Yuval Noah Harari – 21. Yuzyil Icin 21 Ders

21. Yuzyil Icin 21 Ders Kitap Kapağı 21. Yuzyil Icin 21 Ders
Yuval Noah Harari
Kolektif Kitap
336

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

Frederic Gros – Yürümenin Felsefesi

Yürümenin Felsefesi Kitap Kapağı Yürümenin Felsefesi
Frederic Gros
Kolektif Kitap
192

“Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir.”

-Henry David Thoreau-

Nietzsche’nin Kara Orman’da yürürken göz çukurlarına dolan mutluluk gözyaşları, Rimbaud’nun tahta ayağıyla açılacağı çöllere dair kurduğu düş, yasaklı Rousseau’nun Alpler’deki adımları, Thoreau’nun Walden’daki gezintisi, Nerval’in dar sokaklardaki aylaklığı ve daha niceleri... Aylaklar, göçebeler, sürgünler, hacılar, kaçaklar, seyyahlar, münzeviler ve mülteciler yürüyorlar. Peki yürümek sadece evle iş arasında gidip gelmek, bir yerlere yetişmek ve koşuşturmak değil de evrenle özel bir ritim, akort ya da hafifleme içinde buluşmak olabilir mi? Yeryüzüyle hemhal olup kendimizi başkalaşmaya açarak yürüyebilir miyiz?

Yürümek iki mesafe arasında gidip gelmek değil yaratıcı bir eylemdir. Hem kendi yalnızlığımıza çekildiğimiz hem de toplum olarak bizi dönüştürecek bir ayağa kalkıştır. İki büklüm vücudun karşısında dikilmeye çalışan, attığı her adımda yeryüzünün gerçek bir parçası olduğunu fark eden Homo Viator’un eylemidir. Çünkü Yürüyen İnsan kendi üzerine çöken kaygı, haset ve korku yumaklarını çözer, varlığını yeryüzünün ebediyen yeni olan kalbine düğümler. Yürüyoruz, işte bu düğümü atmak için.

Robert Fulford – Anlatının Gücü

Anlatının Gücü: Kitle Kültürü Çağında Hikayecilik Kitap Kapağı Anlatının Gücü: Kitle Kültürü Çağında Hikayecilik
Robert Fulford
Kolektif Kitap
136

"İletişim kurma yöntemlerimiz arasında hikaye en rahat, en işlevsel ve belki de en tehlikeli olanıdır. Kültürleri ve nesilleri aşan, yüzyıllardır insanlığa eşlik eden hikayeler hepimize temas eder. Olayları masal hâlinde bir araya getirmek yediden yetmişe hepimizin hoşuna giden tek iletişim ve eğlence yöntemidir."

Bin yıldır insan hayatının merkezinde bulunan anlatıya, günümüzdeki olanaklar sayesinde, geçmişe kıyasla çok daha fazla zaman ayırabilme şansına sahibiz. Peki, bu bizim için yararlı mı, yoksa zararlı mıdır? Bu bizim daha derinlikli insanlara dönüşmemizi mi sağlar, yoksa duygusal ve zihinsel açıdan bizi sınırlandıran amaçsız fantezilerle aklımızı mı işgal eder? Anlatı etkili bir eğitim aracı mıdır, yoksa dezenformasyon tehlikesi taşıyan bir silah mı? Hikayeler bireysel oyun bahçeleri midir, yoksa evrensel algı kapıları mı?

Robert Fulford, anlatının esrarengiz topraklarında bu soruların cevabını arıyor. Anlatının Gücü anlatının tarihçesini, dedikodu biçiminde gelişen anlatıdan başlayarak medeniyet tarihinin yazımından gazetecilikteki kullanımına, edebiyattaki yolculuğundan elektronik anlatının yükselişine kadar kapsamlı bir çerçevede ele alarak gözler önüne seriyor. Fulford, yarım yüzyıllık gazetecilik ve eleştirmenlik deneyimini süzgeçten geçirerek, hikayeleri şekillendiren hayatlar ve hayatları şekillendiren hikayeler içinde okurlarını bir keşfe çıkarıyor.

Carlos I. Calle – Hayali Söyleşiler: Einstein

Hayali Söyleşiler: Einstein Kitap Kapağı Hayali Söyleşiler: Einstein
Carlos I. Calle
Kolektif Kitap
128

Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır”

Bilimin gizemleri sonsuz. Hep böyleydi, böyle olmaya da devam ediyor. Bu gizemlere en fazla yaklaşan insanlardan biri olan Albert Einstein uzay, mekan ve zaman kavramlarımızın algısını tamamen değiştirdi. Hayali Söyleşiler serisinin bu kitabıyla, Nobel Fizik Ödüllü bu olağanüstü zihin, şimdi de geçmişten günümüze sesleniyor.

