Cemal Kutay – Atatürk Olmasaydı?
İnceleme / 9 Ocak 2017

Kitap Adı: Soru ve Cevaplar İle: Atatürk Olmasaydı? Yazar: Cemal Kutay Yayıncı: ABM Yayınevi Sayfa Sayısı: 191 Soru ve cevaplarla hazırlanan kitap, çeşitli zaman ve mekanlarda onun tutumuyla oluşan olaylardan, söylediklerinden, nüktelerinden, fıkralarından, eleştirilerinden, arayışlarından bir demet sunuyor. Bunlara göz attıktan sonra onu daha yakından tanıyacak, kavrayacak ve anlayacaksınız. Hatta zaman zaman aynı insan kafasında bu kadar çeşitli, farklı, birbiriyle karşıt gibi gelen düşüncelerin yer aldığına şaşıracaksınız. Mustafa Kemal hepsi hepsi 57 yıl yaşadı. Sanki kendisi dünyamızı bırakıp gittikten sonra kişiliği üzerinde bu soruların sürüp gideceğini kavramışçasına günlük yaşantısına sığdırdığı farklı düşünce ve tutumlarıyla bunlara cevap vermek istemişti. Cemal Kutay Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerini, Atatürk’ün fikri oluşumlarını nasıl ve hangi olayların sonucu sağladığını, uygulama alanına soktuğunu, dünya üzerinde yaşadığımız kıtaların buluştuğu hassas bölgelerin nasıl oluştuğunu ve nasıl olabileceğini sorulu-cevaplı diyalog içinde tespit ediyor. Gerçek anlamda belgesel nitelik taşıyan bu eseri herkesin okuması gerektiğine inanıyor, okurlarımıza sunmaktan abm Yayınevimiz adına mutluluk duyuyoruz.

Michael Löwy – Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest
Edebiyat , İnceleme / 8 Kasım 2016

Kitap Adı: Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest Yazar: Michael Löwy Yayıncı: Varlık Yayınları Sayfa Sayısı: 136 Bu kitap Kafka üzerine denemelere eklenen bir yenisi değildir. Michael Löwy’nin önerdiği Kafka okuması, Kafka üzerine geleneksel edebiyat eleştirisinin bildik içeriğinden tamamen farklı ve tartışma yaratıcıdır. Löwy, Franz Kafka’nın yaşamı ve eserlerinden yola çıkarak, babaya isyan, heterodoks Yahudi esinli özgürlük dini ve bürokratik aygıtların canice iktidarına karşı çıkış temalarını birleştirecek ipucunun peşinde koşmaktadır. Praglı yazar Kafka’nın anarşist çevrelerle bağları gibi genellikle ihmal edilen biyografik olgulardan ve tamamlanmamış üç büyük roman ile en önemli hikâyelerinin analizinden yola çıkan, ayrıca fragmanlar, meseller, Kafka’nın mektupları ve günlüğünden yararlanan Michael Löwy, geçtiğimiz yüzyılın ve yirmi birinci yüzyılın gerçeğini kâhince keşfetmiş, neredeyse bütün dünya dillerine Kafkaesk sözcüğünü miras bırakmış bu büyük yazarın eserlerindeki kökten anti-otoriter ve son derece liberter damarı ortaya sermektedir.

Nilgün Marmara – Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi
Deneme , Edebiyat , İnceleme / 5 Kasım 2016

Kitap Adı: Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi Yazar: Nilgün Marmara Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 72 Sanat ve Bilim Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden Mezun Olmak İçin Gerekli Koşulları Kısmen Karşılamak Amacıyla Teslim Edilmiş Bir Tez Umarım böylesine emsalsiz ve belirgin bir konuda, şiirlerini ölüm kavramını derinden algılayarak yazmış ve intiharında da sanatındaki kadar başarılı olmuş bir kadının analizini yapabilme konusunda başarısız olmam. Gizdökümcü tür nedir ve Sylvia Plath’ın şairliği bu türe ne kadar aittir? İntiharla sanatsal yaratı arasındaki ilişki; Sylvia Plath şiirlerini ve ölümünü nasıl yaratır? Kadınların şiirlerinin ortak yönlerini ve kısıtlamaları barındırma ölçüsü Plath’ın düzyazılarıyla şiirleri arasındaki temel farklar; kurgusal metinleriyle dizeleri arasında bazı karşılaştırmalar Önceki bölümlerin çıkarımları ışığında, S. Plath’ın bazı şiirlerinin kronolojik bir analizi

