Mehmet Rauf – Böğürtlen

Böğürtlen Kitap Kapağı Böğürtlen
Mehmet Rauf
Bordo Siyah Yayınları
96

Eylül yazarı olarak ünlenen Mehmet Rauf'un Böğürtlen romanı, popüler yazınımızın güzel örneklerinden biridir. Pertev, Büyükada'da tanıştığı "Böğürtlen" adını verdiği Müjgan'a, ilk görüşte vurulur. Müjgan'sa insanlardan kaçan, gerçek aşkı bulamayacağına inanan, gururlu bir kızdır. Pertev, acaba Müjgan'ın gönlünü kazanıp mutlu olabilecek midir?

Stendhal – Lamiel

Lamiel Kitap Kapağı Lamiel
Stendhal
Bordo Siyah Yayınları
204

19. yüzyıl başında Normandiya’nın Carville kasabasına evlatlık gelen bir kızın mutluluk arayışları, sosyal katmanlar arasında zikzaklar çizen bir "yolculuğa" dönüşür. Lamiel, "kafasına göre takılma" sloganını ilkeleştirmiş günümüz genç kızlarının geçen yüzyıldaki prototipi sayılır. Genç kız, kadın hakları anlayışının öncülerinden biri olarak da önemli bir temsili kişiliktir. Ruhu, içinden çıkılmaz düşüncelerin karmaşasında bunalmış, duygusallıktan nasibini almamış Lamiel, asıl modern dünyanın büyük yabancılaşmalarından birini, ruhun, duygunun ve bedenin birbirinden ayrı düşmesi durumunu, yaklaşık yüz elli yıl öncesinden haber verir gibidir.

Lamiel: Çağını aşmanın imkânsızlığı.

Namık Kemal – Vatan Yahut Silistre

Vatan Yahut Silistre Kitap Kapağı Vatan Yahut Silistre
Namık Kemal
Bordo Siyah Yayınları
83

Vatan şairi Nâmık Kemal’in Vatan yâhut Silistre oyunu, tiyatro yazınımızın ilk önemli yapıtıdır. Yazar, konusunu ünlü "Silistre müdâfaası"ndan alan bu oyununda "Osmanlı kahramanlığı"nın birer örneği olan kişileri aracılığıyla "vatanı için ölmek" tezini coşkulu bir dille işler. Sahnelenen ilk oyun olarak kabul edilen Vatan yâhut Silistre’yi okurken de zevk alacaksınız.

Vatan Yâhut Silistre: Klasik tiyatro yazınımızın ilk yetkin örneği.

Platon – Sokrates’in Savunması

Sokrates'in Savunması Kitap Kapağı Sokrates'in Savunması
Platon
Bordo Siyah Yayınları

Platon, nefret ettigini söyledigi dönemin politik yapisindan ve devlet düzeninden yakinirken, yozlasmanin örnegi olarak "arkadasi olan yasli bir adamin" haksiz yere ölüme mahkûm edilisini örnek gösterir. Sokrates'tir bu kisi. Sokrates'in ünlü "Savunmasi', biri Xenaphon'a biri de Platon'a ait olan iki metin üzerinden günümüze ulasmistir. "Savunma" bize, bir yandan IÖ 4. yüzyilin Atina'sinin hukuk sistemi ve devlet düzeninin isleyis ve zaaflarini tanitirken bir yandan da "Yunan aydinlanmasina" direnen muhafazakâr Atina egemenlerinin, mitolojik-dinsel kadim yapiyi arkalarina alip ünlü bir sima. üzerinden gözdagi verme çabalarini göz önüne serer. Bu yönüyle "Savunma" hiç eskimeyen, evrensel bir sese dönüsür. Sokrates'in Savunmasi: Ölerek, yasamanin onurunu korumak.

Nikolay Vasilyeviç Gogol – Palto

Palto Kitap Kapağı Palto
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Bordo Siyah Yayınları

Çar I. Nikola'nın (1825-1855) otoritesini bir anayasayla sınırlamak isteyen hareketin (Dekabrist Ayaklanması - 14 Aralık 1825) başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra bu muhalif harekete destek verenlerin kimi asılır, kimi de Sibirya'ya sürgüne gönderilir. İktidar, gitgide katılaşan tutumuyla 'fikirleri özgürce ifade etme' yollarının önünü keser. Rus aydınının (intelligentsia) üzerinde ödünsüz bir baskı kurulur. Sansür mekanizmasını işletmek için kurulan 'gizli servis', görevini acımasızca yerine getirir; sadece düşünmek ve yazmak bile mutlakiyete, serflik sistemine karşı 'bir başkaldırı' addedilir. Böylesi bir siyasi ve sosyal atmosferde Gogol, 'küçük adam' temasını işlediği 'Palto'yu yayınlar. Öykü, Rus Edebiyatı'nın gelişmesinde, Rus gerçekçiliğinin oluşmasında önemli rol oynayacak; sonraki günlerde Dostoyevski, "Hepimiz Gogol'un 'Palto'sundan çıktık" itirafında bulunacaktır. Gogol Rusya'ya kendi yüzünü gösteren ilk yazarlardandır.

Maksim Gorki – Ekmeğimi Kazanırken

Ekmeğimi Kazanırken Kitap Kapağı Ekmeğimi Kazanırken
Maksim Gorki
Bordo Siyah Yayınları

Maxim Gorki?nin ayrılmaz bir bütün oluşturan üç özyaşamöyküsü romanı, yazarın çocukluk ve gençlik yıllarına olduğu kadar 19. yüzyılın bitiminde Rus küçük burjuva katmanlarının hayatına da alabildiğine nesnel bir ayna tutar. Büyük kentlerin uzağında, dünyaları küçük, hayata yönelik talepleri ve ihtiyaçları sınırlı, basit, dini inanç ile batıl inancın karışımından oluşmuş bir tutuculuğun zemininde ayakta durmak için çalışan bu insanların arasında varolma ve oradan çıkışın öyküsü, Gorki üçlemesinin de kaynağını oluşturur. Ekmeğimi Kazanırken, yazarın henüz bir çocukken dış dünyayı tanımaya ve hayata çok zor şartlarda tutunmaya çalışan insanların mücadelelerine tanık olma sürecini anlatır. Yazarın, ninesinin koruyuculuğu ile dış dünyanın acımasızlığı arasında gidip geldiği bu yıllarda, hayatının ikinci bir sığınağı da uzak akrabalarından bir mimarın yanıdır. Ekmeğimi Kazanırken: Toplumsal çevrenin dar dünyasından çıkış arayışı.

Maksim Gorki – Benim Üniversitelerim

Benim Üniversitelerim Kitap Kapağı Benim Üniversitelerim
Maksim Gorki
Bordo Siyah Yayınları

Gorki'nin yaşamöyküsünü anlatan üçlemenin bu son kitabı, onun yirmili yaşlarına kadar topladığı hayat deneyimleri üzerine kuruludur. Kunduracı çıraklığından aşçı yamaklığına, kuş avcılığından ikona mağazası tezgâhtarlığına kadar bir tür hayata hazırlanma aşamalarından geçen yazar, hak ettiğini düşündüğü yüksek öğrenime yönelir. Kazan'daki üniversiteye girme imkânı bulamayan Gorki. hayat üniversitesinin içinden geçer. Önceki iki özyaşam öyküsü romanındaki doğal, kırsal dünya, burada yerini kentin izbe içindeki hayatlar gibi yıkık dökük, ama ayakta duran binalarına bırakır. Yazar bizi, ara sıra yorum kattığı bir belgesel sinema tekniğiyle farklı toplumsal katmanları temsil eden renkli tiplerin, karakterlerin dünyasından geçirirken, "hayat üniversitesinden mezun oluşunun" da ipuçlarını verir. Gorki kötülüğün, hoşgörüsüzlüğün, tembelliğin ve aptallığın dünyevi ve dinsel kurumların baskısından çok daha belirleyici olduklarını hatırlatır bize; Benim Üniversitelerim, onun bu engellere karşı verdiği mücadelenin üçüncü aşamasını oluşturur. Benim Üniversitelerim: Hayatın üniversitesi.