Doğan Hasol – Mimarlar Dik Durur

Ücretli e-kitap indir
Mimarlar Dik Durur Kitap Kapağı Mimarlar Dik Durur
Doğan Hasol
Yapı Endüstri Merkezi Yayınları
200

Y. Mimar Doğan Hasol, öğrencilik hayatından bugüne kadar yerli yabancı ünlü mimarlar ile sanat ve siyaset dünyasından pek çok ismin; tuhaflıkları, hüzünleri, küskünlükleri, neşeleri, eğlenceli kişilikleri ve başlarına gelen ilginç olaylarla dolu dünyasına keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Mimarlar Dik Durur! Sıradışı Öyküler ile Doğan Hasol, okuyucuları, mimarlık dünyasının bilinmeyen kıvrımlarında kâh keyifli, kâh düşündürücü bir yolculuğa çıkarıyor. Hasol, öğrenciliğinden bugüne kadar bizzat içinde yaşayarak tanığı olduğu ya da dinlediği bazı ilginç olayları belleğinin süzgecinden geçirip duru ve akıcı bir dille okuyucularına aktarıyor.

Tümüyle gerçek olay ve kişilerden oluşan, herhangi bir yakıştırmanın ya da kurgunun söz konusu olmadığı kitap, mimarlık dünyamızın belli bir dönemine değişik bir bakışla ışık tutuyor. Kitapta; Sedad Hakkı Eldem'den Vedat Dalokay'a, Bruno Taut'tan Mario Botta'ya, Turgut Cansever'den Aydın Boysan'a, Behruz Çinici'den Oktay Ekinci'ye, Erol Akyavaş'tan Bedri Rahmi Eyüboğlu'na, Celal Bayar'dan Adnan Menderes'e çok sayıda mimar, sanatçı ve siyasetçi bugüne kadar bilinmeyen ilginç öyküleriyle okurların karşısına çıkıyor.

Okuyucular, Hasol'un, mimarların iş dünyası kadar, iç dünyasına da eğilmeye çalıştığı bu kitabında; bazı ilginç olayların, hüznün/neşenin yanı sıra mimarların insancıl yanlarını ve yaşama sevinci ile değişik espri parıltılarını bulabilecek.

Kitap, Hasol'un son dört yılda dört baskı yapan Mimarlar Dik Durur? İlginç Öyküler kitabını geliştirip güncellemesi ve bu çalışmada ilk kez gün yüzüne çıkan yeni öykülerle zenginleştirmesiyle ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıllarda yitirdiğimiz değerli mimar-karikatürist Güngör Kabakçıoğlu'nun mimar portreleri ve karikatürleriyle görsel açıdan zenginleştirilen Mimarlar Dik Durur! Sıradışı Öyküler yeni içeriği, kapak tasarımı ve kurgusuyla yalnızca mimarların değil mimarlığa yakınlık duyan ya da belli bir döneme mimarların penceresinden göz atmak isteyen herkesin ilgisini çekecek.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Wassily Kandinsky – Sanatta Ruhsallık Üzerine

Ücretli e-kitap indir
Sanatta Ruhsallık Üzerine Kitap Kapağı Sanatta Ruhsallık Üzerine
Wassily Kandinsky
Tekhne Yayınları
88

Kandinsky’nin Almanca olarak; on yılı kapsayan bir sürede, adeta bir günlük tutar rahatlığında kaleme aldığı “Über das Geistige in der Kunst”, yani “Sanatta Tinsellik Üzerine” isimli kitap, dilimize birkaç defa, farklı isimlerle çevrildi. Bu çeviri metinler bizi mutlu etmediği için, kitabımızda yer alan yorumsal okuma çalışmasına öncellikle kendimiz, sonrasında da okurlarımız için yönelmeyi bir içsel ihtiyaç olarak duyduk. 20. yüzyıla Worringer’in “Abstraktion und Einfühlung”, yani “Soyutlama ve Duyumsama”sı ile birlikte önemli bir güç katan Kandinsky’nin söz konusu kuramsal çalışması, sanatın bir içsel ihtiyaca bağlı olduğunu ve bu noktada da tinsel olanın büyük bir değeri bulunduğuna işaret etmekte. Worringer’in çok değerli metninden sonra, Kandinsky’nin de bu değerli metnine el atıp, bir okuma çalışması yaptığımız için, Moritz Geiger’den söyleyecek olursak, büyük bir “mutluluk” duyuyoruz.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Rene Girard – Dostoyevski: Yeraltı İnsanı

Ücretli e-kitap indir
Dostoyevski: Yeraltı İnsanı Kitap Kapağı Dostoyevski: Yeraltı İnsanı
Rene Girard
Everest Yayınları
105

