Jacques Lacan – Fallusun Anlamı

Fallusun Anlamı Kitap Kapağı Fallusun Anlamı
Jacques Lacan
Altıkırkbeş Basın Yayın
55

"Ünlü Fransız psikiyatr ve psikanalist Jacques Lacan (1901 -1981) ya da Amerikalıların hafif alaycı bir tonda taktıkları lakap ile "Fransız Freud", mirası kolayca değerlendirilemeyecek bir yazardır. Adı, "çağımızı en çok etkileyen psikiyatrlar" listesinde ön sıralarda yer almasına rağmen böyle bu. Kimileri yere göğe koyamaz onu; bazı basit denklemlerini sloganlaştırarak çarpıcı bir şeyler söylemeye çabalar, Lacan'ı putlaştırırlar. Başkaları ise, özellikle psikoterapi pratiğine gerçekten ne kattığını sorgulayarak küçültür onu. Böyle bir ortamda sağduyu ile Lacan'ı değerlendirmek güçleşir...

Lacan sadece psikiyatri ve psikanaliz alanında değil, felsefe ve antropoloji alanlarında da etkili olmuş ve bu alanlardan etkilenmiş bir psikiyatırdır."
Saffet Murat Tura, Önsözden...

Jean M. Twenge – Ben Nesli

Ben Nesli Kitap Kapağı Ben Nesli
Jean M. Twenge
Kaknüs Yayınları
384

Bugünün Gençleri Niçin Bu Kadar Özgüvenli ve İddialı Fakat Bir O Kadar da Depresif ve Kaygılı?

Yazdıklarıyla hep manşet olan psikolog ve toplum yorumcu Dr. Jean M. Twenge, 1970, 1980 ve 1990'larda doğan "Ben Nesli" mensubu gençlerin hoşgörülü, özgüvenli, açık fikirli ve hırslı fakat bir o kadar da sinik, depresif, yalnız ve kaygılı olduğunu, kışkırtıcı bir kitapla ortaya koyuyor.

Kendisi de bir Ben Nesli mensubu olan Dr. Twenge, bugüne kadar yapılmış en geniş çaplı nesiller arası araştırmada, 60 yıllık bir süreç içinde yaşamış 1.3 milyon kişiyi mercek altına yatırarak bugünün gençlerinin ayırıcı özelliklerini tespit etti. Bulduğu şok edici gerçekler arasında, cinsel davranışlarda dramatik farklılıklar ile gelecek günlerin bu nesil için nasıl olacağına dair tartışmalı öngörüler de var. Twenge'nin gerçek kişiler hakkında anlattığı esprili olduğu kadar şaşırtıcı hikayeler Ben Nesli'nin hayallerini, hayal kırıklıklarını ve mücadele etmesi gereken zorlukları ortaya koyuyor.

"Ben Nesli", gençliğin genel karakterini büyük ölçüde değiştirerek günümüz toplumunda birey olma kavramına bambaşka bir bakış açısı getirdi. Bir yanda bu neslin iddialı ben-merkezciliği, diğer yanda ise rekabet içindeki dünya pazarları, yüzyılımızın başlıca meselelerinden birini oluşturmaktadır. Tartışmalı, eğlenceli ve çözüm önerici kitap, bir önceki nesle çocukları hakkında fikir vermekle kalmayıp 10'lu, 20'li ve 30'lu yaşlardakilerin kendilerini daha iyi anlamalarına da yardımcı oluyor. İşte kitaptan bir alıntı:

Günümüzde çok az insan "mükemmel" hayat" amacına ulaşabiliyor. İnsanların çoğu, endişeli ve depresif. Martin Seligman, "Sanki bir salak çıkmış da normal insan olmanın çıtasını yükseltmiş gibi" diye yazıyor. Ben Nesli'nin yükselen beklentilerinin kökeni, kendine odaklanmaya dayanıyor. Yaşamımız boyunca kulağımıza çok özel olduğumuz fısıldandı, zengin ve ünlü olmayı hak ediyoruz. Ayrıca iş ve aşk gibi hayatın her alanında tatmin olmayı bekliyoruz. Oysa herkes görkemli evlerde yaşamıyor, çoğu kişinin işi, ekonomik zorluklar yüzünden heyecan verici değil. Mükemmel bir adamla evlenebilirsiniz ama o, her zaman sizin ruh ikiziniz olmayacaktır. Bireysel arzularımıza fazlasıyla odaklanıyor fakat içimizde büyük bir boşluk hissediyoruz ve bu durum genelde depresyonla sonuçlanıyor.

Ancak tatminsizliğimizi sadece bireyciliği suçlayarak açıklayamayız.

Depresyon sadece hayattan çok şey beklediğimiz için değil, aynı zamanda yaşam şartları zor ve hayat çok pahalı olduğu için gerçekleşiyor. Bir şeyin en azına bile ulaşmanın çok zor olduğu bu devirde, Ben Nesli, hep daha fazlasını istiyor. Filmler, ihtişamlı meslekleri olan kişilerle dolu, ancak iyi bir üniversiteye girmek günden güne zorlaşıyor. Küçücük evler bile insanların alım gücünü zorlarken, diziler köşklerde çekiliyor. Sanki biri bizimle dalga geçiyor. Zengin olacağımızı umarak yetiştiriliyoruz ama cebimizdeki para, kötü bir apartman dairesinin kirasını ödemeye bile yetmiyor.

