Adelheid Meutes & Judith Bossert – Gündelik Yaşamda Zen

Gündelik Yaşamda Zen Kitap Kapağı Gündelik Yaşamda Zen
Adelheid Meutes & Judith Bossert
Okyanus Yayıncılık
93

Günün birinde bir keşiş Zen Ustası Joshu'ya sormuş "Zen Nedir? Lütfen öğret bana". "Kahvaltı ettin mi?" diye sormuş? Joshu "Evet, Usta" demiş keşiş. "Öyleyse" demiş Joshu "git çanağını yıka". Zen özel bir şey değildir. Zen sizin dininizdir, benim dinimdir. Japonların dinidir. Zen kızılderililerin, İslam'ın dinidir. Bir felsefedir. Bedenimizdir Zen. Bedenimizin duruşu, bedenimizin çalışmasıdır. Bilgisayarın tuşlarında gezinen parmaklarımızdır Zen. Bisiklete binerkenki ben'dir. Gülüşümüzdür Zen, ağlayışımız, nefretimiz, sevgimiz, yasımızdır. Zen davranışımız ve davranışımızın gözlemidir.Aydır Zen, ağaçtır, güneşin batışıdır. İlkbahar, yaz, güz ve kıştır. Zen, çiçekleri vazoya yerleştiren kadındır. Ustanın çay içişidir.Zen'i öğrenmek istiyorsanız Asya'da uygulanan geleneksel yolları izlemek zorunda değilsiniz. Yürürken, yemek pişirirken, araba ve bilgisayar kullanırken, koşarken, dansederken, tenis ya da futbol oynarken de Zen'i uygulayabilirsiniz.İşte bu kitap da bunun için yazıldı.(Arka Kapak'tan)

Adalet Ağaoğlu – Üç Beş Kişi

Üç Beş Kişi Kitap Kapağı Üç Beş Kişi
Adalet Ağaoğlu
Yapı Kredi Yayınları
310

Zamanı akıp giden, ''tarih'' olmadan önce okumak...
Roman -bir anlamda- geleceği var olandan hareket ederek okumanın notları sayılırsa; Üç Beş Kişi, dokusu içinde barındırdığı ciddi tarih öngörüsüyle gerçek bir romandır.
Adalet Ağaoğlu' nun, tarih öngörüsüyle birlikte psikolojik çözümlemelere de yer verdiği Üç Beş Kişi, 80 öncesinin bulanık, karanlık ve umutsuz ortamının pervasız bir aynasıdır. Üç Beş Kişi, yani romanın kahramanları olan Ferit Sakarya, Murat Kaymazlı, Selmin Rifatzade, Kıymet, Türkan Hanım, Kardelen, Neval Hanım ve diğerleri, üstlerinde ağır, bunaltıcı bir baskı hissederler. Bazıları bu baskının toplumsal ipuçlarını yakalayamaz, bazıları ise o garip karanlığın üstünü derin örten başka şeylerin varlığını hisseder. Ancak bütün bu üç beş kişinin yaşadıkları ve düşündüklerinden hareket eden Ağaoğlu, sınıfsal yapılanmada gelecekte başgösterecek değişikliklerin ilk ipuçlarını da verir. Gelecek, 80 öncesi yıllarda olduğu kadar bile naif ve az kirli olmayacaktır artık.

Adalet Ağaoğlu – Bir Düğün Gecesi

Bir Düğün Gecesi Kitap Kapağı Bir Düğün Gecesi
Adalet Ağaoğlu
Yapı Kredi Yayınları
300

Bir Düğün Gecesi, edebiyatımızda eşine az rastlanan bir anatomi dersi: Adalet Ağaoğlu'nun,içinde yaşadığımız bir dönemi, toplumsal örgüyü ve bireysel çırpınışları usta fırça darbeleriyle betimlediği bu roman, yayımlandığı yıl Türkiye'de verilen bütün edebiyat ödüllerini toplamıştı.

Adam Fawer – Olasılıksız

Olasılıksız Kitap Kapağı Olasılıksız
Adam Fawer
April Yayıncılık
475

Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parka baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..

Adelbert von Chamisso – Peter Schlemihl’in Garip Hikâyesi

Peter Schlemihl'in Garip Hikâyesi Kitap Kapağı Peter Schlemihl'in Garip Hikâyesi
Adelbert von Chamisso
Aylak Adam Yayınları
90

"Benim bu hamlem üzerine gölge kaçmaya başladı. Ben de mecburen hafif kilolu firarinin peşinden yorucu bir koşu tutturmak zorunda kaldım, yalnızca içinde bulunduğum feci durumdan kurtulabilme olasılığı beni bu takip için gerekli olan güçle donatıyordu. Gölge, içinde onu kesinlikle gözden kaybedeceğim uzaklardaki bir ormana doğru koşuyordu; bunu görünce kalbimi bir korku sardı ve bu durum hırsımı ateşleyerek bacaklarımı kanatlandırdı."

Peter Schlemihl'in Garip Hikâyesi, Adelbert von Chamisso'nun eğlenceli ve dokunaklı bir masalı olduğu kadar, çağdaşları tarafından yetişkinler için bir başvuru kaynağı olarak nitelendirilmiştir. "Gölgeni şeytana satma" diyen metin, yazar E.T.A. Hoffmann'dan masallarıyla ünlü Andersen'e, ressam Ernst Ludwig Kirchner'den besteci Richard Strauss'a kadar birçok sanatçıyı etkilemekle kalmamış, Schlemihl'in saçma pazarlıklar yapan kimseleri niteleyen bir isme dönüşmesine yol açmıştır. Günümüzdeki Peter Schlemihl'lerin varlığı ise Adelbert von Chamisso'nun ileri görüşlülüğünü olduğu kadar, keskin zekâsını da kanıtlamaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Adam Phillips – Tekeşlilik

Tekeşlilik Kitap Kapağı Tekeşlilik
Adam Phillips
Metis Yayınları
133

İki kişiden ancak arkadaş olur; çift üç kişiden oluşur." Edebiyatımızı, şarkılarımızı, felsefemizi ve hatta politik düşüncemizi belirleyen temel kavramların hepsi aslında tekeşlilik tarafından içeriliyor: Sevgi, ihanet, sadakat, saygı, kıskançlık, bağlılık, arzu, yalan, kural, ev, ceza, özgürlük, ahlak, merak, görev, suç, özgürlük. Phillips ciddi, psikanalitik bir yaklaşımla alaycı, denemeci bir yaklaşımı birleştiriyor tekeşliliğe bakarken. "Dışlama" üzerine kurulmuş gibi görünen bu yapının aslında daima kendisinden başka şeyleri içereceğini, sadakatin ihanete, bağlılığın sadakatsizliğe durmadan dönüşeceğini, ve tanımı gereği "iki kişilik" bir kurum olan tekeşliliğin ebedi bir "üçüncü" olmadan yapamayacağını söylüyor.

Adam Fawer – Empati

Empati Kitap Kapağı Empati
Adam Fawer
April Yayıncılık
640

Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Bu kitabı kapatabilirsiniz.
O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun okadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.
Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.

EDEBİYAT, BİLİM VE FELSEFE RUHUNUZA AKACAK,

OKUDUKÇA BAĞLANACAK, BAĞLANDIKÇA OKUYACAKSINIZ...