Mehmet Akar – Kalplerin Güneşi

Kalplerin Güneşi Kitap Kapağı Kalplerin Güneşi
Mehmet Akar
Nesil Yayınları
174

Haberciye inanmadan gönderenin mesajını anlamak mümkün değildir. Rabbini (c.c.), Efendilerinden (s.a.v.) soranlar, önce peygamberlik delillerini şeytanların ve şeytanlaşmış nefislerin sesini kesecek kuvvette öğrenmelidirler. Özellikle her gün yeni bir saldırı ile şüphesiz bilme ufkuna erememiş sineler sarsılıyorken...
Delil çok önemlidir. Zaten ‘o hayat’ (s.a.v.) bütünüyle hakikate hüccet olmak için yaşanmıştır. Kalp mutmain olduğu izden ayrılmaz.
"Kalplerin Güneşi", İnsanlığın Efendisi'nin (s.a.v.) peygamberliğini aklî, mantıkî, tarihî delillerle anlatmak muradının neticesidir.

Nuriye Çeleğen – Örtüde Yetmiş Esma

Örtüde Yetmiş Esma Kitap Kapağı Örtüde Yetmiş Esma
Nuriye Çeleğen
Nesil Yayınları
160

Arşla arz buluştu.
Tüm esma yansıdı.
Varlık titredi. Hira titredi.
Resûl evine koştu.
Arş kalpli kadın kapıdaydı. Şefkat dolu kalbe seslendi:
“Örtün beni!
Örtün beni!”

Vahyin ağırlığını örtü teskin ederdi. Bildi mübarek annemiz, örtünün muhkem gücünü. O bilinçle örttü kendisini ve eşini.
Örtülere bürünmüş Resûl ve örtülere sarınmış annemiz anladı: Arş’ın dili olan vahyin ağırlığını ancak örtü taşıyabilirdi. Sır, örtü ile açıldı; örtü açılınca sır kapandı. Kalp ağacının Arş’ta dal budak vermesi için beden çekirdeğini örtü toprağında sarıp sarmalamak gerekirdi.

Vahyin ilk yansıması örtüye bürünmek oldu. Resûl’ün ilk hitabı da kadına: “Örtün!”

Örtüde Yetmiş Esma, sizi Asr-ı Saadet’e götürecek, annelerimizin örtüsüyle tanıştıracak, örtüdeki derin manaları ve İlahi sırları keşif yolculuğuna çıkaracak.

Nuriye Çeleğen – Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?

Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı? Kitap Kapağı Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?
Nuriye Çeleğen
Nesil Yayınları
144

Allah Resulü buyurdu ki: "Ben bir aynayım. O aynada herkes kendisini görür."
Aynaydı O, o aynada herkes kendisini görürdü. Peki o aynadaki kadın nasıldı?
Ya da biz o aynada kadını nasıl görüyorduk?
Aslında o aynada gördüğümüz kadın, kendi dünyamızdaki kadındı. Kendi dünyamızdaki olumsuz kadın bakışını, o aynaya veriyorduk. Bu çalışma ise, tüm gerçekliğiyle o aynadaki kadını göstermeyi hedefliyor.

Nuriye Çeleğen – Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?

Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı? Kitap Kapağı Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?
Nuriye Çeleğen
Nesil Yayınları
174

O bir Babaydı...Evlatlarını sevdi... Hiç bir babanın sevmediği kadar... Sevemeyeceği kadar...Sevgisini kimi zaman şefkatle yanaklarını okşayarak, kimi zaman c!a ellerinden tutarakdillendirirdi. Ve sözcüklerle desteklerdi anlatımını.Yavrularının ellerinden tutar ve sevgisini tanımlardı.
"Ciğer köşem!" derdi.
Çocuklarını hiç onun kadar seven bir baba olmadı.
Çocuklarını onun kadar koruyan bir başka baba da.
O, hayatı çile dolu dört kızın babasıydı...Sabretti ve sabretmeyi öğretti.Hepsinin sıkıntısına dayanak oldu. Her zaman onların yanında oldu, yaranı öldü. Arka oldu,sığınak oldu. Ellerinden tuttu, gözyaşlarına mendil olurken, sorunlarına çare buldu.Onları korudu koltadı.
Onları sevgiyle sardı. Şefkatle kucakladı.
O, babaların en güzeli, en yücesi, en büyüğü oldu.