Sibel Özbudun – Nasıl Satabilirsin ki Havayı?
İnceleme / 1 Kasım 2016

Kitap Adı: Nasıl Satabilirsin ki Havayı? Yazar: Sibel Özbudun Yayıncı: Ütopya Yayınevi Topragimizi alma isteginiz üzerinde düsünecegiz. Halkim Beyaz Adam’in almak istedigi nedir, diye soracak. Bunu bizim anlamamiz zor. Eger o güzelim havanin, köpüren suyun sahibi biz degilsek, onu bizden nasil alabilirsiniz ki? Güneste parildayan her bir çam Agacinin, kara ormanlarin üzerinde salinan sisin, vizildayan her arinin, halkimizin belleginde ve düsüncelerinde kutsal bir anlami var. Agaçta yükselen özsuyu Kizil Adam’in anisini tasiyor. Biz topragin parçasiyiz, toprak da bizim parçamiz. Hos kokulu çiçekler kizkardeslerimiz bizim, rengeyigi, at, yüce kartal ise erkek kardeslerimiz. Irmagin köpüren dalgalari, çayirdaki çiçeklerin özsuyu, tayin teri ve insanin teri, herbiri bir tek soya, bizim soyumuza ait. Bu yüzdendir ki, Washington’daki Büyük Reis Bizden topragimizi isterken, çok sey istiyor.

Mehmet Mazak & Fatih Güldal – Tanzifat-ı İstanbul
İnceleme , Tarih / 28 Ekim 2016

Kitap Adı: Tanzifat-ı İstanbul Yazar: Mehmet Mazak & Fatih Güldal Yayıncı: Yeditepe Yayınevi Sayfa Sayısı: 212 İstanbul, Marmara kıyılarına serpilmiş semtleri, Altın Boynuz Haliç’i ve dünyanın en değerli gerdanlığı Boğaziçi ile kainatın gözbebeği konumundadır. Belde-i Tayyibi’nin asırlar boyunca temiz ve pak kalmasını sağlayan aktörlerin ve bu aktörlerin faaliyetlerinin anlatıldığı bu eser “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” sürecinde yayınlanmış olması İstanbul’un geçmişte Avrupa’ya örnek olmuş bir konudaki zenginliğini sunmaktadır. “Şehr-i İstanbul’un Temizlik Kültürü” eseri ile İstanbıl’un fethinden itibaren günümüze kadar şehrin temizliğinin hangi aşamalardan geçerek geldiğinin tarihi yer almaktadır. Arayıcı esnafından, tanzifat amelesine, çöpçüden temizlik işçisine geçiş süreçleri ve I. Dünya Savaşı döneminde İstanbul sokaklarına dokunan ilk hanım elleri bayan çöpçülerin dramatik hikayeleri eserde yer almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde Cumhuriyet dönemi İstanbul’un temizlik anlayışı ve yapılış şekli yer almaktadır.

Dante’den McLuhan’a 24 Başyapıt Üzerine Konuşmalar
Edebiyat , İnceleme / 28 Ekim 2016

Kitap Adı: Dante'den McLuhan'a 24 Başyapıt Üzerine Konuşmalar Yazar: Salı Toplantıları Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 334 Gutenberg’den bugüne insanlık tarihini biçimlendirmiş 24 kitap 2001-2002 döneminde yapılan Salı Toplantıları’nın oturum dizilerinden birini oluşturdu. Başyapıtlar üzerinden insanlık ve uygarlık konuşuldu. Dönemler ve kitaplar şöyle sıralandı: 1450-1500: Gütenberg İncili; Dante/İlahi Komedya 1500-1550: Machiavelli/Hükümdar, Copernicus/Göksel Kürelerin Dönüşü Üzerine Altı Kitap 1550-1600: Montaigne/Denemeler, Bodin/Toplum Esenliği Üzerine Altı Kitap 1650-1650: Cervantes/Don Quijote, Descartes/Düşünceler 1650-1700: Newton/Matematik İlkeleri, Hobbes/Leviathan 1700-1750: Defoe/Robinson Crusoe, Diderot ve d’Alembert/Ansiklopedi 1750-1800: Rousseau/Toplumsal Sözleşme, Goethe/Faust 1800-1850: Hegel/Hak Felsefesi, Balzac/İnsanlık Komedyası 1850-1900: Marx/Kapital, Dostoyevski/Karamazof Kardeşler 1900-1950: Einstein/Görelilik Kuramı, Joyce/Ulysses 1950-2000: Beckett/Godot’ye Beklerken, Lyotard/Postmodern Durum

