Ali Çankırılı – Benimle Oynar Mısın Anne!

Benimle Oynar Mısın Anne! 365 Eğitici Çocuk Oyunu Kitap Kapağı Benimle Oynar Mısın Anne! 365 Eğitici Çocuk Oyunu
Ali Çankırılı
Timaş Yayınları
224

Oyun, okul öncesi çocuğun en aktif öğrenme mekanizmasıdır. Aynı zamanda eğitimcilerin çok önem verdiği 'deneme-yanılma' aktivitesini de sağladığı için çocuğun kendi yeteneklerini keşfetmesine öncülük eder.

Bu kitap çocuklarınıza el becerileri kazandırmak ve öğrenme yeteneklerini geliştirmek için ne yapmanız gerektiğini oyun örnekleriyle anlatıyor.

Nazan Bekiroğlu – Yusuf ile Züleyha

Yusuf ile Züleyha: Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün Kitap Kapağı Yusuf ile Züleyha: Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün
Nazan Bekiroğlu
Timaş Yayınları
224

Nasıl herkese duyurur da sesimi derim: “Bu anlattığınız ben değilim. Ben bu anlattığınız değilim. Yusuf'u ben nasıl yerim? Ben Yusuf'u nasıl yerim?” Sözünün bu kısmına gelince kurt, nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü, ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı. Ve devam etti: “Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. Alnıma sürülen bu kapkara lekeyi neyle, nasıl yıkayayım? Öyle bir leke ki değil bana, yeter kıyametin kopacağı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma. Tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan Tanrım. Bu ayıpla yaşatamazsın beni. Ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte canımı, kurt neslinin dalı yaprağı burada kesilsin, ya da adım temize çıksın.”

İlber Ortaylı – Eski Dünya Seyahatnamesi

Eski Dünya Seyahatnamesi Kitap Kapağı Eski Dünya Seyahatnamesi
İlber Ortaylı
Timaş Yayınları
288

"Eski Dünya Seyahatnamesi rastgele bir isim değil. Henüz Balkanlar ve Ortadoğu'nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerimi içeriyor. Tarih, gezginin vazgeçemeyeceği bir değerlendirme alanı… Benim eski dünyam, bugün artık değişiyor."
İlber Ortaylı

Atalarımızın Anadolu'ya gelmeden önce kaç asır oturduğu ve hâlâ da nüfusunun önemli bir kısmını kuzenlerimizin teşkil ettiği, edebiyatımızın ve dilimizin istesek de istemesek de, sevsek de sevmesek de atamayacağımız yüzde 40'ını oluşturan Ortadoğu'dan köşe bucak buram buram tarihimiz kokan Balkanlara; havasını yakaladığınız zaman kocaman bir coğrafyanın ve uzun bir tarihin küçülüp sizinle kucaklaştığı bir tiyatro olan Akdeniz'den okumakla, filmle, resimle anlaşılamayan Asya dünyasına; tezatlar içinde gelişen kapalı kutu Uzakdoğu'dan pek çok ünlü sanatçıyı bağrında yetiştiren sanatın ve tarihin merkezi Avrupa'ya kadar bir uçtan bir uca Eski Dünya üzerinde seyahate çıkmaya hazır mısınız?
Isfahan, Venedik, Kudüs, Kırım, Tokyo, Yemen, Barcelona, Bosna, Girit, Hindistan, Berlin, Japonya, Kafkasya, Türkiye… Günümüzün Evliya Çelebi'si İlber Ortaylı'nın dünya üzerindeki adımlarına eşlik ederken Eski Dünya düzeninin ülke ve şehirlerinin büyülü zamanlarına gidecek ve geçmişinizle yeniden usulca buluşacaksınız.

İlber Ortaylı'dan okurlarına keskin gözlemleri ve nesnel tespitleriyle zamanın derinliklerinden, tarihin katmanlarından bugünün dünyasını daha doğru anlama imkânı: Eski Dünya Seyahatnamesi.

Tarjei Vesaas – Buz Sarayı

Buz Sarayı Kitap Kapağı Buz Sarayı
Tarjei Vesaas
Timaş Yayınları
184

"İki dalga geçti içinden: İlki insanı hareketsiz bırakan bir soğuk dalga, ikincisi canlılık veren bir sıcaklık... Tıpkı başımızdan geçen ender olaylarda olduğu gibi."

Hem yazarı, hem çevirisi, hem de hikâyesiyle "özel" bir kitap: Buz Sarayı... İki küçük kızın dostluğunu anlatan roman, çocukluğun gizli kederini incelikle işliyor. Bitmeyen, upuzun bir kışın ortasında filizlenen bu dostluk, uçsuz bucaksız bir yalnızlığın başlangıcı oluyor. Türkçenin en önemli şairlerinden Melih Cevdet Anday'a 1973 TDK Çeviri Ödülü'nü; Tarjei Vesaas'a ise 1963'te Kuzey'in Nobel Edebiyat Ödülü sayılan İskandinav Edebiyat Ödülü'nü kazandıran Buz Sarayı; soğuk, uzak bir diyarın dostlukla alevlenen sessiz şiirini dillendiriyor.

"Ne kadar yalın bir roman bu. Ne kadar incelikli, ne kadar güçlü… O kadar farklı, öyle biricik ki. Unutulmaz. Sıradışı…"
-Doris Lessing, The Independent-

Fahir Armaoğlu – 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi

20. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1914-1995) Kitap Kapağı 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1914-1995)
Fahir Armaoğlu
Timaş Yayınları
896

Günümüz dünyasını milletlerarası münasebetlerin yapısını ve niteliğini oluşturan gelişmelerin başlangıcı, 1914-18 arasında cereyan etmiş olan Birinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarına kadar gitmektedir. Fakat Birinci Dünya Savaşı da durup dururken patlak vermiş olan bir milletlerarası buhran değildir. Bu savaş, 1789-1815 arasında Avrupa'yı alt üst etmiş olan ve bundan da daha mühim olarak insanın siyasal yaşayışında tesirlerini günümüze kadar sürdüren çeşitli siyasal fikir akımlarını ortaya çıkarmış bulunan Fransız İhtilâli'nden sonra kendisini gösteren gelişmelerin bir sonucu olmuştur. Yani, Birinci Dünya Savaşı'nın kökleri, 1815-1914 arasının siyasal ve diplomatik gelişmelerinde yatmaktadır. Dolayısıyla 20. yüzyılı iyi anlayabilmek için 19. yüzyılın siyasî ve sosyal olaylarını çok iyi tahlil etmemiz gerekir.

Ülkemizin siyasî tarih alanında en tanınmış simalardan biri olan Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, 20. Yüzyıl Siyasî Tarihi kitabıyla tüm dünyada cereyan eden 20. yüzyılın en önemli siyasî ve sosyal olaylarını/liderlerini derli toplu ve kronolojik olarak anlatmıştır. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Liberalizm, Nasyonalizm ve Sosyalizm akımlarının doğuşundan Birinci Dünya Savaşı'na; İkinci Dünya Savaşı'ndan Soğuk Savaş Dönemi'ne; bloklardaki yapı değişikliklerinden Ortadoğu ve Asya'daki gelişmelere; Yumuşama sürecinden dünya politikasında Ortadoğu'ya kadar birçok olay; Napolyon'dan George Washington'a, Mustafa Kemal Atatürk'ten Churchill'e, Hitler'den Stalin'e, Yasser Arafat'tan Saddam Hüseyin'e, Gorbaçov'dan Turgut Özal'a kadar birçok lider yine yüzlerce Türkçe, Fransızca, İngilizce belge ve kaynak eser kullanılarak incelenmiş ve tarih severlerin beğenisine sunulmuştur.

Zamanımızda yaşanan siyasî olayları daha iyi anlamak adına 19. Yüzyıl Siyasî Tarihi kitabıyla çıktığımız tarih yolculuğuna; 20. Yüzyıl Siyasî Tarihi kitabıyla devam ediyoruz.

Ahmet Yaşar Ocak – Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası Kitap Kapağı Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası
Ahmet Yaşar Ocak
Timaş Yayınları
240

Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak'ın Türkiye Sosyal Tarihi'nde İslamın yerine dair önemli bir çalışma. Ocak bu kitabında, 13. yüzyıldan başlayarak, görünürde siyasal ve kültüreş, ama temelinde Cumhuriyet'in kuruluşundan beri üstü kapatılan, merkezle çevre arasında İslam'la bir tür gecikmiş "satıhaltı" hesaplaşmanın yaşandığı günümüze kadar süregelen Türkiye tarihinde İslamın sergilediği panoramayı gözler önüne seriyor.

"Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'da İslam", "İslami Bilimler ve Modernleşme", "Günümüz Türkiyesi'nde İslami Düşünce", "İslam Mitolojisi" gibi makalelerin yanında, "Kesikbaş", "Tenasüh (Reenkarnasyon), "Zendeka ve İlhad" başlıkları altında üzerinde çok konuşulan ama bilgi sahibi olunmayan mevzulara açıklık getiriyor.

Kitap, Bernard Lewis'in tabiriyle "başka hiçbir Müslüman millette olmadığı kadar benliğini İslama gömmüş bir millet"in bu dinin kendi siyasal, toplumsal, kültürel yaşantısında ve özellikle de davranışlarını yönlendiren zihinsel dünyasındaki macerasını anlamaya hasredilmiş tespitlerden ve yorumlardan oluşuyor.

Nuriye Çeleğen – Aşk-ı Sükun

Aşk-ı Sükun: Her Kadın Hacer'dir. Kitap Kapağı Aşk-ı Sükun: Her Kadın Hacer'dir.
Nuriye Çeleğen
Timaş Yayınları
216

Say ettim;
yalnızlıkta,
acizlikte,
çaresizlikte…

Say ettim;
tevekkülde,
teslimiyette,
rızada...

Say ettim;
nefiste…
kalpte…
ruhta…
aşkta…
sükûnda…

Nefisten kalbe, kalpten nefse say ettim…
Döktüm tüm çakıl taşlarımı…
Gözyaşlarımın verdiği serinlik ruhumu biraz ferahlatmıştı. Tüm cesaretimi toplayıp bakışlarımı yavrumun olduğu yere doğru uzattım.
O da ne?
Gözlerime inanamadım.
Kupkuru çölün ortasında bir ananın gözyaşları rahmet, kanayan yüreği kaynak olmuştu. Bu su, kızgın çölde anayı temsil eder gibi akacak, kıyamete kadar gözyaşlarımla bereket bulacaktı.

Nuriye Çeleğen, Aşk-ı Sükûn'da, Hazreti Hacer'in, teslimiyet ve tevekkülden örülmüş, yalnızlığın en koyusundan geçip hepimize analık eden şefkatiyle bereketlenen büyük yolculuğunu anlatıyor.

Her kadın Hacer'dir, fark yürüyüştedir…