Yukio Mişima – Dalgaların Sesi

Dalgaların Sesi Kitap Kapağı Dalgaların Sesi
Yukio Mişima
Can Yayınları
208

Bereket Denizi dörtlemesi, Bir Maskenin İtirafları, Yaz Ortasında Ölüm, Denizi Yitiren Denizci gibi eserlerinden tanıdığımız Yukio Mişima, Dalgaların Sesi'nde farklı bir yönüyle çıkıyor okurun karşısına. Romanlarında insan doğasının karanlık yönlerini deşen, onlarla cesurca hesaplaşan Mişima, bu kez kalemini ışığa çevirerek sevginin farklı veçheleri etrafında kuruyor öyküsünü.

Dalgaların Sesi'nde, Şarkılar Adası olarak da bilinen Uta-Jima adasında genç balıkçı Şinji ile varlıklı Miyata ailesinin güzel kızları Hatsue arasındaki ilk aşk öykülenir; cesur, heyecanlı, duru iki gencin masalsı bir dille kaleme alınmış öyküsüdür bu. Aynı zamanda, zamanın ve mekânın ötesindeki bu korunaklı dünyada gelenekleriyle ve doğayla bağlarını koruyan dalgıç kadınların, balıkçı erkeklerin öyküsüdür Dalgaların Sesi. Ve elbette denizin, dalgaların ve fırtınanın da.

Ursula K. Le Guin – Balıkçıl Gözü

Balıkçıl Gözü Kitap Kapağı Balıkçıl Gözü
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
160

"Bana öyle geliyor ki erkeklerin zayıf ve tehlikeli oldukları nokta, kibirleri. Kadının bir merkezi vardır, bir merkezdir kadın. Ama erkekler öyle değil, onlar erişmektir, uzanmaktır. O yüzden uzanırlar ve bir şeyler koparırlar, bunları etraflarına istif ederler ve 'ben buyum, ben şuyum, bu benim, şu da benim, benim ben olduğumu size kanıtlayacağım', derler. Ve bunu kanıtlayayım derken de bir çuval inciri berbat ederler."

Virginia Woolf – Mrs. Dalloway

Mrs. Dalloway Kitap Kapağı Mrs. Dalloway
Virginia Woolf
Kırmızı Kedi Yayınevi
208

Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Londra. Sıcak bir yaz günü Clarissa Dalloway o akşam vereceği büyük partiye hazırlanmaktadır. Aynı gün Hindistan'dan beklenmedik bir ziyaretçi gelir: İlk aşkı Peter Walsh. Onun bu apansız gelişi uzak bir geçmişin anılarını, eski arkadaşlıkları ve Clarissa'nın gençliğinde yaptığı tercihleri canlandırır zihninde. Bütün yaşamı, ilişkileri ve sıradan, tekdüze evliliğine götüren olaylar bir bir geçer gözlerinin önünden.

Clarissa çevresinde sürüp giden hayata ve o hayatın içindeki sayısız insana odaklanırken, yazar da çeşitli karakterler arasında gidip gelir ve onların yaşadıklarını Mrs. Dalloway'in akıp giden gününün içine yerleştirir. Virginia Woolf, 'Clarissa Dalloway'in hayatında bir gün' ü, en yetkin temsilcisi olduğu bilinçakışı tekniğiyle anlattığı bu romanında, erkekle kadın ve iki kadın arasındaki ilişkilere de bir pencere açıyor; karakterlerin her birinin iç dünyasına okuru da dahil ediyor; geçmişe ait benzersiz ama acı veren imgeleri bugünün imgelerine katıyor, toplumun dayattıklarının altında boğulan arzuları incelikle işliyor. Hayatı ve dış dünyayı her bir karakterinin gözünden ve zihninden muhteşem bir çözümlemeyle sunarken, zamanının ruhunu da başarıyla yansıtıyor.

Mrs. Dalloway, Türkiye'de ilk yayımlanışından 35 yıl sonra İlknur Özdemir'in çevirisiyle yeniden okurlarıyla buluşuyor.

