Orlin Sabev – İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni

İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni 1726-1746 Kitap Kapağı İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni 1726-1746
Orlin Sabev
Yeditepe Yayınevi

Bu kitap, İbrahim Müteferrika'yı ve ilk Osmanlı matbaa serüvenini konu olarak incelemektedir. Başlığını teşkil eden bu mecazi ifade, aslında araştırmamızın amacını daha iyi bir şekilde gösterir ki, bu amaç 18. yüzyılın ilk yarısında gerek Osmanlı devletinin durumu, gerekse Avrupa'daki matbaa gelişmeleri bağlamında Osmanlı toplumunun henüz tanımadığı yeni bir iletişim aletinin kullanmasına ilk attığı ürkek adımlarını anlatmak, incelemek ve değerlendirmektir. Araştırma, şu ana kadar bilinmeyen fakat çok önemli yeni bulduğumuz belgeler ışığında ilk Osmanlı matbaası hakkında görüşleri yeniden değerlendirir ve kısmen doğrultur.

Bununla beraber; araştırmanın diğer bir amacı elimizde bulunan belgelere dayanarak mümkün olduğu mertebede Müteferrika matbaasının okurlar arasındaki gerçek başarısı ve Osmanlı toplumunun değişik kesitler tarafından nasıl ve ne derecede kabul edildiğinin tespitidir. Çünkü ilk Osmanlı matbaasının toplumsal tarihine açıklık getirdiğimiz takdirde onun el yazması kültüründen basma kitap kültürüne geçiş sürecindeki ehemmiyeti ve katkısını daha objektif bir şekilde değerlendirebiliriz.

Önder Kaya – Selahaddin Sonrası Dönemde Anadolu’da Eyyubiler

Selahaddin Sonrası Dönemde Anadolu'da Eyyubiler Kitap Kapağı Selahaddin Sonrası Dönemde Anadolu'da Eyyubiler
Önder Kaya
Yeditepe Yayınevi
304

- Eyyûbiler kimlerdi?

- Haçlı Seferleri'ne karşı nasıl bir rol oynadılar?

- Doğu Anadolu siyasi haritasının çizilmesinde etkileri nedir?

- Eyyûbiler'in Anadolu Selçukluları ve diğer Türk devletleriyle ilişkileri nasıl olmuştur?

- Devletin içindeki iktidar ilişkileri nasıldır?

- Moğollar ve Eyyûbiler arasındaki mücadele

- Eyyûbiler'in Harizmşahlarla ilişkileri

- Eyyûbilerin başta Anadolu'da olmak üzere bırakmış oldukları eserler

İktidarda oldukları dönemlerde Anadolu'daki önemli merkezleri de ellerinde bulunduran Eyyûbiler'in serüvenini çok ayrıntılı bir şekilde bu kitapta bulacaksınız.

Mümin Yıldıztaş – İpsiz Recep Emice

İpsiz Recep Emice Kitap Kapağı İpsiz Recep Emice
Mümin Yıldıztaş
Yeditepe Yayınevi
168

"Yıllardır "İpsiz Recep"i oynamadan bu mesleği bırakmak istemediğimi söylüyordum. Bu her zaman yaptığım filmlerden veya canlandırdığım karakterlerden biri değil. Hep söylerim, bir toplumu topla tüfekle işgal ederek yok edebilirsiniz. Ama o millet sonra kendine gelir, Kurtuluş Savaşı'nda gördüğünüz gibi, birlik olur ve tekrar kendi vatanını kurar.Yaşadığımız bu cennet vatan, nasıl kurtuldu, nasıl kuruldu bunları hepimizin bilmesi gerekiyor. İşte bizim yaptığımız film Kurtuluş Savaşı'nın başlamasına ışık tutan kahramanın öyküsü."

Erhan Afyoncu – Muhteşem Süleyman

Muhteşem Süleyman: Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan Kitap Kapağı Muhteşem Süleyman: Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan
Erhan Afyoncu
Yeditepe Yayınevi
200

Kanuni Sultan Süleyman'ın iktidar yılları daha 17. yüzyıl yazarları tarafından "Altın Çağ" olarak tarif edilmişti. Aslında bu dönem hayatın siyahla beyaz arasındaki bütün renklerini içinde barındırıyordu. Tahta çıkarken tek evlat olmanın rahatlığını yaşayan Kanuni, saltanatı sırasında iki oğlu ile altı torununu öldürttü.

İmparatorluğun büyük fetihlerle bir dünya gücü haline gelmesi de, ilk defa Harem-i Hümayun'dan bir hasekinin, Hürrem Sultan'ın siyasette aktif rol oynaması da bu dönemde oldu.Muhteşem Süleyman, aynı zamanda büyük bir aşıktı. Zafer mutluluğu kadar aşkın ve ayrılığın ıstırabını da bilen hükümdardı.

Bu kitapta doğunun ve batının şahitliğinde muhteşem yüzyılın bir panoramasını bulacaksınız…

Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu – Düşman Geliyor Top Başına

Düşman Geliyor Top Başına: Çanakkale Zaferi Kitap Kapağı Düşman Geliyor Top Başına: Çanakkale Zaferi
Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu
Yeditepe Yayınevi

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi´de tarihimizde milad kabul edilen dönüm noktalarından biridir. Öyle ki Müttefik donanması ile Osmanlı topçusunun düellosu olarak nitelenebilecek bu gün, 3 Kasım Seddülbahir borbardımanından başlayıp 8-9 Ocak 1916 gecesi son müttefik askerinin yine Seddülbahir bölgesineden ayrılmasına kadar süren Çanakkale Muharebeleri´nin sembol günü olarak da anılamktadır.Bu kitap, işte o günü sadece bizim tarafımızdan değil karşı tarafın gözlemleriyle de anlatıyor. Hamasi duyguların yanında teknik bilgilerle de zenginleştirilen çalışma, 18 Mart 1915 Çanakkale Boğazı Muharebesi´nin sonuçlarını irdeliyor, karşılaştırma yapmamızı sağlıyor. Küçük hacmiyle sahasında önemli bir boşluğu dolduruyor.