Nuriye Çeleğen – Sünnet Pedagojisinde Ergenlik

Sünnet Pedagojisinde Ergenlik Kitap Kapağı Sünnet Pedagojisinde Ergenlik
Nuriye Çeleğen
Nesil Yayınları
208

¦ Ergenlik nedir? Peygamberler ergenlik bunalımı yaşamış mı?
¦ Allah Resûlü’nde ergenlik sıkıntıları olmuş mu?
¦ O’nun (aleyhissalâtu vesselam) yanındaki ergenler bunalıma düşmüş mü?
¦ Huyları farklı insanlar aynı eğitim metoduyla terbiye edilebilir mi?
¦ Kişiye özel eğitim metodu var mı?
¦ Eğitimde hangi esmalar yansır?
¦ Kişiyi terbiye eden esma hangisi?
¦ Çocuklarımızı hangi pedagojiye göre eğitiyoruz? Sünnet pedagojisini ne kadar biliyoruz?
¦ Eğitimde ebeveyn perde olur mu?
¦ Ergenlik biyolojik bir hal midir? Neden herkeste aynı durum gözlenmiyor?
¦ Ergenlik döneminin yakıcı ve yıkıcı geçmesinin temeli ergenin ilk günahla karşılaşması mıdır?
¦ Bilim ergenlik dönemini sorunlu kabul ederken, Allah Resûlü bu yaşlardaki ergenlere nasıl en büyük sorumlulukları vermişti?

Sünnet Pedagojisinde Ergenlik bu ve daha pek çok sorunun cevabını veriyor. Çocuklarımızın eğitiminde sorun yaşamamak için ‘sünnet pedagojisi’ni hayatımıza dahil ediyor.

Vehbi Vakkasoğlu – Başkasının Günahına Ağlayan Adam

Başkasının Günahına Ağlayan Adam Kitap Kapağı Başkasının Günahına Ağlayan Adam
Vehbi Vakkasoğlu
Nesil Yayınları
223
Onun kaygısı, sevdası, derdi, davası hep Allah’ı kullarına tanıtmak ve sevdirmekten ibaretti. Bütün engellere, acılara, işkencelere, hapislere, sürgünlere, zehirlemelere rağmen Kur’an’a, imana, İslâm’a hizmet duygusundan hiç ayrılmadı. En zor şartlarda bile hiç ümitsiz olmadı. En olumsuz şartlardan, daima en olumlu sonuçlar çıkardı. Kendisini batırmaya, bitirmeye çalışanları da huzura ve mutluluğa, yani kulluğa çağırdı. Çünkü ona göre, kul olmak, "kurtulmak" demekti. Kendisine en acımasız hakareti ve dayanılmaz işkenceyi lâyık görenleri bile iman hakikatleriyle tanıştırmak ve kurtarmak telâşındaydı. Güle oynaya günah bataklıklarına batanlara da merhametle baktı. Günahına ağlayamayanların günahına da ağladı. Çünkü onun insana ve olaylara bakışı, veli bakışıydı. Geçitlerde, köprülerde, uçurum başlarında titreyenlere, "İnşaallah geçer," duasındaydı. "Ha geçti, ha geçecek!" şevkiyle, dertlerini dert edinirdi. Her düşenin acısı, önce onun yüreğine yansırdı. Her ezilenle, evvelâ onun içi ezilirdi. Çünkü o, şefkatten ibaretti. Sevgiyle sarıp sarmaladı yaralı yürekleri. Manevî kiri, pası, yarayı acısız ameliyatlarla tedavi etti. Gönülleri çelen, ruhları çeken bir muhabbet merkeziydi. Benim sevdalandığım yürek, bu yürekti. Benim ve neslimin kendine gelişiydi. Uyanmamızdı heyecanla ve gafletten silkinmemizdi. Uyanalım diye uyanıktı. Ebediyen gülelim diye ağlıyordu.