Barry Norman – Yüzyılın Yüz Filmi

Yüzyılın Yüz Filmi Kitap Kapağı Yüzyılın Yüz Filmi
Barry Norman
Afa Yayınları
270

Bu kitapta sunulan benim beğendiğim ve veya sevdiğim filmlerin listesidir. Ve veya diyorum çünkü bazılarını sevmekten çok hayranlık duyuyorum. Hepsine uygulanan bir ölçüt ise bacaklara maratoncu bacaklarına sahip olma şartı. Hepsi de zaman sınavından geçmiş ve böyle bir ölçüte başvurduğum için son on yıl içinde birçok filmi liste dışı bıraktım. Bunların zamana dayanma güçleri henüz ispat edilmedi. Her neyse Kitapta, sinemanın iki yüzyılından benim seçtiğim 100 film yer alıyor. Dokunulmaz bir liste değil bu benim için hele sizin için hiç değil. Bir süre önce bir Fransız dergisi önde gelen sinemacılardan en beğendikleri on filmi sıralamalarını istemişti. Hepsi uzun uzun düşünerek ve zorlanarak on tane film adı çıkardı. Bir tek Martin Scorsese saymaya başladı ve ancak derginin ısrarıyla 125 te durabildi. Ona hak veriyorum 232,000 film içinden ya du bunların ne kadırın gördüyseniz onların içinden 100 tanesini seçmek altından kalkılması zor bir iş. Yapacağınız seçim, o sıradaki ruh haliniz ya da içinde bulunduğunuz koşullar gibi çok değişik faktörlere bağlı ister istemez. Bir on yıl sonra bu kitabı yeniden yazacak olsam bu liste farklı olur, belki de çok farklı. Her şey gibi iyi ve kötü hasat yılları oluyor ama kimi zaman bakıyorsunuz klasik olacak filmler almış yürümüş. Filmlerin olgunlaşması zaman alır. Benim diyeceğim sadece şu ki, şimdilik bu liste benim için yeterli. Beni büyük bir ekran, iyi bir projeksiyon makinesi ve bu filmlerin sağlam kopyalarıyla birlikte ıssız bir adaya bırakın, uzun bir süre kurutmayı düşünmem bile.

Ala Sivas – İtalyan Sinemasına Bakış

İtalyan Sinemasına Bakış Kitap Kapağı İtalyan Sinemasına Bakış
Ala Sivas
Kırmızı Kedi Yayınevi
184

İtalyan sinemasının dünya sinema tarihine en büyük armağanlarından biri olan usta yönetmen Federico Fellini, "Sinemamız için izlenmesi gereken tek yol filmler yapmak, daha iyi filmler yapmak" sözleriyle gelecek nesillere ışık tutmaktaydı. Bugün Fellini'siz, Pasolini'siz, De Sica'sız ve daha pek çok ustanın yokluğunda yola devam eden İtalyan sineması, 60'lı yılların 'mucizevî filmler'ini geride bırakmış olsa da değişen endüstriyel dinamikleri, anlatısı ve yeni yönetmenleriyle adından söz ettirmektedir.
İlk yıllardan günümüze dek İtalyan sinemasının tarihsel adımlarına ulusal tarih, siyasi değişimler ve ekonomik dinamiklerin penceresinden bakan İtalyan Sinemasına Bakış, ilk İtalyan filmi Roma'nın Fethi'nden son yılların uluslararası başarıları Gomorra ve Il Divo'yu da kapsayan bir kronolojiyi okuma imkânı sağlıyor. Kitapta sessiz filmlerden Yeni Gerçekçilik'in öncülerine, mucizevî ekonomik yükselişten İtalyan usulü güldürünün acıtan gülümsemelerine, televizyonun esaretinde yok olmaya yüz tutan sinema dilinden 80'li yılların bireysel arayışlarına, 90'lı yılların Yeni-Yeni Gerçekçilik tartışmalarından 2000'lerin auteur'lerine bir ülke sinemasının panoraması ele aldığı gibi Amerikan sinemasının hâkimiyetindeki pazarda gerek yeni prodüktörlerin gerekse yeni kuşak yönetmenlerin adımlarıyla istikrar sağlama yolundaki çabaları takip ediliyor.

Reha Ülkü – Post-Sinema

Post-Sinema Kitap Kapağı Post-Sinema
Reha Ülkü
Mobidik Yayınları

Sinema konusunda şimdiye dek 10’un üzerinde kitap yazdım. Bunun ilk 3’ü kuram, edim ve praksis senteziydi. Bunun üzerine 3 tane ‘kısa kes’ tabirli, kısa eleştiriler eklendi. Sonra da, post-, yeni- tam- gibi art-sinema kitapları geldi. Post-Sinema onlardan biri. Post-Sinema, 1995-2015 arasındaki dönem demek. Post-Sinema, post-n-modern politik dönemler gibi, 1’den çok art-sinemalar demek. Bunlardan 2-3 tanesi küsurlu olarak yazıldı. Bu kitap o metinleri içeriyor. Aynı zamanda, sözkonusu dönemde verilen sinemasal avangard ve deneysel örnekleri irdeliyor. Aynı zamanda sanatta bayağının ve yücenin grift izleğini sürüyor. Dolayısıyla Post-Sinema doğurdan sinemanın gelecekbilimi demek. Meraklı okur isterse, internet üzerinden arama yaparak, daha ileri okumalara ulaşabilir. İnternette tarafımdan yazılmış 200-300 adet sinema eleştirisi metni mevcut.

Michael Korz – Senaryoda Dialog

Senaryoda Dialog Kitap Kapağı Senaryoda Dialog
Michael Korz
Altıkırkbeş Yayınları
232

İyi bir öykünüz olabilir, inanılmaz karakterler yaratmış, harika bir fikri müthiş bir sona taşımız olabilirsiniz ama karakterleriniz konuşamıyorsa elinizde sadece kötü bir senaryo var demektir.

