Donna Leon-Yüksek Mevkilerdeki Dostlar

Ücretli e-kitap indir
Yüksek Mevkilerdeki Dostlar Kitap Kapağı Yüksek Mevkilerdeki Dostlar
Donna Leon
2002 220

Donna Leon Yüksek Mevkilerdeki Dostlar'da yine kendi türünün doruklarında dolaşıyor. Zorlama entrikalardan, yapay gerilimlerden ve anlamsız şaşırtmalardan uzak kurgusu; süssüz, zarif, net dili ve yarattığı karakterlerin inandırıcılığıyla benzerlerinden ayrılmayı başarıyor...
Venedik'in pislikleriyle mücadeleyi kendine görev edinen Komiser Brunetti'yle birlikte bu romantik maceralar kentinin"kokuşmuş" kanallarında yol alırken, biz de onun âhlaki ikilemlerine ortak oluyor, şaşırma duygumuzu yitiriyoruz...

Komiser Brunetti, tapu kadastro dairesi memurlarından Rossi'nin kaza sonucu olduğu söylenen ölümünde bir terslik olduğunu sezer. Çünkü Rossi kısa bir süre önce Komiser'e telefon etmiş, elindeki önemli bilgiyi ancak kendisine açıklayabileceğini söylemiştir. Memurun cesedi terk edilmiş bir binanın önünde bulunduktan hemen sonra, Rossi'nin cüzdanında telefon numarası olan ve yolsuzluk davalarında uzman bir avukat da öldürülünce, yılların tecrübesiyle artık tesadüflere inanmayan Brunetti işe koyulur...
Donna Leon'un kitapları, Yüksek Mevkilerdeki Dostlar'da da olduğu gibi, her zaman mutlu sonla bitmiyor. Brunetti belli güçler karşısında bazen geri çekilmek zorunda kalıyor; ve bazen de "kara ayrıntılar" o kadar yakınına sızıyor ki yaşadığı bezginlik bize de bulaşıyor. Ama yine de umudumuzu yitirmiyoruz.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Ernst Bloch – Hıristiyanlıktaki Ateizm

Ücretli e-kitap indir
Hıristiyanlıktaki Ateizm Kitap Kapağı Hıristiyanlıktaki Ateizm
Ernst Bloch
Ayrıntı Yayınları
448

Habermasın ileri sürdüğü gibi "dini fundamentalizm" istisnai bir modern fenomense, moderniteden uçarcasına çıkış, içinde yaşadığımız bu dönemde niçin özel, tek bir dini boyut üzerinden gerçekleşiyor, diye sormak gerekir. İnsanlar dine yöneldiklerinde neyin peşinde, ne arıyor olabilirler? Bunu yapmakla yanlış bilincin devamı olan Tanrı yanılsamasının apaçık kurbanları durumuna mı düşmektedirler, yoksa din sadece "halkın afyonu" olmaktan öte bir şey mi? Yanlış ve olduğundan farklı hatırlanan, ama kendi içinde bütünlüklü bir geçmişi geri çağırırken kökleri tahayyüle dayanmayan bir geleceği mi çağırmaktadır insan? Tanrının bağışlayıcılık kararlarının tartışılmayacağı anlayışının dünyasından radikal bir kopuş yaşamadan, bu yanlış hatırlanan geçmişten o geleceğe geçmek mümkün müdür?
Bütün bunlar Ernst Bloch'un ömür boyu uğraştığı insan varoluşunun artılarını; bütün akla uygun açıklamaların tükendiği yerde karşımıza çıkan o fazlalarını anlama çabasının sorularındadır. Ezilen, baskı altında yaşayan mahlukun iniltisinin neye benzediğini ve bu iniltinin içinde sadece umutsuzluğun değil özgürlüğün de yüksek bir çığlığının bulunup bulunmadığını anlamak ister Bloch.

Bloch, bu çığlığı sadece maddi baskının bir sonucu olarak görmeyip, bizatihi modernitenin şartlarının beraberinde getirdiği bir tür metafizik kaybının da ifadesi olduğunu düşünür. Buna eşlik eden bas bir ses gibi, bir umut metafiziği çıkarır karşımıza, o vaat edilmiş ülkeye olan arzumuzun sürüklediği bir "yön sabitesi".

Özgürlükler âlemi henüz tamamlanmamış maddi bir şeydir; tarihsel diyalektik materyalizmin o gecikmiş kusursuzluğu, birbirinden alabildiğine uzaklaştırılmış alanları buluşturacaktır: gelecek ile doğayı, beklenti ile maddeyi (tözü).

