A. Timur Bilgiç – Tarihte Neler Olmadı Ki

Tarihte Neler Olmadı Ki Kitap Kapağı Tarihte Neler Olmadı Ki
A. Timur Bilgiç
Toplumsal Dönüşüm Yayınları
717

Tarih yaşandıkça yazılır. Yaşanmamış ve yaşanmayacak tarihler yazmak sadece film senaristlerinin işidir. Bu filmlerde seyredenle oynayan hep aynı kişidir. Tarih ne elle ne de dille yazılır. Tarih sadece ve sadece yürekle yazılır. Geçmişin tarihini tarihçiler, geleceğin tarihini ise kahramanlar yazar. Zaten onlar geleceğimizden bize el uzattıkları için kahramandırlar. Tarih, toplumların belleğidir. Belleğini yitirmiş bir toplum, büyümemiş, olgunlaşmamış ve yaşlanmamıştır. Eğer her başarı olanakların, birikimlerin, gereksinmelerin ve emeğin ürünüyse, en önemli birikim deneyimlerdir, yaşanmışlardır ve bu yaşanmışlıklardan çıkarılan derslerdir. İnsanlığın ilk alet yapımıyla başlayan ve günümüze dek uzanan bir sürecin kesintisiz öyküsüdür bu kitap. Bizim için, bu öyküden çıkarılacak çok dersler, çok bilgiler var. Bu derslere, bilgilere dayanarak yapılacak çok şeyler var. Sadece olayları bilmek yetmez kuşkusuz olayların neden ve sonuçlarıyla değerlendirmesinin yapılması, yorumlanması, eleştirilmesi ve tartışılması da gerekir. Bu kitapta sadece olaylar var. Gerisi okuyucularımıza kalmıştır. Güzel, çirkin geçmişten güzel geleceklere...

David Galula – Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri

Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri Kitap Kapağı Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri
David Galula
Genelkurmay Basımevi

1919 Tunus doğumlu Fransız bir Albay Galula. Ne yazık ki Talat Turhan'ın iddia ettiği gibi Kissenger'ın kullandığı sahte bir isim değil. Galula, Fransız Ordusu adına Hindiçini'nde tecrübe ettiği ve Çin Devrimi sırasında yakından takip ettiği gerilla savaşını ayrıntılı bir şekilde özetleyip, ardından devletin "ayaklanma"ları nasıl bastırması gerektiğini de teorik ve pratiği ile anlatıyor.

Emekli olduktan sonra ABD'ye yerleşip tecrübelerini kitap halinde yazmış, bir süre sonra da kanserden ölmüş.

Türk Silahlı Kuvvetleri de Galula'nın kitabını, yayınlandıktan bir sene sonra İngilizce'den Türkçe'ye çevirmiş. İlginçtir kitabın Türkiye'de yayımlandığı yıllarda henüz sol hareket gerilla savaşına filan kalkışmış değil. Gençler henüz örgütlenip, sol klasikleri okuyup üniversite eylemlerinden devrimci mücadeleye yönelmemiş.

Ancak kitabın içeriği birkaç sene içinde üniversite öğrencilerinin başlatacağı gerilla savaşı ve devletin ona karşı yürüteceği kontrgerilla savaşına dair çok ayrıntılı şeyler içeriyor.

John Coleman – Rothschild Hanedanlığı

Rothschild Hanedanlığı Kitap Kapağı Rothschild Hanedanlığı
John Coleman
Destek Yayınları
184

Birçok insanın aklında Rothschild ismi "büyük servet" anlamını çağrıştırsa da bu servetin getirdiği gücü kavrayan çok az kişi bulunur. Rothschildler servetlerini rahat yaşamak için değil bütün ulusların güç odaklarını yönetmek böylece günümüze kadar ulusları kontrol etmek için kullanmışlardır. Bazı tarihçiler Rothschildler'in kendi tarihlerini ve gücü ele geçirme serüvenlerini uydurduklarını söyleseler de bu ailenin varlığının dünya tarihinde önemli değişikliklere yol açtığı, Avrupa ülkelerinin ekonomik ve politik hayatında önemli değişikliklere neden olduğu aşikârdır. Buna karşın Rothschild ailesinin bu inanılmaz güç ve servet tutkusunun kaynağı bilinmemektedir. Avrupa'nın, İngiltere'nin, hatta bütün dünyanın gizli yöneticisi olan bu ailenin güç düşkünlüğünü anlamak için onların beyinlerinden geçenleri tahmin etmekten ve avantajlı yanlarını bulmaktan başka bir yolumuz bulunmamaktadır.

Alman filozof Nietzsche Günün Şafağında adlı eserinde şöyle der: "Gelecek yüzyıl, Yahudilerin akıbetlerini belirlediklerine şahit olacağız. Çok açık ki onlar zarlarını attılar ve Rubicon'u geçtiler. Onlar yeni yüzyılda ya Avrupa'nın efendisi olacaklar ya da daha önce Mısır'ı kaybettikleri gibi Avrupa'yı da kaybedecekler. Eğer çok açgözlüce davranmazlarsa, Avrupa bir gün olgun bir meyve gibi ellerine düşecektir."

Richard Tillinghast – İstanbul’un Tarihi, Kültürü ve Yaşamı

İstanbul'un Tarihi, Kültürü ve Yaşamı: Kadim Bir Şehrin Hikayesi Kitap Kapağı İstanbul'un Tarihi, Kültürü ve Yaşamı: Kadim Bir Şehrin Hikayesi
Richard Tillinghast
Maya Kitap
360

Yazar, araştırmacı ve seyyah Richard Tillinghast, 50 yıla dayanan gözlemleri ve yaptığı kapsamlı araştırmalar ışığında İstanbul’un imparatorluklar şehrinden bir metropole dönüşümünün hikâyesini anlatıyor. Şehrin Bizans, Osmanlı ve Türk köklerinden beslenen sanatının, mimarisinin, kültürünün, tarihinin, edebiyatının ve mutfağının bütün detaylarına iniyor. Tillinghast rehberliğinde şehrin sokaklarını, müzelerini, saraylarını, camilerini, kiliselerini, restoran ve çarşılarını gezerken hem Konstantinopolis’i hem de İstanbul’u bir arada yaşadığınızı hissedeceksiniz. Roman tadındaki bu kitapta Bizans imparatorları, din adamları ve saray eşrafının hayaletleri Osmanlı sultanları, şairler ve dervişlerle kol kola geziyor. İstanbul’un tarihi, kültürü ve yaşamı hakkında bir rehber niteliğinde olan bu kitabı okuduğunuzda Şehirlerin Kraliçesi İstanbul’u yeniden keşfedeceksiniz.

Burçe Bahadır – Ölü Kadınlar Memleketi

Ölü Kadınlar Memleketi Kitap Kapağı Ölü Kadınlar Memleketi
Burçe Bahadır
Ayizi Kitap
288

Bunca zaman sonra daha eşit, daha güçlü, daha özgür bir konumda olması gerekirken biz kadınlar, şimdi yaşamak, hayatta kalmak için uğraşıyoruz. Sokakta yürüyebilmek, sevebilmek, dayak yememek, tecavüze uğramamak, satılmamak için kan döküyoruz.

Burçe Bahadır, kocasını öldürmekten hüküm giymiş iki kadınla ve karısını öldürmüş üç erkekle hapishanede konuştu. Öldürülmüş bir kadının babasını, bir başkasının ablasını dinledi. Cinayetlerin hikayesini yazdı. Ölü Kadınlar Memleketi, kadın cinayetlerinin neden politik cinayetler olduğunu anlamamızı sağlıyor. Nasıl yakınımızda olduklarını, içinde yaşadığımız atmosferin bu cinayetleri nasıl kolaylaştırdığını görüyoruz.

"Son sözün ne olur?" diyorum. Havva gözlerini gözlerime dikiyor. Ama şimdi ne çenesini kaldırmış öfkeyle, ne de sinirden elleri titriyor; öyle bırakmış kendini, öyle acılı, öyle yalnız ve çaresiz: "Eğer ki bir erkek seni öldürürüm diyorsa, kadın ona inansın" diyor.

Cemal Kutay – Atatürk Olmasaydı?

Soru ve Cevaplar İle: Atatürk Olmasaydı? Kitap Kapağı Soru ve Cevaplar İle: Atatürk Olmasaydı?
Cemal Kutay
ABM Yayınevi
191

Soru ve cevaplarla hazırlanan kitap, çeşitli zaman ve mekanlarda onun tutumuyla oluşan olaylardan, söylediklerinden, nüktelerinden, fıkralarından, eleştirilerinden, arayışlarından bir demet sunuyor. Bunlara göz attıktan sonra onu daha yakından tanıyacak, kavrayacak ve anlayacaksınız. Hatta zaman zaman aynı insan kafasında bu kadar çeşitli, farklı, birbiriyle karşıt gibi gelen düşüncelerin yer aldığına şaşıracaksınız. Mustafa Kemal hepsi hepsi 57 yıl yaşadı. Sanki kendisi dünyamızı bırakıp gittikten sonra kişiliği üzerinde bu soruların sürüp gideceğini kavramışçasına günlük yaşantısına sığdırdığı farklı düşünce ve tutumlarıyla bunlara cevap vermek istemişti.

Cemal Kutay Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerini, Atatürk'ün fikri oluşumlarını nasıl ve hangi olayların sonucu sağladığını, uygulama alanına soktuğunu, dünya üzerinde yaşadığımız kıtaların buluştuğu hassas bölgelerin nasıl oluştuğunu ve nasıl olabileceğini sorulu-cevaplı diyalog içinde tespit ediyor.

Gerçek anlamda belgesel nitelik taşıyan bu eseri herkesin okuması gerektiğine inanıyor, okurlarımıza sunmaktan abm Yayınevimiz adına mutluluk duyuyoruz.

Michael Löwy – Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest

Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest Kitap Kapağı Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest
Michael Löwy
Varlık Yayınları
136

Bu kitap Kafka üzerine denemelere eklenen bir yenisi değildir. Michael Löwy'nin önerdiği Kafka okuması, Kafka üzerine geleneksel edebiyat eleştirisinin bildik içeriğinden tamamen farklı ve tartışma yaratıcıdır. Löwy, Franz Kafka'nın yaşamı ve eserlerinden yola çıkarak, babaya isyan, heterodoks Yahudi esinli özgürlük dini ve bürokratik aygıtların canice iktidarına karşı çıkış temalarını birleştirecek ipucunun peşinde koşmaktadır.

Praglı yazar Kafka'nın anarşist çevrelerle bağları gibi genellikle ihmal edilen biyografik olgulardan ve tamamlanmamış üç büyük roman ile en önemli hikâyelerinin analizinden yola çıkan, ayrıca fragmanlar, meseller, Kafka'nın mektupları ve günlüğünden yararlanan Michael Löwy, geçtiğimiz yüzyılın ve yirmi birinci yüzyılın gerçeğini kâhince keşfetmiş, neredeyse bütün dünya dillerine Kafkaesk sözcüğünü miras bırakmış bu büyük yazarın eserlerindeki kökten anti-otoriter ve son derece liberter damarı ortaya sermektedir.