Savaş Çoban – Azınlıklar ve Dil
Kültür / 6 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Azınlıklar ve Dil Küreselleşme, Ulus – Devlet Yazarı: Savaş Çoban Yayınevi: Su Yayınevi Küreselleşme ve ulus-devlet gerilimi arasında sıkışmış birçok dil ve kültür, bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Küreselleşme ulus-devletlerin dil ve kültürlerini tehdit ederken, Ulus-devlet anlayışları da kendi içindeki azınlıkların dil ve kültürlerini asimilasyona uğratıyor. Bu anlamda iç içe geçmiş tehditler ve olumsuzluklar birbirini izliyor. Yaşanmış ve yaşanan tüm bu olumsuzlukları yenmek için tek çıkar yol, çok dilli ve çok kültürlü-bir yapılanmaya gitmek; diller ve kültürler üzerindeki tüm baskıları ortadan kaldırmaktır. Elinizdeki bu çalışma, çok kültürlü ve çok dilli bir dünyayı öneriyor; savunuyor!

Marcel Proust – Sainte Beuve’e Karşı
Biyografi , Kültür / 25 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Sainte Beuve'e Karşı Yazarı: Marcel Proust Yayınevi: Doğu Batı Yayınları Mucizevi geçmiş zamanın, edebî ziyafetlerin ve kibar âlemlerin en parlak anlatıcısı olan Marcel Proust, edebiyat çevrelerinde mest edici bir zirve noktası sayılır. Yazı ve dile ait akla hayale sığmayan bütün oyunlar, sonu gelmeyen tasvirler, baş döndürücü hassasiyetler ve keskin zekâlar, Proust’un üslubunda toplanmıştır. Proust, uzun ve zor cümleleriyle zamanın ve eşyanın büyüleyici ilişkisini kelimelere aksettirirken, her halükârda duyular dünyasında adeta Platonik güzellikle kabaran bir heykeltıraş olduğunu anımsatıyor. Proust, Sainte- Beuve’e Karşı’da gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde, bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne seriyor. Proust, Sainte-Beuve etrafında Balzac, Baudelaire, Gérard de Nerval okumaları yapıyor. Bu kitaptaki denemeler aynı zamanda onun sanata ve romana bakışını yansıtan önemli taslaklardır. Kayıp Zamanın İzinde’yi Proust’a yaraşacak bir mükemmeliyet algısı içerisinde Türkçe’ye kazandıran Roza Hakmen, çevirinin sanatlar içerisinde nasıl bir sanata dönüşebileceğini de gösteriyor.

Mehmet Kara – Bir Başka Açıdan Kutadgu Bilig
Kültür , Siyasi / 25 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Bir Başka Açıdan Kutadgu Bilig Yazarı: Mehmet Kara Yayınevi: Nesil Yayınları “Klasik eserlerimizin gün yüzüne çıkarılması, gündeme getirilip genç nesillerle tanıştırılması, yeni çıkış yolları aranırken onlara müracaat edilmesi zamanı geldi sanırız. Hatta bunu yapmakta geciktik bile… Mehmet Kara’nın Bir Başka Açıdan Kutadgu Bilig adlı eseri, bu dikkatle ortaya konulmuş kısa ve özlü bir çalışmadır.” Prof. Dr. İsmet Emre “İslâm medeniyeti etkisinde ortaya konmuş ilk ürünlerden biri olan Kutadgu Bilig, aslında günümüze kadar bu açıdan ele alınmış olmalıydı. Kara’nın Kutadgu Bilig adlı dev eseri ‘bir başka açıdan’ ele alması önemli ve yerindedir… Yazar, ‘Giriş’ bölümünde Kutadgu Bilig’le ilgili çalışmaları bilimsel bir yaklaşımla sergileyerek okuyuculara bütünlüklü bir eser sunmuştur. Kitabın bir başka önemi de gayretli araştırıcıları bu doğrultuda yeni örnekler vermeye teşvik etmesidir.” Ahmet Tek “Bir Başka Açıdan Kutadgu Bilig, Mehmet Kara tarafından kotarılmış ilginç bir çalışma…” Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu “Kutadgu Bilig’i tanımak isteyenlere iki kitap tavsiye ediyorum. Biri değerli dost Sait Başer’in Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre adlı eseri, diğeri ise Mehmet Kara’nın Bir Başka Açıdan Kutadgu Bilig’i… Türk siyasî kültürünü kaynağından okuyabilirsiniz bu iki eserde…” Prof. Dr. Mim Kemal Öke

