Michel Zevaco – Pardayan’ın Oğlu

Pardayan'ın Oğlu Kitap Kapağı Pardayan'ın Oğlu
Pardayanlar Serisi 7. Kitap
Michel Zevaco
Başkan Yayınları
288

...Pardaillan, genç kıza gösterişli bir selam çaktı, Jehan'a arkadaşça bir hareket yaptı, hayatları boyunca bu tarz işlere hiç karışmamış olan üç yiğide de başıyla hafif bir selam verdi. Üç yiğit nefeslerini tuttular, gözlerinden neredeyse yaş damlayacaktı. Pardaillan, sıkı adımlarla çıktı; şeytanla randevusu varmış gibi gecenin karanlığında kayboldu. Jehan bu üç adamı beraberinde götürmeyebilirdi. Herhalde sevdiği kızı tek başına savunamayacak kadar korkak ve kuvvetsiz değildi... Fazla ince bir duyarlılıkla davranarak, genç kızla baş başa kalmak için fırsat arıyormuş gibi görünür kaygısıyla onlara döndü. Bertille de bu inceliği farketmiş olmalıydı ki, delikanlıya hafif bir tebessümle teşekkür etti. Jehan üç ahbap çavuşlara seslendi: "Düşün bakalım yola!.. Nereye gideceğimizi biliyorsunuz."

Michel Zevaco – Pardayan’ın Milyonları

Pardayan'ın Milyonları Kitap Kapağı Pardayan'ın Milyonları
Pardayanlar Serisi 8. Kitap
Michel Zevaco
Başkan Yayınları
433

Saetta, Dördüncü Henri'nin Maliye Bakanı Sully'in karşısında durup yerlere kadar eğildi ama bu aşırı saygı gösterisinde, dalkavukluktan çok, alaycı bir gurur seziliyordu.

Sully, adama şöyle dikkatli bir bakışla baktıktan sonra, ziyaretçisi hakkında yeterince fikir edinmiş bir insan tavrı takındı. Serbest ve oldukça da soğuk bir edâ ile sordu:"Kral'ın hazinesine on milyon getireceğinizi iddia ediyorsunuz?"

Michel Zevaco – Pardayan’ın Kızı

Pardayan'ın Kızı Kitap Kapağı Pardayan'ın Kızı
Pardayanlar Serisi 9. Kitap
Michel Zevaco
Başkan Yayınları
400

Louvre Sarayı bahçelerinin çiçeklenmiş ağaçlarından gelen kokularla dolu, berrak bir ilkbahar sabahıydı.
Grenelle Sokağı'nın ağzında, üstünde hiçbir arma görünmeyen basit bir tahtırevan durmuştu. Meşin perdeleri sımsıkı kapalıydı. Arkasında on kişilik, atlı ve tepeden tırnağa silâhlı bir muhafız grubu vardı. Hepsi de müthiş haydutlara benziyordu. Şık giyinmişlerdi ama bu, görünüşlerinin korkunçluğunu azaltmıyordu. Hepsi de süslü eyerlerinin üstünde süvari heykelleri gibi hareketsiz ve dimdik duruyorlardı. Gözlerini, tahtırevanın sağında, yine heykel gibi kımıldamadan duran atlıya dikmişlerdi. Bu adamın, her saldırıya dayanabileceği kolaylıkla anlaşılan geniş bir göğsü vardı. Sırtındaki mor kadifeden, sâde elbiseye rağmen, her hâliyle asilzâde olduğunu anlatıyordu. Bakışlarını arabanın meşin perdesine dikmiş; oradan hiç ayırmıyordu. Herhalde bu perdeden sızacak bir emri bekliyordu.

Tahtırevanın solunda, fakir halktan kişiler gibi giyinmiş bir kadın duruyordu. Üstü başı temiz, yüzü soluk, gülüşü yılışıktı. Yaşını söylemek zordu. Belki kırkındaydı, belki de altmışında. Fakat bu kadın, yanındaki tahtırevanla hiç ilgilenmiyor, yarı kapalı, boyuna kırpışan gözlerini Saint-Honore Sokağı'na dikmiş, oradaki kalabalığı kolaçan edip duruyordu. Birdenbire dudaklarını tahtırevanın meşin perdesine yapıştırıp yavaş sesle:

"İşte, madam," dedi. "İnci Çiçeği veya halkın tâbiriyle Gonca geliyor."

Michel Zevaco – Pardayan’ın Sonu

Pardayan'ın Sonu Kitap Kapağı Pardayan'ın Sonu
Pardayanlar Serisi 10. Kitap
Michel Zevaco
Başkan Yayınları
224
  • Küçük Loise’in annesi kim?
  • İki anne ve iki baba!
  • Fausta’nın yeni amaçları
  • Fausta, Angoulême Dükü’nü Bastille’den çıkarttırıyor
  • Pardayan Fausta’nın bütün adımlarını izliyor
  • Dük d’Angoulême kral X. Charles olacak mı?
  • Gizemli kule
  • Pardayan öldü mü?

Michel Zevaco – Fausta’nın Entrikaları

Fausta'nın Entrikaları Kitap Kapağı Fausta'nın Entrikaları
Pardayanlar Serisi 5. Kitap
Michel Zevaco
Başkan Yayınları
360

"Pardayanlar'dan çok şey öğrendim. Öğrendiklerimin başında bir takım 'değerler' ve 'inançlar' gelir. Bunlar benim yaşamım bakımından son derece önemlidir...
Pardayanlar, tüm tarihsel romanlar gibi, tarihin 'çok özel' ve 'bireye göre çarpıtılmış' bir biçimi olmakla birlikte, evrensel açıdan belli tepe noktalara koşut bir anlatım izler...
Bir takım temel bilgilerle ilk kez Pardayanlar aracılığıyla karşılaştım.
Hıristiyan dini içinde önemli ayrılıklar olduğunu... engizisyonun korkunçluğunu... 'Saray Entrikası' kavramını, kilisenin gücünü... ve daha bir çoğunu Pardayanlar'dan öğrendim...
Şövalyeliği; 'kudret karşısında dalkavukluk etmemeyi'; 'haklıdan yana olmayı'; 'paraya pula fazla önem vermemeyi'; temizlik ve uyumu; güzel kadınlar uğruna, hele bir de bunlar zengin ve kudretli ise ilkelerden fedakarlık etmemeyi; cesareti hep Pardayanlar'dan öğrendim."
Emre Kongar

"İnsanlar ikiye ayrılır. Pardayanlar'ı okuyanlar ve okumayanlar.
Pardayanlar'ı okuyanlar gizli bir örgütün üyeleridir, kendilerine özgü dilleri, işaretleri, zevkleri vardır. (Bu örgüt üyeleri) Pardayanlar'ı okumayanların arasında gurbette yaşarlar ve hep birbirlerini ararlar...
Küçük bir çocuk, okuma macerasına Pardayanlar'la başlarsa, bu maceradan ömrü boyunca kurtulamaz artık. Kitapların insana nasıl inanılmaz bir zevk verdiğini öğrendiğinden, hep o zevkin peşinde koşar.
Hep Pardayancı, bir Pardayan olamadığı için üzülür. Ve onlar, olmayan uzun tüylü şapkalarıyla eski kitap satan dükkanlarda mahzun mahzun dolaşırlar. Onları, olmayan şapkalarından ve hüzünlü gülümsemelerinden tanırsınız hemen..."
Ahmet Altan

Michel Zevaco – Pardayan’ın Zaferi

Pardayan'ın Zaferi Kitap Kapağı Pardayan'ın Zaferi
Pardayanlar Serisi 6. Kitap
Michel Zevaco
Başkan Yayınları
440

İsyancılar yeraltı salonundaki toplantıdan teker teker çıkarlarken Pardaillan'ın Chico'yla ateşli bir tartışmaya giriştiğini söylemiştik. Şövalye, Küçük Adam'a mağaranın oradakiler tarafından bilinmeyen ve kendisinin rahat rahat girip çıkabildiği gizli bir kapısı olup olmadığını sormuştu. Cüce önce bu soruya cevap vermek istememişti...