Stanislasvki – Bir Aktör Hazırlanıyor
Sanat , Tiyatro / 5 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Bir Aktör Hazırlanıyor Yazarı: Stanislasvki Yayınevi: Papirüs Yayınevi Çağdaş Tiyatronun doğuşundan beri biriken uydurma, doğa dışı, tiyatromsu, aşınmış, basmakalıp bir çok sahne alışkanlığı, artık yaralılıklarını yitirmiş durumdadır ve yeni sanatın coşkulu bir şekilde yol alabilmesi için bu alışkanlıklar aşılmalıdır. Bunu başarabilmesi içinde doğanın yetenekle donattığı aktörlerle yönetmenlerin, bir düzen altında eğitilmeleri gerekir. Eğitimsiz yetenek ne işe yarar?Bir insandan gerçek bir aktör, gerçek bir yönetmen, iyi bir piyes yazarı hatta iyi bir seyirci yaratmanın yolu, eğitimin tornasından geçmelidir. İşte bu kitapta Stanislavsky, soylu bir tiyatroyu hedefleyerek, sahnenin ve salonun yaratıcı ve yardımcı öğelerinin iç yüzünü, zengin deneyimlerinin ve bilgi birikiminim ışığında, romanımsı bir biçimde aktarıyor. Ünlü, ünsüz tüm aktör, aktrist ve yönetmenlerin bu kitaptan, gereği kadar yaralanabileceklerini umuyoruz.

Amin Maalouf – Adriana Mater
Tiyatro / 26 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Adriana Mater Yazarı: Amin Maalouf Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları Amin Maalouf’dan yeni bir kitap… Maalouf’un Uzaktan Aşk’tan sonraki ikinci librettosu Adriana Mater. Maalouf bu operayı Opéra de Paris’nin isteği üzerine kaleme almış. Adriana Mater, yer ve zaman belirtilmemiş ama 20. yüzyıl sonlarında Balkanlar’ın durumunu çağrıştıran, iç savaşın yaşandığı bir ülkede geçiyor. Genç bir kadın olan Adriana tecavüze uğrar ve hamile kalır, ama çocuğunu aldırmayı kabul etmez: “Onun çocuğu değil bu Refka, benim çocuğum ve bana benzeyecek” diye cevap verir kız kardeşine. Bu varlık iki kanı birlikte taşıyacaktır: Kurbanınki ve celladınki. Oğlu Yonas büyüdüğünde, bir gün, şehri terk etmiş olan doğurucusunun şehre geri geldiğini öğrenir ve onu öldürmeye yemin eder. “O adam ölmeyi hak ediyordu, ama sen, oğlum, öldürmeyi hak etmiyordun” diye cevap verir Adriana, Yonas’a. Amin Maalouf, bize sık sık Ortadoğu’yu ya da Balkanları anımsatan bir coğrafyada, savaşın yaşandığı bir ülkede, düşmanlığın ve yabancılığın eşiğinde, tükenmekte olan bir dünyanın eğretilemesini sunuyor. Maalouf’un Uzaktan Aşk’tan sonra ikinci librettosu olan Adriana Mater (Ana Adriana), bir yandan insanoğlunun unutulmaz trajedilerine ışık tutarken, öte yandan insanoğlunun bilmeyen soru(n)larını ortaya koyuyor: Kıyam çağında yaşama tutunabilir miyiz? Her ne olursa olsun bağışlamak, cesaret midir yoksa korkaklık mı?

Amin Maalouf – Uzaktan Aşk
Tiyatro / 26 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Uzaktan Aşk Yazarı: Amin Maalouf Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları XII. yüzyılda, Akitanya’dayız… Soylu bir ozan, Jaufre Rudel, zevk ve eğlenceye doymuş, böylesi yaşam sürmekten bıkmış; uzak, arı ve sonsuz bir aşkı düşlüyor… Kusursuz, düşsel bir kadını anlatıyor dizelerinde. Ve günün birinde, denizler ötesinden gelen Gezgin, bu imgenin gerçekten yaşadığını haber veriyor ona. Çılgına dönen ozanın “Uzaktan Aşk”ını arayışı böyle başlıyor. Daha önce birçok Avrupa ülkesinde gösterimi yapılan ve bu yıl ABD’de de gösterime girecek Uzaktan Aşk operasının liberttosunda, Maalouf, amacına ulaşmadan yitip giden bir sanatçı yaşamının eğertilmesini sunarken, yolculuk, sürgün, Tanrı, kimlik ve aidiyet izlekleri çevresinde biçimlenen ve yine Batı’dan Doğu’ya uzanan o dokunaklı aşk ve ölüm masallarından birini anlatıyor.

Behçet Necatigil – Ertuğrul Faciası
Tiyatro / 26 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Ertuğrul Faciası Yazarı: Behçet Necatigil Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin büyük ustası, Behçet Necatigil, örneğine pek rastlanmayan, her biri inceliklerle örülü ‘Radyo Oyunları’da kaleme getirmişti.”1 Kasım 1973 Perşembe” günü tamamlanmış “Ertuğrul Faciası”, aynı adla denizcilik tarihine geçmiş korkunç bir kazadan yola çıkarak, batış yıllarında yeni çevrenlere açılmak isteyen osmanlı İmparatorluğu insanını gündeminde barındırır. Unutulmuş şair Ali Ruhi’nin “Ertuğrul Firkateyni”yle Japonya’ya ulaşamamış yolculuğunu odak alan Ertuğrul Faciası, Necatigil’in Eşsiz Türkçe’siyle, Metafizik göndermelerin başı çektiği, dirim ve ölüm izleklerinde, 6 bölümlük, göz kamaştırıcı bir radyo oyunudur.

Johann Wolfgang Goethe – Faust
Tiyatro / 26 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Faust Yazarı: Johann Wolfgang Goethe Yayınevi: Doğu Batı Yayınları Önce halk efsanelerinde, adı meçhule karışmış ozanlar söylediler bu ateşin hikayeyi. Sonra edebiyatçılar keşfettiler, eski kroniklerin içinde ilginç öyküler ararlarken. Kimler kalemini sivriltmedi ki şeytanla insanın gizli mukavelesini ademoğluna fısıldamak için. Ama içlerinde en ölümsüz olanı, müjdeyi ve lâneti tüm ruhları sarsarcasına haykıranı, Goethe’nin Faust’uydu. Faust, modernitenin trajedisini haber veren ilk büyük yapıt oldu. Kimin kazandığı ve kimin kimi kandırdığı belli olmayan bir irade savaşıydı anlatılan. Hikâyenin özeti şuydu: Şeytan Tanrı’ya meydan okudu, savaşın sonunu bile bile. Çünkü yaratılış öyküsünü bilmeyen melek olamazdı. Lâkin kendi öyküsünü unutan insan devreye girdiğinde bu meydan okuma, büyük bir soru işaretine dönüştü. Belki şeytan için değil, ama kesinlikle insan için… Şeytan bir soru işareti, ruh bir soru işareti, insan: ardı sıra dizili soru işaretleri… Ve insanın yeryüzündeki devr-i daimi başladığı anda, ruhun üzerine yapılan pazarlıklar ve olası mukavelelerin de dönemi açıldı. Bu mukaveleden habersiz bir ademoğlu olmadı. O, her zaman, pazarlığın bir tarafıydı. Belki de bu yüzden, kendini okumak isteyen herkes pür dikkat, kulak kesildi bu hikayeye: ”Kimdir Faust? Şeytan’a mı verdi ruhunu? Nasıl bir sözleşmeydi bu? Kendimizi başkalarından dinlemek, en sevdiğimiz mesleğimiz değil midir? O halde herkesin vâkıf olduğu bir temayı,…

Necip Fazıl Kısakürek – Reis Bey
Tiyatro / 20 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Reis Bey Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek Yayınevi: Büyük Doğu Yayınları 1948’den 1960 yılına kadar geçen sürede tiyatro eseri kaleme almayan Necip Fazıl, 1960 ihtilaliyle girdiği hapiste, üç piyes yazmıştır: Ahşap Konak, Kumandan ve Reis Bey. Piyesin ana karakteri Reis Bey, bir ağır ceza reisidir. Ömrü otel odalarında geçmiş, yapyalnız ve tuhaf bir adam. Taş kalpli bir kanun tatbikçisi… Onun nazarında merhamet, idamlık bir suçtur ve “cemiyette bir ferdi korumak için bin kişiye idam gömleği giydirmekten kaçınmamalıdır.” Günün birinde, annesini öldürdüğü iddiasıyla huzuruna çıkarılan bir gencin idamına karar verir. Artık olaylar çok farklı gelişecek ve Reis Bey’in buz gibi iç dünyası müthiş bir sarsıntiyle yerle bir olacaktır. (Yazıldığı tarih: 1960)

Necip Fazıl Kısakürek – Bir Adam Yaratmak
Psikoloji , Tiyatro / 20 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Bir Adam Yaratmak Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek Yayınevi: Büyük Doğu Yayınları Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı… İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır. (Eserin tamamlandığı tarih: 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı…)

Sophokles – Kral Oidipus
Tiyatro / 19 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Kral Oidipus Yazarı: Sophokles Yayınevi: Bordo Siyah Yayınları Sophokles (MO 495-406): Yunan tragedyasinin en onemli yazarlari arasinda adi ilkonce hatirlanan Sophokles, konulari isleyisi ve oyundaki karakterleri canlandirilmakta ustaligiyla ayri bir yere sahiptir. Tiyatro teknigini gelistirmis, diyaloglara, dekor ve kostume onem vermistir. Tragedyalarinda donemin yazarlarinda rastlanmayan derli toplu bir ic yapi gorulur. Eserlerinde yazgi sorununu her zaman on planda tutar. Katildigi yarismalarda yirmiden fazla odul almistir. Yuz yirmi uc tragedya yazan Sophokles’in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhis Kadinlari, Philoktetes, Oidipus Kolonos’ta gunumuze ulasabilmistir.

Sophokles – Elektra
Tiyatro / 19 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Elektra Yazarı: Sophokles Yayınevi: Bordo Siyah Yayınları Klasik Yunan tragedyalarının olduğu gibi “Elektra” tragedyasının seyircisi de, kraliçe Klytaimnestra’nın, donanmasından rüzgarı esirgeyen tanrılara öz kızı Iphigenia’yı kurban eden Agememnon’dan korkunç bir intikam aldığını ve sonrasını bilmekteydi…

Tom Stoppard – Toplu Oyunları 2
Tiyatro / 11 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Toplu Oyunları 2: Aşkın İcadı / Akrobatlar / Hapgood / Merdivenden İnen Sanatçı / Kasti Faul Yazarı: Tom Stoppard Yayınevi: Dost Kitabevi Sayfa Sayısı: 422 “Sözcüklerin ve zeka oyunlarının balesini yapan”, çağdaş tiyatronun en entelektüel yazarı Stoppard, yalnız tiyatronun değil, edebiyatın ve tüm sanat biçimlerinin mirasını yapıtlarında ustalıkla değerlendirmiştir. Onun oyunları sanata yapılan bir övgü ve kutsama gibidir. Bir ‘parodi‘ ustası olan Stoppard‘ın konularını Shakespeare, Joyce, Wilde gibi ünlü yazarlardan aldığını; Beckett, Osborne, Albee, Pirandello, Shaw, Shelly gibi birçok yazardan alıntılar yaptığını ve birçok esere göndermelerde bulunduğunu görürüz. Bu yönüyle Stoppard‘ın oyunları çözülmesi çok eğlenceli üst düzey bir bulmaca gibidir. Eleştirmenler tarafından teknik virtüöz olarak değerlendirilen Stoppard‘ı tanımanın, tiyatroyla uğraşan herkese olduğu kadar edebiyat-tiyatro, felsefe-tiyatro, fizik-tiyatro ilişkileri açısından oluşturduğu sentez itibarıyla tüm okurlara çok yararlı olacağını ve zevkli bir deneyim yaşatacağını düşünüyoruz.

Sam Shepard – Aç Sınıfın Laneti
Tiyatro / 9 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Aç Sınıfın Laneti Yazarı: Sam Shepard Yayınevi: Remzi Kitabevi Sayfa Sayısı: 110 “Sanki ben okyanustamışım, onlar da keşif uçusuna çıkmış, üstümden uçuyorlar. Beni gözlüyorlar, salınıyorlar yukardan. Düşman da ben. Çevremdeki boşluğu içimde duyuyordum, kocaman, kapkara bir dünya gibi. Hayvanmışım gibi dinledim çevreyi Korku içinde. Ses korkusu. Gerilmiştim. Sanki her an bir şey istila edecek beni. Bir yabancı. Tarifi imkansız bir şey.” “Hiçbir şeyin değişmediğini değişmeyeceğini gördükçe bunalıyordum. Her sabah, her şey, hep aynı. Dışarlarda bir şey bulacağıma inanmıştım. Parçalardan bir bütün kurmaya çalıştım hep. Geçişler vardı ya… Geçişleri kavrayamadım bir türlü. Doğuyordun, büyüyorsun, bombalar atıyorsun, çocukların oluyor, barlara dadanıyordun… sonra da bu. Bi yerde her şey üstüme üstüme geldi. Hepsi üstüme yıkıldı. Hep dışarlarda aradım. Aslında aradığım şey burada, bu evdeymiş.”

Vaclav Havel – Görüşme Kutlama Çağrı
Tiyatro / 9 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Görüşme Kutlama Çağrı Yazarı: Vaclav Havel Yayınevi: Remzi Kitabevi Sayfa Sayısı: 109 ‘-Siz, tüm aydınlar! Soylular ve efendiler! Bol bol nutuk atarsınız ama tehlikeye düşmeksiniz, dokunulmazlığınız vardır sizin. Nasıl olursa olsun, sizinle ilgilenirler. İşin içinden sıyrılırsınız hep. Sizler, sepetin üstündekilersiniz… dipte olsanız bile. Bu arada sıradan insan, basit adam tanrının günü bok temizlemek için kıçını yırtar, onu dinleyen kim? Bütün dünya üstüne pisler, iter-kakar, coplar, ağzına sıçar! Hayat mı ulan bu? Yolun tam sonuna gelmişken, ilke sahibi değil diye onu eleştiren bir soylu ile karşılaşır! (…) Siz ne hinoğlu hinsiniz! ilkeleriniz ve inançlarınız! Tabii… gözbebeğinizdir onlar. Onları yerki yerine oturtursunuz, satarsınız, pahalıya mal edersiniz, ama eninde sonunda sayelerinde yaşarsınız. Ben neyim bütün bunlerın içinde biliyor musun? Sizin ilkelerinizi savunmak için kıçına tekme yiyen avanak! Daha başlarken şansım yok benim, sizinse her zaman arta kalan bir şansınız var.”

Mark Ravenhill – Alışveriş ve Sikiş
Tiyatro / 3 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Alışveriş ve Sikiş Yazarı: Mark Ravenhill Yayınevi: Altıkırkbeş Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Ülkemizin in yer- face tek oluşumu DOT tarafından da tiyatroda sahnelenen, Mark Ravenhillin ALIŞVERİŞ ve S*KİŞ kitabı çok yakında ALTIKIRKBEŞ YAYINlarından çıkıyor! Mark Ravenhill, yeni dalga İngiliz hareketinin kabulünün tam bir kanıtı! Haziran 1966 doğumlu metin yazarı, daha 10 yaşındayken mesleğiyle haşır-neşir olmaya başlıyor. İlk metnini 13 yaşında kaleme alıyor. Bristol Üniversitesinde İngiliz dili ve edebiyatı ve tiyatro okuyor. Oyunculuk da karar kılsa da kısa bir süre sonra bu işi başkalarının daha iyi yaptığına karar verip yazmaya odaklanıyor. Genellikle 90 kültürünün başlangıç noktasının yazarları ve eserleriyle ilgilenmeye başlıyor. Daha doğrusu hareket ve esin noktası bu oluyor. Douglas Coupland, Bret Easton Ellis, Tama Janowitz, Jay McInerney, Bu kuşağın en önemli en popüler yazarları, doğal olarak Ravenhillin de ilk saydığı isimler. Yazar, bu kuşağın eserlerinin ortada müdahale edilemeyen ahlaki boşluğu çok iyi yakaladıklarını düşünmeye başlıyor ve bir anlamda kendi dünya görüşünü de dile getirdiklerini fark ediyor. Alışveriş ve S*kişi kaleme almaya başladığında henüz ne Trainspottingi okumuş ne de her hangi bir Tarantino filmini izlemişti. Şayet aradığınız şey SKANDAL ise bu kitabın adı bile size yetecektir: ALIŞVERİŞ ve S*KİŞ. Oysa elimizde çok derin ve yaşadığımız çağın tüm realitesini…