David S. Kidder & Noah D. Oppenheim – Entelektüelin Kutsal Kitabı: Modern Kültür
Kültür , Sosyoloji / 23 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Entelektüelin Kutsal Kitabı: Modern Kültür Yazarı: David S. Kidder & Noah D. Oppenheim Entelektüelin Kutsal Kitabı ve Entelektüelin Kutsal Kitabı: Biyografiler’in kısa sürede büyük ilgi görmesi, bu önemli serinin üçüncü kitabının hazırlanmasına olanak sağladı. Entelektüelin Kutsal Kitabı: Modern Kültür’de yazarlar, çağdaş kültürün büyüleyici dünyasını inceleyerek bugünkü dünyayı anlamamızı sağlayacak temel konuları kapsayan 365 günlük okuma sunuyorlar. Yaşamımızı yönlendiren edebi eserlere, müziğe, filmlere, önemli kişilere, eğilimlere, sportif veya popüler olaylara değinerek entelektüel susuzluğumuzu gideriyorlar. Hafızanızı tazelemek veya arkadaşlarınızı şaşırtmak için Susam Sokağı’ndan Star Wars’a, Aretha Franklin’den Pelé’ye, feminizmden postmodernizme kadar birçok farklı konuya değinen bu kitaptan daha kolay ya da daha eğlenceli bir yol yok. Birçok detay bilgiyi ezbere bilen biri, popüler kültür sevdalısı ya da hevesli bir okuyucu olup olmaman fark etmez. Bu kitapla çağdaş kültürün sınırlarında yapacağın yolculuk sayesinde bilgilerini perçinleyeceksin.

Onur Ataoğlu – Japon Yapmış
Kültür / 21 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Japon Yapmış Yazarı: Onur Ataoğlu Yayınevi: Çınar Yayınları Dünya üzerinde Türkçeden başka hiçbir dilde, hatta Japonca’da bile “Japon yapmış” kadar Japonya’yı ve Japonları açıklayabilecek kısalıkta ve kudrette bir deyiş yoktur. Halkımız bilmeden veya bilerek, Japonlara özgü Zen Budizminin sade ve derin felsefesi ile uyumlu bir özdeyiş üretmiştir. Bu özdeyiş, Japonya’ya ve Japon halkına bakışımızı özetler; hayran olma, takdir etme, imrenme, taraf tutma, destekleme, hayıflanma, iç çekme, özeleştiri, kıskanma ve bazen motive olma! Japon ne yapmıştır, nasıl yapmıştır, niye yapmıştır, pek bilinmez; ama yapmıştır işte! Onur Ataoğlu, Japon yaratılış efsanelerinden Budizme, Japonya tarihinden modern günlük hayata, samuray ve geyşalardan manga ve haikulara uzanan geniş bir yelpazede Japonun neler yaptığını anlatıyor… Üstelik hem düşündüren hem de eğlendiren bir dilde…

Onur Ataoğlu – Japon Ne Yapmış
Kültür , Sanat / 21 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Japon Ne Yapmış Yazarı: Onur Ataoğlu Yayınevi: Çınar Yayınları Onur Ataoğlu, Japon Yapmış dizisinin ikinci kitabında, Japonya’da yabancı olmayı, günlük hayat koşturmacası içinde Japonya’nın çeşitli kültürel görünümlerini, Japon mutfağını, Japon bahçelerini, akıl ötesi Japon icatlarını, Japon mafyası yakuzayı, sinek avlayan polisleri, dini festivalleri, Japon öcü hikâyelerini, pachinko salonlarını, karaokeli gece hayatını, efsanevi Kodo davul grubunu, “düşlerinin resmini yapan” ünlü sinema yönetmeni Akira Kurosawa’yı, Hiroşima’ya atılan atom bombasından etkilenerek kan kanserinden ölen bir “kız çocuğu”nu, İkinci Dünya Savaşının bittiğinden habersiz, ormanların derinliklerinde saklanarak yaşamaya çalışan Japon Rambolarını, kısacası Japonun neler yaptığını, hem düşündüren hem de eğlendiren bir dille anlatmaya devam ediyor…

