Sigmund Freud – Dinin Kökenleri

Dinin Kökenleri Kitap Kapağı Dinin Kökenleri
Sigmund Freud
Öteki Yayınları

Dinin Kökenleri, Freud'un dinsel inanç konusundaki görüşlerinin ayrıntılı bir anlatısını sunmaktadır. Freud, dinin bilinçdışı ve ilkel yönlerinin altını çizerek, din ile ilkel toplumların, çocukların ve nevrotiklerin zihinsel yaşamları arasında koşutluklar kurmaktadır.

Freud'un en iyi yazılmış yapıtı olarak gördüğü Totem ve Tabu totemcilik, dışevlilik ve tabunun yanı sıra batıl inanç, ruhların varlığına inanma ve büyü gibi ilkel adetlerle inançları incelemekte ve bunları nevrozun ruhçözümsel incelemesiyle çocukların gelişmesi açılarından tartışmaktadır. Tanrı Baba ve Hıristiyan Komünyonu kavramları Freud'un görüşüne göre "ilkel topluluğun ilk babası" kavramından ve bu babanın kurban sunulan bir totem haline getirilişinden türemiştir.

Freud'un din üzerine son çalışması olan Musa ve Tektanrıcılık, bireysel ruhbilimin bir ulusal grupla onun dinine geniş ölçüde ve ustaca uygulanmasıdır. Tarihsel ve dinsel hakikatlerin ortaya konması ve bunların çarpıtılarak geleneğe dönüştürülmesi süreçleri anlatılmış, böylece Musa'nın ve tektanrılı dinin kutsal kitaplarındaki betimlemelerde bulunan eksiklikler ortaya çıkarılmıştır.

Sigmund Freud – Bir Yanılsamanın Geleceği

Bir Yanılsamanın Geleceği Kitap Kapağı Bir Yanılsamanın Geleceği
Sigmund Freud
İdea Yayınları

"Saldırganlık eğiliminin insanda kökensel, bağımsız içgüdüsel bir eğilim olduğu duruş noktasını kabul ediyorum ve uygarlığın en güçlü engeli onda bulduğu görüşüne geri dönüyorum... Şimdi ekleyebiliriz ki, uygarlık tekil insan bireyleri, ondan sonra aileleri, daha sonra ırkları, halkları, ulusları daha büyük bir birliğe, insanlık birliğine kaynaştırmayı isteyen Eros'un hizmetindeki bir süreçtir. Bunun niçin olması gerektiğini bilmiyoruz; bu tam olarak Eros'un işidir. Bu insan kitlelerinin libidinal olarak birbirlerine bağlanmaları gerekecektir; yalnızca zorunluluk, yalnızca emek topluluğunun üstünlüğü onları birarada tutamayacaktır. Ama insanın doğal saldırganlık içgüdüsü, birinin herkese ve herkesin birine karşı düşmanlığı bu uygarlık izlencesinin karşısında durur. Bu saldırganlık içgüdüsü Eros'un yanında bulduğumuz ve dünya egemenliğini onunla paylaşan ölüm içgüdüsünün türevi ve başlıca temsilcisidir. Ve şimdi, sanırım, uygarlığın gelişiminin anlamı bundan böyle bizim için bulanık değildir. Bize, insan soyunun ortasında yer aldığı biçimiyle, Eros ve Ölüm arasındaki, yaşam içgüdüsü ve ölüm içgüdüsü arasındaki kavgayı göstermelidir. Bu kavga genel olarak yaşamın özsel içeriğidir ve bu nedenle ekinsel gelişim kısaca insan türünün yaşam kavgası olarak betimlenebilir. Ve Devlerin bu kavgasını çocuk bakıcılarımız Gökler üzerine ninni söylemekle yatıştırmaya çalışırlar." -Sigmund Freud, Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları-

Sigmund Freud – Totem ve Tabu

Totem ve Tabu Kitap Kapağı Totem ve Tabu
Sigmund Freud
Cumhuriyet Yayınları

Sigmund Freud (1856-1939) yaratıcısı olduğu psikanaliz metodu ve bıraktığı anıtsal eserler topluluğu ile çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve düşünürdür. Onu, bu ünlü eserinde, psikanalizi toplum bilimleri alanına yayar ve uygularken görüyoruz. Freud'ün, günümüz nevrozlularıyla ilkel insanlar arasında kurduğu analoji abartmalı bulunsa bile, ilgi uyandırmaktan geri kalmaz. Ayrıca, bu eser, psikanalizin sentez ve yorum gücünü gösteren güzel bir örnektir.