Necdet Sakaoğlu – Cumhuriyet Dönemi Eğitim Tarihi
Eğitim , İnceleme , Tarih / 25 Ekim 2016

Kitap Adı: Cumhuriyet Dönemi Eğitim Tarihi Yazar: Necdet Sakaoğlu Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 9789754702170 Türkiye Cumhuriyeti, yeterli kurumlaşmaya ve kadroya kavuşmamış 80 yıllık bir eğitim geleneği devralmıştı. Cumhuriyet eğitimi de neredeyse bir o kadar zamanlık yol aldı. Fakat görülüyor ki ilk dönemin köklü atılımları, denenmiş doğrular yerine “koy kaldır” kolaylıkları yerleşmiş… 1920’lerde Atatürk’ün çizdiği eğitim politikası, sisteme ve mesleğe dayandırılmıştı: “Mektep genç dimağlara insanlığa hürmeti, millet ve memlekete muhabbeti, şerefli istiklâli öğretmeli, en mühim vazife maarif işleri olmalı, öğretme vazifesi güvenilir ellere teslim edilmeli, muallimlik diğer yüksek meslekler gibi, refah teminine müsait bir meslek hâline konmalı” idi…

Murat Belge – İstanbul Gezi Rehberi
Diğer , İnceleme / 24 Ekim 2016

Kitap Adı: İstanbul Gezi Rehberi Yazar: Murat Belge Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 423 Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İstanbul, tarih boyunca içinden çeşitli medeniyetler geçen; Bizans, Osmanlı gibi büyük imparatorluklara başkentlik yapmış olağanüstü tarihî dokuya sahip bir kent. Ve bugünkü İstanbul’da, bu yaşam keşmekeşinin içinde gözümüzden kaçan, haberimizin bile olmadığı bu müthiş tarihî zenginlik hâlâ yerli yerinde duruyor. Savaşlardan, yangınlardan, depremlerden sağ kurtulmuş, yaralı çıkmış birçok bina hızla yenilenen kentin dinamiğine direnerek bir kenarda sessiz sedasız varlığını sürdürüyor. Murat Belge bu rehber kitapta İstanbul’un eşsiz zenginliğini, o kendine has üslûbuyla, aralara serpiştirdiği ilginç hikâyeler ve tarihî “dedikodularla”, Pera, tarihî yarımada, Boğaziçi, Üsküdar gibi eski yerleşim merkezlerinin yanı sıra Pendik’e, Florya’ya, Küçükçekmece’ye, Kilyos’a, hatta Polonezköy’e kadar uzanan bir güzergâhta gözler önüne seriyor. Yeditepeli şehir İstanbul’u tepe tepe gezmek isteyenler ya da gezmeden bilmek isteyenler için…

Stefan Zweig – Kendileriyle Savaşanlar
Biyografi , Felsefe , İnceleme / 22 Ekim 2016

Kitap Adı: Kendileriyle Savaşanlar: Hölderlin – Kleist – Nietzsche Yazar: Stefan Zweig Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 352 Stefan Zweig, Kendileriyle Savaşanlar’da Hölderlin, Kleist ve Nietzsche’nin yaşamöykülerini anlatıyor. Bu üç yazarın yaşamlarının ortak yanı, mizaçlarını belirleyen neredeyse tabiatüstü bir güçle bitmek bilmeyen bir iç mücadeleyi sürdürmeleridir. İçlerindeki bu güç, yaşamlarının birer tragedya olarak sürüp, öyle sona ermesine neden olmuştur. Yazar, Hölderlin, Kleist ve Nietzsche’nin yaşamöykülerini çağdaşları Goethe’nin hayatından kesitlerle birlikte ele almıştır. Goethe’nin karşı kutbu oluşturan hayatı algılayışı, biçimleyişi ve hayatla yaratıcılık arasında kurduğu bağ, sergilenen yaşamların farklılıklarını daha belirgin hale getirmektedir. Zweig, Kendileriyle Savaşanlar’da yaratıcılık serüveni, anlaşılma sorunu ve sanatçının çevresine karşı tutumunu gerçeğe bağlılıktan ayrılmadan, derin bir duyarlılıkla işlemiştir. Stefan Zweig 20 Ekim 1881’de Viyana’da doğdu. 1920-1928 yılları arasında yazdığı Üç Büyük Usta, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar, Kendileriyle Savaşanlar büyük ses getirdi. Hayatı boyunca her tür resmi ödülü reddeden Zweig 1940 yılında bir konferans için Güney Amerika’ya gitti ve hayatını orada sürdürdü. Zweig, 23 Şubat 1942 yılında ikinci eşi Elisabeth Charlotte ile birlikte, yarattığı birçok roman kahramını gibi savaşın neden olduğu derin ir umutsuzluk duygusuyla ölümü seçti.

