Yekta Kopan – Kediler Güzel Uyanır

Kediler Güzel Uyanır Kitap Kapağı Kediler Güzel Uyanır
Yekta Kopan
Can Yayınları
128

“Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.”
Öyküler. Kısa öyküler. Çok kısa öyküler.
Yekta Kopan, edebiyatın en değerli parçası kısa öyküyü titizlikle işliyor. İnsanı derinden kavrayan yalın anlatımıyla hayatın tüm karmaşasını içinde taşıyan çekirdek zamanların resmini yapıyor. Cümleler, sözcükler hatta harfler, bu kitapta birer notaya dönüşüyor ve hayatın gizli ahengini sezdiriyor. Kediler Güzel Uyanır usta işi bir kitap.

Advertisements

Yekta Kopan – Bir de Baktım Yoksun

Bir de Baktım Yoksun Kitap Kapağı Bir de Baktım Yoksun
Yekta Kopan
Can Yayınları
164

Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni.
Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Porto¬bello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Ku¬ledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek için harcamış bir adamla karşılaşmak... Ölüme çeyrek kala, bir balık lokantasında küçük kızının genç kadın haliyle karşılaşmak... Cinayetle kaza arasındaki bulanıklığa sığınırken, bir evcil hayvan dükkânında vicdan azabıyla karşılaşmak... Kara mizahla yoğunlaştırılmış usta anlatımıyla Yekta Kopan, okurunu, kentler, kitaplar, resimler, şarkılar, fotoğraflar ve insanlar arasında gezdiriyor. Çok iyi bildiğimiz ama unutmaya çalıştıklarımızı hatırlatıyor. Bir de Baktım Yoksun, unutulmaz bir karşılaşmalar kitabı.

Yekta Kopan – Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri

Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri Kitap Kapağı Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri
Yekta Kopan
Can Yayınları
152
İlk öykü kitabı olan Fildişi Karası ile çok olumlu tepkiler alan Yekta Kopan, duru, abartısız, akıcı dili, yaşamın içinden seçilmiş, şaşırtıcı ayrıntılarla zenginleştirilmiş konularıyla; hüzün ve duygusallıkla mizah ve ironiyi dengede tutmayı başaran kurgularıyla, Türk edebiyatı içinde kendine özgü yolunu bulmuş görünüyor. Olayın ön planda tutulduğu öyküleri, titizlikle işlenmiş, fazlalıklardan arındırılmış, çok yönlü, çok boyutlu karakterlerle donatılmış, 'insan olan' türlü şeyle bezenmiş. Gerçekçi bir anlatım içinde hayalgücüne de çok yer vermesi, Yekta Kopan'ın öykülerinin öne çıkan özelliklerinden. 'Yaşam kurgulanmalıdır' diyor Yekta Kopan ve insanlık durumlarından beslenen öyküler yazıyor.

Yekta Kopan – Aile Çay Bahçesi

Aile Çay Bahçesi Kitap Kapağı Aile Çay Bahçesi
Yekta Kopan
Can Yayınları
144

Müzeyyen. Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Babasının... Sa­hi ben babamın neyiydim? Bütün bu hikâyenin içinde benim rolüm neydi, diye düşündüm hep. Benim repliklerimi kim yazmıştı, mizansenlerimi kim belirlemişti? Sahneye hangi taraftan gireceğime, uslu kızı oynarken neler giyeceğime, içimdeki kötülüğü kusmaya başladığımda nelerden soyunacağıma kim karar vermişti? Okuduğum bütün kitaplarda beni bana anlatacak bir karakter arardım. Dinlediğim radyo oyunlarından, izlediğim filmlerden bir cümlecik çalmaya çalışırdım. Saatçi Nejat Bey ile ev hanımı Meral Hanım’ın kızı Müzeyyen’i bana anlatabilecek bir cümle.

Yekta Kopan’ın yeni romanı Aile Çay Bahçesi’nin, çoğu kadının kendinden izler bulacağı unutulmaz bir kahramanı var: Müzeyyen... Aile yaşamının gizli şiddetine başkaldıran, kardeşinin doğumuyla kendi varlığının silinmeye başladığını hisseden bir kadın... Kopan’ın romanı, güçlü, okuru kıskaca alan bir anlatımla sarsıcı bir finale uzanıyor.

Yevgeniy İvanoviç Zamyatin – Biz

Biz Kitap Kapağı Biz
Yevgeniy İvanoviç Zamyatin
Versus Kitap
256

“Şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim-kurgu roman, klasik bir karşı ütopya”

Ursula K. Le Guin

Biz, sonradan kendi tarzında yazılan yapıtlar için prototip olacak disütopik bir romandır. Roman gelecekte varolan otoriter bir devletin inançlarına körü körüne bağlı bir vatandaşı ve bir matematikçi olan D-503’ün günlüğüne yazdıklarına yer verir. Günlük, mutluluğun, düzenin ve güzelliğin sadece özgürlüğün olmadığı bir ortamda, matematiksel mantığın ve mutlak gücün demir prensiplerinde bulunabileceğini dikte eden bir hükümet doktrininin bir ilanı olarak başlar. Günlük ve roman ilerledikçe D-503, I-330 adlı bir muhalifin çarpıcı etkisine kapılır. I’ya duyduğu çılgıncasına arzuyla büyülenen D, matematiksel mantığın saflığına ve tüm insanların ihtiyacını karşılayacak ve mükemmel düzenlenmiş bir bütünlüğün kapasitesine olan inancını kaybeder. Kendini azar azar ?-1’in şiirsel irrasyonelliğine ve bireysel bir aşkın anarşizmine doğru çekilirken bulur. Artık “biz”i kullanmaz ve gerilla sevgilisinin adının ironik bir yansıması olarak “ben”i, yani kendini düşünmeye başlar.

Zamyatin’in Biz’ini farklı kılan şey otoriterliğe bakış açısındaki entelektüel inceliktir.

Yıldıray Kara – Osmanlı’da Kadın Saltanatı

Osmanlı'da Kadın Saltanatı Kitap Kapağı Osmanlı'da Kadın Saltanatı
Yıldıray Kara
Yeditepe Yayınevi
230

Osmanlı saray kadınları nasıl oldu da bir padişah gibi davranmaya, iktidarı ellerine almaya ve nüfuz elde etmeye başladılar? Nasıl oldu da padişahlar, kadınlara bu kadar taviz verdiler ve yükselmelerine, güçlü konuma gelmelerine müsaade ettiler? Nasıl oldu da padişahlar, bu kadar zayıf kalabildiler, kadınların etkisine girebildiler? Kadınlar neden siyasi kimlik kazanmaya çalıştılar ve iktidar ihtirası içerisine girdiler?

Kadınlar niçin haremden dışarıya doğru bir etki ve nüfuz gücü oluşturmaya çalıştılar ve bu nüfuz gücüne dayanarak siyasi faaliyetlerde bulundular? Kadınları bu kadar güçlü kılan itici güç neydi ve neden entrikalar girdabı oluşturdular? İktidarı büyük ölçüde ele geçiren kadınlar, ülkeyi ve devleti nasıl yönettiler, hangi sorunlara yol açtılar ve hangi düzensizliklere neden oldular?

Osmanlı İmparatorluğu’nda Kadınlar Saltanatı neydi ve neyi ifade ediyordu?