Turan Keskin – Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi

Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi: 16. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Kitap Kapağı Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi: 16. Yüzyıldan 20. Yüzyıla
Turan Keskin
Yordam Kitap
368

Sovyet Arap tarihçileri okulunun kurucusu olarak kabul edilen, önde gelen Arap tarihi uzmanlarından Vladimir Borisoviç Lutskiy'nin (1906-1962) kaleme aldığı Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi, Arapların sistematik bir tarihinin yazılmasına yönelik ilk girişimlerden biridir. Lutskiy bağımsız bir tarih disiplini olarak Arap ülkelerinin modern tarihi alanındaki eğitimine 1930'larda başladı. Kendisini tamamen konusuna adamış hevesli biri olarak, yeni yollar denemekten hiçbir zaman çekinmeyen yazar, haklı olarak Sovyet Arap tarihçileri okulunun kurucusu olarak kabul edilir.

Lutskiy, Arap ülkelerinin tarihinin 16. yüzyıldan 20. yüzyıl başındaki I. Dünya Savaşı'na kadar uzanan yaklaşık 500 yıllık bir dönemini ana hatlarıyla ele alır, nirengi noktalarını verir; Arap tarihini sistematikleştirir ve genelleştirir. Lutsky Marksist bir bakış açısıyla yazar. Avrupa devletlerinin sömürgeci politikalarını şiddetle eleştirir ve bu onların Doğu'daki varlıklarının bölgenin kaderi üzerindeki olumsuz etkisini ortaya koyar.

G.E.M. de Ste. Croix – Antik Yunan Dünyasında Sınıf Mücadelesi

Antik Yunan Dünyasında Sınıf Mücadelesi Kitap Kapağı Antik Yunan Dünyasında Sınıf Mücadelesi
G.E.M. de Ste. Croix
Yordam Kitap
880

Marksist İlkçağ tarihçisi Ste. Croix, bu anıtsal kitapta, Antik Yunan-Roma dünyasının Arkaik Çağ'dan Arap fetihlerine kadar olan yaklaşık 1000 yıllık tarihini sınıf mücadelelerine odaklanarak inceliyor.

Ste. Croix, kendisine Isaac Deutscher Ödülü'nü de kazandıran kitabının ilk kısmında Marksist tarih çözümlemesinin temel kategorileri olan sınıf, sömürü ve sınıf mücadelesi üzerinde durarak Marksizmin İlkçağ tarihi açısından anlamını tartışıyor. Ardından Antik Yunan ve Roma toplumlarındaki temel sınıf kategorilerini inceleyerek mülk sahibi sınıfla, köleler, köylüler ve ücretli emekçiler arasındaki sömürü ilişkilerinin ve bu ilişklierdeki dönüşümün canlı bir resmeni çiziyor.

Kitabın ikinci kısmıysa, Marksist tarih yönteminin farklı düzlemlerdeki sınıf mücadelesini nasıl açıklayabileceği üzerine zengin ve parlak bir denemeden oluşuyor. Yunan ve Roma toplumlarında sınıf mücadelesinin siyasi ve ideolojik düzlemlerde geçirdiği 1600 yıllık evrimi, epigrefik, edebî ve arkeolojik kanıtlara dayanarak tartışan kitap, antik dünyanın gerileme ve çöküşüne dair alternatif bir açıklama ile sona eriyor.

Marksizmin, sadece içinde geliştiği kapitalist toplumun hareket yasalarını ortaya çıkarabilecek bir kuramsal ve kavramsal çerçeve sunmakla kalmadığını, insanlım tarihinin uzun ve çok tartışmalı bir döneminin anlaşılmasını da sağladığını somut bir biçimde gösteren Ste. Croix'nın çalışması yalnızca İlkçağ tarihiyle ilgilenenler için değil, insanlık tarihinin daha genel sorularına cevap arayanlar için de vazgeçilmez bir eser.

