Şebnem İşigüzel – Gözyaşı Konağı

Gözyaşı Konağı, Ada 1876 Kitap Kapağı Gözyaşı Konağı, Ada 1876
Şebnem İşigüzel
İletişim Yayınları
250

1876 yılı baharında gayrimeşru bebeğimi doğurmak üzere evin erkeklerinden habersiz Büyükada'ya gönderildim. Yanıma Bedriye Kalfa'yı verdiler. Evin kadınları baba ve ağabeyime küçük bir hikâye takdim ettiler. Para kazanma hırsıyla yaşayan babam yokluğumu dikkate alacak vaziyette değildi zaten. Sadece ağabeyim bir süre uzaklarda olacağımı duyunca şaşırmış. Sofrada kızılcık hoşafını kaşıklarken bir an donup kalmış. Ona öyle anlatıldığı üzere, güya, talihsiz bir kaza neticesinde saçlarım tutuşup yandığından, Bedriye Kalfa ile halamın Beyazıd'daki konağına gideceğime, bu sayede kendimi biraz olsun toparlayacağıma inanıvermiş. Böyle başlıyor Gözyaşı Konağı. Gencecik bir kadın, karnında bebeği, kederli ve mağrur, adaya geliyor. Kaderden, ayıp arayan gözlerden, hayata hükmeden erkeklerden uzağa… Bir yanda ahlâka hürmet ve fikri mukaddes masalları, diğer yanda kıpır kıpır hürriyet meseleleri… Şebnem İşigüzel, neşeli, aşk dolu, hayat dolu bir romanla yeni bir ses katıyor, sesine… edebiyata…

Stefan Zweig – Mürebbiye

Mürebbiye Kitap Kapağı Mürebbiye
Modern Klasikler Dizisi
Stefan Zweig
İş Bankası Kültür Yayınları
96

Mürebbiyeleri katı bir ahlak anlayışının kurbanı olurken, yetişkin dünyasının gaddarlığıyla tanışan iki masum çocuk; Como gölü kıyısındaki bir otelin dingin ortamında gözüne kestirdiği bir genç kıza imzasız aşk mektupları yazarak zalimce bir oyuna girişen görmüş geçirmiş beyefendi; Tirol Alplerinde küçük bir lokantada gençliğinin platonik aşkıyla karşılaşan, artık düşkün ve yaşlı olan bu adama yıllar öncesinden duyduğu gönül borcunu ödeme fırsatı bulan evli bir kadın; bir genç kızın yarı histerik şefkat arayışında ifadesini bulan susuzluktan kurumuş toprak ve sıkıntılı yağmur bekleyişi. Zweig bu öykü derlemesinde, dönüştürücü deneyimleri sağlam anlatılara dönüştürmekteki ustalığıyla yine insanın kusurlarını, özlemlerini, karşılaştığı engelleyici durumları empatiyle çözümlüyor.

Richelle Mead – Işıltı Sarayı

Işıltı Sarayı Kitap Kapağı Işıltı Sarayı
Richelle Mead
Artemis Yayınları
504

"Vampir Akademisi" serisinin uluslararası çoksatar yazarı Richelle Mead'den tarihi bir atmosferde geçen baş döndürücü, romantik bir seri.

"Mead bu sürükleyici, heyecan dolu mitolojik fantezide macera, gizem ve romantizmi buluşturuyor."
-Voya-

Rosanna Chiofalo – Aşkı Şansa Bırak

Aşkı Şansa Bırak Kitap Kapağı Aşkı Şansa Bırak
Rosanna Chiofalo
Yakamoz Yayınları
432

Valentina, iki kız kardeşi ve annesiyle birlikte, herkesçe çok beğenilen bir gelinlik dükkânı işletmektedir. Evin en büyüğü olan Valentina, bir taraftan müşterilerinin gelinliklerini tasarlarken, bir taraftan da kendi gelinliğini tasarlamaktadır. Kısa bir süre sonra çocukluk aşkı Michael ile evlenecek olmanın heyecanıyla, hayat onun için âdeta tozpembedir. Valentina’nın batıl inançlı annesi Olivia, Valentina’nın gelinlik provası gününde Michael’ın çat kapı gelmesi ve gelini düğünden önce görmesi üzerine çıldırır. Bunun kötü şans olduğunu, gelinliğin düğünden önce mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyler. Valentina’nın bilmediği şey ise, bu ufak talihsizliğin, onun için sadece bir başlangıç olduğudur.

Aşkta kötü şans diye bir şey var mıdır?

Ya da aşk şansa mı bağlıdır?

Margaret Mazzantini – Sabah Denizi

Sabah Denizi Kitap Kapağı Sabah Denizi
Margaret Mazzantini
Doğan Kitap
120

Margaret Mazzantini'den, masal gibi güçlü ve pırıltılı bir roman...

İnsanın doğduğu yerde bir şeyler vardır. Herkes bilmez bunu. Ancak oradan zorla koparılan bilir.

Libya'da, Sahra'nın son vahalarından birinde yaşayan Bedevi kadını Cemile ile oğlu Ferid, onlardan daha hızlı yol alan bir savaştan kaçıyorlar.

Trablus'ta doğan, 11 yaşına kadar Arap gibi yaşayan Angelina, Kaddafi tarafından zorla gönderildiği anayurdu İtalya'da, oğlu Vito'ya her ülkede fırtınalar kopabileceğini öğretmeye çalışıyor.

Aynı denizin iki kıyısında iki ana-oğul, iki ayrı dünya. Onları hem ayıran hem birleştiren Akdeniz, bir uçan halı ya da her şeyin üstünü örten bir kristal tabaka gibi. Ama karaya çıkıldığında, ister gidiş olsun ister dönüş, her geçişin izi kalıyor, ıslak kile yazılan yazılar gibi...

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Metres

Metres Kitap Kapağı Metres
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Dergah Yayınları
430

“Aşk ve alakaya karşı acaba kaçıncı asr-ı medeniyette sigorta şirketleri teessüs edecek? Hani ya öyle hayırlı bir şirket vücuda getirilse bedel-i taksiti her ne olursa olsun verir, her nev’i bela-yı muhabbete karşı en evvel ben gönlümü temin ettirirdim. Mahalle yangınlarındaki telefat ahşaba, eşyaya aittir. Fakat sevda harikinde doğrudan doğruya insan yanıyor.”

Metres romanında Müştak ve Reyhan tipleri aracılığıyla dönem romanlarında işlenen Fransız metres, alafrangalık, züppelik, yanlış Batılılaşma, eğitim öğretim eksikliği ve Batı’ya öykün-menin hazin sonuçları mizahi bir dille anlatılır. Hüseyin Rahmi, romanda felsefeden de bahis açar ve eğitim üzerine düşüncelerini okuyucuya aktarır.

İlk olarak 1900 yılında yayımlanan Metres romanının elinizdeki baskısında günümüz okuru için yabancı sayılabilecek kelimelerin her birinin anlamı ile Fransızca kelime ve cümlelerin çevirileri dipnotlarda verilmiştir.