Reha Ülkü – Post-Sinema
Sinema / 4 Aralık 2016

Kitap Adı: Post-Sinema Yazar: Reha Ülkü Yayıncı: Mobidik Yayınları Sinema konusunda şimdiye dek 10’un üzerinde kitap yazdım. Bunun ilk 3’ü kuram, edim ve praksis senteziydi. Bunun üzerine 3 tane ‘kısa kes’ tabirli, kısa eleştiriler eklendi. Sonra da, post-, yeni- tam- gibi art-sinema kitapları geldi. Post-Sinema onlardan biri. Post-Sinema, 1995-2015 arasındaki dönem demek. Post-Sinema, post-n-modern politik dönemler gibi, 1’den çok art-sinemalar demek. Bunlardan 2-3 tanesi küsurlu olarak yazıldı. Bu kitap o metinleri içeriyor. Aynı zamanda, sözkonusu dönemde verilen sinemasal avangard ve deneysel örnekleri irdeliyor. Aynı zamanda sanatta bayağının ve yücenin grift izleğini sürüyor. Dolayısıyla Post-Sinema doğurdan sinemanın gelecekbilimi demek. Meraklı okur isterse, internet üzerinden arama yaparak, daha ileri okumalara ulaşabilir. İnternette tarafımdan yazılmış 200-300 adet sinema eleştirisi metni mevcut.

Michael Korz – Senaryoda Dialog
Sinema / 4 Kasım 2016

Kitap Adı: Senaryoda Dialog Yazar: Michael Korz Yayıncı: Altıkırkbeş Yayınları Sayfa Sayısı: 232 İyi bir öykünüz olabilir, inanılmaz karakterler yaratmış, harika bir fikri müthiş bir sona taşımız olabilirsiniz ama karakterleriniz konuşamıyorsa elinizde sadece kötü bir senaryo var demektir. Elinizdeki kitap, günlük konuşma dilinden başlayarak, tüm senaryo türleri için etkin ve doğru diyaloglar yazmanın yollarını, sık düşülen hataları gösterip, kolay ulaşılabilecek örneklerle de destekleyerek yazılmış, hızlı ve pratik bir kılavuz niteliği taşıyor.

Kaybedenler Kulübü – Filmin Öyküsü
Sinema / 4 Kasım 2016

Kitap Adı: Kaybedenler Kulübü – Filmin Öyküsü Yazar: Kolektif Yayıncı: Altıkırkbeş Yayınları Sayfa Sayısı: 268 Bu kitap aslen Türkiye’de bir ilki temsil ediyor, historyasında ilkleri barındırmak gibi genetik bir adeti olan Altıkırkbeş Yayın “Kaybedenler Kulübü” filminin “Filmin Öyküsü” alt başlığıyla kitaplaştırdı. İlk olan da bu zaten: bir filmin öyküsünün anlatılması. Senaryonun tamamını ve yönetmenin dekupe notlarını barındıran kitap, standart bir film kitabından sinema öğrencileri ve amatör filmciler için bir yol gösterici olması bakımından ayrılırken, kendine has edebi bir tadı da beraberinde sunuyor. Sadece bu değil ama; prodüksiyon öncesinden başlayan süreç, prodüksiyon sonrasına dek detaylarıyla uzmanları tarafından aktarılırken; senaristinden yönetmenine, görüntü yönetmeninden kurgu editörüne, sanat yönetmeninden oyunculara değin filmin sürecini ele alırken, set fotografları, kamera arkası görüntüleri ve notları, oyuncular, ekip, senarist ve yönetmenle yapılmış röportajlara, filmin gerçek karakterlerini de içine alarak sunan kitap, kendi başına bir hikaye olan “soundtrack” sürecinin de eşsiz ve titiz çalışmasını tanıklıklarla, çalışma notlarıyla birlikte ortaya koyan bir belge(sel) niteliği de taşıyor.

Aşktan da Üstün 50 Film
Sinema / 2 Kasım 2016

Kitap Adı: Aşktan da Üstün 50 Film Yazar: Cem Altınsaray, Tunca Arslan, Kemal Ekin Aysel, Burak Göral, Murat Özer, Burçin Ş. Yalçın Yayıncı: Kırmızı Kedi Yayınevi Sayfa Sayısı: 171 İçinde bulunduğumuz sinema atmosferi, iyisi kötüsü ile birçok tuzağı, tuzaklardan kaçış yolunu, kurtuluş ve mahvoluş alanlarını barındırıyor. Arka Pencere, yaşadığınız bu bina içinde sizin kurtuluşa ya da mahvoluşa kaçış noktanız olabilir. Oradan ihtiyacınız olan her türlü mühimmatı gizlice evinize taşıyabilirsiniz. Komşularınızı ve gizli kalmaya mahkum cinayetlerini izleyebilir, türlü türlü iyiliğin, hinliğin ve icraatın peşinde koşabilirsiniz. Yeter ki işinizi ‘aşktan da üstün’ bir duyguyla yapıp, sonunda aşkın her şeyi sarıp sarmaladığını fark edin… Kanımca, kötü eleştiri iyi eleştiriyi kovar. Dolayısıyla iyi eleştirinin ve sinema aşkının gövermesi için bu seçkiyi önemli bulduğumu belirtmem gerek. Seçkinin ileride yayımlanacak öteki yazılarla daha da gelişip büyüyeceğini, bize başka arka pencereler sunacağını umuyorum. Derviş Zaim Sinema hakkında yazmak ile sinema yapmak arasındaki ayrım bizim için çok önemli değil. İşin gerçeği, bugün filmler hakkında konuşmaktan en çok zevk aldığımız insanlar sinema yazarları. Bir grup sinema yazarının yaklaşık bir yıl önce bağımsız olarak kurdukları Arka Pencere’yi düzenli olarak takip ediyoruz, Hitchcock’un film adlarından oluşturdukları kendilerine özgü bir yazı evrenleri var. Bağımsız olduklarını da özellikle vurgulamak gerek. Yağmur Taylan, Durul…