"İlkçağ tarihi üzerine… en heyecan verici, kışkırtıcı ve meydan okuyan çalışmalardan biri." K. R. Bradley, American Journal of Philology

"Eşsiz… Antik dünyanın hikâyesini, aklında alt sınıfların çıkarlarını tutaram anlatmaya kalkışan, bir Batı dilinde bugüne dek kaleme alınmış tek eser." E. Badian, New York Review of Books

"Britanya tarih yazımında böylesi bir ölçekte yıllardır aşılamamış… nadir bir örnek." Robin Lane Fox, Financial Times

"İlkçağ tarihinde olduğu gibi sosyolojide de dönüm noktası… Uzun bir süre boyunca aşılamayacak." C. Slaughter, Sociological Review

"Okumayı öğretici olduğu kadar keyifli de kılan bir berraklık, dürüstlük ve açıklıkla yazılmış büyük bir bilimsel eser." Hugh Lloyd-Joes, Observer

"Hiçbir eleştirel değerlendirme, bu kitabın zenginlik ve özgünlüğünün hakkını teslim edemez."
-Geoffrey Barraclough, Guardian-

Leo Panitch Chibber – Bu Defaki Kriz

Bu Defaki Kriz Kitap Kapağı Bu Defaki Kriz
Leo Panitch Chibber
Yordam Kitap

Yılda bir kez yayınlanan saygın uluslararası Marksist dergi, bu sayısında krizi tartışıyor.
Sendikal kazanımların ve emekçilerin sosyal haklarının hedef alınacağı yeni bir kemer sıkma dönemine mi giriyoruz? Bu soru, Socialist Register 2011’in çıkış noktasını oluşturuyor. Sol ayakta kalmak istiyorsa, kriz hakkında siyasi ve ekonomik boyutları bir arada sunacak, ayakları yere basan değerlendirme ve çözümlemeler getirmek zorunda. Solun bu çabasına katkı olması amacıyla hazırlanan bu sayıda ele alınan konu başlıklarından bazıları şunlar:

  • Tarihsel ve kuramsal çerçevede “bu defaki kriz”
  • Bankalar ve türev ürünlerin küresel finansallaşmadaki rolü
  • ABD, İngiltere, Avrupa, Japonya ve Güney Afrika’da krizin yansımaları
  • Krizin işçi aileleri üzerinde yarattığı etkiler
  • Krizden çıkış stratejileri” ile neoliberalizmin yaşama döndürülüşü
  • Yunanistan, İrlanda, İngiltere ve ABD’de kemer sıkma politikalarına karşı direniş

Birbiriyle bağlantılı iki sayının ilki olarak hazırlanan bu sayıda, neoliberal kapitalizmi yeniden canlandırmaya yönelmiş “krizden çıkış stratejileri” hakkında eleştirel bakış açıları sunma, krizin emekçi sınıflar üzerindeki toplumsal ve siyasi etkilerini ele alma amacı güdülüyor.

Yazılarıyla katkıda bulunanlar:
Sam Ashman, Karl Beitel, Riccardo Bellofiore, Johanna Brenner, Dick Bryan, Noam Chomsky, Bryan Evans, Ben Fine, Julie Froud, Francesco Garibaldo, Sam Gindin, Joseph Halevi, Doug Henwood, Michael Moran, R. Taggart Murphy, Susan Newman, Adriana Nilsson, Hugo Radice, Mike Rafferty, Alfredo Saad-Filho, Anwar Shaikh, Susanne Soederberg, Karel Williams

Annelies Laschitza – Rosa Luxemburg

Rosa Luxemburg: Her Şeye Rağmen, Tutkuyla Yaşamak Kitap Kapağı Rosa Luxemburg: Her Şeye Rağmen, Tutkuyla Yaşamak
Annelies Laschitza
Yordam Kitap

