Aziz Nesin – Bir Sürgünün Anıları

Bir Sürgünün Anıları Kitap Kapağı Bir Sürgünün Anıları
Aziz Nesin
Nesin Yayınevi
198

"Biz geçiyoruz.

– Geliyor, geliyor!.. diye sesler duyuldu. Artık kim geliyor, kimi bekliyorlar bilemem... Tam Halkevi önüne gelince bir alkış da bize tuttular. Biz, alkışın da verdiği kuvvet ve coşkuyla, ortada ben, sağımda solumda iki candarma, uygun adımla boydan boya asfaltı geçtik, köprü başına geldik... Kalçadan adım çıkarmaktan yorulmuşum. Sıkıntıdan mı, coşkunluktan mı, sırtımdan kuyruk sokumuma doğru terlerin sızdığını duyumsadım.

Candarmalardan biri,

– İyi geçtik... dedi.

Öbürü:

– İyi geçtik... diye tekrarladı.

Sonradan, o gün Bursa’da, Halkevlerinin kuruluşunun bilmem kaçıncı yılının kutlandığını öğrendim. Bursalılar toplanmışlar, Ankara’dan gelecek büyük birini bekliyorlarmış, gelmemiş. İsterse gelsin. Ankara’dan o gelmediyse, Istanbul’dan ben geldim.

Bursa’ya girişim, pek anlı şanlı oldu doğrusu."

Önder Şuşoğlu & Emrullah Erdinç – Etiler Koğuşu

Etiler Koğuşu Kitap Kapağı Etiler Koğuşu
Önder Şuşoğlu & Emrullah Erdinç
Alfa Yayıncılık
273

...ve uyuşturucu denen illetin insandan çaldığı en önemli şey de zaman...
Bu kadar "paha biçilmez" bir varlığa saldıran; bu kadar yüksek bir değeri, "zaman"ı yok eden bir silah ucuza satılır mı hiç?
Yaşadığınız zamanın değerini bilin! Uyuşturmayın hayatı!..
- Ali Kırca-

"...halka mal olmuş sanatçı olduğumdan ortamın ahengini bozmamak için kokain içtim... Zaman zaman da İstanbul'da konserlerden önce ve sonra kokain kullandım..."
Tırnak içindeki bu cümle elinizdeki "Etiler Koğuşu"ndan... Ve sözler İbrahim Tatlıses'e ait... "Etiler Koğuşu"nda ibretle okuyacağınız buna benzer birçok ifade bulacaksınız...
- Mehmet Tezkan-

Türkiye'de uyuşturucu konusunu nihayet birisi ciddiye aldı...
Bu kitabın, içindeki fevkalade tanıdık isimleri belgelerle anlatan bölümlerini ilgiyle okuyacağınız kesin.
Okurken dehşet duyacaksınız...
- Hıncal Uluç-

Size öğüt verecek değilim, çünkü öğüt sevmezsiniz. Bilirim, çünkü gençliğimde ben de sevmezdim. Ama şunu söyleyeceğim: İçkinin ve sigaranın vardır ama uyuşturucunun geriye dönüşü yoktur... İlk adım, aynı zamanda son adımdır."
- Engin Ardıç-

...yanına sokulup "bir defayla bir şey olmaz" diyenlere kanma... Çünkü her şey "bir defa"yla başlar.
- Rauf Tamer-

Mehmet Kartal – Suçun Piçi

Suçun Piçi Kitap Kapağı Suçun Piçi
Mehmet Kartal
Era Yayıncılık
159

Düşmek, kötü anlamda iki durumun tarifi için kullanılır: Kötü yola düşmek - sokağa düşmek. Birazdan okuyacağınız ise yalnızca bir düşme hikâyesi değil, aynı zamanda kötü kader ve talihsizliklere bıçak çekerek var olma hikâyesidir. Su testisi su yolundan kaçmak istese de yol onu sürükler. Yolda durmakla yolcu olmak arasındaki karamsarlıklardan hoşlanmaz Abimiz Mehmet Kartal.

Şahin Uruk – Kadıköy Felsefesine Giriş

Kadıköy Felsefesine Giriş Kitap Kapağı Kadıköy Felsefesine Giriş
Şahin Uruk
Phoenix Yayınları
126

Açık Hava'da Bob Dylan konseri, Akmar Pasajı, Otostop, Fanziler, "uzun saç", Beatles, Pink Floyd, Çubuk Kraker, Bodrum, Moğollar, ölmek, Erol Taş, Zen Kaçıklar, şorşak, ölü atlar, the Doors, şarap, San Francisco, LP, Sultanahmet, proteo, Beyoğlu...
"Çok yürümüştüm. Herhalde yürüyerek gidebileceğimi düşünmüştüm."

Mahmut Memduh Uyan – Ben Bir İnsanım

Ben Bir İnsanım Kitap Kapağı Ben Bir İnsanım
Mahmut Memduh Uyan
Alter Yayınları
78

Her yanım titriyor,engelleyemiyorum...
Ama içim gülüyor...
Her türlü işkenceye karşı direnecektim..
Ah insanlık...
Gelin,görün insanlığı nasıl katlediyorlar...
Yirminci yüzyıl sonunda neler yapılıyor insanlara,ah insanlık...
İnsanlığa,topluma sevgim sonsuz artıyor...
İnsanlık için,insan olabilmek için,insanlık onuru için işkenceye direnmek gerek,diyorum...
Ben bir insanım,diyorum...
Ben bir insanım...
Ben bir insanım ey işkenceciler...
Ben bir insanım...

Yaşar Ayaşlı – Adressiz Sorgular

Adressiz Sorgular Kitap Kapağı Adressiz Sorgular
Yaşar Ayaşlı
Yurt Kitap Yayın
504

Ne var ki işkencede direnişin bir de öbür yüzü vardır: İşkencecilerin silahları ve güçleri ne olursa olsun, isterse tanklarıyla toplarıyla bire karşı yüzbin olsunlar, mücadelenin sonucu yalnızca senin elindedir.

Werner Herzog – Buzda Yürüyüş

Buzda Yürüyüş: Münih - Paris (23 Kasım - 14 Aralık 1974) Kitap Kapağı Buzda Yürüyüş: Münih - Paris (23 Kasım - 14 Aralık 1974)
Werner Herzog
Jaguar Kitap
106

Sadece kült filmleriyle değil, yaşamı ve düşünceleriyle de sıra dışı bir isim olan Werner Herzog'dan benzersiz bir tecrübenin kitabı: Buzda Yürüyüş.

1974 yılının kasım ayında, geçen yüzyılın en önemli sinema eleştirmenlerinden yakın arkadaşı Lotte Eisner'in Paris'te hasta yatağında ölmek üzere olduğu haberini alınca şöyle der Herzog: Olamaz, dedim, şimdi ölemez, Alman sineması şu an onsuz yapamaz, bu önemli kadının ölmesine izin veremeyiz. Herzog, oraya yürüyerek giderse Eisner'in ölmeyeceğine, iyileşeceğine dair çılgınca bir inançla Münih'ten yola koyulur. Bir sırt çantası ile çıktığı bu yolculukta köylerden, tarlalardan, dağ yollarından kar buz içinde geçerken karşılaştıklarını kendisine has üslubu ile kâğıda aktarır. Yolda gördüklerini anlatırken aslında yaşam, ölüm ve dünya hakkında âdeta kısa ve kesik, ama derin bir konuşma yapar kendisiyle. 1982 yılında Lotte Eisner'in Helmut Kautner Ödülü alması üzerine yaptığı konuşmayı da sonuna eklediğimiz Buzda Yürüyüş, iyi bir yönetmenin gözünden, buz üstünde bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını.

"Brienne'e varır varmaz insanlar birden saklanmaya başladılar, sadece ufak bir bakkal yanlışlıkla açık kaldı. Sonra o da kapandı ve o zamandan beri kasaba ölüme terkedildi. Bu kasabanın üstünde işlenmiş demir parmaklıklarla heybetli bir kale duruyor: Tımarhane. Bugün kendi kendime "Orman," dedim sık sık, hakikat bizzat ormanın içinde geziniyor."