Slavoj Zizek – Yamuk Bakmak
Felsefe , Kültür / 12 Ekim 2016

 Kitabın Adı: Yamuk Bakmak: Popüler Kültürden Jacques Lacan'a Giriş Yazarı: Slavoj Zizek Yayınevi: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 240 Hitchcock filmleri, Stephen King, korku, bilimkurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü, Stalinist pornografi, Biçimsel Demokrasi, sonra Lacan, Hegel, Kant, Sade ve diğerleri…Hepsi bir arada, yan yana. İçinde hep rahat edegeldiğimiz düşünme ve açıklama çerçevelerinin otomatikliğinin sekteye uğradığı alanda hissettiğimiz, sezdiğimiz ama en derinlerdeli mantığına bir türlü nufüz edemediğimiz için söze dökülmeden kalan şeyler vardır…Son dönemde Avrupa’nın “çevresi’nde yükselen yeni sosyal hareketlerin içinden gelen Slavoj Zizek, belki tam da bu mesafesi sayseinde, bu tür şeyleri söze dökmeyi başarabiliyor.Bunu ilk elde bir arada düşünemeyeceğimiz tema ve kişileri birlikte okuyarak yapıyor.Zizek’e özgü bu “yamuk bakış” sayesinde, diki cepheden bir bakışla asla görülemeyecek yepyeni düşünce katmanları seriliyor gözlerimizin önüne.Zizek bir taştan diğerine seker gibi yazdığı halde, anlatıyı asla dağıtmadan, olağanüstü bir akıcılıkla, yaşadığımız çağın kültürel ifadelerini boydan boya katedebiliyor.

Jean Bottero – Eski Yakındoğu: Sümer’den Kutsal Kitaba
Kültür / 2 Ekim 2016

 Kitabın Adı: Eski Yakındoğu Sümer'den Kutsal Kitaba Yazarı: Jean Bottero Yayınevi: Dost Kitabevi Sayfa Sayısı: 293 Sümer’den Kutsal Kitap’a Eski Yakındoğu’nun uygarlıklarında üretilen kültürleri inceleyen birçok bilim adamı Batı düşüncesinin temellerini İki Nehir Arası’nda bulur. Bu kitapta Bottero eski Mezopotamya kültürleriyle ilgili farklı konuları inceleyen araştırmacılşarı biraraya getiriyor. Sümerlerin kökleri kimlere dayanıyordu? Sümerler denizden mi çıktılar, dağdan mı indiler? Ur mezarlığındaki gizem neydi? Dünyanın n eski mutfağında neler vardı? Dünyanın en eski şöleni nasıl yapıldı?…

Harold Barclay – Efendisiz Halklar
Kültür / 21 Eylül 2016

 Kitabın Adı: Efendisiz Halklar Yazarı: Harold Barclay Yayınevi: Versus Kitap Sayfa Sayısı: 224 30 yılı aşkın antropoloji öğretme tecrübem sırasında, öğrenciler arasında, hiçbir toplumun yönetimsiz var olamayacağı –ve buna bağlı olarak her toplumun bir başının olması gerektiği– mitinin çok köklü bir şekilde yerleşmiş olduğunu gördüm. Günümüz öğrencileri kilisenin dininden vazgeçmiş olsalar bile, milliyetçilik ve devletçilik dinlerinden vazgeçmediler. Çağdaş “çoğulcu” toplumlarda birliğin kaynağı olan, tutkal işlevi gören şey bu ikisidir. Demek ki, tıpkı ortaçağ toplumunun birliği için Tanrı inancının gerekli olması gibi, devletin ve yönetimin gerekliliği miti bu birlik için şart ve belirleyicidir. Barcley bu kitabında Aborijinler’den Pigmeler’e, Eskimolar’dan Santallar’a, Kızılderililer’den Berberilere’e kadar dünyanın dört bir yanından onlarca topluluğu inceliyor; devletsiz bir toplum düşüncesinin ütopyacı bir düş olmadığını tersine insanlığın geçmişini karakterize eden bir sistem olduğunu ortaya koyuyor.

Muzaffer Ramazanoğlu – Gılgamış Destanı
Kültür , Tarih / 6 Haziran 2016

 Kitabın Adı: Gılgamış Destanı Yazarı: Muzaffer Ramazanoğlu Yayınevi: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları Sayfa Sayısı: 94 Evrensel bir yapıt… Edebiyatın başlangıcı… İnsanlığa armağan edilmiş en görkemli destan… Üçte ikisi tanrı, üçte biri insan olan Uruk Kralı Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayış yolculuğu… M.Ö. III. binyılda yaratılmış ve günümüze kadar gelmiş olan Gılgamış Destanı kendi ölümsüzlük yolculuğuna devam ediyor… “İnsanı yarattığında tanrılar, Ölümü verdiler ona, Sonsuz yaşamıysa kendilerine ayırdılar.” Gılgamış Destanı

Gene D. Matlock – Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz
Kültür , Tarih / 5 Haziran 2016