Mustafa Ziyalan – Alengirli Filmler
Sinema / 12 Ekim 2016

Kitap Adı: Alengirli Filmler Yazar: Mustafa Ziyalan Yayıncı: Dedalus Kitap Sayfa Sayısı: 88 Bir gün hayattan kaçıp alengirli bir film seyrederiz, sinemada. Kodlarıyla saplanıverir zihnimize, bir daha da çıkmaz bu film oradan. Peki gerçekten heyecanlandık mı? Ya da korktuk mu? Neden etkiledi bu film bizi? Görsel izleklerin bir kısmına, özellikle adından çokça bahsettiren, böylesi, türüne kült denilen bu filmlere kimse dokunamaz. Yıllarca süren enerjileriyle ve fısıltılarla yayılırlar. Sonra da ele avuca sığmazlar. Artık, onların varlıkları, sinema için bir yasa gibidir. Mustafa Ziyalan, bu filmleri, onların numaralarını, kahramanlarını ve anti-kahramanlarını kulağından tutup karşımıza dikiyor, onların tarzıyla konuşuyor.

Barış Kılınç – Michael Haneke Filmleri
Sinema / 31 Mart 2016

Kitap Adı: Michael Haneke Filmleri Yazar: Barış Kılınç Yayıncı: Literatürk Academia Sayfa Sayısı: 80 “Her şeyden vazgeçen her şeye malik olur” der Peyami Safa ‘Şimşek’ adlı romanında. Haneke’nin de filmlerinde böyle bir vazgeçişi önerdiği söylenirse çok da yanlış olmaz; yanlış olmaz ama bunun neoliberal politikalar evreninde, benciliğin körüklendiği bir uygarlık planında, romantik ve naif bir temenni olarak kalması olasılığı oldukça yüksek. Çünkü mutluluk ve hazzın saldırganca temini konusunda bireylerin olabildiğince motive edildiği bir ortamda, üstelik aksi yönde davranıldığında yok sayılma, sevilmeme ve başarısızlığın ağır yükünü tek başına yüklenmeyle karşı karşıya kalındığı bir toplumda, başka türlü davranmak ne mümkün. Böyle bir durumda malik olunacak tek şeyin hiçbir şey olacağı da kesin.

Bülent Diken – Filmlerle Sosyoloji
Sinema , Sosyoloji / 31 Mart 2016

Kitap Adı: Filmlerle Sosyoloji Yazar: Bülent Diken Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 226 “Filmler asla “sadece film” ya da bizleri eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi toplumsal gerçekliğimizle ilgili asıl sorunlardan ve mücadelelerden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif kurgular değildir. Filmler yalan söylerken bile toplumsal yapımızın can evindeki yalanı söylerler. Bu nedenle, elinizdeki kitabı yanlızca filmlerin toplumsal gerçeği nasıl yansıttığı ya da meşrulaştırdığıyla ilgilenenler değil, toplumlarımızın nasıl olup da kendilerini ancak filmler aracılığıyla yeniden ürettiği konusunda fikir sahibi olmak isteyenler de okumalı. Uzun lafın kısası, tam da bu sebepten dolayı Filmlerle Sosyoloji’yi hemen hemen herkes okumalı.” -Slavoj Zizek. Filmlerle Sosyoloji en azından üç farklı şekilde okunabilir: Birincisi, film analizi aracılığıyla toplumsal teori yapmaya yönelik bir çaba olarak; nitekim kitabın her bölümü gerçeklik ile kurmaca, sinema ile toplumsal teori arasındaki ilişkiyi ele alıyor. İkincisi, toplumsal teori dahilindeki belli başlı alanlarla ve kavramlarla; toplumsal cinsiyet, kimlik, öteki, kitle, terör, korku ve güvenlik, kapitalizm ve direniş, kamplar ve yoksulluk, etik ve tanıklık, vb. ile bir hesaplaşma olarak. Üçüncüsü de, filmlerin analiz araçları olarak kullanıldığı bir sosyal teşhis girişimi, sinemayı sosyolojik amaçlar için kullanarak sosyoloji yapmaya yönelik bir çaba olarak okunabilir.

Can Dündar – Büyülü Fener
Hikaye , Sinema / 28 Mart 2016

Kitap Adı: Büyülü Fener Yazar: Can Dündar Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 141 Kayıpsınızdır. Açık denizlerin sisli karanlığında pusulasız; bir ışığa, bir sese yalnız… umarsız… Kalabalığın ortasında bir başınasınızdır. Sonra birden, bir gong sesi yırtar karanlığı… Uzak bir fenerin ışığı aydınlanır önünüz sıra… Gözbebeklerinizi o ışığa kitler, gözkapaklarınızı kırpmadan ışığın çağrısına koşarsınız. Sisler dağılmaya başlar yavaş yavaş… Neşeli pervane böcekleri gibi ışığına yöneldiğiniz büyülü fener, rengarenk vaatlerle sizi kendine çeker…