Dubravka Ugresic – Acı Bakanlığı

Acı Bakanlığı Kitap Kapağı Acı Bakanlığı
Dubravka Ugresic
Everest Yayınları
265

Tanja Lucic. Zagrebli. Öğretmen. Savaş sonrası Yugoslavya'yı terk edip Amsterdam'a yerleşiyor. Yalnız. Hüzünlü. Kimsesiz.

Kimsesizliğinde kimliğini arıyor Lucic.

Babası ölmüş. Annesi bunamış. Öğrencileri... Öğrencileri ona elinin altından kayıp gidenleri, kaybedilenleri hatırlatıyor. Onlar da kendisi gibi eski Yugoslavyalı, bu yüzden dehşet dolu geçmişleriyle başa çıkabilmek için "Yugonostalji" çalışıyor, "Yugomitoloji" okuyorlar. Bellek çalışmaları. Savaşın sürükleyip götürdüklerini geri kazanabilirlermiş gibi...

Lucic bir kuyuya düşüyor sanki; boşlukta.

20. yüzyılın en önemli Hırvat yazarlarından Dubravka Ugrešic'ten, nereye ait olduğunu, ne yapması gerektiğini bilemeyen, bir yandan yaşananları unutmaya, diğer yandan unutturmamaya çalışan kayıp bir kadının hikâyesi: Acı Bakanlığı.

Eric Hobsbawm – Kısa 20. Yüzyıl:

Kısa 20. Yüzyıl: 1914 - 1991 Aşırılıklar Çağı Kitap Kapağı Kısa 20. Yüzyıl: 1914 - 1991 Aşırılıklar Çağı
Eric Hobsbawm
Everest Yayınları
788

Çağımızın önemli tarihçilerinden Eric Hobsbawn’ın, kendine özgü bakış açısıyla 1914-1991 yılları arasındaki dünya meselelerini irdelediği “Kısa 20. Yüzyıl”ını gözden geçirilmiş yeni basımıyla sunuyoruz.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcından, SSCB’nin çöküşüne kadar olan dönemi ayrıntılı bir şekilde anlatan “Kısa 20. Yüzyıl”, günümüzde yaşananların anlaşılmasına yardımcı olacak, başucunda bulundurulması gereken bir kaynak.

Ernesto Che Guevara – Bolivya Günlüğü

Bolivya Günlüğü Kitap Kapağı Bolivya Günlüğü
Ernesto Che Guevara
Everest Yayınları
344

Bolivya Günlüğü, Che Guevara'nın ünlü son notları. Ekim 1961'de Bolivya ordusu tarafından ele geçirildiğinde sırt çantasında bulundu. O günden sonra da uluslararası arenada kendine milyonlarca okur buldu. Che'nin en büyük oğlu Camilo. Günlüğün bu baskısını yeniden gözden geçirdi ve bir önsöz yazdı.
Bolivya günlüğü. Dünya çapında bir ikon olmayı başarmış bu büyük devrimcinin. Hayatının son gerilla günlerini anlattığı. Sessiz bir metin.

"Bugün 39 yaşıma bastım gerillacılıktaki geleceğim hakkında kaygılarımın başlayacağı yaşa doğru amansızca ilerliyorum: şimdilik 'tam'ım"
Ernesto Che Guevara 14 haziran 1967

Vedat Türkali – Güven Cilt 1

Güven Cilt 1 Kitap Kapağı Güven Cilt 1
Vedat Türkali
Everest Yayınları
862

Zaman: İkinci Dünya Savaşı'nın var gücüyle devam ettiği 1940 'ların başı. İstanbul Üniversitesi'nde okuyan bir avuç anti-faşist devrimci genç, dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi'ni aramaktadır. Bir avuç insan, 1940'ların Türkiye'sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir.
Vedat Türkali, beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komitern belgelerine dayanarak, hakkında verilen "desantralizasyon" kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP'nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla; iç monologlar ve diyaloglara, olayların, olguların, kişilerin akışıyla ortaya koyar.
Türkali, İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye'yi anlatan "Güven"de Türkiye Komünist Partisi'nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken, yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil, demokratından faşistine, iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar. Türkali'nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince, Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza: Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca, ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk, bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar eden dev bir yapıt.

Vedat Türkali – Mavi Karanlık

Vedat Türkali - Mavi Karanlık Kitap Kapağı Vedat Türkali - Mavi Karanlık
Vedat Türkali
Everest Yayınları
448

Zaman: 12 Eylül 1980 Darbesi öncesinin minyatür, kaotik "iç savaş" yılları.
Yer: Bodrum...
Kişiler: Aydınlar...
Olayların eksenini, doktora öğrencisi Nergis'in ölümle tehdit edilen sevgilisi, fizik asistanı Korhan'ı ölümden kurtarmak için Bodrum'a getirilişi, orada eski sevgilisi Özgür'le karşılaşması oluşturuyor. Nergis-Korhan, Nergis-Özgür ilişkisinin çevresinde, ülkenin içinde bulunduğu durum, "terör"ün tırmanışı, Bodrum'daki yaşayış ele alınıyor.

Ölümün kol gezdiği bir dönemde her sınıftan aydının toplandığı Bodrum sığınağı şöyle çiziliyor:
"Tabaklarla, içki şişeleriyle donanmış masalardaki arkeolog, gazeteci, yazar, öğretmen, doktor, mimar, hukukçu, radyocu, televizyoncu, büyük kent sosyetelerinden kadınlı erkeli bilinen yüzler, türkülü, kahkahalı, gülücüklü, konuşmalı, alkol kokulu, sigara dumanlı bir ortalıkta karman çorman..."

"Mavi Karanlık", Korhan'la Özgür arasında bocalayan Nergis'in sevdası ekseninde; asıl, aydınlarla halk arasındaki ilişki ve çelişkinin hesaplaşmasının sergilendiği, bugün de güncelliğini yitirmemiş bir romandır.

Vedat Türkali – Bir Gün Tek Başına

Bir Gün Tek Başına Kitap Kapağı Bir Gün Tek Başına
Vedat Türkali
Everest Yayınları
744

27 Mayıs 1960 darbesi öncesini konu alan dönemin Türkiye'sinin, Beyazıt Meydanı'ndan çatışanların hikâyesi. Bir Gün Tek Başına beyazperdeye uyarlanıyor. Vedat Türkali senarist, yönetmenliğini ise oğlu Barış Pirhasan ve torunu, Barış Pirhasan'ın oğlu Yusuf Pirhasan paylaşıyor.

27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürdürmektedir. Aslında mutsuzdur, içi ile barışık değildir. Bir meyhanede tanıştığı genç Günsel, içinde çürümemek için direnen ne varsa hepsini ateşleyiverir. Aşk, direniş, devrim günleri… Yaşam, Kenan'a kendini b,r kez daha sınama olanağı verir.

Vedat Türkali'nin ilk romanı 30 yaşında..