M. Şükrü Hanioğlu – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Zihniyet , Siyaset ve Tarih

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Zihniyet , Siyaset ve Tarih Kitap Kapağı Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Zihniyet , Siyaset ve Tarih
M. Şükrü Hanioğlu
Bağlam Yayıncılık
341

Bu derlemede bir arada sunulan yorumlar, toplumumuzun gündemindeki değişik konular üzerien kaleme alınmışlardır. Ancak bu farklı konular üzerinde durma niteliği, onların belirli bir ortak paydası bulunmadığı anlamına gelmemektedir. Bu payda ise konulara sathi ve güncel tartışma temelinde değerlendirmeler getirmek yerine onları, tarihi süreç çerçevesinde ele almaya ve toplumumuza özgülüğü vurgulamak yerine, mukayeseler yardımıyla, daha geniş bağlamlara oturtmaya çalışma girişimidir.

Zubritski Mitropolski Kerov – İlkel Topluluk, Köleci Toplum, Feodal Toplum

İlkel Topluluk, Köleci Toplum, Feodal Toplum: Kapitalist Öncesi Biçimler Kitap Kapağı İlkel Topluluk, Köleci Toplum, Feodal Toplum: Kapitalist Öncesi Biçimler
Zubritski Mitropolski Kerov
Sol Yayınları
232

Mitropolski [“İlkel Topluluk”], Y. Zubritski [“Köleci Toplum”: Birinci Bölüm, 1-3, 5; İkinci bölüm; Üçüncü Bölüm, 1; Dördüncü Bölüm, 1, 2] ve V. Kerov [“Köleci Toplum”: Birinci Bölüm, 4, 6, 7; Üçüncü Bölüm, 2; Dördüncü Bölüm 3-5; ve “Feodal Toplum”] tarafından hazırlanan Aperçu d’histoire et d’économie I, La communauté primitive, la société esclavagiste, la société féodal (Editions du progrés, Moscou) adlı kitabı, Fransızcasından Sevim Belli dilimize çevirdi ve kitap İlkel Topluluk, Köleci Toplum, Feodal Toplum - Kapitalist-Öncesi Biçimler adı ile, Sol Yayınları tarafından Ekim 2011 (Birinci Baskı: Ekim 1968; İkinci Baskı: Nisan 1971; Üçüncü Baskı: Kasım 1974; Dördüncü Baskı: Mart 1976; Beşinci Baskı; Nisan 1977; Altıncı Baskı: Haziran 1978; Yedinci Baskı: Nisan 1979; Sekizinci Baskı: Ocak 1980; Dokuzuncu Baskı: Ekim 1987; Onuncu Baskı: Kasım 1989; Onbirinci Baskı: Ağustos 1992; Onikinci Baskı: Ekim 1997; Onüçüncü Baskı: Haziran 2002; Ondördüncü Baskı: Ekim 2007) tarihinde Ankara’da Kuban Matbaacılık’ta bastırıldı.

Selin Ongun – Türbanlı Erkekler

Türbanlı Erkekler Kitap Kapağı Türbanlı Erkekler
Selin Ongun
Destek Yayınları
172

Muhafazakâr erkekler nasıl bir değişim geçiriyor?
Muhafazakâr erkeklerin örtünen kadınlara karşı önyargıları neler?
Başörtülü kadınlar, muhafazakâr erkeklerin evlilikte ilk tercihleri olmaktan çıktı mı?
Muhafazakâr erkek başörtülü kadını neden sosyal bir yük olarak görmeye başladı?
Muhafazakâr erkekler iş hayatında hangi kadınlara itibar ediyor; başını örtenlere mi, başı açıklara mı?
Muhafazakâr medya nasıl bir başörtülü kadın istiyor?

Adil Çiftçi – Nasıl Bir Sosyal Bilim

Nasıl Bir Sosyal Bilim: Temel Sorunlar ve YaklaşımlarI Kitap Kapağı Nasıl Bir Sosyal Bilim: Temel Sorunlar ve YaklaşımlarI
Adil Çiftçi
Ankara Okulu Yayınları
204

Her bilimsel araştırma, belli bir kavramsal ve yöntemsel çerçeveye dayandığı için, bulguları da onun içerisinde anlamlı ve nesneldir. Bu çerçeveler, toplum sahnesine bakarken durduğumuz yeri belirlediğinden, gördüklerimizi de belirli bir açıdan gördürürler. O halde hiçbir perspektif toplumsal gerçekliği tüketemez. Çünkü toplumsal dünya renklerle doludur; bu renklerin neler ve nasıl oldukları bile baktığımız yerden görüldükleri kadarıyla görünürler. Bunda bir sakınca da yoktur… Sakınca, onu tek renk sanmakta ya da bizim zorunlu olarak gölgeli duruşumuzun onu aynısıyla aksettirdiğini düşünmektedir…

Bu çalışma, hem Sosyal Bilimlerdeki hem de onların toplumda buldukları renkleri ana çizgileriyle sunma girişimidir. Toplumsal dünyanın doğası ve onu inceleme yöntemi ile ilgili farklı varsayımlara dayanan yaklaşımların, bizi, bu dünyanın melez tonları ile de tanıştıracağı düşüncesindeyiz. Bu sebeple, eserdeki adlarından biriyle “Anlayıcı Yaklaşım” ve “Açıklayıcı Yaklaşım”, bu işlev açısından anlaşılmalı ve haklarında değer yargısı verilmemelidir.

Anthony D. Smith – Milli Kimlik

Milli Kimlik Kitap Kapağı Milli Kimlik
Anthony D. Smith
İletişim Yayınları
290

Son yıllarda bütün dünyada milliyetçilik dalgasının kabarışıyla birlikte, milliyetçilik literatüründe de bir zenginleşme görülüyor. Anthony D. Smith, milliyetçilik üzerine araştırmalar literatürüne temel önemde eserlerle katkıda bulunan bir araştırmacı E. J. Hobsbawm´a göre, "ingilizce okuyanlar için bu alanın başlıca kılavuzu..."

Nicholas Carr – Yüzeysellik

Yüzeysellik : İnternet Bizi Aptal Mı Yapıyor? Kitap Kapağı Yüzeysellik : İnternet Bizi Aptal Mı Yapıyor?
Nicholas Carr
Ufuk Kitapları
279

Carr müthiş bir yazar... Bilgisayar başında çalışan herkesin, internetin akla ziyan etkilerini görmesi açısından mutlaka okuması gereken bir eser. Kitabın hakettiği not: A

Newsweek

Sürükleyici ve huzur bozucu. Hepimiz, internetin bizi ve özellikle çocuklarımızı nasıl derinlemesine düşünemeyen, aklı bir karış havada tiplere çevirdiği üzerine şakalar yapar dururuz. Meğerse bu şaka değilmiş. Nicholas Carr beni ikna etti.

John Horgan, Wall Street Journal

Bilgisayarı kapat, akıllı telefonunu kenara koy ve bu kitabı alıp oku. Söz veriyorum, buna değdiğini göreceksin.

Terry Lavender, Vancouver Observer

Engin bilgisiyle yazar, interneti kullanmanın sizin için kötü sonuçları olduğunu söylüyor. Hatta onun gerçekten de beyni
etkilediğini anlatıyor. İnternet bizi olduğumuzdan daha cahil yapıyor. Halbuki biz ondan bunun tam tersini başarmasını istemiştik. Tehlike çanlarını çalan bir kitap.

Nicholas Bagnall, The Telegraph

Michel Foucault – Bir Aile Cinayeti

Bir Aile Cinayeti: XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti Kitap Kapağı Bir Aile Cinayeti: XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti
Michel Foucault
Ayrıntı Yayınları
336

Annemi, kız kardeşimi, erkek kardeşimi katleden ben, Pierre Riviére
XIX. yüzyılda Normandiya'nın Calvados eyaletine bağlı küçük bir köyde yaşayan 20 yaşındaki Pierre Riviere, çocukluğundan beri garip davranışlarıyla tanınmaktadır. İnsanlardan, bilhassa kadınlardan kaçmakta, karamsar ve dengesiz kişilik özellikleri sergilemektedir. Oldum olası kafasını meşgul eden yücelik fikirleri, ailesinden yaşanan sorunlarla birleşince onu adım adım korkunç sona yaklaştırır. Babasını mutsuzluklarından kurtarmak gibi, ulvi olduğunu düşündüğü bir misyon üstlenerek, annesini ve iki kardeşini öldürür.

Hapishanede kaleme aldığı hatıratı, hem kendi öznel durumunu hem de o dönem Fransa'nın genel profilini yansıtması açısından çok ilginçtir. O dönemde Fransa, Cumhuriyetçiler ve kralcıların iktidar mücadelesiyle çalkalanmata, gizli dernekler mantar gibi bitmektedir. Kral Louis-Philippe'e suikast düzenleyen Fieschi'nin davası ile Riviere'in davası aşağı yukarı aynı zamana denk düşer. Kral tüm tebaanın babası olarak düşünüldüğünden, ebeveyn katliyle kral katli arasındaki geçişlilik, iki dava sürecinin birbirinden etkilenmesine yol açmıştır. Akıl hastası mı, yoksa bir canavar mı olduğu konusunda bir türlü ortak karara varamayan tıp uzmanları ve adalet mekanizması büyük bir bocalama içindedir. Tıp bilimi hem kendi arasında bölünmüş hem de adalet mekanizmasıyla uyuşmazlık yaşanmaktadır. Kısacası, ortada bir yetki sorunu vardır. Kim neye, ne kadar karar verebilecektir? Riviere ve hatıratı, Riviere vakası, yargıçlar ve doktorlar için tam bir bilmece olup çıkmıştır.

Michel Foucault ve arkadaşları, psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine bir çalışma yapma amacıyla yola çıktıklarında Riviere olayıyla karşılaşır, hatırat ve dava dosyası karşısında derinden etkilenirler. Foucault'nun zayıfların ve kaybedenlerin, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya doğru çıktığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri olur Bir Aile Cinayeti.

Bir aile cinayetini konu alması bile tek başına eseri ilginç ve okunmaya değer kılmaktadır. Ama bu tek boyutu içinde değerlendirmek, eseri azımsamak olacaktır. Eğitimsiz, dini ve milli fikirlerle büyülenmiş, akıl sağlığı tartışmalı bir köylünün karşısında, tıp bilimiyle, psikiyatrisiyle, adalet mekanizmasıyla tüm bir toplum yer almaktadır. Sömürgeci, yayılmacı siyaset nezdinde "vatan uğruna" cinayetlerin normal, meşru sayıldığı toplumda, ailesinin fertlerini katleden bir köylü nereye oturtulmalıdır?

İşte Foucault ve arkadaşları buradan yola çıkarak, suç ve ceza, akış sağlığı ve delilik kavramlarını sorgulamakta, ikiyüzlü toplumun "normallik" normlarını tartışmaya açmaktadırlar. Güç, hakimiyet ve çatışkı ilişkileri üzerine bir kez daha düşünmemizi sağlayan bu sarsıcı metin, şiddetin her türüne sık sık tanık olan "bebekleri katil yapan" yaşadığımız toprakları da anlamamıza yönelik çok önemli bir katkı.