çalışmaya başladığı dönemi anlatır. Yirminci yüzyıl başı Rusyası'nın gergin havası, insan tipleri, günlük hayatı ve tarihi, gençliğe adım atan bir çocuğun gözünden son derece yalın bir dille tasvir edilir. Yayımlandığı dönemde bir eleştirmen eseri şöyle övmüştü: "Sürükleyici bir şekilde okunan bu kitap o kadar şaşırtıcı bir yalınlıkla yazılmış ki, bu ancak Maksim Gorki'nin kendine özgü içtenliğiyle anlatılabilir." Çağdaşlarından biriyse yazara yazdığı mektubunda şöyle diyordu: "Romanınızı elimden bırakamadan okuyorum... Özellikle kadınların tasviri çok derinden etkiliyor. Bu acımasız çağda unutmamamız gereken bir tek şey var, o da eğer mekanik hayvanlara dönüşmedikse, bunu kadınlarımızın yaşamı koruma yeteneğine borçluyuz. Siz bunu çok güzel, zarif ve derin bir şekilde anlatmışsınız."

1938 yılında Mark Donskoy tarafından sinemaya da uyarlanan eser, insan ilişkilerinin duygusal eğitimini anlatan en büyük klasiklerden biridir.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Joseph Conrad – Lord Jim

Ücretli e-kitap indir
Lord Jim Kitap Kapağı Lord Jim
Joseph Conrad
Can Yayınları
448

"Gayet iyi biliyorum ki o sandala atladım."
Patna gemisinin ikinci kaptanı Jim, kahraman olmayı düşleyen bir gençtir. Ama Patna batma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca Jim korkar ve kahramanlık hayallerini bırakıp gemiden atlar. Soruşturma sonucunda kaptanlıktan men cezası alır; ama asıl ceza kendi yüreğinde ve kafasında şekillenir. Denizciliğin yazılı olmayan ahlak yasasına göre "gemiyi en son kaptan terk eder" kuralını çiğnediği için ömür boyu sürecek bir utancın ve suçluluk duygusunun yükü altında ezilen Jim, sonunda Malaya yakınlarındaki Patusan ülkesine kaçar ve oradaki halkın çıkarlarını savunduğu için yerli dilinde "Lord" anlamına gelen "Tuan" unvanını kazanır. Halkın saygısının yanı sıra Mücevher adındaki melez bir kadının aşkını da kazanarak huzura kavuşur. Ne var ki her şey bu kadarla bitmez.

Conrad, Patna olayını anlatırken, 1880 yılında Penang'dan Cidde'ye yaklaşık bin Malayalı hacı adayını taşıyan S.S. Cidde gemisinin geçirdiği kazadan esinlendi. Biçem ne olursa olsun, tema Conrad'ın şu yaklaşımını yansıtır: "Kitaplarımı okuyanlar bilmelidir ki, dünyanın dağlar, tepeler kadar eski olan basit fikirler, en çok da sadakat fikri temeline oturduğuna inanırım."

Sadakati, insanın hiçliğe, yozlaşmaya, çevresini kuşatan, bazen de farkına varmadığı kendi içindeki kötülüklere karşı oluşturduğu bir savunma engeli olarak yorumlayan Conrad, bu engel yıkılırsa insanın dışındaki kötülükle içindeki kötülüğün karşılaşması nereye varır sorusunu yapıtında şiirsel bir anlatımla irdeliyor.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir