Gabriel Garcia Marquez – Bir Kaçırılma Öyküsü

Bir Kaçırılma Öyküsü Kitap Kapağı Bir Kaçırılma Öyküsü
Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
262

Yazarlık mesleğine gazete ve haber ajansı muhabirliğiyle başladıktan sonra 1960' lı yıllardan beri Latin Amerika taihini kendine özgü o 'büyülü gerçekçilik' üslubuyla roman ve öykülerinde yeniden anlatmaya koyularak, sanki tüm Latin Amerika için kimlik arayışına giren, Nobel Ödülü sahibi Kolombiyalı büyük yazar Gabriel Garcia Marguez , Kolombiya' yı yıllarca haraca kesen uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escolar 'ın, can düşmanı olan öbür kartellerin elinden kurtulabilmek için bir yandan adalete teslim olma sürecini işletirken, öte yandan da pazarlık gücü kazanabilmek amacıyla tam dokuz kişiyi kaçırmasını anlatan 'Bir Kaçırılma Öyküsü' adlı bu yeni kitabıyla, gazeteciliğe bir tür dönüş yapıyor. Birçok yapıtında gazete haberlerinden yola çıkmış olan Gabriel Garcia Marguez , bu kez haberi romanlaştırırken, hemen hepsi gazeteci olan bu dokuz kişinin, ailelerinin, dostlarının, onları kaçırıp rehin tutanların ve hissettiklerini büyük bir ustalıkla ve bir gazeteci gözüyle ortaya koyuyor; Kolombiya' nın bu karanlık dönemini irdelerken de, ülkesinin gerçeklerine bir başka açıdan ışık tutmuş oluyor. Bir Kaçırılma Öyküsü' nün ilk basımını, yazıldığı dil olan İspanyolca dışında ikinci dilde yayınlayan ilk birkaç ülkeden biri olduğumuzu da övünçle belirtmek istiyoruz.

Gabriel Garcia Marquez – Anlatmak için Yaşamak

Anlatmak için Yaşamak Kitap Kapağı Anlatmak için Yaşamak
Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
576

Gabriel García Márquez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, bütün edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası'ndan Yüzyıllık Yalnızlık'a, Kolera Günlerinde Aşk'tan Benim Hüzünlü Orospula-rım'a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak'ta "Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır" diyen yazarın yalnızca yaşamöyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.

Isabel Allende – Ruhlar Evi

Ruhlar Evi Kitap Kapağı Ruhlar Evi
Isabel Allende
Can Yayınları
544

Şili'nin seçimle iş başına gelen, askeri bir darbeyle devrilip öldürülen Marksist başkanı Salvador Allende'nin son saatleri nasıl geçti? Nobel ödüllü büyük şair Pablo Neruda'nın cenaze töreni, faşist diktatör Pinochet'nin onca baskısına karşın, nasıl bir gösteriye dönüştü? Clara del Valle neden dokuz yıl konuşmadı ve öldüğü zaman nasıl oldu da annesinin kesik başıyla birlikte gömüldü? Bunlar, Isabel Allende'nin bu romanında yer verdiği ilginç olaylardan bazıları. Isabel Allende, Latin Amerika'nın yetiştirdiği en büyük romancılardan biri. Ruhlar Evi adlı bu ilk romanında, bir ailenin üç kuşağını, yetmiş yıllık bir süreç içinde, Márquez'e yaklaşan bir ustalıkla dile getiriyor. Romanda, yaşayan kişilerle geçmişin ruhları iç içe. Latin Amerika edebiyatının büyülü gerçekçilik geleneği, bu romanda da bütün görkemiyle hüküm sürüyor. Sınırsız bir hayal gücü ve anlatım ustalığı, Isabel Allende'yi çağımızın en başarılı romancılarından biri yapıyor.

Ayşe Sarısayın – Ansızın Günbatımı

Ansızın Günbatımı Kitap Kapağı Ansızın Günbatımı
Ayşe Sarısayın
Can Yayınları
248

Kemikleşmiş değer yargılarına bağlılık mı, kendi olmak savaşında korkusuzca yol alıp gitmek mi?! Dıştan bakıldığında her şey ne kadar düzgün: Eğitimli, saygın anne baba, okuyup yetişen üç kız evlat, evin yaşlı büyüğü anneanne... Ama Ayşe Sarısayın, bu düzgün dünyaya içerden bakmayı yeğliyor ve son dönemin acı, hesaplaşması, düşbozumu en ağır romanlarından birini kaleme getiriyor. Ansızın Günbatımı büyük kentlerde yaşayan, hali vakti az buçuk yerinde hemen herkesin hayatından cesur, sarsıcı çözümlemeleriyle derin iz bırakacak...
-Selim İleri-

Michael Cunningham – Saatler

Saatler Kitap Kapağı Saatler
Michael Cunningham
Can Yayınları
230

Bu roman, yazarı Michael Cunningham'a 1999 yılında, Amerika'nın en önemli iki edebiyat ödülünü kazandırdı. Saatler, 1941'de intihar eden Virginia Woolf'un yaşamına ve ölümüne göndermelerle dolu bir roman. Hem Virginia Woolf'un yaşamından, hem de onun Bayan Dalloway adlı ünlü romanından beslenen Saatler, üç kadının yaşamlarını üç ayrı zaman diliminde, ama üç koşut anlatımda sunuyor: Virginia Woolf, New York'lu editör Clarissa Vaughan ve Kaliforniyalı ev kadını Laura Brown. Birbirinden bağımsız görünen ama göndermelerle, benzeşmelerle ve ortak kahramanlarla hem birbirinin içine yansıyan, hem de Bayan Dalloway romanına bağlanan öyküler, toplumun koyduğu kurallara yüreklice karşı koyan, aşk ve dostluk, umut ve umarsızlık, başarı ve başarısızlık kıskacında sıkışıp kalan insanların yaşamlarından çarpıcı kesitleri anlatırken, varoluşumuzun nedenlerini de sorguluyor. İntihar izleri ile kadın ve erkek eşcinselliği, roman boyunca varlığını sürdürürken, Michael Cunningham, az bulunur bir ustalık ve yaratıcılıkla, iki kadının yaşamını Virginia Woolf'un yaşamına düğümlüyor, beklenmedik ve hüzünlü bir çözümde birleştiriyor. Berrak, güçlü ve şaşırtıcı derecede şiirsel bir anlatımla işlenen Saatler'de, bu üç kadının iç dünyalarının en kuytu köşelerine kadar erkek yazarlarda pek rastlanmayan bir başarıyla sokulan Michael Cunningham, tutku dolu, derinlikli ve çok etkileyici bir roman, bir başyapıt yaratmış.

Mickey Spillane – Öp Beni Öldüresiye

Öp Beni Öldüresiye Kitap Kapağı Öp Beni Öldüresiye
Mickey Spillane
Can Yayınları
272

Mike Hammer: en yürekli, en çılgın, en zeki, en çapkın, en bıçkın, en maço özel dedektif. Mickey Spillane''in yarattığı, ama yazarından çok daha ünlü olan bu roman kahramanının serüvenleri, dizinin ilk kitabı olan Kanun Benim''den bu yana tüm dünya okurları tarafından merakla, heyecanla izleniyor. Öp Beni Öldüresiye, bakmaya kıyamayacağınız kadar güzel, seksi, ama bir o kadar ölümcül sarışınların, yeraltı dünyasındaki acımasız patronların ve gaddar tetikçilerin entrikalarıyla örülü bir roman. Mike Hammer''in, bu entrikalar labirentinin çıkmazlarında o ünlü bıçkınlığıyla nasıl çalım attığını bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz. Filmi de çekilmiş olan Öp Beni Öldüresiye, soluk kesen bir polisiye öykü olmanın yanı sıra, Amerikan yeraltı dünyasının sırlarını, yeraltından yer üstündeki üst düzey yöneticilere uzanan ilişkiler ağını da gözler önüne seriyor.