Bu kitap, henüz lisedeyken yazdığı bir şiirde "bütün dertleri tokların vicdanına yüklemek istiyorum" diyen bir devrimcinin, doktor unvanlı bir iktisatçının, bir botanik ve edebiyat düşkününün, bir yazar ve militanın yaşamöyküsüdür. Polonyalı bir Yahudi ailesinden gelen Rosa Luxemburg, Birinci Dünya Savaşı ertesi Almanya'yı sarsan devrimci ayaklanmanın önde gelen figürlerinden biri oldu. Polonya sosyal demokrasisindeki ulusalcı eğilimlere, Almanya sosyal demokrasisi içindeki sosyal reformizme karşı tavizsiz mücadelesiyle öne çıktı. Birinci Dünya Savaşı'ndaki II. Enternasyonal ihanetine ve "vatan savunması" yalanlarına karşı, işçi sınıfını emperyalist savaşa karşı örgütlemeye çalıştı. Bolşevik devrimini büyük bir coşkuyla karşıladı; parti-kitle ilişkisi, sosyalist demokrasi gibi konularda Bolşevikleri eleştirdi. Ardında yüzlerce makale, onlarca kitap ve broşür, iktisat teorisinden ulusların kendi kaderini tayin hakkı sorununa kadar pek çok önemli teorik/politik tartışma ve zaman zaman karşıtlarını çileden çıkartan sert polemikler bıraktı. Rosa Luxemburg'un toplu eserlerini ve mektuplarını yayına hazırlamasıyla tanınan, aynı zamanda Margaret von Trotta'nın "Rosa Luxemburg" filmlerine de danışmanlık yapmış olan Prof. Annelies Laschitza'nın kaleme aldığı bu biyografi, yeni arşiv belgeleriyle zenginleşen en kapsamlı Rosa Luxemburg biyografisidir. Yazar kitabında, dünya ve devrim tarihinin bu gelgitli dönemine Rosa'nın penceresinden tanıklık ederken, okuyucuyu onun edebiyata, botaniğe, resme, müziğe derin ilgisi ve yeteneğiyle de tanıştırıyor. Kısacası, "hayat piyanosunda bütün parmaklarını kullanmak" isteyen bir devrimciyi anlatıyor.

Bertell Ollman – Yabancılaşma

Yabancılaşma Kitap Kapağı Yabancılaşma
Bertell Ollman
Yordam Kitap

Yetkin Marksist felsefeci Bertell Ollman, Diyalektiğin Dansı, Marksizme Sıra Dışı Bir Giriş ve Diyalektik Soruşturmalar'dan sonra, Yabancılaşma adlı klasik çalışmasıyla Türkiyeli okurlarla bir kez daha buluşuyor. Yabancılaşma, Marx'ın yabancılaşma kuramı üzerine yazılmış en sistemli ve özgün çalışmalardan biridir. Ollman bu kuramı, kuramı oluşturan unsurları tek tek inceleyerek yeniden inşa eder. Bu inşa sırasında insanın; ürünü, üretici etkinliği, hemcinsleri ve türüyle arasında Marx'ın kurduğu ilişkiler yeniden yorumlanır. Bu nedenle kitap sadece kapitalist toplumda yaşayan insanlara dair farklı bir bakış açısı sunmakla kalmaz; aynı zamanda Marx'ın insan anlayışı ve bu anlayışın temel bileşenlerinin detaylı bir analizini de içerir. Dahası Ollman, Marx'ı okurken karşımıza çıkan en büyük zorluklardan biri olan dil meselesiyle de ilgilenir. Bu kapsamlı incelemeyle, hem kapitalist toplumun hem de Marksizmin öteki bileşenlerinin başka bir gözle değerlendirilebileceği yeni bir konumlanma noktasına ulaşılır. Ollman, Marx'ın diyalektik yönteminin mantıksal temellerini oluşturan İçsel İlişkiler felsefesine özel bir önem atfeder. Kitabın bir bölümünü bu felsefenin ana hatlarını açıklamaya ayırır. Ardından, siyasi yabancılaşmayı Marx'ın devlet kuramı çerçevesinde ele alarak, İçsel İlişkiler felsefesinin Marx'ın birbiriyle çeliştiği söylenen düşüncelerin birleştirilmesinde nasıl kullanılabileceğini gösterir. Bu felsefeye yöneltilen eleştirileri de kitabın sonunda yanıtlar. Bu nedenle Yabancılaşma, kapitalist toplumda insanın yabancılaşmasının ötesine geçer; İçsel İlişkiler felsefesinin güçlü bir savunusuna dönüşür.