Elinizdeki kitap, günlük konuşma dilinden başlayarak, tüm senaryo türleri için etkin ve doğru diyaloglar yazmanın yollarını, sık düşülen hataları gösterip, kolay ulaşılabilecek örneklerle de destekleyerek yazılmış, hızlı ve pratik bir kılavuz niteliği taşıyor.

Kaybedenler Kulübü – Filmin Öyküsü

Kaybedenler Kulübü - Filmin Öyküsü Kitap Kapağı Kaybedenler Kulübü - Filmin Öyküsü
Kolektif
Altıkırkbeş Yayınları
268

Bu kitap aslen Türkiye'de bir ilki temsil ediyor, historyasında ilkleri barındırmak gibi genetik bir adeti olan Altıkırkbeş Yayın "Kaybedenler Kulübü" filminin "Filmin Öyküsü" alt başlığıyla kitaplaştırdı. İlk olan da bu zaten: bir filmin öyküsünün anlatılması. Senaryonun tamamını ve yönetmenin dekupe notlarını barındıran kitap, standart bir film kitabından sinema öğrencileri ve amatör filmciler için bir yol gösterici olması bakımından ayrılırken, kendine has edebi bir tadı da beraberinde sunuyor. Sadece bu değil ama; prodüksiyon öncesinden başlayan süreç, prodüksiyon sonrasına dek detaylarıyla uzmanları tarafından aktarılırken; senaristinden yönetmenine, görüntü yönetmeninden kurgu editörüne, sanat yönetmeninden oyunculara değin filmin sürecini ele alırken, set fotografları, kamera arkası görüntüleri ve notları, oyuncular, ekip, senarist ve yönetmenle yapılmış röportajlara, filmin gerçek karakterlerini de içine alarak sunan kitap, kendi başına bir hikaye olan "soundtrack" sürecinin de eşsiz ve titiz çalışmasını tanıklıklarla, çalışma notlarıyla birlikte ortaya koyan bir belge(sel) niteliği de taşıyor.

Aşktan da Üstün 50 Film

Aşktan da Üstün 50 Film Kitap Kapağı Aşktan da Üstün 50 Film
Cem Altınsaray, Tunca Arslan, Kemal Ekin Aysel, Burak Göral, Murat Özer, Burçin Ş. Yalçın
Kırmızı Kedi Yayınevi
171

İçinde bulunduğumuz sinema atmosferi, iyisi kötüsü ile birçok tuzağı, tuzaklardan kaçış yolunu, kurtuluş ve mahvoluş alanlarını barındırıyor. Arka Pencere, yaşadığınız bu bina içinde sizin kurtuluşa ya da mahvoluşa kaçış noktanız olabilir. Oradan ihtiyacınız olan her türlü mühimmatı gizlice evinize taşıyabilirsiniz. Komşularınızı ve gizli kalmaya mahkum cinayetlerini izleyebilir, türlü türlü iyiliğin, hinliğin ve icraatın peşinde koşabilirsiniz. Yeter ki işinizi 'aşktan da üstün' bir duyguyla yapıp, sonunda aşkın her şeyi sarıp sarmaladığını fark edin... Kanımca, kötü eleştiri iyi eleştiriyi kovar. Dolayısıyla iyi eleştirinin ve sinema aşkının gövermesi için bu seçkiyi önemli bulduğumu belirtmem gerek. Seçkinin ileride yayımlanacak öteki yazılarla daha da gelişip büyüyeceğini, bize başka arka pencereler sunacağını umuyorum. Derviş Zaim Sinema hakkında yazmak ile sinema yapmak arasındaki ayrım bizim için çok önemli değil. İşin gerçeği, bugün filmler hakkında konuşmaktan en çok zevk aldığımız insanlar sinema yazarları. Bir grup sinema yazarının yaklaşık bir yıl önce bağımsız olarak kurdukları Arka Pencere'yi düzenli olarak takip ediyoruz, Hitchcock'un film adlarından oluşturdukları kendilerine özgü bir yazı evrenleri var. Bağımsız olduklarını da özellikle vurgulamak gerek. Yağmur Taylan, Durul Taylan Yazarlardan demek istemiyorum, sinemaseverler için sinemaseverlerden bir toplama, arkadaşlarınızla "Oğlum süper filmdi!" diye göz atacağınız bir başucu kitabı, sevgilinize hava atacağınız koleksiyonu az çok düzenleyecek yardımcı kitap. Ya da "Cennet Sineması"nın sonu gibi bir kitap diyelim kısaca da, gözlerimiz dolsun... İnan Temelkuran

Mustafa Ziyalan – Alengirli Filmler

Alengirli Filmler Kitap Kapağı Alengirli Filmler
Mustafa Ziyalan
Dedalus Kitap
88

Bir gün hayattan kaçıp alengirli bir film seyrederiz, sinemada. Kodlarıyla saplanıverir zihnimize, bir daha da çıkmaz bu film oradan.

Peki gerçekten heyecanlandık mı? Ya da korktuk mu? Neden etkiledi bu film bizi?

Görsel izleklerin bir kısmına, özellikle adından çokça bahsettiren, böylesi, türüne kült denilen bu filmlere kimse dokunamaz. Yıllarca süren enerjileriyle ve fısıltılarla yayılırlar. Sonra da ele avuca sığmazlar. Artık, onların varlıkları, sinema için bir yasa gibidir. Mustafa Ziyalan, bu filmleri, onların numaralarını, kahramanlarını ve anti-kahramanlarını kulağından tutup karşımıza dikiyor, onların tarzıyla konuşuyor.