Dağınık saçları, çorapsız giydiği ayakkabıları ve dil çıkardığı ünlü fotoğrafı ile hafızamıza kazınan Einstein, barış yanlısı politik görüşleri ile olduğu kadar, evrendeki eşsiz uyuma hayranlık duyan özgür ve yaratıcı kişiliği ile de yaşadığımız dünyayı renklendiren eşsiz bir düşünür. Önsözünü, Wolf Vakfı Fizik Ödülü’nü Stephen Hawking’le paylaşan Roger Penrose’un yazdığı bu söyleşi kitabı daha önce okuduğunuz hiçbir bilim kitabına benzemiyor. Einstein’ın çocukluğundan okul hayatına, hayatına giren kadınlardan çocukları ile olan ilişkisine, müzik ve yelkencilik sevdasından, bilim dünyasında çığır açan teorilerine ve din anlayışına kadar Einstein ile yeniden tanışmanın tam zamanı!

“İnsanlar kendileri karşı çıkmadıkça, hiçbir şey savaşları ortadan kaldıramaz.”

D. M. Thomas – Hayali Söyleşiler: Shakespeare

Hayali Söyleşiler: Shakespeare Hayatı ve Düşünceleri 1564-1616 Kitap Kapağı Hayali Söyleşiler: Shakespeare Hayatı ve Düşünceleri 1564-1616
D. M. Thomas
Kolektif Kitap
120

"Bütün dünya bir sahnedir. Ve kadın erkek herkes ancak birer oyuncu"
Biyografik gerçeklere dayalı hayali bir sohbet
Edebiyat bir büyüyse, Shakespeare en büyük büyücülerdendi. İnsan kalbini kendine çalışma alanı belleyen bu büyük şair ve oyun yazarının hayal dünyası tarih, aşk, ahlaki yozlaşma, erdem, kent ve kırsal yaşam, deniz yolculukları, savaşlar, periler, cadılar ve hayaletlerle doluydu.
Bu kitapta, şair ve oyun yazarı olarak gelmiş geçmiş en büyük isim kabul edilen Shakespeare'in çocukluğu, eğitimi, düşleri, evliliği, Stratford ve Londra'daki yaşantısı, Christopher Marlowe ve Ben Jonson gibi dost ve rakipleri, soylu patronları, oyunları ve oyuncuları ile döneminde karşılaştığı güçlüklere dair pek çok şey bulacaksınız.
"Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu."

Yuval Noah Harari – Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi Kitap Kapağı Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari
Kolektif Kitap
456

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus'ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus'a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

"Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens'in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur."

"Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız."
-Danıel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme'nin yazarı-

"Homo Deus'u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız."
-David Runciman, The Guardian-

Jheni Osman – Dünyayı Değiştiren 100 Fikir

Dünyayı Değiştiren 100 Fikir Kitap Kapağı Dünyayı Değiştiren 100 Fikir
Jheni Osman
Kolektif Kitap

İnsanlık tarihini şekillendiren sadece bir avuç büyük fikir! Bu kitapla Brain Cox, Richard Dawkins, Patrick Moore ve Marcus du Sautoy gibi günümüzün en zeki ve başarılı biliminsanları, mühendisleri ve girişimcilerinin seçtiği, hayatımızı kökten değiştiren yaratıcı teorileri ve buluşları keşfedeceğiniz keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız. Dünyamızı değiştiren ve yaşadığımız hayatı daha anlaşılır hale getiren 100 büyük keşif, icat ve kuramı okurken, sizler de insanlık tarihini, Dünya'mızı ve Evren'i yeniden keşfedeceksiniz. Bu kitabı okuduktan sonra dünyayı değiştiren en büyük fikrin ne olduguna siz karar verin! Büyük Patlama | Doğal Seleksiyon | Yuvarlak Dünya | Antimadde |Kuantum Teorisi | Mikropların keşfi | Balta | Teleskop | Pil | Elektrik | Plastik | Mikroskop | Antibiyotikler | Doğum kontrolü | Klonlama Röntgen makinesi | Olasılık hesaplama | Tekerlek | Vidalar | Fotoğraf Makinesi | Telefon | Mikroçip | Bilgisayar | İnternet ve sosyal ağlar... Bilimin çarpraşık yollarında bir rehber kitap! BBC Books ve BBC Focus tarafından hazırlanmıştır.