Virginia Woolf – Orlando

Orlando Kitap Kapağı Orlando
Virginia Woolf
Kırmızı Kedi Yayınevi
260

Virginia Woolf'un, yakın arkadaşı, karizmatik, biseksüel yazar Vita Sackville-West için yazdığı Orlando, eğlenceli, fantastik bir 'sahte biyografi'. Canı istediğinde bukalemun gibi biçim, daha doğrusu cinsiyet ve kimlik değiştiren tarihi bir karakterdir Orlando. Erkek olarak başladığı hayatını kadın olarak sürdürür, on altıncı yüzyılda soylu bir aileye doğar, birkaç yüzyılı hızla yaşar, bir gecede cinsiyet değiştirir, yirminci yüzyılın ilk yarısına bir kadın yazar kimliğiyle ulaşır. Delikanlılığında Kraliçe'nin sevgilisi olur, İngiltere Kralı tarafından İstanbul'a büyükelçi olarak gönderilir; Çingenelerin arasında da yaşar, saraylarda da; edebiyat sevdalısı, melankolik bir şairdir; çeşitli kimliklerde çıkar karşımıza Orlando ve değişken ruh halleriyle, yaptıklarıyla hep şaşırtır. Viktorya Dönemi değerlerini eleştiren ve cinsiyet, özgüven, hakikat, kimlik, kişinin toplumdaki yeri, edebiyat gibi konulara şiirsel bir üslupla dokunan Woolf'un kendi deyişiyle Orlando, yazarlık yaşamında tasasız bir tatil; kafaları karıştırıyor, ne yana döneceği belli olmuyor ve bu yüzden de keyifli.

"Kuşkusuz Woolf'un en yoğun eseri, çağımızın da en olağandışı romanlarından biri."
-Jorge Luis Borges-

Susan Hubbard – Kayıplar Yılı

Kayıplar Yılı Kitap Kapağı Kayıplar Yılı
Susan Hubbard
Arunas Yayıncılık
364

Doğanın büyük bir kısmı mahvedildi. Ağaçların ve taşların ruhları yerlerinden sökülüp alındı, bu ruhlar daha sonra insanların peşine düştü. Çünkü gidecek başka yerleri yoktu.

"...Dışarıdaki ayak sesleri önce yavaşladı, sonra hızlandı. Bir hayvana ait olmazlardı, çünkü çok gürültülüydüler. Bir insana ait olmak içinse fazla hızlılardı. O tuhaf hışırtı eşliğinde çadırın etrafında dönüp durdular. "Korkuyorum," diye fısıldadım, sesimdeki şaşkınlık fark edilmeyecek gibi değildi. Korku titreşti, kalp atışlarımla birlikte damarlarıma yayıldı. Jacey omzumu kavradı, ben de onun elini tuttum. Ne kadar süre öylece, uyku tulumlarımıza sarılı, birbirimize kenetlenmiş halde durup karanlığın içinden gelen ağıtı dinlediğimizi bilemiyorum. Jacey'nin düşüncelerini duyabiliyordum:
Ve yarın bu çadırda ölü bedenlerimizi bulacaklar."

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi – A’mak-ı Hayal

A'mak-ı Hayal Kitap Kapağı A'mak-ı Hayal
Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi
Sis Yayıncılık
160

İkinci Meşrutiyet Dönemi’nin önemli fikir insanlarından Filibeli Ahmed Hilmi A’mâk-ı Hayâl kitabında, roman kahramanı Raci’nin kişiliğinde insanlığın temel meselelerine eğiliyor: Yaşamın anlamı nedir? İnsanın varoluş amacı nedir? Kitapta Ahmed Hilmi Bey, roman kahramanı Raci’nin yaşadıklarıyla felsefenin insanı gerçek mutluluğa ulaştıramayacağını göstermek istemiştir. Ona göre gerçek mutluluk, Evrenle Yaratıcı arasında bağı kurarak bu ilişkiyi bütünlemektir. İslam’da bu görüşü dini yönden benimseyip açıklayan kişilerin başında Hallac-ı Mansur, Nesimi, Zünnun-i Misri, Şebusteri, Şeyh Attar, Muhiddin-i Arabî gelmektedir. Gerçekte kitaba bu yönüyle bakıldığında; kitap okura eşsiz bir düşünme sahası bırakmaktadır.

Rachel Gibson – Yoksa Hala Bekar Mısın?

Yoksa Hala Bekar Mısın? Kitap Kapağı Yoksa Hala Bekar Mısın?
Rachel Gibson
Nemesis Kitap
344

Sadece 10.000 kişinin yaşadığı Lovett kasabasında, düğün büyük bir olaydır. Büyük şehirlerden düğüne gelen uzaktaki akrabalar ise dedikodu malzemesi olmaktan kaçamazlar.

Sadie Hallowell, kendisinden küçük kuzeninin düğünü için yıllar sonra doğduğu kasabayı ziyaret eder. Kasabadakiler için klasik bir fiskos malzemesi olacakken işler değişir; çünkü Sadie otuz üç yaşındadır ve hâlâ BEKÂRDIR. Bu, kasabalılar için dedikodu değil, çok fazla dedikodu demektir.

Ancak bilmedikleri bir şey vardır. Sadie, işleri Lovett sakinlerinin bile yetişemeyeceği bir hızda karıştırmaya yetecek potansiyele sahiptir.