M. Scott Peck – Kötülüğün Psikolojisi

Kötülüğün Psikolojisi Kitap Kapağı Kötülüğün Psikolojisi
M. Scott Peck
Kuraldışı Yayınları
216

15 yaşındaki Bobby'nin solgun yüzüne ve cansız gözlerine bakarak sordum:

- Ailen yılbaşında sana ne hediye etti?
- Bir silah.
- Bir silah mı? Ne çeşit bir silah?
- Bir tüfek. 22'lik bir tüfek.
Sormaya korkuyordum çünkü vereceği cevap beni dehşete düşürecekti.
Nihayet sordum:
- Ağabeyinin intihar ettiği tüfek mi?
- Evet.

Wilhelm Reich – Dinle Küçük Adam

Dinle Küçük Adam Kitap Kapağı Dinle Küçük Adam
Wilhelm Reich
Can Yayınevi
128

Wilhelm Reich'ın, deyimleşmiş "küçük adam"a seslenişi, bilimsel değil, insanca bir belgedir. 1946 yazında, yayımlanma amacı olmadan, Orgon Enstitüsü'nün arşivi için yazılmıştır. Uzun yaşam ve acı deneyimlerinden damıtılan, kendi gerçek gereksinimlerinden bilincine varmaları ve artık zalimce kendi kendilerini mahvetmekten vazgeçmeleri için, insanlara yöneltilmiş sarsıcı bir çağrıdır.

Oliver Sacks – Mars’ta Bir Antropolog

Mars'ta Bir Antropolog Kitap Kapağı Mars'ta Bir Antropolog
Oliver Sacks
Yapı Kredi Yayınları
324

1933 doğumlu, nöroloji ve psikoloji profesörü Oliver Sacks'ın bütün yapıtlarını yayımlayan YKY şimdi de Mars'ta Bir Antropolog'u Türk okuruna sunuyor.
Oliver Sacks Mars'ta Bir Antropolog'da, normal ile patolojik olan arasındaki ayrımı belirleyen ölçütlerin kişinin yaşamı mercek altına alındığında görece nasıl değişkenlik gösterdiğini gözler önüne seren, dudak uçuklatıcı yedi farklı yaşamöyküsünü aktarıyor.
Kişinin normal dışı davranışlarının kişiye özgü bir yaşamsallık kazanması ve varoluşunu ele geçirmesiyle yakından ilgilenen Oliver Sacks basmakalıp bir nörolog olarak değil yerine göre bir nöro-antropolog kimliğiyle ama asıl beynin işlevlerine, zihnin işleyişine ve bilişsel süreçlere odaklanan meraklı bir doktor kimliğiyle vakalara yaklaşır, normalin çemberinden dışa fırlatılmış bu insanların gerçek öyküsüne kafa yorar: Bilimsel çıkarımlarını, bilimin tıkandığı noktaları, gözlemlerini bir "hastalık raporu" kuruluğunda ya da akademik bir dilin soğukluğuyla değil bilim insanı ciddiyetiyle, yer yer kendisini de hastanın yerine koyarak, okurla bir bilim güncesi sıcaklığında paylaşır. Mars'ta Bir Antropolog pek çok roman yazarına parmak ısırtacak türden, edebiyatçıların kıskanarak okuyacakları, gerçeği kurguya değişmeyen bir yaşam kullanma kılavuzu.
Okur Oliver Sacks'ı kitaplarından olduğu kadar, yazdıklarına ve incelediği vakaların odağında aktardığı gerçek yaşamöykülerine sinemanın yakın ilgisi nedeniyle filmlerden de (izleyici gözüyle) aşina. Sacks'ın Uyanışlar kitabı aynı adla sinemaya uyarlanmış (1990), film özellikle Robert de Niro ve Robin Williams'ın başarılı oyunculuklarıyla sürüklediği senaryosuyla izleyiciyi derinden etkilemişti. Mars'ta Bir Antropolog'da yer alan öykülerden "Görmek ve Görmemek" (At First Sight, 1999), "Son Hippie" (The Music Never Stopped, 2011) de filme alındı. Ayrıca "Mars'ta Bir Antropolog" denemesinde adı geçen Temple Grandin'in hayatını anlatan, Mick Jackson'ın yönettiği Temple Grandin (2010) de beyaz perdeye aktarıldı.

Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı

İnsanın Anlam Arayışı Kitap Kapağı İnsanın Anlam Arayışı
Viktor E. Frankl
Okuyan Us Yayınları
176

20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı'nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır.
Okurlar, Frankl'ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre'dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında "anlam"ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, "İnsanı insan yapan nedir?" sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor...

"Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir."

Carl Gustav Jung – Ruh

Ruh Kitap Kapağı Ruh
Carl Gustav Jung
Pinhan Yayıncılık
208

Paracelsus, Sigmund Freud, Richard Wilhelm, Pablo Picasso, ve James Joyce’un şaheseri Ulysses üzerine yazılan denemeler… Jung, bu olağanüstü kişilikleri ve sanat yaratımının kökenlerini kendi psikoloji kuramları vasıtasıyla keşfediyor.