Platon – Sokrates’in Savunması

Sokrates'in Savunması Kitap Kapağı Sokrates'in Savunması
Platon
Bordo Siyah Yayınları

Platon, nefret ettigini söyledigi dönemin politik yapisindan ve devlet düzeninden yakinirken, yozlasmanin örnegi olarak "arkadasi olan yasli bir adamin" haksiz yere ölüme mahkûm edilisini örnek gösterir. Sokrates'tir bu kisi. Sokrates'in ünlü "Savunmasi', biri Xenaphon'a biri de Platon'a ait olan iki metin üzerinden günümüze ulasmistir. "Savunma" bize, bir yandan IÖ 4. yüzyilin Atina'sinin hukuk sistemi ve devlet düzeninin isleyis ve zaaflarini tanitirken bir yandan da "Yunan aydinlanmasina" direnen muhafazakâr Atina egemenlerinin, mitolojik-dinsel kadim yapiyi arkalarina alip ünlü bir sima. üzerinden gözdagi verme çabalarini göz önüne serer. Bu yönüyle "Savunma" hiç eskimeyen, evrensel bir sese dönüsür. Sokrates'in Savunmasi: Ölerek, yasamanin onurunu korumak.

Nikolay Vasilyeviç Gogol – Palto

Palto Kitap Kapağı Palto
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Bordo Siyah Yayınları

Çar I. Nikola'nın (1825-1855) otoritesini bir anayasayla sınırlamak isteyen hareketin (Dekabrist Ayaklanması - 14 Aralık 1825) başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra bu muhalif harekete destek verenlerin kimi asılır, kimi de Sibirya'ya sürgüne gönderilir. İktidar, gitgide katılaşan tutumuyla 'fikirleri özgürce ifade etme' yollarının önünü keser. Rus aydınının (intelligentsia) üzerinde ödünsüz bir baskı kurulur. Sansür mekanizmasını işletmek için kurulan 'gizli servis', görevini acımasızca yerine getirir; sadece düşünmek ve yazmak bile mutlakiyete, serflik sistemine karşı 'bir başkaldırı' addedilir. Böylesi bir siyasi ve sosyal atmosferde Gogol, 'küçük adam' temasını işlediği 'Palto'yu yayınlar. Öykü, Rus Edebiyatı'nın gelişmesinde, Rus gerçekçiliğinin oluşmasında önemli rol oynayacak; sonraki günlerde Dostoyevski, "Hepimiz Gogol'un 'Palto'sundan çıktık" itirafında bulunacaktır. Gogol Rusya'ya kendi yüzünü gösteren ilk yazarlardandır.

Maksim Gorki – Ekmeğimi Kazanırken

Ekmeğimi Kazanırken Kitap Kapağı Ekmeğimi Kazanırken
Maksim Gorki
Bordo Siyah Yayınları

Maxim Gorki?nin ayrılmaz bir bütün oluşturan üç özyaşamöyküsü romanı, yazarın çocukluk ve gençlik yıllarına olduğu kadar 19. yüzyılın bitiminde Rus küçük burjuva katmanlarının hayatına da alabildiğine nesnel bir ayna tutar. Büyük kentlerin uzağında, dünyaları küçük, hayata yönelik talepleri ve ihtiyaçları sınırlı, basit, dini inanç ile batıl inancın karışımından oluşmuş bir tutuculuğun zemininde ayakta durmak için çalışan bu insanların arasında varolma ve oradan çıkışın öyküsü, Gorki üçlemesinin de kaynağını oluşturur. Ekmeğimi Kazanırken, yazarın henüz bir çocukken dış dünyayı tanımaya ve hayata çok zor şartlarda tutunmaya çalışan insanların mücadelelerine tanık olma sürecini anlatır. Yazarın, ninesinin koruyuculuğu ile dış dünyanın acımasızlığı arasında gidip geldiği bu yıllarda, hayatının ikinci bir sığınağı da uzak akrabalarından bir mimarın yanıdır. Ekmeğimi Kazanırken: Toplumsal çevrenin dar dünyasından çıkış arayışı.

Maksim Gorki – Benim Üniversitelerim

Benim Üniversitelerim Kitap Kapağı Benim Üniversitelerim
Maksim Gorki
Bordo Siyah Yayınları

Gorki'nin yaşamöyküsünü anlatan üçlemenin bu son kitabı, onun yirmili yaşlarına kadar topladığı hayat deneyimleri üzerine kuruludur. Kunduracı çıraklığından aşçı yamaklığına, kuş avcılığından ikona mağazası tezgâhtarlığına kadar bir tür hayata hazırlanma aşamalarından geçen yazar, hak ettiğini düşündüğü yüksek öğrenime yönelir. Kazan'daki üniversiteye girme imkânı bulamayan Gorki. hayat üniversitesinin içinden geçer. Önceki iki özyaşam öyküsü romanındaki doğal, kırsal dünya, burada yerini kentin izbe içindeki hayatlar gibi yıkık dökük, ama ayakta duran binalarına bırakır. Yazar bizi, ara sıra yorum kattığı bir belgesel sinema tekniğiyle farklı toplumsal katmanları temsil eden renkli tiplerin, karakterlerin dünyasından geçirirken, "hayat üniversitesinden mezun oluşunun" da ipuçlarını verir. Gorki kötülüğün, hoşgörüsüzlüğün, tembelliğin ve aptallığın dünyevi ve dinsel kurumların baskısından çok daha belirleyici olduklarını hatırlatır bize; Benim Üniversitelerim, onun bu engellere karşı verdiği mücadelenin üçüncü aşamasını oluşturur. Benim Üniversitelerim: Hayatın üniversitesi.

Maksim Gorki – Ana

Ana Kitap Kapağı Ana
Maksim Gorki
Bordo Siyah Yayınları

Günlerin alışılmış kirli havası içinde, buhar gücüyle çalışan fabrikaların keskin düdüğü, işçi mahallelerinin üstünde dumanlı kirli havayı parçalamasına çınladığında dinlenipte uykusunu alamamış yorgun insanlar, gri renkli kuçuk kulübelerinden, üstlerine ışık çevrilip ürkütülmüş hamambocekleri gibi dışarı fırlayıp, soğuk ve alacakaranlık yollarda, pencerelerinden parlayan sar. Bir ışılda şose yolu parlatan fabrikanın yüksek taş duvarlarına doğru yol alırlardı. İstimin omurtusuyla birlikte diğer makinelerin boğuk gürültüsü mahalleye hakim olurken, bacaların asık suratlı kara görüntüsü birer sopa gibi mahallenin üzerine egemenliğini kurardı. Yorgun ayaklarını, sürükleyerek fabrikanın taş duvarlarla çevril, geniş dörtgenine doğru, köyün kaldırmışız, daracık yolundan yürürlerdi. Fabrika, kayıtsız, sakin bu gelenleri kirli pencere dizileriyle beklerdi. Vıcık vıcık çamur ve pislik yürüyenlerin ayaklarına sıvanıp tuhaf sesler çıkarırdı. Sağdan soldan, kısık ve uykulu seslerin çığrışması işitilirdi. Tuhaf sovuşmelerle karşılık veren sesler; bu seslere, gürültülere buharın ıslıkları karışırdı. Fabrikanın bacaları, kasıntılı bir güven duygusuyla kalın sütunlar benzeri yükselirdi köyün üstünde.