 Kitabın Adı: Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz: Kayıp Bir Uygarlığın Sırları Dünyayı Nasıl Değiştirebilir? Yazarı: Gene D. Matlock Yayınevi: Hermes Yayınları Sayfa Sayısı: 328 Tarih yeniden mi yazılacak? Kadim Türkler tüm insanların ataları mı? Onlar bin yaşına kadar yaşayarak, uzun yaşamın sırlarını öğrenmişler miydi? Tüm dinler onların Tengri dininden mi türedi? Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammet ve Buda Türk müydü? “Işık doğudan gelir” ne anlama geliyor? Türkler gelecekte insanoğlunun kurtuluşunda nasıl bir rol üstlenebilirler? Amerika’da doğan ve daha sonra Meksika’ya yerleşen bir yazar, eşinin ani ölümünden sonra ruhunun hep yanında olduğuna ve destek verdiğine inanarak insanlığın ve dünyanın daha iyiye gitmesi için ne yapılması gerektiği konusunda araştırmalar yapmaya başlıyor. Özellikle, Hıristiyanlığın kökenlerini araştırarak işe başlıyor ve çok ilginç bir şekilde araştırmaları onu Türklerin ayak izlerine götürüyor. İlk insanların Türklerle başlayıp daha sonra dünyaya dağıldığını ve ilk konuşulan dilin Türkçe olduğunu, bilimin, felsefe ve dinin yine Türklerden başladığını söylüyor. İnsanların güneşsel enerjiyle nasıl senkronize yaşaması gerektiğini anlatıyor. Şu an insanlığın içinde bulunduğu huzursuzluğun çözümünü ancak Orta Asya ve Türklerin getirebileceğini, daha iyi bir dünya için gerekli açılımları ancak onların yapabileceğini iddia ediyor ve şayet bu olmazsa dünyanın asla huzur bulamayacağını söylüyor. Ayrıca yazar Türklere bir gönderme yapıyor….

Fuat Bozkurt – Türklerin Dini
Dini , Kültür / 1 Haziran 2016

 Kitabın Adı: Türklerin Dini Yazarı: Fuat Bozkurt Yayınevi: Cem Yayınevi Sayfa Sayısı: 318 Din, hemen her toplumda olduğu gibi, Türk toplumunda da kültürün önemli bir öğesi durumundadır. Bireyin kişiliğini bulmasında etkin rol oynamıştır. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan bir süre sonra İslamcılık devlet desteği ile yerleşir. İslam’ın kuralları işlenmeye başlar. 600 yıl gibi bir süreç içinde İslam tüm Anadolu insanına damgasını vurur. Onun ulusal bilincini yok etme pahasına potasında eritir. 1908 yılında Meşrutiyet yönetimi ile Türklük bilinci yaratma çabaları başlar. Bu çaba Cumhuriyet döneminde de yoğun biçimde sürer. Nedir, söz konusu çaba bir yandan Cumhuriyet aydınında değer boşluğu yaratırken, bir yandan da Anadolu insanını yeni düzene karşı direnmeye iter. Altmış yılı aşkın süredir varolan bu bocalamayı, İslam’ın yapısını ve Türk toplumuna etkilerini anlamadan tanımlamak olası değildir.

Edward W. Said – Entelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı
Felsefe , Kültür / 30 Mayıs 2016

 Kitabın Adı: Entelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı Yazarı: Edward W. Said Yayınevi: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 128 Düşünceyle arası zaten hiçbir zaman hoş olmamış bu topraklarda, düşünceyi ve onu cisimleştiren entelektüeli “terörize ederek etkisizleş-tirmeyi amaçlayan”, doğrudan doğruya “vatan hainliği” ile damga-layacak kadar pervasızlaşan bir zihniyet iyice egemenliğini kurmuş durumda. Milliyetçi ve dinsel fanatizm kendisinden başkasına düşüncesini ifade bir yana, yaşama hakkı bile tanımıyor. Bu toprakları “sevme hakkı”nı kendi tekeline almak istiyor. Batı’nın İslam anlayışının ikiyüzlü önyargılarına karşı koymasıyla ünlendiği halde, Salman Rushdie’nin ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunarak gerçek bir entelektüel tavrı sergileyen Edward Said’in bu önemli kitabının Türkiye bağlamında son derece ayrıştırıcı bir yere oturduğunu düşünüyoruz. Said, entelektüeli öncelikle otorite ve iktidara hizmet etmeyi reddedişiyle, sonra da milliyeti, dini, ge-leneği ile arasına koyduğu mesafe ile tanımlıyor. “Artık kişinin evinde, kendini evinde hissetmemesi bir ahlâk meselesidir” diyen Adorno’yu yankılayarak entelektüeli metaforik bir sürgün, bir evsizlik konumuna yerleştiriyor. Sürgün içinde yaşadığı toplumun (ve hatta dünyanın) yerlilerinden olmamayı, orada hep tedirgin, rahatsız ve başkalarını da rahatsız eden bir yabancı olmayı içeren bir konum ona göre. Ama geçmişinin, dilinin, milliyetinin sunduğu ucuz kesinliklerin ötesine geçip evrensellik idealinde ısrar eden entelektüel, hep marjinal kalmayı bir yoksunluk olarak değil, bir özgürlük, bir keşif süreci olarak yaşar….