Bloch'un yeryüzündeki cenneti, programatik olmaktan çok süreçsel bir ütopyadır. Marksizmin bu bağlamda bir distopya olmayıp sahici, somut olarak dolayımlaştırılmış ve süreç olarak ucu açık bir ütopya olduğunu belirtir. Bloch cennete bu dünyada sahip olmaya yönelik apaçık metafiziksel soruları, evrensele yönelik dini kararlarda ve açıklamalarda doğru, hakiki bir dünyevi mesajın bozulmuş, çarpıtılmış halini gören bir Marksist ve ateist pozisyonundan ortaya atar.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Halime Yücel & Michel Bourse – İletişim Bilimlerinin Serüveni

Ücretli e-kitap indir
İletişim Bilimlerinin Serüveni Kitap Kapağı İletişim Bilimlerinin Serüveni
Halime Yücel & Michel Bourse
Ayrıntı Yayınları
384

İletişim bilimleri birçok kuram ve disiplinden beslenen bir "mozaik bilimler bütünü" olarak tanımlanabilir. İletişim Bilimlerinin Serüveni de iletişim bilimlerini oluşturan kuram ve disiplinleri eleştirel bir yaklaşımla ele alıyor. Düşünceler tarihinde önerilen farklı iletişim modellerini inceleyerek, günümüzde sıklıkla karikatürleştirilen kuramları özgünlüğünü ve varsıllığını ortaya koyuyor. Kuramsal akımların çatışmasının hareketli tarihinin derinine inerek, iletişim bilimlerinin düşünsel kaynaklarını ve oluşturucu değerlerini bulguluyor.

Kitap iletişim bilimlerini, yeni bir yaklaşımla, üç büyük model ailesi çevresinde değerlendiriyor: Sinyallerin aktarımına odaklanan bildirişim modelleri, özellikle iletiyi ele alan dilbilimsel modeller, iletişimi toplumsal ve psikolojik bağlamında değerlendiren psikososyolojik modeller. Antik Çağ'dan günümüze, iletişim üzerine geliştirilen tüm düşünce ve tartışmalar da bu üç model ailesinde yerlerini buluyor. İletişim Bilimlerinin Serüveni kuramların yalın bir derlemesinin ötesinde, iletişim üzerine sistemli bir düşünce geliştiriyor. Böylece okuyucularına daha iyi yapılandırılmış, daha uyumlu, daha inandırıcı iletişim stratejileri oluşturma olanağı veriyor.

İletişim Bilimlerinin Serüveni aynı zamanda etkileşimli bir "hiper-kitap" niteliği taşıyor. Her bölün sonunda yer alan Q-R kodlar, okuyucunun, kitabı varsıllaştıran videolara, akıllı telefon aracılığıyla ulaşmasını sağlıyor. Böylece okuyucu ücretsiz ve her an başvurabileceği çoklu ortam bilgilerine erişebiliyor.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Patricia Highsmith – El Sürçmesi

Ücretli e-kitap indir
El Sürçmesi Kitap Kapağı El Sürçmesi
Patricia Highsmith
Ayrıntı Yayınları
256

'Rasyonel' toplumların temsilcileri olan bir eşcinsel ressam, bir anti-komünist ve bir roman yazarı 'kaderci' insanların yaşadığı bir ülkede; Tunus'ta karşılaşırlar. Çölde, bir türlü anlaşılamayan Araplar arasında ve her şeyi alt üst edebilen büyülü Afrika'da bütün dış etkenlerden uzak kendileriyle başbaşadırlar... Highsmith'in büyük bir ustalıkla kurguladığı bu buluşma ile Dostoyevski'den Nietzsche'ye kadar birçok fikir adamını meşgul eden 'suç', 'ceza', 'adalet' ve 'vicdan' kavramları hayattaki karşılıklarını bulup, yaşamaya başlarlar. Afrika güneşinin saklanmayı imkansızlaştıran aydınlığı yalnız ve sevgisiz yaşayan ama kibirlerinden vazgeçmeyen aydınları bu hesaplaşmaya zorlar sanki. Üstelik bu, klasik polisiyenin vazgeçilmez öğeleri olan kan, silah ve kahramanlık figürlerine başvurulmadan yapılır. Edebi ve diri bir gerilimle insanlar hem kendi içlerindeki hem de ait oldukları kültürlerin derinliklerindeki 'kara ayrıntılar'la yüzleştikleri bir yolculuğa çıkarlar...

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Patricia Highsmith – Tatlı Hastalık

Ücretli e-kitap indir
Tatlı Hastalık Kitap Kapağı Tatlı Hastalık
Patricia Highsmith
Ayrıntı Yayınları

David Kelsey, iyi bir işi olan, saygın, geleceği parlak bir bilimadamıdır. Kaldığı pansiyonda herkes tarafından sevilmektedir. Görünürdeki sade yaşamının dışında Kelsey'in yalnız kendisinin bildiği bir yaşamı daha vardır. Pansiyondakilere, hasta annesini ziyarete gittiğini söyleyerek, hafta sonları ortadan kaybolur. Gizlice gittiği yer, onun "düş evi"dir...

"Tatlı Hastalık" gündelik yaşamın sıradanlığından akıl dışına kaçışı, ironiyi ve "pathos"u göz ardı etmeden, Patricia Highsmith'in dramatik bir sürükleyicilikle anlattığı "kara ayrıntılar"la bezenmiş bir roman. Kelsey'in dışarıdan bakıldığında sade görünen, oysa için için kaynayan yaşamına, akıl sağlığını yavaş yavaş yitirişine, salt kendisi için kurduğu fantezi dünyasına kayışına okuru da ortak eden bir yapıt.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir