Yaver Suphi Bey – Enver Paşa’nın Son Günleri

Enver Paşa'nın Son Günleri Kitap Kapağı Enver Paşa'nın Son Günleri
Yaver Suphi Bey
Çatı Kitapları
304

Enver Paşa'nın son günlerinde yanında bulunan yaveri Suphi Bey'in hatıraları..

Bir serseri kurşun tam kalbi üzerine isabet etti. Bu kurşun nereden gelmişti. Nasıl olmuştu, o kadar yakından ve tam hedefine isabet eden kurşun az bulunur.
Enver Paşa, arkasındaki kaput altından geçerek kalbinin tam üzerine isabet eden bu kurşunu yediği zaman birdenbire şaşırdı.
- Ay! diyebildi.
Parlak gözleri birdenbire karardı ve bir heykel gibi yere yıkılıverdi.
Yerde upuzun yatan Paşa'nın dudakları sapsarı oldu. Güzel yüzü birdenbire beyazlaştı ve uzun kirpikli gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı.
Sarı dudakları biraz büzüldü, sonra gülümsüyor gibi açıldı. Ve ağzından iki damla kan beyaz çenesinin üzerine doğru döküldü ve sönen parlak gözleri tamamıyla kapandı. Herkes sustu, bütün harp meydanı sustu ve birkaç tarih sayfası sükût içinde kapandı.

Yılmaz Öztuna – Bir Darbenin Anatomisi

Bir Darbenin Anatomisi Kitap Kapağı Bir Darbenin Anatomisi
Yılmaz Öztuna
Ötüken Neşriyat
408

Türk tarihçiliğinin en verimli kalemlerinden Yılmaz Öztuna, artık bir klasik sayılan Bir Darbenin Anatomisi kitabında Sultan Abdülaziz Hân’ın devletin önde gelen idarecileri tarafından bir darbeyle tahtan indirilişini, ailesiyle birlikte hapsedilişini ve acımasızca katledilişini dönemin önemli şahsiyetlerinin şahitliklerine başvurarak en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Darbeye iştirak eden devlet ricalinin kimlerden oluştuğunu, bunların devlet içinde hangi görevleri yaptıklarını ve bulundukları makamlara nasıl geldiklerini hayat hikâyeleriyle birlikte sunuyor. Bunun dışında, Sultan Abdülaziz Hân’ın yerine tahta geçirilen Sultan V. Murad’ın aklî dengesini nasıl yitirdiğini, toplumun darbecilere nasıl tepki verdiğini, devleti tam 33 yıl idare edecek Sultan II. Abdülhamid Hân’ın tahta nasıl geçtiğini ve darbecilerle tek tek nasıl hesaplaştığını gösteriyor. Yılmaz Öztuna, her zamanki o renkli üslûbu ve hiçbir önemli olayı dışarda bırakmayan titizliğiyle Türk tarihinin, tesirleri bugüne kadar ulaşan bu en netameli dönemlerinden birini olanca çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Joseph V. Hammer – Büyük Osmanlı Tarihi (18. Cilt Tam Metin)

Büyük Osmanlı Tarihi (18. Cilt Tam Metin) Kitap Kapağı Büyük Osmanlı Tarihi (18. Cilt Tam Metin)
Joseph V. Hammer
Üçdal Neşriyat
6296

Avusturyalı Von Hammer Purgstall, büyük zorluklar içinde otuz yılda topladığı kaynaklara dayanan ve geniş bilgisi ile, daha önemlisi, tarafsızlıktan ayrılmadan büyük bir eser meydana getirmiştir.
Çeşitli dillerde yazılmış olan Osmanlı Tarihlerinin en mükemmeli ve en muteberinin "Hammer Tarihi" olduğu üzerinde ittifak edilmiştir.

Gerek yabancı dilde, gerekse Türkçe|de yazılmış olan Osmanlı Tarihlerinin en önemli kaynağı "Hammer" olmuştur.

