Lütfi Kaçan – Ahid Sandığı

Ahid Sandığı: Kitab-ı Mukaddes ve İslam Geleneğinde Kitap Kapağı Ahid Sandığı: Kitab-ı Mukaddes ve İslam Geleneğinde
Lütfi Kaçan
Ataç Yayınları
129

Bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Sandığın yahudi inancındaki yeri; ortaya çıkış süreci ve özellikleri, içine konulan nesneler, akıbeti hakkındaki gelişmeler; kutsallık kazanmasının nedenleri, sosyolojik etkisi; siyasi ve manevi hayat üzerindeki etkileri ve son bölümde ise, Sandığın günümüzdeki yahudilerin mesih inancı üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur.

İkinci bölümde, inceleme konumuzu Ahid Sandığının İslam geleneğindeki yeri teşkil etmektedir. Bu bölümde, Tabut'un / Sandığın etimolojik anlamı ve özellikleri; kökeni hakkındaki farklı yorumlar; sandıkla gelen sekine ve bakiyye kavramları ve içindekiler hakkında yapılan batını yorumlar ele alınmaya çalışılmıştır.

Ali Şeriati – İslam Sosyolojisi Üzerine

İslam Sosyolojisi Üzerine Kitap Kapağı İslam Sosyolojisi Üzerine
Ali Şeriati
Düşünce Yayınları

Pek çok Müslüman, hicret deyince Peygamberin buyruğu üzerine, bazı sahabelerin Mekkeden Habeşistana ve Medineye göç etmesini anlamaktadır. Bazılarına göre, genel olarak hicret; ilkel yahut yarı medeni bazı insanların coğrafi veya siyasi sebeplerle bir yerden başka bir yere göçmelerinden ibarettir. Müslümanlar için ise, Müslümanların ve Peygamberin hayatında olmuş bir olaydır. Ne var ki, Kuranın hicreti anlatırken kullandığı ifadeden, hicretin felsefi ve sosyal açıdan çok derin bir kavram olduğunu sezinledim. Daha sonra, dikkatimi tarihe yöneltince, hicretin hiç de basit bir olayı değil, tam tersine son derecede muhteşem bir ilke olduğunu; buna rağmen şimdiye kadar, kimsenin bu konuya değinmediğini gördüm. Bütün tarih boyunca hicret, medeniyetlerin doğuşunda başlıca etken olduğu halde, tarih felsefesiyle uğraşanlar bile bu konuya gereken önemi vermemişlerdir.

Tarihte bildiğimiz yirmi yedi medeniyetin hepsi, bir hicretten sonra ortaya çıkmışlardır. Bunun bir tek istisnası bile yoktur. Bir başka deyişle, ilkel bir topluluğun, yaşadığı yurdu bırakıp bir başka yere göçmeden medenileşebildiğini gösteren bir örnek yoktur.

Tarih ve sosyoloji açısından büyük önem taşıyan bu konuyu, İslamdan ve Kuranın hicretten söz eden geçici ve yaygın hicret emreden ayetlerinin üslubundan çıkardım...

A. Kadir – Bugünün Diliyle Mevlana

Bugünün Diliyle Mevlana Kitap Kapağı Bugünün Diliyle Mevlana
A. Kadir
İş Bankası Kültür Yayınları
144

A. Kadir, tasavvuf ehli, büyük şair Mevlânâ Celâleddin'in şiirlerini bugünün diliyle söylediği bu derlemede, günümüz okuyucusunun esas olarak şairin şiirlerinden zevk almasını, manevi dünyasının derinliklerine girmesini sağlamayı gözetiyor. Kitap, divan şiiri formunda yazılmış bu şiirlerin sadece günümüz diline aktarılmasını değil, bugünün diliyle ve şiir tekniğiyle yenilenmesini hedefliyor. Elinizdeki derlemede Mevlânâ'nın 36 gazeli ile 8 rubaisi yer alıyor. Mesnevî ile yüzyıllardır insanımızın manevi dünyasına seslenen Mevlânâ Celâleddin, A. Kadir'in bu özgün çalışmasıyla günümüz okuyucularına da tıpkı ilk yazıldıkları dönemdeki gibi, olanca tazeliğiyle seslenmeyi sürdürüyor.

Kiyohiro Miura – Oğlum Zen Keşişi Olmak İstiyor

Oğlum Zen Keşişi Olmak İstiyor Kitap Kapağı Oğlum Zen Keşişi Olmak İstiyor
Kiyohiro Miura
Okyanus Yayıncılık
105

Oğlum keşiş olmak istediğini ilk söylediğinde bütün bunların nasıl olduğunu düşündüm ve bu tuhaf karara hayret ettim." Akutagawa ödülü kazanmış otobiyografik temelli bu romanda, olaylar yazarın altı yaşındaki oğlu Ryota'yı Zen Meditasyonu yaptığı tapınağa götürmesiyle başlar. Amacı oğlunu ruhsal açıdan eğitmek değil, annesinin biraz evde başını dinleyebilmesini sağlamaktır. İki yıl sonra Ryota birden Zen keşişi olmak istediğini söyleyince çok şaşırır. Gerçekte Ryota pek keşişliğe uyan bir çocuk değildir. Diğer çocuklar gibi televizyon seyretmeyi, Mc Donald's hamburgerini ve arabaları sevmektedir...

Ayhan Tekineş – Ahirzaman ve Kıyamet Alametleri

Ahirzaman ve Kıyamet Alametleri Kitap Kapağı Ahirzaman ve Kıyamet Alametleri
Ayhan Tekineş
Işık Yayınları

Kur'ân-ı Kerim, kıyametin muhakkak kopacağını ve bütün insanların ebedi ahiret aleminde hesaba çekilip, dünyadaki amellerinin karşılığını göreceğini kesin bir üslûpla beyan etmiştir.Kıyamet vaktinin bilinmesi insanların merak ettiği konulardan birisidir. Kur'ân-ı Kerim ve hadis-i şerifler, kıyamet saatini yalnızca Yüce Allah'ın bildiğini açıkça ifade ederek, insanlara kıyametin yakınlaştığını bildiren bazı işaretlerden haber vermişlerdir. Hayat bir imtihandır ve ahirzaman alametleri insanlar için bir imtihan vesilesidir. İnsanın vazifesi ise dünya hayatında karşısına çıkan imtihanlarda başarılı olmaktır.Kıyametin anlamı ve alametleri, ahirzamanda ortaya çıkacak büyük günahlar,savaşlar ve önemli olayların zikredildiği "Ahirzaman ve Kıyamet Alametleri" Doç.Dr. Ayhan Tekineş'in imzası taşıyor.

Faruk Tuncer – Sarsıcı Kıyamet Tasvirleriyle Hakka Sûresi Tefsîri

Sarsıcı Kıyamet Tasvirleriyle Hakka Sûresi Tefsîri Kitap Kapağı Sarsıcı Kıyamet Tasvirleriyle Hakka Sûresi Tefsîri
Faruk Tuncer
Yeni Akademi Yayınları
152

Görünen ve görünmeyen âlemin en büyük müfessiri Kur'ân-ı Kerim'dir. Kâinatın yaratıcısının yerde ve gökteki gizli hazinelerinin açıklayıcısı, hâdiselerin altında gizli kalan gerçeklerin anahtarıdır. Kur'ân-ı Kerim, insanlığın her türlü manevi ve fikri ihtiyaçlarına cevap verecek yegâne kitaptır. Bu ezeli kelâm, devamlı gelişmekte olan ilim ve teknolojinin ışığı altında yeniden tefekkür edilmeli ve yorumlanmalıdır. Esas olan,yeni bilgilerin ışığında onu yeniden değerlendirip asrın idrakine sunmaktır.

Kur'ân-ı Kerim'in;tevhid,risalet, haşir ve adalet gibi dört temel ilkesi vardır. Bu unsurlardan özellikle "haşir" (ahiret ya da kıyamet) hemen hemen Kur'ân'ın her suresinde doğrudan ya da dolaylı olarak ele alınmakta dır. Ancak bunların yanında "Hakka Sûresi"nin ayrı bir hususiyeti vardır.

Hakka Sûresi kıyameti ve onun ahvalini anlatmaktadır. Sûrede, kıyamet, kıyametin şiddeti, kıyameti inkar edenlerin durumu, kıyamet manzaraları, kitabı sağından ve solundan verilenler, görünen ve görünmeyen şeylerin üstüne kasem, Kur'ân'ın mü'minler için öğüt, kafirler için ise üzüntü vesilesi olması mevzuları işlenmektedir.

Akademi Yayınlarından çıkan "Hakka Sûresi " kitabının giriş ve birinci bölümünde, sûrenin mahiyeti hakkında bilgiler veriliyor. İkinci bölüm, klasik ve modern tefsirlerden istifade ile " Hakka Sûresi Tefsiri Denemesi"ni, üçüncü bölüm, kıyametin ilmi açıdan değerlendirilmesini ve son bölüm ise kıyametin işlendiği sûreler ile Hakka sûresinin mukayesesini ihtiva ediyor.

Faruk Tuncer – Tenasup İlmi Açısından Kur’an Surelerindeki Eşsiz Ahenk

Tenasup İlmi Açısından Kur'an Surelerindeki Eşsiz Ahenk Kitap Kapağı Tenasup İlmi Açısından Kur'an Surelerindeki Eşsiz Ahenk
Faruk Tuncer
Yeni Akademi Yayınları
444

Pek çok sorunun cevabını bulabileceğiniz bu kitap her kütüphanede bulunması gereken bir eser. Ayrıca Kur'ân'ı anlamada yardımcı olacak, onun inceliklerini ve edebi güzelliklerini görebilmede yardımcı olabilecek bir başvuru kaynağı.

Yazar bu çalışmasıyla Kur'an-ı Kerim'in bütün olarak değil, onun belli bir bölümü ile dahi hiç bir kitaba benzemediğini ortaya koymaya çalışıyor.Hangi kitap vardır ki bu kadar uzun bir zaman diliminde telif edilsin de sure başları ve sure sonları bir ahenk ve uyum içinde seyretsin. Surelerin başlangıçları ile sonları arasında bir münasebet Kur'an'ın i'cazını başka bir şeye ihtiyaç olmadan tek başına göstermeye kafidir.

Pek çok sorunun cevabını bulabileceğiniz bu kitap her kütüphanede bulunması gereken bir eser. Ayrıca Kur'ân'ı anlamada yardımcı olacak, onun inceliklerini ve edebi güzelliklerini görebilmede yardımcı olabilecek bir başvuru kaynağı.