Nicholas Carr – Yüzeysellik

Ücretli e-kitap indir
Yüzeysellik : İnternet Bizi Aptal Mı Yapıyor? Kitap Kapağı Yüzeysellik : İnternet Bizi Aptal Mı Yapıyor?
Nicholas Carr
Ufuk Kitapları
279

Carr müthiş bir yazar... Bilgisayar başında çalışan herkesin, internetin akla ziyan etkilerini görmesi açısından mutlaka okuması gereken bir eser. Kitabın hakettiği not: A

Newsweek

Sürükleyici ve huzur bozucu. Hepimiz, internetin bizi ve özellikle çocuklarımızı nasıl derinlemesine düşünemeyen, aklı bir karış havada tiplere çevirdiği üzerine şakalar yapar dururuz. Meğerse bu şaka değilmiş. Nicholas Carr beni ikna etti.

John Horgan, Wall Street Journal

Bilgisayarı kapat, akıllı telefonunu kenara koy ve bu kitabı alıp oku. Söz veriyorum, buna değdiğini göreceksin.

Terry Lavender, Vancouver Observer

Engin bilgisiyle yazar, interneti kullanmanın sizin için kötü sonuçları olduğunu söylüyor. Hatta onun gerçekten de beyni
etkilediğini anlatıyor. İnternet bizi olduğumuzdan daha cahil yapıyor. Halbuki biz ondan bunun tam tersini başarmasını istemiştik. Tehlike çanlarını çalan bir kitap.

Nicholas Bagnall, The Telegraph

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Michel Foucault – Bir Aile Cinayeti

Ücretli e-kitap indir
Bir Aile Cinayeti: XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti Kitap Kapağı Bir Aile Cinayeti: XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti
Michel Foucault
Ayrıntı Yayınları
336

Annemi, kız kardeşimi, erkek kardeşimi katleden ben, Pierre Riviére
XIX. yüzyılda Normandiya'nın Calvados eyaletine bağlı küçük bir köyde yaşayan 20 yaşındaki Pierre Riviere, çocukluğundan beri garip davranışlarıyla tanınmaktadır. İnsanlardan, bilhassa kadınlardan kaçmakta, karamsar ve dengesiz kişilik özellikleri sergilemektedir. Oldum olası kafasını meşgul eden yücelik fikirleri, ailesinden yaşanan sorunlarla birleşince onu adım adım korkunç sona yaklaştırır. Babasını mutsuzluklarından kurtarmak gibi, ulvi olduğunu düşündüğü bir misyon üstlenerek, annesini ve iki kardeşini öldürür.

Hapishanede kaleme aldığı hatıratı, hem kendi öznel durumunu hem de o dönem Fransa'nın genel profilini yansıtması açısından çok ilginçtir. O dönemde Fransa, Cumhuriyetçiler ve kralcıların iktidar mücadelesiyle çalkalanmata, gizli dernekler mantar gibi bitmektedir. Kral Louis-Philippe'e suikast düzenleyen Fieschi'nin davası ile Riviere'in davası aşağı yukarı aynı zamana denk düşer. Kral tüm tebaanın babası olarak düşünüldüğünden, ebeveyn katliyle kral katli arasındaki geçişlilik, iki dava sürecinin birbirinden etkilenmesine yol açmıştır. Akıl hastası mı, yoksa bir canavar mı olduğu konusunda bir türlü ortak karara varamayan tıp uzmanları ve adalet mekanizması büyük bir bocalama içindedir. Tıp bilimi hem kendi arasında bölünmüş hem de adalet mekanizmasıyla uyuşmazlık yaşanmaktadır. Kısacası, ortada bir yetki sorunu vardır. Kim neye, ne kadar karar verebilecektir? Riviere ve hatıratı, Riviere vakası, yargıçlar ve doktorlar için tam bir bilmece olup çıkmıştır.

Michel Foucault ve arkadaşları, psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine bir çalışma yapma amacıyla yola çıktıklarında Riviere olayıyla karşılaşır, hatırat ve dava dosyası karşısında derinden etkilenirler. Foucault'nun zayıfların ve kaybedenlerin, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya doğru çıktığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri olur Bir Aile Cinayeti.

Bir aile cinayetini konu alması bile tek başına eseri ilginç ve okunmaya değer kılmaktadır. Ama bu tek boyutu içinde değerlendirmek, eseri azımsamak olacaktır. Eğitimsiz, dini ve milli fikirlerle büyülenmiş, akıl sağlığı tartışmalı bir köylünün karşısında, tıp bilimiyle, psikiyatrisiyle, adalet mekanizmasıyla tüm bir toplum yer almaktadır. Sömürgeci, yayılmacı siyaset nezdinde "vatan uğruna" cinayetlerin normal, meşru sayıldığı toplumda, ailesinin fertlerini katleden bir köylü nereye oturtulmalıdır?

