Andre Bonnard – Antik Yunan Uygarlığı 1

Antik Yunan Uygarlığı 1: İlyada'dan Parthenon'a Kitap Kapağı Antik Yunan Uygarlığı 1: İlyada'dan Parthenon'a
Andre Bonnard
Evrensel Basım Yayın
248

Andre Bonnard (1888-1961) Varlıklı bir ailenin çoçugu olarak isviçre'nin Lozan kentinde doğdu. Babası, üniversitede Eski Fransızca profesörü idi. Liseyi Lozan'da okuyan Bonnard, Lozan'da başladığı üniversite eğitimini Paris'teki Sorbon Üniversitesi'nde tamamladı. Ksenofon'a adadığı doktora tezini 1910-U yılları arasında Mulhouse kentinde hazırladı (bu tez biryangında yok olduğu için bugüne ulaşmamıştır). 1928 yılından itibaren Lozan Üniversitesi'nde Yunan Dili ve Edebiyatı profesörlüğü yaptı. Çoğu Eski Yunan uygarlığı üzerine olmak üzere onlarca esere imza atan Bonnard 1949 yılında isviçre Barış Hareketi başkanlığına, 1950 yılında işe Dünya Barış Konseyi üyeliğine seçildi. Komünist Parti üyesi olmadığı halde 'komünist komplo' suçlamasıyla İsviçre Federal Mahkemesi tarafından yargılandı. 1954 yılında Lenin Barış Nişanı ödülünü aldı. Yazarın Sovyet Edebiyatı Üzerine ve İnsan ve Tragedya adlı eserleri de yayınevimizce basılmıştır.
"...felsefe, insan bilimleri ve sanatta 'Yunan Mucizesi' bütün dünyada hâlâ zengin bir okul, tükenmez bir ilham kaynağı olma niteliğini sürdürmüyor mu?
Bu düşüncede olduklarını sandığım büyük biraydın kesiminin, Andre Bonnard'm bu kitabını sıcak bir ilgiyle karşılayacaklarından hiç kuşku duymuyorum.
Bonnard bize Yunanlıları günlük yaşantıları çerçevesinde sevinç ve kederleri, bilim ve efsaneleri, özgürlük ve kölelikleri içinde sunuyor.
Bonnard bu kadarla kalmıyor. Eski Yunan bilgeliğiyle beslenmiş bir etik anlayışıyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de çağdaş hümanizm dersi veriyor; 'Benim için hümanizm, masasında çalışan bir insanın bilimi değildir; hiç ayrılmayacağım bir hayat kuralıdır... Burada kişiliğimde Antigon dostu ve çevirmeni ile barış taraflısını ayırmak istiyorlar; oysa bunlar aynı insan!' O insan kitabında bize sadece Eski Yunan'ı anlatmıyor; biraz da bizleri anlatıyor.."

Claire Colebrook – Gilles Deleuze

Gilles Deleuze Kitap Kapağı Gilles Deleuze
Claire Colebrook
Doğu Batı Yayınları
200

“Deleuze?...Birçok bakımdan bu, Gilles Deleuze’ün kendisinin de sormuş olabileceği bir soru. Deleuze, hiçbirşeyi olduğu gibi kabul etmezdi ve hayatının gücünün ama yalnızca insan hayatı değil, her türlü hayatın gücünün sorunlar geliştirme gücü olduğunda ısrar ederdi…”

Claire Colebrook son derece akıcı bir üslupla kaleme aldığı bu çalışmasında, Deleuze yorumcularının çoğunlukla yaptığı gibi Deleuze'ü kronolojik olarak ele almıyor. Yapıtlarını bir bir irdelemek yerine; Deleuze'ün özgün terminolojisi ve kavramları üzerinde duruyor. Deleuze çalışma hayatı boyunca aynı kavramları farklı bağlamlarda tekrar tekrar geliştirmiş bir felsefeci. Colebrook da Deleuzecü bir yaklaşım benimseyerek, işe baştan başlıyor ve doğrudan doğruya kavramlar üzerinde yoğunlaşıyor. Deleuze'ün karmaşık ontolojik projesi ve terminolojisine açıklık getirmeye çalışıyor ve bunda da başarılı oluyor.

Colebrook, Deleuze’ün felsefeci olarak ne önerdiğini anlamak istiyorsak, öncelikle felsefenin sanat ve bilimle niçin ilişkili olduğunu anlamamız gerektiğini söylüyor bize, çünkü Deleuze önemli felsefi fikirlerini bilim ve sanattan yararlanarak geliştirmiş bir felsefeci. Edebiyat, sanat, psikanaliz, felsefe, genetik bilimi, film, toplumsal teori vb. alanlarda düşüncenin labirentinde geziniyor. Gündelik hayattan örnekler alıp sonuçlar çıkarmak yerine, uç boyutta düşünmeyi talep ediyor bizden. Yeni düşünce ve yazma üslupları yaratıyor. Hayatı dönüştürmeye yönelik yeni düşünce tarzlarında ısrar ediyor.

Ali Şeriati – Kapitalizm Uyanıyor Mu?

