Eduardo Galeano – Biz Hayır Diyoruz

Biz Hayır Diyoruz Kitap Kapağı Biz Hayır Diyoruz
Eduardo Galeano
Metis Yayıncılık
200

Uruguaylı yazar Eduardo Galeano Latin Amerika'da militan gazeteciliğin önde gelen isimlerindendir. Bu seçkide, gazeteciliğin edebiyatın bir alt kolu değil, aksine, en etkililerinden biri olduğunu savunan Galeano'nun yirmi altı yazısına yer veriyoruz: Che, Zidane, Salgado, Evo Morales, Latin Amerika edebiyatı, yazarın işlevi, televizyon, beden, işkence, sürgün, Şili, Küba, Bolivya, ABD, emekçiler, eşcinseller, beyazlar, siyahlar, yerliler, Latin Amerika... Sözün onuruna inancını hep koruyan bir yazardan, edebiyatın hakkıyla kullanıldığında gazeteciliği ne denli etkili kılacağını gösteren güçlü politik metinler.

Eduardo Galeano – Kadınlar

Kadınlar Kitap Kapağı Kadınlar
Eduardo Galeano
Sel Yayıncılık
197

Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar…

Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak tarihin akışını değiştirmiş kadınlar… Engizisyona, senatoya, kiliseye, sömürgecilere, faşizme direnen kadınlar… Dans eden, seven, sevişen, ağlayan ve gülen kadınlar…

Eduardo Galeano yine dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınlar şahsında bir insanlık tarihine davet ediyor okuru. Yalnızca tekerrürden ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine…

Her satırıyla etkileyen, öfkelendiren ve umut veren bir derleme. Galeano ölümünden sonra da "dünyanın vicdanı" olmaya devam ediyor.

Adalet Ağaoğlu – Gece Hayatım

Gece Hayatım Kitap Kapağı Gece Hayatım
Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları
210

"Benim tek başına fantazyalardan örülü kitaplar, bilimkurgusal türde hikâyeler, romanlar yazmaya heveslenmeyişim, başlarda da değindiğim gibi, uyanık uykularımdan ötürüdür. Gece hayatımda gördüklerim, bakıyorum da, gündüz hayatımda gördüklerimden, gözlemlediklerimden çok daha ürkütücü. (...) Kitabın adı ticarî bir kurnazlık taşıyor, değil mi? Ama ne yapalım ki, şu rüyalarımın, karabasanlarımın hepsini en çok da bu ad yüzünden yazıya döktüm, diyebilirim. O kadar sevdim bu adı. Hem zaten bitkinlikten iki dostuyla bir lokantada, meyhanede gece on ikiye kadar bile güç oturabilen birinin Gece Hayatım diye bir kitap yazmasından daha iyi fantazya olur mu? Ayrıca, aklımda şu da var: 'Anlatılabilir' olan rüyalar kâbuslardır aslında, hayat değil."

Adalet Ağaoğlu – Romantik Bir Viyana Yazı

Romantik Bir Viyana Yazı Kitap Kapağı Romantik Bir Viyana Yazı
Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları
232

"İnsanlara, ölümü örtbas etmeye çalışan kuru gürültü değil, soluk alabilecekleri geniş ufuklar gerekli pek aziz prensim. Bence kentin surları yıkılmalı. Bizler duvarların içini durmadan taş, mermer yığınlarıyla dolduracağımız yerde, dışına doğru açmalıyız, genişlemeliyiz."

Evlenmeye fırsat bulamamış, kendini kaptırdığı dersleriyle öğrencilerinin "Hayalci Hoca" lakabını taktığı tarih öğretmeni Kâmil Kaya kişiliğinde, "tarih ve bugün" ya da "anlatılan ve hayat" sarkacında salınan roman, Kayanın emekliliğinde hep görmek istediği Viyana'da bir anlamda hep ıskaladığı hayatın kuşatmasına uğrayışına da odaklanıyor... "
-Sefa Kaplan-

