Ahmet Naç – Beni Bu Kadar Sevme Anne

Beni Bu Kadar Sevme Anne Kitap Kapağı Beni Bu Kadar Sevme Anne
Ahmet Naç
Doğan Kitap
192

“Sevgim, çocuğuma nasıl zarar verebilir!”

Başını iki yana salladı, bir cevap beklemiyordu. Gözlerini devirerek gayet emin bir şekilde cevapladı kendi sorusunu. “Mümkün değil, tek ihtiyacı ona olan sevgim. Bunu da alacak, sonsuza kadar…”

“Başkalarının gözlerine çektiği perdeyi arala Bahar… Gerekirse annelik diye bildiğin her şeyi bir kenara bırak şimdi. Onun geleceğini görmeye çalışmadan asla iyi bir anne olamazsın. Ve bir anne olarak çocuğuna olan gerçek sevginin ilk şartının, ona olan tüm hislerini terbiye etmekten geçtiğini anlayacaksın.”

Gölge kitabının yazarı Ahmet Naç tüm anne babalar, öğretmenler, eğitmenler için yazdı… Beni Bu Kadar Sevme Anne, çocuğunu en doğru şekilde yetiştirmek isteyen herkes için başucu kitabı olacak. İçindeki çocuğun hayallerini gerçekleştirmek isteyenlere ise ilham verecek.

Zülfü Livaneli – Arafat’ta Bir Çocuk

Arafat'ta Bir Çocuk Kitap Kapağı Arafat'ta Bir Çocuk
Zülfü Livaneli
Doğan Kitap
156

"Boynuna nenesinin astığı mavi gözboncuğuna eliyle dokundu. Mavi gözlere karşı koruyacaktı onu. Unutmamıştı nerede olduğunu, ama çevresinde olup bitenlerden kopmuştu. Aydınlık bir gülümseme yayılmıştı yüzüne. Neredeyse kaşlarının üstünden başlıyordu saçları. Kıvrım kıvrım, güçlü, kapkara saçlardı. Gözleri de her şeye, her zaman şaşarak bakıyormuş gibi kocaman ve parlaktılar. Çoğu zaman, hele soğukta nemli gibi dururlardı."

Bazı insanlar bütün hayatlarını sınırları aşma mücadelesi olarak geçirir. Bu konuda tartışmasız en deneyimli kişilerden biri olan Zülfü Livaneli'nin yıllara yayılan, yıllarla beslenen, zenginleşen deneyim ve gözlemlerinden, Almanya'da, İsveç'te, Danimarka'da, Türkiye'de... sınırlar, sınır aşanlar, sürgünler, gurbetçiler üzerine, değerleri yıllarla sınanmış öyküler...

Zülfü Livaneli'nin edebiyat alanındaki ilk verimleri olan öykülerini bir araya getiren Arafat'ta Bir Çocuk, yayımlandığı 1978 yılından beri hem Türkiye'de hem de dünyada olağanüstü bir ilgi gördü. Türkiye'de defalarca basıldığı gibi Almanca ve Farsçaya da çevrildi. Kitaba adını veren öykü İsveç ve Alman televizyonlarında film yapıldı. Arafat'ta Bir Çocuk'un ana konusu, edebiyatın en eski temalarından "sürgün" ve bütün anlamlarıyla "sınır". Kitapta yer alan öykülerde, Türkiye'nin Avrupa macerasının başladığı 1960'lardan ve 12 Mart 1971'den bu yana işçi ya da siyasi mülteci olarak Avrupa ülkelerine savrulan Türklerin özellikle kültürel çatışmalar bağlamında yaşadığı sıkıntılar işleniyor.

Canan Tan – Yüreğim Seni Çok Sevdi

Yüreğim Seni Çok Sevdi Kitap Kapağı Yüreğim Seni Çok Sevdi
Canan Tan
Doğan Kitap
444

Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek, destansı bir aşkın öyküsü…

"Biliyorum, imkânsız aşk bu!" demişti Murat. "Ama hükmedemiyorum kendime. Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!" Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını: yüreğim seni çok sevdi o yürek talan o yürek yangın yeri o yürek seni istiyor bir tek seni...

Aslı ile Murat'ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü.

Haruki Murakami – Kadınsız Erkekler

Kadınsız Erkekler Kitap Kapağı Kadınsız Erkekler
Haruki Murakami
Doğan Kitap
224

“Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek…”

Doğan Kitap tarafından 2016 yılında yayımlanan Haruki Murakami’nin Kadınsız Erkekler adlı eseri, özlem, ihanet, ölüm, terk ediliş, vaz geçiş nedeniyle yalnız kalan birkaç erkeğin öyküsünün anlatıldığı bir hikaye derlemesidir.

 

“Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce, orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın."  

Haruki Murakami – Kadınsız Erkekler adlı eserinden bir alıntı.

Tess Gerritsen – Kan Gölü

Kan Gölü Kitap Kapağı Kan Gölü
Tess Gerritsen
Doğan Kitap
392

Dr. Claire Elliot, oğlunun başını derde sokmasını önlemek ve onu kısa zaman önce yitirdiği babasının hatırasından uzaklaştırmak için büyük şehirden göl kıyısındaki taşra kasabası Tranquility’ye taşınır. Burada bir muayenehane açıp işini yapmaktır niyeti. Ancak kasabada ergenlerin arka arkaya şiddet olaylarına karışmaları ve oğlunun okulundaki bir silahlı saldırı her şeyi değiştirir.

Bu şiddet dalgasına tıbbi bir açıklama getirmeye çalışan Claire, korkunç bir sırrı keşfeder: Ergenlerin karıştığı cinayetlere Tranquility’de daha önce de rastlanmıştır. Claire ergenleri saldırganlığa iten kaynağı bulmak zorundadır, kendi oğluna sıra gelmeden önce...

Zülfü Livaneli – Mutluluk

Mutluluk Kitap Kapağı Mutluluk
Zülfü Livaneli
Doğan Kitap
392

Barnes & Noble Büyük Yazar Ödülü / 2007

Harika bir roman!
Theo Angelopoulos

Meryem: Van Gölü kıyısındaki bir kasabada, Allah'ın kendisini sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında bir kız.

Prof. Dr. İrfan Kurudal: İstanbullu tanınmış bir aydın. Hayattan hiçbir beklentisi kalmamış. Sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, teknesiyle amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor.

Cemal: Gabar Dağları'nda PKK peşinde koşmuş bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde ömrünün en zor göreviyle karşı karşıya kalıyor: Ailenin yüzkarası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor.

Her biri mutluluğu arayan Meryem, İrfan ve Cemal, kendilerinin, birbirlerinin ve ülkenin ruhunun derinlerine doğru çalkantılı bir yolculuğa çıkıyorlar. Peki, onları neler bekliyor?

Margaret Mazzantini – Sabah Denizi

Sabah Denizi Kitap Kapağı Sabah Denizi
Margaret Mazzantini
Doğan Kitap
120

Margaret Mazzantini'den, masal gibi güçlü ve pırıltılı bir roman...

İnsanın doğduğu yerde bir şeyler vardır. Herkes bilmez bunu. Ancak oradan zorla koparılan bilir.

Libya'da, Sahra'nın son vahalarından birinde yaşayan Bedevi kadını Cemile ile oğlu Ferid, onlardan daha hızlı yol alan bir savaştan kaçıyorlar.

Trablus'ta doğan, 11 yaşına kadar Arap gibi yaşayan Angelina, Kaddafi tarafından zorla gönderildiği anayurdu İtalya'da, oğlu Vito'ya her ülkede fırtınalar kopabileceğini öğretmeye çalışıyor.

Aynı denizin iki kıyısında iki ana-oğul, iki ayrı dünya. Onları hem ayıran hem birleştiren Akdeniz, bir uçan halı ya da her şeyin üstünü örten bir kristal tabaka gibi. Ama karaya çıkıldığında, ister gidiş olsun ister dönüş, her geçişin izi kalıyor, ıslak kile yazılan yazılar gibi...