Jules Verne – 80 Günde Dünya Gezisi

80 Günde Dünya Gezisi Kitap Kapağı 80 Günde Dünya Gezisi
Jules Verne
İş Bankası Kültür Yayınları

İngilizlerin dillere destan soğukkanlılığı ve ciddiyetinin temsilcisi gibiydi Phileas Fogg. Herkes İngiliz olduğundan emindi ama kimse, hakkında bir şey bilmiyordu. Hem serinkanlı hem de gizemliydi.

Titizliğini, dakikliğini, düzenli hayatını bilenler, kulüpteki arkadaşlarıyla servetinin yarısı üzerine iddiaya girdiğini duyunca şaşkınlık içinde kaldılar. Üstelik bu iddiayı kazanabilmesi için, Bay Fogg'un Dünya'yı 80 gün gibi imkansız bir sürede dolaşması gerekiyordu.

Sitemizdeki İş Bankası Kültür Yayınları'na ait tüm eserler, telif hakları sebebiyle yayından kaldırılmıştır.

Jules Verne – On Beş Yaşında Bir Kaptan 2. Cilt

On Beş Yaşında Bir Kaptan 2. Cilt Kitap Kapağı On Beş Yaşında Bir Kaptan 2. Cilt
Jules Verne
İthaki Yayınları
325

İnsan ticareti! Konuşma dilinde hiç yer bulamamış bu sözün anlamını herkes bilir. Denizaşırı sömürgeleri olan Avrupalı uluslar yararına yapılan bu iğrenç ticaret, uzun süre geçerli kalmış, yıllar önce yasaklanmıştı. Bu arada, geniş bir alanda, özellikle Orta Afrika'da hâlâ geçerlidir. XIX. Yüzyılda, kendini Hıristiyan sayan bazı devletler, köleliğin kaldırılması antlaşmasına hâlâ imza atmamışlardır.
İnsan ticaretinin artık yapılmadığı düşünülebilir. İnsan alım satımı durdurulmuştur. Oysa işin aslı hiç de öyle değildir. Bu yapıtın ikinci kısmını merak ediyorsa, okurun bu nokta üzerinde durması gerekir. Günümüzde hâlâ insan avının nasıl sürdürüldüğünü, kölelerden oluşan koloniler kurmak amacıyla, yaşayanlarından bütün bir kıtanın nasıl yoksun bırakılmak istendiğini, o barbarca çapulların nasıl ve nerede gerçekleştirildiğini, nasıl kan döküldüğünü, nasıl kundaklama ve yağmalar yapıldığını ve sonuçta bütün bunların, kimin işine yaradığını okurun öğrenmesi gerekir.

Jules Verne – On Beş Yaşında Bir Kaptan 1. Cilt

On Beş Yaşında Bir Kaptan 1. Cilt Kitap Kapağı On Beş Yaşında Bir Kaptan 1. Cilt
Jules Verne
İthaki Yayınları
312

1873 senesi, Yeni Zelanda açıkları... Genç denizci Dick Sand, Kaptan Hull'un balina avcı gemisi Pilgrim'de göreve başlamıştır. Kötü geçen bir av sezonundan sonra Pilgrim, Amerika'ya doğru dönüş yoluna geçer. Geminin sahibi W. James Weldon'un eşi Misis Weldon ve küçük oğulları Jack de bu yolculukta onlara eşlik edecektir. Dönüş yolunda hiç beklenmedik bir olay yaşanır; denizciler kocaman bir kambur balinayla karşılaşırlar. Yükünü dolduramamış mürettebat için bu bulunmaz bir fırsattır. Kaptan Hull hemen harekete geçer, deneyimli adamlarını toplar ve acemi denizci Dick Sand'i gemide bırakarak ava çıkar. Oysa bu son şans, avcılar için tam bir felakete dönüşecektir. Balinayla girişilen mücadeleden hiçbiri sağ çıkamayacaktır. Artık Dick Sand, geminin kaptanıdır ve yolcularını sağ salim yuvalarına ulaştırmak onun görevidir. Fakat gemide, bu durumdan faydalanmak isteyen kötü niyetli biri vardır: Aşçı Negoro. Genç denizcinin acemiliğini fırsat bilen Negoro, geminin rotasını değiştirir ve kahramanlarımız kendilerini Afrika'nın tehlikleri kıyılarında bulur. Şimdi eve dönebilmek için, acımasız köle tüccarlarıyla mücadele etmeleri gerekmektedir.

Jules Verne – Macellanya

Macellanya Kitap Kapağı Macellanya
Jules Verne
Tübitak Yayınları
304

Macellanya: Dünyanın bir ucunda, ıssız, hiçbir yetkenin hüküm sürmediği özgür topraklar... Romanın kahramanı Kaw-djer, tam bağımsızlık içinde yaşayabileceği bu topraklara gönüllü sürgün olmuş, nereden geldiği bilinmeyen bir özgürlük tutkunu... Jules Verne ölümünden yedi yıl önce kaleme aldığı, hayattayken basılmayan romanı Macellanya'da, kendisine oldukça benzeyen gizemli bir adamın yaşadıklarını anlatıyor.