Kapitalizm Uyanıyor Mu? Kitap Kapağı Kapitalizm Uyanıyor Mu?
Ali Şeriati
Dünya Yayınları

İslam dünyasının ünlü düşünürlerinden ve siyasi fikirleriyle gündelik hayata önem veren Ali Şeriatinin yoksulluk imkansızlık ve kompleksi oluşturan esas unsur tüketim olayıdır. Yetersiz tüketimi oluşturan unsur diğer insanların ve içinde yaşadığımız toplum üyelerinin tüketim düzeyleridir. Bu pratik gerçek vede reel pazarlarımızda da farkedilir. kapitalist insanlar pazar ihtiyacını sosyal ve iktisadi hayata göre yorumlamaktadırlar. Dinle hiçbir alakaları yoktur aslında.

Wolfgang Smith – Kainat ve Aşkınlık

Kainat ve Aşkınlık: Bilimci İnanış Engelini Yıkmak Kitap Kapağı Kainat ve Aşkınlık: Bilimci İnanış Engelini Yıkmak
Wolfgang Smith
İnsan Yayınları
208

Elinizdeki eserde Wolfgang Smith, 'bilimsel dünya görüşüne yönelik ve 'bilimsel gerçek ile bilimci inanç arasındaki keskin ama çoğunluk gözden kaçan ayrıma dayalı bir eleştiriyi içeriden birisi sıfatıyla sunuyor. Bilim adına ortaya konan büyük inançsal öğretilerin aslında bilimsel gerçekler değil; daha ziyade -hiç bir delilleri bulunmayan- bilimci kurgular olduğunu, incelikle ve kabule zorlayan bir berraklıkla gösteriyor. Modern dünyanın entelektüel açıdan sadece en temeldeki Prometan mitler sendromundan başka bir şey üzerine kurulmadığını okuyucuya fark ettiriyor.
Ancak bu, kitabın gerçekleştirdiği şeyin sadece yarısı. Onun asıl yaptığı, Hıristiyanlığın öğretileri vasıtasıyla bize ulaşan derin metafiziksel pençesinden kurtularak, uzun süredir gözlerden ırak tutula gelmiş büyük hakikatleri nazara vermesi.
Bu kitap, güçlü ve derin. Zamanımızın -ve tüm zamanların- en temel sorunlarına hitap ediyor. Modern dünyayı şekillendiren gizli kabullenme ve varsayımları anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser.

Burak Turna – SistemA

SistemA Kitap Kapağı SistemA
Burak Turna
Profil Yayıncılık
140

SistemA gibi bir felsefe kitabı, Türk düşünce tarihinde ilk kez yazılıyor. Felsefenin batı kökenlerinde, bir Türk düşünür ilk kez bu kadar cesur bir girişime kalkışıyor. Burak Turna'nın beyin laboratuarında kurguladığı deneysel felsefe çalışmasının sonuçları devrimsel olabilir ancak bu sonucun ortaya çıkması için çok uzun zaman gerekebilir. Ve pek çok emek. Ancak okuyucuların göreceği gibi, Burak Turna'nın ulaştığı bir sonuç daha sonra saygın bilimsel makalelerde bilim adamları tarafından aynen yazıldı.

SistemA, düşünce ile madde arasındaki en etkili iletişim aracı olmaya aday.

Senail Özkan – Schopenhauer Paradokslar Üzerinde Raks

Schopenhauer Paradokslar Üzerinde Raks Kitap Kapağı Schopenhauer Paradokslar Üzerinde Raks
Senail Özkan
Ötüken Neşriyat
415

Felsefe meraklılarına, felsefeden korkan meraklılara roman tadında lirik bir felsefe kitabı... “Schopenhauer tam bir paradokslar filozofudur. Ateisttir, mistik ve pesimisttir; hayatı ve felsefesi paradokslarla doludur. Ancak o tezatlar ve tereddütlerden yılmayan bir filozoftur. Sözünü sakınmadan söyler; doğruluk, cesaret ve samimiyet onun karakteridir. O, insana ürperti ve korku veren; ve âdeta bir soyut kavramlar dağı halini alan felsefenin dağ dağ problemleri arasında bir akrobat cesaretiyle ve bilgece dolaşır.” “Schopenhauer metafizik bunalımların ve derin şüphelerin filozofudur; bütün düşünceleri ciddi bir kritik ve kriz mahsulüdür. Felsefenin tüm problem alanlarında yenilikçi, ihtiraslı ve ateşli bir tartışmacıdır. Merhamet etiğinin mimarıdır. Hayata karşı menfi ve bedbin tavrıyla tanınan filozof, yetkin bir estetikçidir. Sanat, edebiyat, edebiyatın bütün türleri, mûsikî, mimârî, heykel ve resim gibi tüm estetik mevzularda çığır açıcı orijinal fikirleri vardır.”

Ayn Rand – Ego

Ego: Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti Kitap Kapağı Ego: Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti
Ayn Rand
Plato Film Yayınları
80

Potansiyel olarak bir siyasi yönetim insan haklarına yönelik en tehlikeli tehdittir; siyasi yönetim yasal olarak silahsızlandırılmış kurbanlara karşı fiziki zor kullanma konusunda hukuki bir tekeli elinde tutar. Birey haklarıyla sınırlandırılmadığı ve kısıtlanmadığı zaman bir siyasi yönetim insanın en ölümcül düşmanıdır. Siyasi yönetimlerin en sevmediği şeylerin başında bireyin bağımsızlığı ve egonun vizyonu gelir. Egonuzu ve kimliğinizi siyasi yönetimlere karşı koruyun.