İşte Foucault ve arkadaşları buradan yola çıkarak, suç ve ceza, akış sağlığı ve delilik kavramlarını sorgulamakta, ikiyüzlü toplumun "normallik" normlarını tartışmaya açmaktadırlar. Güç, hakimiyet ve çatışkı ilişkileri üzerine bir kez daha düşünmemizi sağlayan bu sarsıcı metin, şiddetin her türüne sık sık tanık olan "bebekleri katil yapan" yaşadığımız toprakları da anlamamıza yönelik çok önemli bir katkı.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Hasan Cemal – Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım

Ücretli e-kitap indir
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım Kitap Kapağı Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Hasan Cemal
Doğan Kitap
357

"Yirminci Yüzyıl'ın bütün iniş çıkışlarını ben de kendi tarihimde yaşadım. Bu uzun yüzyılın bir yanı nasıl ki insanlık için büyük acılarla dopdolu geçtiyse, ben de bir yerde o acılardan payımı aldım. Yirminci Yüzyıl, nasıl ki demokrasiyle totalitarizm arasında, yani özgürlükle faşizm, nazizm, kömünizm arasında büyük mücadelelerle geçtiyse, ben de bu mücadeleleri yaşadım. Hem kendi benliğimde, iç dünyamda, hem de bu güzel topraklarda...Yirminci Yüzyıl'da nasıl ki dünya kocaman bir duvar tarafından acımasızca ikiye bölündüyse, bizler de bölündük düşman kamplara. Aramızda yüksek duvarlar, kafamızda setler oluştu. Sonra o duvar yıkıldı, 1989'da. Demokrasi kazandı! Ama ben o duvarı, o setleri kendi kafamın içinde 1970'lerde yıkmaya başlamıştım. İşte bu kitap bunların öyküsü... Kendi siyasal tarihimi, kendi siyasal kişiliğimin oluşumunu artılarıyla eksileriyle yazdım."

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Hasan Cemal – Kürtler

Ücretli e-kitap indir
Kürtler Kitap Kapağı Kürtler
Hasan Cemal
Doğan Kitap
592

Kürtleri, Kürt sorununu, PKK ile şiddet ve terör yıllarını perde arkasında olup bitenlerle öğrenmek ister misiniz? Güneydoğu'yu, Kuzey Irak'ı kan ve ateş coğrafyasını bir gazetecinin gözlüğüyle gezmeye ilgi duyar mısınız? Ya da Ortadoğu'da terör ve şiddetin beşiği Bekaa Vadisi'ne uzanıp Apo'yla bir geceyarısı buluşmasına ne dersiniz? Cudi Dağı'nın tepesinde askerle sabahlamak, Diyarbakır'da, Şırnak'ta PKK'lılarla, Kürt aydınlarıyla buluşmak, Cizre'de, Dicle Nehri'nin kıyısında veya Kızıltepe ile Viranşehir'de Kürtlerle kebap yemek, Ankara'da devlet büyükleriyle, Genelkurmay başkanlarıyla, istihbarat yetkilileriyle konuşmak, Beyrut ve Şam'da havayı koklamak, Washington'da istihbarat camiasıyla temasa geçip Türkiye'yi 1984 yılından başlayarak kanatan bir sorunu anlamaya çalışmak ister misiniz? Bu kitapta yalnız Kürtler yok, Türkler de var. Yalnız siyaset yok, özellikle insanlar ile onların yaşadıkları dramlar da var. Bu kitabın hazırlığı on sekiz yıl öncesine gidiyor. Yazılmasına gelince, "Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım?" diye diye iki yıl sürdü.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Claude Levi-Strauss – Hepimiz Yamyamız

Ücretli e-kitap indir
Hepimiz Yamyamız Kitap Kapağı Hepimiz Yamyamız
Claude Levi-Strauss
Metis Yayınları
176

Claude Lévi-Strauss gibi, "uzaktan bakma"yı tercih ettiğini açıklamış bir antropolog, günlük bir gazeteye yazı yazacak olsaydı ortaya nasıl bir toplam çıkardı? Bu sorunun cevabını temsil ediyor Hepimiz Yamyamız: Lévi-Strauss'un 1989-2000 yılları arasında İtalyan La Repubblica gazetesine yazdığı yazılardan oluşuyor esasen. Yeri geldiğinde "deli dana" hastalığı veya Lady Diana'nın ölümü gibi güncel konulardan hareket eden bu yazılarda, bir yandan antropolojinin ana temaları ele alınıyor, bir yandan da modernliğin getirdiği "yeni" sorunlara daha geniş bir perspektiften bakışlar geliştiriliyor. Lévi-Strauss'un duru bir dille kaleme aldığı konular arasında ilerleme ve ilkellik, mitik düşünce ve ensest yasağı üzerine görüşler, aile ve akrabalık ilişkileri, toplu yaşamın kökeni ve kadın cinselliği hakkındaki biyolojik spekülasyonlar üzerine eleştirel notlar, Noel kutlamalarının yaygınlaşmasının nedenleri veya yamyamlığın Batı'ya ait bir fantazi olup olmadığı gibi sorular, Poussin'in bir tablosu ile Amerika yerlilerinin mitosları arasındaki tematik ilişki yer alıyor.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir