Hüseyin Rahmi Gürpınar – Cadı

Cadı Kitap Kapağı Cadı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Atlas Kitabevi
224

Binnaz Hanım,öldükten sonra dirilerek, ölümünden sonra hemen evlenen kocası Naşit Nefi Efendi’ye yaşamı zehir eder.Hüseyin Rahmi’nin, metafizik bir polisiye biçiminde başlayan, sonunda olayı akılcı bir cözüme bağlayan Cadı romanında, evlilik kurumu kadar, metafizik dünya görüşü de eleştirilmektedir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Sıpsevdi

Sıpsevdi Kitap Kapağı Sıpsevdi
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Atlas Kitabevi
448

İlk dönem romancılarımızın gözde tiplerinden 'şık' tipi: Meftun Bey... Yarım yamalak Paris öğrenimiyle sindirilmemiş Avrupa kültürünü, kendi bencilliklerine, dolandırıcılığına maske yaparak aile yıkılmasına yol açan bir 'yüzsüz'... 'Şıpsevdi'. Hüseyin Rahmi'nin toplumsal yozlaşmaya vurduğu 'neşter'lerin en sürükleyicilerinden biridir....

Seyhan Livaneli – Çanlar Hemingway İçin Çalıyor

Çanlar Hemingway İçin Çalıyor Kitap Kapağı Çanlar Hemingway İçin Çalıyor
Seyhan Livaneli
Sinemis Yayınları
148

Sıradan insanların hayatı zaman içinde pek çok kimse ile kesişir. Yürürken gölgelerine bastığımız insanların kimler olduğunu, ilerde neler yapacaklarını bilemeyiz.Hemingway’in Havana günlerini yaşayan binlerce insan da kimin olduğunu bilmeden bu dev Amerikalı’nın gölgesine basmıştır. Kazara vücuduna çarpmıştır. Göz göze gelmiştir..
Tarihin tanıklarından biri olan belki de tarihe bizzat katkıda bulunan biri ile karşı karşıya olduklarını hiç bilmeden.Biyografik roman yazmak da böyle bir şey olmalı.Hiç tanımadığın, hiç yüz yüze gelmediğin biri hakkındakileri öğrenmek. Çektirdiği fotoğraflara bakıp ışığın yüzlere yansıttığı şifreleri çözmek. Yazdıklarından duygularını anlamaya çalışmak. Neler hissettiğini keşfetmek.Seyhan Livaneli’yi okurken bunları sanki yaşar gibi oldum.Ernest Hemingway hakkında bizde yazılanlar, çevirilerden beslenmiştir. Hollywood’un hayal gücü ile süslenmiştir.
Sonunda ortaya insan gibi insan olmayan bir Hemigway çıkmıştır. Hayatı boyunca kalıplardan nefret eden, kendisine dayatılan modellere itiraz eden bu aykırı insan zorla kalıplar içine sıkıştırılmış, tekrarlar içinde evrensel boyutlarından alınıp başka bir folklorik kalıbın içine sokulmuştur.Seyhan Livaneli, Hemingway’ı anlatırken onu zorla sokulduğu "medyatik kalıpların" içinden çıkarmaya çalışıyor. Etiyle, kanıyla, ruhuyla yeniden bir insan olarak aramıza katmaya çalışıyor.Keyifle okuyacak, mutlaka seveceksiniz. Hemingway’ın bize unutturulan insan tarafı ile yolunuz kesilecek.Kitabı bitirdiğinizde kendinizi bilmeden onun gölgesine basan binlerce insandan daha şanslı hissedeceksiniz.
Selahattin DUMAN (Vatan Gazetesi)

Barbara J. Zitwer – Ölüm Bizi Ayırana Dek

Ölüm Bizi Ayırana Dek Kitap Kapağı Ölüm Bizi Ayırana Dek
Barbara J. Zitwer
Nemesis Kitap
400

Joey, iş için Amerika'dan İngiltere'ye gelmiştir. Son dönemlerde epey kötü gitmiş özel hayatı yüzünden, evinden uzakta olacağı bu dönemi, kafasını toplamak için de kullanmaya kararlıdır. Kaldığı evin kapı komşusu olan Ian ve kızı Lily ile tanışır. Sadece baba ve kızdan oluşan bu aile, hayatına tahmin etmeyeceği bir şekilde dahil olmuştur ve aralarındaki ilişki gittikçe güçlenmeye başlar. Ian, Joey'in hayatında gördüğü en farklı ve dingin erkektir. Ve bu dinginlik, geçmişte yaşadıklarından ileri gelmektedir.

Evinin yakınlarında koşuya çıktığı bir gün Joey, saklı kalmış bir göl keşfeder. Kışları buz tutan bu göl, beş kadının sığınağıdır adeta. Her gün gölün buz gibi sularında yüzmek için buluşan beş eski dost… Joey'i de aralarına davet ederler. Onlarla birlikte gölün soğuk sularında yüzmeye başlayan Joey, bu kadınlardan hayatla ilgili her gün yeni bir şey öğrenir. Ağızlarından çıkan her cümleden bilgelik akan bu kadınlar, Joey'i, hem kendini hem de Ian'ı anlayabileceği bir yola sokarlar. Ancak hayatta geri dönüşü olmayan bazı yollar vardır. Anlamak gibi… İnsan bir kez anladığında, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Kim Thuy – Ru

Ru Kitap Kapağı Ru
Kim Thuy
Kafka Kitap
141

Kim Thúy on yaşında ailesiyle birlikte bir gemiye biner ve evini, doğup büyüdüğü toprakları ardında bırakarak Vietnam'dan ayrılır. Komünist rejimden kaçarken Siyam Körfezi'ni geçerek Malezya'daki mülteci kampına, oradan da Québec'e ulaşırlar. Kim bu süreçte Fransızca ve İngilizce öğrenir, sebze toplayıp dikiş dikerek cep harçlığını çıkarır.
Göçmen kimliğini sorgulayarak tamamladığı eğitiminin ardından avukat ve tercüman olarak çalışır. Evlenip anne olunca kendini her fırsatta bir şeyler karalarken yakalar ve Vietnamlı bir göçmenin meçhul bir geleceğe yol alışının hikâyesini Nguy?n An T?nh adı altında baş döndürücü bir şekilde satırlarına dökerken geçmişin Vietnam'ını da yeniden yaratıp bugüne aktarır.

Governor General's Edebiyat Ödülü dahil olmak üzere pek çok ödüle layık görülen bu kitabı okurken yoğun sis perdesini kaldırıp pencerenizden süzülerek rüyalarınıza karışan ninninin ezgisini işiteceğinizden emin olabilirsiniz...

"Güneydoğu Asya'dan Québec'e uzanan eşi benzeri görülmemiş bir sürgün hikâyesi."
-The New York Times-

Jennifer Probst – Sonuna Kadar

Sonuna Kadar Kitap Kapağı Sonuna Kadar
Jennifer Probst
Nemesis Kitap
336

Ailenize ait İtalyan restoranının işleri çok kötü ve siz her şeyi düzeltmek için işin başına geçtiniz. Çalışanları idare etmek çok zor çünkü hepsi ya akraba ya da eski bir tanıdık. Garsonluk yapan kardeşiniz kız arkadaşıyla görüşmek için sürekli işi savsaklıyor. Barmense sigara tiryakisi. Durmadan sigara molası verip barı boş bırakıyor. Hepsinin yerine çalışmak ve müşterileri memnun etmek zorundasınız.

Yine de şefin açığını kapatmanız çok zor. Zaten o da karısıyla kavga etmiş ve sinir bozukluğundan bütün yemeklerin baharatını ve tuzunu fazla kaçırıyor. O kadar fazla kaçırıyor ki, müşteriler durmadan su sipariş ediyorlar.

Boş masalardan birine bir kadın ve bir adam oturuyor. Kardeşiniz ortalarda olmadığı için masanın siparişini almaya gidiyorsunuz. O anda, üç yıl önce, sadece size aşık olduğu ve siz sorumluluk istemediğiniz için terk ettiğiniz kadınla göz göze geliyorsunuz. Üstelik karşısında oturan kıl kuyrukla da sevgili gibi görünüyor.

İşte size Gavin Luciano'nun hikâyesi. Ama bu hikâyeye biraz acı katabiliriz. Gavin'in karşısında bulduğu kadın, yani Miranda Storme, son yılların en beğenilen restoran eleştirmeni. O akşam şefin bol baharatlı spesiyalini yedikten sonra içinde yeninden alevlenmeye başlayacak olan terk ediliş acısı bütünüyle gerçek. Bu gerçek de onun ilham kaynağı. Alacağı intikam için. Sonuna kadar…

Wilbur Smith – Gökleri Süsleyen Kartal

Gökleri Süsleyen Kartal Kitap Kapağı Gökleri Süsleyen Kartal
Wilbur Smith
Altın Kitaplar
335

"Yerine konması çok güç olan iki savaş uçağımızın kaybolmasından sorumlusunuz," diye başladı. " Bize büyük zarar verdiniz. Ayrıca, yetişmiş bir savaş pilotumuzun ölümüne neden oldunuz ve bu ülkeyi savaşın eşiğine getirdiniz. İnsanlarımızın pek çoğu bu savaşta ölebilir ve bu ülke yokolabilirdi. Uluslar arası iyi ilişkilerimiz olan dostlarımızın canını sıktınız ve düşmanlarımıza koz verdiniz." Bir an durdu ve derin bir nefes aldıktan sonra devam etti. "Askeri polis komutanlığı, sizin askeri mahkemeye çıkarılıp, savcının ölüm cezası istemi ile, yargılanmanızı istiyordu. Sizi kurtaran, Başbakan ve Tümgeneral Mordecai'nin gayretleri oldu. Bana sorarsanız, bu durma üzüleceğiniz yerde sevinmeniz gerekir, oturun da halinize şükredin." (Kitap'tan 184.sayfa)