Hammer, eserini Almanca yazmıştır. Almanca aslı on cilddir. Fransızca|ya onsekiz cilt halinde tercüme edilmiştir.

Biz de eseri onsekiz cild halinde neşredeceğiz. Tamamlama fırsatını bize bahşetmesi için Cenab-ı Mevla'ya niyaz ediyor, ilim erbabının, kültür ve Tarih dostlarının teşviklerini bekliyoruz...

M. Murat Baskıcı – Bizans Döneminde Anadolu

Bizans Döneminde Anadolu: İktisadi ve Sosyal Yapı (900-1261) Kitap Kapağı Bizans Döneminde Anadolu: İktisadi ve Sosyal Yapı (900-1261)
M. Murat Baskıcı
Phoenix Yayınevi
288

Anadolu Selçuklu ve erken dönem Osmanlı tarihini anlamlandırabilmek için bu devletlerin kendi tarihleri kadar Bizans İmparatorluğu tarihine de bakılması gerekmektedir. Elinizdeki çalışma, Türk kökenli hanedanların -yönetici kadroların- tarihinin başladığı 11. yüzyılda ve sonrasında Anadolu'da ne türden bir iktisadi-sosyal yapı bulunduğunu ve hâkim yerel nüfusun nasıl bir dünya görüşüne sahip olduğunu anlamaya yönelik olmak üzere ülkemizdeki tarih araştırmalarına küçük bir katkı niteliğindedir. Bizans tarihine aşina olmanın Osmanlı İmparatorluğu'nun pek çok meselesini daha kolay anlamlandırmayı sağlaya- cağını, okuyucular rahatlıkla görebilecektir.

Ernest Volkman – Casusluk

Casusluk Kitap Kapağı Casusluk
Ernest Volkman
Tual Yayınları
368

Casusluk ve istihbarat ile ilgili bu kitap kesinlikle geniş bir okuyucu kitlesini memnun edecek. Anlattığı 23 tane inanılmaz, şaşırtıcı ve önemli olayla sizi tarihin seyrini değiştiren en önemli casusluk operasyonlarının sırlarını keşfetmeye çıkarmaktadır. Dünyanın dört bir tarafında yaşanan bu esrarengiz operasyonlar, istihbarat örgütleri hakkında da ilk ve önemli tarihi tespitleri içermektedir. Tespit edilen bu gerçeklerin çoğu da gün yüzüne çıkmayan gerçeklerdir.

İngilizlerin şifreli Alman haberleşme sistemini çözerek müttefikleri Hitler''in askeri planları hakkında önceden uyardıkları ULTRA Operasyonu''ndan, değiştirilmiş posta pullarıyla Almanların moralini çökertme yolları arayan ve ''Cornflakes'' adı verilen OSS Operasyonu''na (aslında hiçbir şey uğruna çok geniş kaynakları kullanan tamamen çılgınca bir istihbarat girişimi) kadar bir çok inanılması güç operasyonlardan oluşuyor. Müttefiklerin, Almanları, Normandiya çıkarmasının sahte bir saldırı olduğuna inandırmalarını; Pearl Harbor''daki istihbarat faciasını; Walker ailesinin casus çemberini; CIA ile KGB arasındaki ''Köstebek Savaşları''nı ve birçok 20.yüzyıldaki inanılmaz casusluk operasyonları ve hilelerini olayların içinde yer alırcasına okuma fırsatı veriyor.

Ernst Werner – Büyük Bir Devletin Doğuşu: Osmanlılar (1300-1481)

Büyük Bir Devletin Doğuşu: Osmanlılar (1300-1481) Kitap Kapağı Büyük Bir Devletin Doğuşu: Osmanlılar (1300-1481)
Ernst Werner
Yordam Kitap
496

İmparatorlukların doğuşu tarih-yazıcılığının çekici, fakat bir o kadar da gizemli ve zor konularından biri olagelmiştir. Bu zorluk, Batı'da önyargılarla dolu bir araştırma alanı olan "Osmanlı İmparatorluğu" söz konusu olunca daha da artmaktadır. Aşağılayıcı, şoven dürtüler tarih çalışmalarını nesnellikten uzaklaştırmakta, "barbar, kanlı, fanatik, cahil" gibi nitelemeler tarih-yazıcılığını daha baştan sakatlamaktadır. Tek yanlı, yüzeysel ve övgücü Türk tarih-yazıcılığı da aynı şekilde sakatlayıcı bir etkiye sahiptir.