René Girard, bir yeraltı insanı olarak Dostoyevski'nin gizli dehlizlerine girdiği bu çalışmasında, gururun, aşağılanmanın, kinin ve intikamın "nesnel" düzeyini araştırıyor. Romantik Dostoyevski'nin bir yeraltı insanına dönüşmesinin ardından, bilinci felç eden gururu çözmesiyle bir deha haline gelen Dostoyevski'nin satırlarında Girard ile birlikte yol alıyoruz Girard'ın bu kitabı, sadece edebiyat eleştirisi, psikolojik çözümleme, biyografi ya da sosyolojik bir çalışma değil; hepsi birden. Yaşamın tüm düzeylerini birleştiren deha Dostoyevski'ye layık bir şekilde bilinci, bilinç dışını, toplumsal gerçekliği ve edebiyat incelemesini birleştiren bu çalışma, Dostoyevski'yi okurken kendimizi de okumamızı sağlıyor. Yıllar içinde tekrar tekrar okunacak bir başucu kitabı.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Greil Marcus – Ruj Lekesi

Ücretli e-kitap indir
Ruj Lekesi: Yirminci Yüzyılın Gizli Tarihi Kitap Kapağı Ruj Lekesi: Yirminci Yüzyılın Gizli Tarihi
Greil Marcus
Ayrıntı Yayınları
512

"Saçmalık bu!" Bilgi dediğiniz, yükseklerden bakan düzenbaz miyopların "sorumsuzca çöplenelim, yedikçe şişinelim ve sonuçta karşımıza çıkan bilgi heveslisi gençler üzerinden egolarımızı tatmin edelim" diye önümüze sürdükleri leziz tatlarla dolu bir mönüden başka nedir ki? Dadacılar avangart sanat tarihinden, Sex Pistols rock tarihinden, Paris Komünü ise sosyalist mücadeleler tarihinden izler taşıyan birer akım; Sitüasyonist Enternasyonal hareket de kolej mezunu radikallerimizin kendi imgelerini düşürerek avundukları yalın bir ayna değil midir? Karl Marx'ın Katharistlerle, Hasan Sabbah'ın Slits'le, kendini işçi sınıfının davasına adayan sevgili Rosa Luxemburg'un aşkla, Adorno'nun Lettrist Enternasyonal'le ne gibi bir alakası olabilir? Çağlar "gerisinde, üstünde, altında, yanında kalmak için" değil midir? "Zamansız bir âlemde devinip duran çağları önüne ve içine almanın" ne gereği var? Bilgi diye sunulagelmiş çöplüğün içinde ziyafete dalan domuzcuklar gibi haz duyarak gevşemek varken bu zevzeklik de ne oluyor? Tarih kelamın "ol!" buyruğuyla gelen şiddetle mi başlar, yoksa Slits'in bir konser esnasında kanlı âdet bezlerini hayranlarının suratına fırlatmasıyla mı? 12. yüzyılda Balkanlar'da doğan bir sapkınlığın Alman İşçi Konseylerini kucaklayıp Strasbourg'u dolaştıktan sonra Das Kapital'den aldığı feyzle Johny Rotten'ın gırtlağında pat-laması nasıl bir tarih ola ki? Nasıl olur da Kronstadt direnişçilerinin nefesi Lora Logic'in dudaklarında ahenkle çınlamaya başlar?

"Efendim, sütunları kaldırtacağınız söylentileri çalkalanıyor şehirde. Acımalısınız bize, bize acımalısınız. Çünkü biz, sizin tebanız, o sütunlar üzre var oluyoruz."

Greil Marcus hiç acımıyor. Sahih bir efendiye yaraşanı yapıyor! Yüzlerce yıldır en katıksız umutlarımızı istismar eden işaret levhalarının bulunduğu sütunları yerle bir ettiği gibi, bu levhaları da eriten alevler püskürerek kendi bildiği tarihi yazıyor. Bu tarih, efendinin köleleştirdiği tebasına döktüğü timsah gözyaşlarını hiç kaale almıyor. Bu tarih, ne aşağıdan yazılıyor ne yukarıdan. Yalnızca içten, yalnızca gönülden. Ne aşağı kalıyor ne yukarı. Ne teba ne efendi!

Bize düşense, hiç değilse Sex Pistols ile Slits'in birer kasetini ele geçirdikten son-ra kitabı açmak; ama açmadan önce, kitabı şarap şişesinden çekilen okkalı bir yudum eşliğinde ve mutlaka bir tutam Hayyam ile çalkalamak oluyor. Evvelki gün içinizde bir midyenin barındırdığı kadar olsun can olmadığını hissetmiş olsanız bile, yarın uyandığınızda bir şarkı mırıldanmaya başlayacağınıza emin olabilirsiniz.

Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir