John Scalzi – Son Koloni

Son Koloni Kitap Kapağı Son Koloni
John Scalzi
İthaki Yayınları
312

John Perry şiddet dolu bir evrende nihayet huzura kavuşmuş olup insanlığın pek çok kolonisinden birinde eşi ve kızıyla beraber yaşamaktadır. Güzel bir yaşantısı olmasına rağmen daima bir şeyin eksikliğini çekmektedir. John ile Jane'den yeni bir koloni dünyasını yönetmeleri istendiğinde John evreni bir kez daha keşfetme fırsatına balıklama dalar.

Fakat Perry kısa zamanda hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenir. O ve yeni kolonisi, insanlığın Koloni Birliği ile tüm insan yayılımına yasak getirmiş durdurulamaz bir uzaylı ittifakı arasında oynanan bir savaş ve diplomasi oyunundaki birer piyondan ibarettir.

Uzayda bu çekişme yaşanırken Perry de ölümcül sırlarını henüz belli etmemiş bir gezegendeki korku dolu kolonicilerini hem tanıdık hem de yabancı tehlikelere karşı korumaya çalışır.

Perry herkesin kurtuluşu için yalanlarla ve yarı doğrularla dolu olan bu ağı bozmaya ve de sorumluluğundakileri insan ırkının son kolonisi haline getirmekle tehdit eden çok büyük bir savaşı engellemeye mecburdur.

"Saf bir hayalperestlik... Scalzi'nin zekice diyalogları, hızlı bir tempoya sahip öyküsü ve güçlü karakterleri akla Robert Heinlein'ı getiriyor."
The Times

"Katıksız bir zevk... çekici, iyi yazılmış ve akıllıca."
Daily Telegraph

John Scalzi – Hayalet Tugay

Hayalet Tugay Kitap Kapağı Hayalet Tugay
John Scalzi
İthaki Yayınları
336

"Stephen King bilimkurgu yazmayı deneyip de John Scalzi'nin yarısı kadar eğlenceli olsaydı kendini şanslı sayardı."
The Dallas Morning News (Hayalet Tugay hakkında)

Hayalet Tugay, Koloni Savunma Güçlerinin Özel Kuvvetleridir. Bu seçkin askerler ölülerin DNA'sından yaratılır ve KSG'nin en zorlu operasyonlarına çıkacak mükemmel savaşçılar haline getirilir. Genç, hızlı, güçlü ve normal insan çekincelerinden bütünüyle yoksundurlar.

Evren, insanlık için tehlikeli bir yerdir ve daha da tehlikeli olmak üzeredir. Önceden savaşmış olduğumuz üç ırk, uzaya yayılışımızı durdurmak için ittifak kurar. Onları bir arada tutansa KSG'nin en büyük sırlarını bilen hain bilim insanı Charles Boutin'dir. KSG galip gelmek için Boutin'in niye böyle bir şeye kalkıştığını bulmak zorundadır.

Jared Dirac -Boutin'in DNA'sından yaratılan bir süper insan cevapları temin edebilecek yegane kişidir. Jared'ın beyninin Boutin'e ait elektronik anılara erişebilmesi gerekmektedir, fakat anı nakli başarısız olunca Jared, Hayalet Tugay'a teslim edilir.

Jared ilk başta mükemmel bir askerdir. Fakat Boutin'in anıları yavaş yavaş yüzeye çıktıkça Jared onun ihanetinin sebeplerini ve insanlığın düşmanlarının basit bir yenilgiden çok daha feci şeyler planladıklarını anlamaya başlar.

"Yaşlı Adamın Savaşı'nın devam romanı, yoğun bir askeri aksiyonla keskin sezgileri bir araya getiriyor şiddetle tavsiye edilir."
Library Journal

Ann Leckie – Kudret

Kudret Kitap Kapağı Kudret
Ann Leckie
İthaki Yayınları
378

İmparatorluğun Kudretinden Sakının!

Bir zamanlar Toren'in Adaleti binlerce bağılıyla galaksiye korku salan bir uzay gemisiydi. Şimdi ise Kalr'ın Merhameti'nin kumandanı olarak, Radch'ın Efendisi'nin emrinde.

"Her ne kadar imkânsız olsa da, bu kitap Adalet'ten çok daha iyi."
-Felıcıa Day, The Guild çizgi roman serisinin yazarı, oyuncu-

"Leckie, Iain M. Banks ve CJ Cherryh'nin varisi olmaya aday."
-Elızabeth Bear, Hugo ve John W. Campbell ödüllü yazar-

"Leckie, çok ödüllü ilk kitabı Adalet'in devam kitabıyla başarısının tek seferlik olmadığını kanıtlıyor."
-Kırkus-

"Bu devam kitabı, ilk kitapta tanıştığımız karakterler ile dünyayı derinleştiriyor ve hikâyeyi şaşırtıcı bir yöne taşıyor."
-Lıbrary Journal-

"Okurların merakla beklediği uzay operası."
-Npr Books-

Stephen Baxter & Terry Pratchett – Uzun Dünya

Uzun Dünya Kitap Kapağı Uzun Dünya
Stephen Baxter & Terry Pratchett
İthaki Yayınları
424

Bilimkurgunun iki ustası Terry Pratchett ve Stephen Baxter yeni bir roman için bir araya gelip bize şu soruyu sordu:
Dünya'daki kaynaklar kısıtlı olmasaydı, insanlık nasıl gelişirdi? Paralel dünyalar arasında yolculuk yapılmasını sağlayan "adımlayıcı"nın icadıyla, asırlardır yalnız olduğu düşünülen Dünya ve insanlık için yeni bir dönem başlamıştır. Ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok yeni dünyanın keşfedilmesini sağlayan bu aygıt, insanlığa sonsuz ihtimaller sunar. Doğuştan "Adımlayıcı" olanlarınsa buna ihtiyacı yoktur.Evrimin farklı bir yol izlemesi, dinozorların hayatta olması, homo sapienslerin var olmaması gibi "küçük" ayrıntılar göz ardı edildiğinde, yan yana sıralanan her Dünya birbiriyle aynıdır.New York Times çoksatarı Uzun Dünya, gerçek anlamıyla "başka dünyalar"ı mümkün kılıyor.Sizi bekleyen dünyalar var; yeter ki küçük bir adım atın

Steven Spielberg – Üçüncü Türle Yakın İlişkiler

Üçüncü Türle Yakın İlişkiler Kitap Kapağı Üçüncü Türle Yakın İlişkiler
Steven Spielberg
Altın Kitaplar
223

Çölün kum ve kuru otlardan oluşan kör edici anaforundan yedi belirsiz şekil çıktı. Görüntüleri, her yönden püsküren kum deryası içinde bir görünüp bir kaybolan yedi şekil... Küçük bir Kuzey Meksika kasabası olan Sonoyita'nın hemen dışında şaşkına dönmüş üç federal polis bekleşiyordu. Katırları bağlı bulundukları yerde gitgide huysuzlaşarak yularlarını çekiştiriyor, çevrelerine çifteler atıyorlardı. Onlar da olağanüstü bazı şeylerin varlığını sezmişlerdi sanki... Yaklaşan şekiller şimdi çölün bu ıssız kavşağındaki İlk binayı belli belirsiz seçebiliyorlardı.

Tam tepedeki güneş vaktin öğle olmasına karşın kan kırmızıydı. Tıpkı tuğlalarla çevrilmiş vaha Cantina' sında, çok eskiden kalmış bir Coco-Cola reklamındaki güneş gibi... Kum bulutundan çıkan ilk şekil uzun boylu biriydi. Meksikalı polislere baştan savma bir selam verip İspanyolcayı katlederek sordu. «İlk gelenler bizler miyiz?» Haki renkte bir elbise giymiş, Rommel gözlükleri takmış olan adam yüzünü bir deri parçasıyla örtmüştü. Hangi ulustan olduğu belli değildi. Okulda öğrenilen İspanyolcasıyla, «İlk biz mi geldik?» diye sorusunu yineledi.

Şaşkınlıktan dilini yutmuş gibi görünen polis başıyla güneyi işaret ederek karşılık verdi. O yönden de sanki yoktan varolmuşçasına başka bir kâşif grubu belirmişti. Böylece 1973 yılının ortalığı kasıp kavuran kum fırtınasında, iki ekip Sonoyita"nın hemen dışında buluşmuş oldu. On dört kişi kısaca ve sessizce el sıkıştılar....

Joan D. Vinge – Amber Gözler

Amber Gözler Kitap Kapağı Amber Gözler
Joan D. Vinge
Kavram Yayınları
186

Amber Gözler kitabı yazarın Amber Gözler, Kurşun Asker, Tepeden Bakış ve Medyacı isimli dört tane hikayesinden oluşmaktadır. Tepeden Bakış, Vinge'in başarı kazanmış ilk kısa öyküsüdür. Amber Gözler, Vinge'in Analog'un 'kadın bilimkurgu yazarları' özel sayısı için yazdığı bir öyküdür. Burada, bir insan ve uzaylı arasındaki ilişki anlatılır. Kurşun Asker hikayesi Andersen'in öykülerinden etkiler taşımaktadır ve Vinge öyküyü oluştururken masalın sembolik yönlerini kullanmıştır. Medyacı isimli son öyküde ise Vinge'in Gök Günlükleri romanının temelini oluşturan bir hikaye kullanılmıştır.

Ray Bradbury – Ertelenen Aşk

Ertelenen Aşk Kitap Kapağı Ertelenen Aşk
Ray Bradbury
25

Yesilkentteki yaz okuluna Ann Taylorın öğretmen olarak atandığı haftaydı. Genç kadın yirmi dördünden henüz gün almıstı o yaz... Bob Spauldingsse bıyıkları bile terlememis on dörtlük bir delikanlıydı.

Aradan bunca yıl geçtikten sonra bile herkes hatırlıyor, Ann Tayloru.

Öğrencilerin sabah gelirken ona vermek için kır çiçekleri topladıkları, elmalar, portakallar getirdikleri, karatahtayı pırıl pırıl etmek için yarıstıkları, coğrafya dersinin haritalarını asabilmek için saç basa sille tokat dövüstükleri bir kadındı. Batmak için onun eve dönmesini beklerdi günes... Son gölge oyunlarını onun yüzünde oynardı. Temmuz sıcağına yürek ferahlatan bir serinlik, kıs soğuğuna insanın iliklerini ısıtan bir sıcaklık verirdi sanki... ıınsanlar ne zaman bir değisiklik isteseler, Ann Tayloru karsılarında bulurlardı. Gittiği, duyduğu yerden öylesine farklılasırdı ki, hemen göze batıverirdi . ıısteseniz de kaçıramazdınız onu gözden...

Bob Spauldingsse hazan yaprakları için Fareli Köyün Kavalcısıydı sanki. Yalnız olmak için yaratılmıstı. Ağaç tepelerinde uğuldayan rüzgarın arasından sesi gelir, bir kestane ağacının altında dünyayı yüreğinden dıslamıs olarak saatlerce oturur, kitaplarının üstünde cirit atan karıncalara aldırmadan kitabını okur, babaannesinin evinin terasında tek basına bir satranç tahtasıyla  oyalandığı çok olurdu. Değil, yaşıtlarıyla, kimseyle birlikte göremezdiniz onu...

Okul odasının kapısından adımını ilk attığı andan itibaren öğrenciler ilgiyle izlemişlerdi Ann Tayloru... Genç kadın karatahtaya ilerleyip adını yazdığında çıt çıkmamış kıl kıpırdatmamışlardı.