Peki, Namık Kemal'in "Cihângirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten" diye özetlediği Osmanlı İmparatorluğu'nun oluşum süreci nasıl ele alınmalıdır? "Osmanlıları tarihin bütünlüğü içindeki yerine oturtmak" hedefiyle yola çıkan Werner'in Büyük Bir Devletin Doğuşu eseri, olumlu bir örnek oluşturuyor. Yazar, küçümseyiciliğe veya övgücülüğe kapıları kapatan nesnel bir anlayışla, tarihî maddeci yaklaşımla Osmanlı Devleti'nin ve Türk feodalizminin ortayı çıkışı ve gelişimini inceliyor. Werner, siyasi tarihçiliğin çoğu kez içinde kaybolduğu anlamsız saray entrikalarını bir yana bırakarak, Osmanlı Devleti'nin kuruluş sorununa bir "sınıflaşma süreci" ve bu sürecin yarattığı "üretim biçimi" bağlamında yaklaşıyor.

Werner, kitabında sadece Osmanlılarda feodalleşme sürecini ortaya koymakla kalmıyor; bu sürecin yarattığı sömürüye karşı halk direncini ve köylü ayaklanmalarını da anlatıyor. Yazara göre, "Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa isyanı tüm Türkiye tarihinin en önemli olayı"dır.

"Werner'in (günümüzde unutulmuş görünen) bazı gerçekleri bizlere yeniden hatırlatan bu eseri geçmişimize ilgi duyan herkesin kitaplığında yer almayı hak ediyor."
-Taner Timur-

Ali Kemal Meram – Padişah Anaları

Padişah Anaları: Ve 600 Yıl Bizi Yöneten Devşirmeler Kitap Kapağı Padişah Anaları: Ve 600 Yıl Bizi Yöneten Devşirmeler
Ali Kemal Meram
Toplumsal Dönüşüm Yayınları
560

"Osmanlı tarihi ile ilgili şimdiye kadar binlerce kitap yazıldı ve çizildi. Ne var ki, bunlardan sadece birkaçı, gerçeklere değindi. Çoğu kitap Osmanoğulları'ndan gelen hanedanın soy kökenine, kurdukları devletin akıl durduran, bir benzeri görülmedik çarpık düzenine değinmedi.

Anadolu'da kurulmuş Türk devletlerini tek tek ortadan kaldırarak tutsak aldıkları milyonlarca Türk'ü yüzyıllar boyu yağma ve talan savaşlarına sürüp onların kanları ve canları karşılığında çul çadırdan mermer saraylara kavuştuklarını açıklamadıkları gibi, özellikle "Fatih" diye anılan 2. Mehmet'in başlattığı Türk düşmanlığının 477 yıl sürdürüldüğünü açıklayan olmadı.

Türk soyundan gelen tek bir kişinin bile 477 yıl süresince, devlet yönetiminde yer almasına izin verilmediği bilinemedi.

Yıkılıncaya kadar devlet yönetiminin tutsak önme ve devşirme Hıristiyanlardan oluştuğunu hep gizlediler. Onları yalnız övdüler, yücelttiler. Eşsiz birer kahraman, benzersiz bilge kişiler olarak nitelediler. Özellikle, gerçekleri yansıtmamakta direnen okul kitapları ile Türk insanını kandırdılar.
Bu eserde şimdiye kadar gizlenen gerçekleri apaçık yazdım. Bir Türk yazar olarak ulusal görevimi yerine getirdiğime inanıyor ve Atatürk'ün ölümsüz ruhuna adıyorum."

Ali Kemal Meram