Jules Verne – 2890 Yılında

2890 Yılında Kitap Kapağı 2890 Yılında
Jules Verne
Kaf Yayıncılık
72

Tarih 25 Temmuz 2890 Earth Herald gazetesinin çoktan bir dünya egemenine dönüşmüş patronu Francis Bennett'in sıradan bir gününe tanıklık ediyoruz. Yanında çalışan bilimadamları ve beyaz dizi romancılarının yanısıra büyükelçilere de her fırsatta konumlarını hatırlatan gece yatmadan gazetesinin kar hesapların yapan, öte yandan Paris'e bir alışveriş gezisine çıkan karısı ile 'fono telefotları'
sayesinde aynı saatte 'naklen' yemek yiyen bir 'imparator'un özelinde biz 20. Yüzyıl sonu insanlarına yine de hayli 'tanıdık gelen' şaşırtıcı bir dünya çizer Jules Verne.
Belki de, her şeyi biraz fazlaca hızlı öngördüğünden...

Jules Verne – Cenup Yıldızı

Cenup Yıldızı Kitap Kapağı Cenup Yıldızı
Jules Verne
İnkılap Kitabevi

24 Mart 2005 Jules Verne’in ölümünün yüzüncü yılı. Bu günle ilişkili olarak tüm dünyada, özellikle Fransa’da çeşitli etkinlikler düzenleniyor; gazete ve dergilerde incelemeler ve söyleşiler yayınlanıyor.
Jules Verne Türkiye’de de yüzyıldan fazla bir süredir en çok okunan yazarlardan biri. Yapıtlarının tam ya da “çocuklar için” kısaltılmış çevirileri tekrar tekrar basılıyor. İnkılâp Kitabevi’nin altmış yıldır “Jules Verne Külliyatı” adı altında sürdürdüğü egemenliğe son yıllarda “Jules Verne Kitaplığı” dizisiyle İthaki Yayınevi de ortak oldu.
Bununla birlikte, başka ülkelerde bulunan çeşitli “Jules Verne’i Sevenler” derneklerinden Türkiye’de bir tane bile yok. Sonuçta Mart 2005 etkinliklerine Türkiye’nin — bilebildiğimiz kadarıyla Sevin Okyay’ın Bilim ve Ütopya dergisinde yayınlanan yazısı dışında — bir katkısını göremiyoruz. Oysa en azından posta idaremiz — kimi küçük Afrika ülkelerinin bile yaptığı gibi — bir “Jules Verne Hatıra Pulları Serisi” çıkarabilir, üstelik Verne’in yanısıra onun yapıtlarını Türkçe’ye ilk çeviren A. İhsan Tokgöz ile belki dünyada tek başına en çok Verne çevirisi yapmış olan Ferid Namık Hansoy’u da anıp yeni kuşaklara tanıtabilirdi.
Ferid Namık Hansoy (1908-1979), Jules Verne’in yapıtlarını çevirmeye 1940’larda başladı. 1970’lere kadar Verne’in yaklaşık elli yapıtını Türkçe’ye kazandırdı. Bunların kırk biri, elli dört kitaplık “Olağanüstü Geziler” dizisindendir.
Hansoy’un L’Étoile du sud çevirisi Cenup Yıldızı’nı Jules Verne konusunda uluslararası ağın en kapsamlı ve saygın sitesi olan “Zvi Har’El’in Jules Verne Koleksiyonu”na katarken amacımızın Türkçe bir metin sunmaktan çok, Verne’i ve Hansoy’u selamlamak ve edebiyat tarihimize bir belge bırakmak olduğunu belirtelim.
Tahminen 1947 ya da 1948’de İnkılâp Kitabevi tarafından yayınlanmış olan ve üç-beş zorunlu düzeltme dışında hiç dokunmadığımız bu çevirinin dili ve Hansoy’un kendine özgü üslubu, elbette genç okurlara oldukça yabancı gelecektir.
Ferid Namık Hansoy’un Verne çevirileri genel olarak tamdır. “Genel olarak” diyoruz, çünkü kimi kitaplardaki uzun tasvirleri Hansoy yer yer “mealen” aktarmayı yeğlemiştir. Cenup Yıldızı için de aynı durum söz konusudur. Ayrıca Cenup Yıldızı’nın çevirisinde bölüm başlıkları verilmediği gibi Verne’in açıklayıcı dipnotlarından da yalnızca bir tanesi alınmıştır. Bu çevirmenden mi yoksa yayıncıdan mı kaynaklanıyor bilemiyoruz.