Sigmund Freud – Psikanaliz ve Uygulama

Psikanaliz ve Uygulama Kitap Kapağı Psikanaliz ve Uygulama
Sigmund Freud
Say Yayınları
261

Çağdaş psikolojinin üç büyük devinden ve psikanaliz ekolünün kurucusu, Avusturyalı nörolog Sigmund Freud'un bu yapıtı, bir çocuğa uygulanan ilk psikanaliz örneği niteliğini taşımaktadır. Freud, Psikanaliz ve Uygulama'da, fallik dönemdeki fobinin, Oidepus kompleksi ile iğdişlik bunaltısından kaynaklandığını ortaya koyuyor: "Bu kitapta betimlenmekte olan hastalık ve tedavisi benim kişisel gözlemlerime dayanmıyor. Beş yaşındaki hastanın tedavisini gerçi ben yönettim. Dahası, küçükle bir kez de konuştum. Fakat tedaviyi, onun babası uyguladı. Ancak babalık otoritesiyle, hekimlik otoritesinin birleşmesi, şefkatli bir ilgiyle, bilimsel bir ilginin biraraya gelmesi, böyle bir yöntemin uygulanmasını olanaklı kılmıştır."

Sigmund Freud – Musa ve Tektanrılı Din

Musa ve Tektanrılı Din: Üç İnceleme Kitap Kapağı Musa ve Tektanrılı Din: Üç İnceleme
Sigmund Freud
Say Yayınları
184

"Bir halkın, oğullarının arasında en büyüğü saydığı bir adamı elinden almak, severek ya da kolayca yapılacak bir şey değildir, özellikle kendiniz de bu halktansanız. Fakat gerçeklik arayışında, hiçbir güç, sözde milli çıkarlar uğruna bizi yolumuzdan alıkoyamaz ve konuyu açıklığa kavuşturmaya çalışırken tüm bunların bizim dağarcığımıza da faydası olabileceği beklentisi içinde olabiliriz elbet." Freud'un, Totem ve Tabu'dan 25 yıl sonra yazdığı ve en tartışmalı kitaplarından biri olan Musa ve Tektanrılı Din, Musa'nın Yahudi olmadığı, gerçekte Eski Mısır asıllı olduğu, Mısırlı bir tektanrıcı olan Akhneton'un yakın takipçisi hatta bizzat kendisi olabileceği iddiaları üzerine temelleniyor. Bu iddiaları açıklayan üç ana bölüme ilave olarak ele alınan son bir bölümde ise, tarihsel olaylarla ilgili hipotez üretme aracı olarak psikanalitik teori üzerinde duruluyor. Yahudi halkının birçok özelliğini anlama, özellikle de dinin yapısına yeni bir bakış kazanma fırsatı yakalayan ve önceki kitapları Totem ve Tabu ve Bir Yanılsamanın Geleceği'nde dile getirdiği düşüncelerden yola çıkan Freud, Musa ve Tektanrılı Din'de bu düşüncelerini "daha adil bir formül ile" geliştiriyor. Bulgusu ise şöyle: "Dinin gücü gerçekliğine dayanır, ancak bu gerçeklik maddi değil, tarihidir."

Sigmund Freud – Cinsiyet Üzerine

Cinsiyet Üzerine Kitap Kapağı Cinsiyet Üzerine
Sigmund Freud
Say Yayınları
152

İnsanın ve hayvanın cinsel gereksinimlerini açıklamak için, biyolojide “cinsel bir dürtü”nün varlığından söz edilir. Aynı şekilde, açlığı anlatmak için de bir beslenme dürtüsünün olduğu varsayılır. Bununla birlikte halk dilinde cinsel gereksinim için açlığa karşılık gelen bir kelime yoktur. Halkın görüşü, cinsel dürtünün niteliği ve karakterleri üzerine bazı kesin düşünceler içerir. Freud, bu noktada müdahale etme gereği duyar ve cinsel bastırmaların çocuklar üzerinde nasıl evrildiğini sergiler. Freud'un anlaşılmasında kilit rolü oynayan ve büyük gürültüler kopararak sert tartışmalara yol açan Cinsiyet Üzerine, her aydının hatta her anne babanın mutlaka okuması gereken temel yapıtlardan biridir.