Onun romanları böylece enikonu kapsamlı incelemeleri de zorluyor. Düşünsel düzeyde verilen olumlu kavga, yanı sıra yazınsal düzeyde de önemle üstünde durmayı gerektiren romanların varlığını imliyor. Hem sonra, düşünsel ve yazınsal düzeyleri birbirinden ayırarak almak da Adalet Ağaoğlu'nun romanlarına yaklaşmayı güçleştiriyor. (...) Romantik-Bir Viyana Yazı, düşünsel ve yazınsal derinliğiyle bu yazınsal birliği açıklamaya yatkın olduğu, okuma uğraşının niteliğini yükselttiği ve edebiyatın ateş topunu bütün yakıcılığıyla üstümüze yuvarladığı için, onunla bir kitap oylumunda birlikte olmayı göze almakla yerinde bir seçim yaptığımı düşünüyorum.
-Semih Gümüş-

Adalet Ağaoğlu – Sessizliğin İlk Sesi

Sessizliğin İlk Sesi Kitap Kapağı Sessizliğin İlk Sesi
Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları
190

"Bir isteğiniz?" diye soruyor. Sanki bütün dünya insanlarının bildiği bir dil var da, o dilde soruyor bunu. "Başka bir emriniz?" diyor ardından. Bu iki soru gümüşsü yeşillikteki bir ormanın sessizliğinde nerden çıktığı belirsiz bir acayip kuşun ötüvermesi gibi geliyor ona. Ağaoğlu'nun sessizliğin sesini yükselten ilk sesini duyduk duymadık demeyin.
-Füsun Akatlı-

Ağaoğlu'nun sahte değerlere, yanlış kalıplaşmış, kemikleşmiş insan tanımlarına karşı savaş açtığını Sessizliğin İlk Sesi tartışmasız biçimde ortaya koyuyor. Tartışmaya yanaşmadığımız, hep tabu saydığımız bizle sarmaş dolaş yaşayan engelleri, toplumun dikenleşmiş pürüzlerini sıralıyor.
-Doğan Hızlan-

M. Murat Baskıcı – Bizans Döneminde Anadolu

Bizans Döneminde Anadolu: İktisadi ve Sosyal Yapı (900-1261) Kitap Kapağı Bizans Döneminde Anadolu: İktisadi ve Sosyal Yapı (900-1261)
M. Murat Baskıcı
Phoenix Yayınevi
288

Anadolu Selçuklu ve erken dönem Osmanlı tarihini anlamlandırabilmek için bu devletlerin kendi tarihleri kadar Bizans İmparatorluğu tarihine de bakılması gerekmektedir. Elinizdeki çalışma, Türk kökenli hanedanların -yönetici kadroların- tarihinin başladığı 11. yüzyılda ve sonrasında Anadolu'da ne türden bir iktisadi-sosyal yapı bulunduğunu ve hâkim yerel nüfusun nasıl bir dünya görüşüne sahip olduğunu anlamaya yönelik olmak üzere ülkemizdeki tarih araştırmalarına küçük bir katkı niteliğindedir. Bizans tarihine aşina olmanın Osmanlı İmparatorluğu'nun pek çok meselesini daha kolay anlamlandırmayı sağlaya- cağını, okuyucular rahatlıkla görebilecektir.

Üstün Kırdar – Fi

Fi Kitap Kapağı Fi
Üstün Kırdar
BilgiBilgi Yayınevi
245

Üstün Kırdar, insan düşlerinin sınırsızlığını ve bu düşleri gerçekleştirme tutkusunun yol açtığı olayları, simya, büyü, gençlik iksiri gibi fantastik öğelerle sunuyor.
Kurgusu, romanı benzerlerinden farklı kılıyor. Öyle ki, olaylar kurmaca bir ülkede ve bilinmeyen bir tarihte geçse de, sosyal ve siyasal yapılanmasını dünyada herhangi bir ülkeye uyarlamak mümkün.
Bilgi Yayınevi tarafından Türkiye'de ilk kez düzenlenen elektronik kitap yarışmasında Bilgi Yayınevi ekitap 2001 Roman Ödülü'nü kazanan Fi, konusu, gerçekle gerçeküstünün birbirine ustaca eklemlendiği kurgusuyla, Türk edebiyatına değişik soluk getirecek bir roman.