Karla Reimert – Şipşak Kafka
Biyografi , İnceleme / 19 Ekim 2016

Kitap Adı: Şipşak Kafka Yazar: Karla Reimert Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 272 Hiçbir yazar, tanıklık ettiği çağın evrimini, 1883’te doğan, 1924’te ölen Franz Kafka kadar derinden hissedememiş, onun kadar iyi ifade edememiştir. Yazdıkları artık dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında sayılıyor, Kafka bugün modern bir edebiyat ikonu –başında hale taşıyan bir açlık sanatçısı– kabul ediliyor ama, eserleri hâlâ esrarını korumakta. Tıpkı kadastro memuru Bay K.’nın gizemli şatoyu izlediği gibi, derin bir saygı ve çaresizlikle bakıyoruz Kafka’nın kaleminden çıkan her sözcüğe.

Thomas Piketty – Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital
Ekonomi , İnceleme / 15 Ekim 2016

Kitap Adı: Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital Yazar: Thomas Piketty Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 768 Fransız ekonomist Thomas Piketty’nin magnum opus’u 21.Yüzyılda Kapital’in yılın hatta belki de önümüzdeki on yılın en önemli kitabı olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. (Paul Krugman, New York Times 23.03.2014) Thomas Piketty bu esaslı kitabıyla hem akademik dünyaya, hem de tüm okuyuculara büyük bir hizmet sunuyor. Sunduğu tez gücünü ona buna saldırmaktan ya da politik gündemden değil, dikkatlice toplanmış ve analiz edilmiş verilerden ve gerekçelendirilmiş düşünceden alıyor. (Rakesh Khurana, Harvard Business School) Bazı kitaplar sadece okunur, bazı kitaplar ise taşı gediğine öyle bir koyar ki insanda canla başla okuma isteği uyandırırlar, Thomas Piketty’nin 21.Yüzyılda Kapital isimli kitabı bariz biçimde bu ikinci kategoriye giriyor. (Perry Lam, South China Morning Post, 23.05.2014) Piketty eşitsizlik konusunda muhtemelen son dönemin en önemli düşünürü… Bu kitapta servet uçurumları konusunda liberal çevrelerde hâlihazırda hissedilen rahatsızlığı haklı çıkaracak yetkin bir çerçeve sunuyor… (Jordan Weissmann, Slate, 22.04.2014)

Lord Eversley – Türk İmparatorluğu
İnceleme , Tarih / 6 Ekim 2016

Kitap Adı: Türk İmparatorluğu Yazar: Lord Eversley Yayıncı: DBY Yayınları Sayfa Sayısı: 560 Kitabın önemli kısmı Lord Eversley, küçük bir bölümü Sir Valantine Chirol tarafından çalışılmış. Özellikle küçük bölümü oldukça taze ve bu yüzden yakın. Chirol, kaynaklarının yanı sıra sağlığında gözlemlemiş olup biteni. Memleketlerinin iki “asil” tarihçisi, Osmanlı İmparatorluğu’nu, -belki de dönemlerinin etkisiyle- Türk İmparatorluğu olarak nitelemişler, belirlemişler. Kuşkusuz, tahrik edici bölümler, paragraflar vardır içeride. Olmasa olmaz, olması kaçınılmaz. Yıldırım’ın özel hayatı, sarayda uğuldayan fısıltılar, Abdülhamid, Köprülü’ler kuşkusuz böyle dillendirilecekti onların anlattıklarında. Okurlardan birisi, bu iki tarihçinin interpretation yönteminden oldukça fazlaca faydalandığını söylerken, bir başkası bazen uzaktan renklerin daha kolay seçilebildiğini söyleyebilir. Ancak “Türk İmparatorluğu”; nasıl anlatılırsa anlatılsın ve bizim refleksimiz ne olursa olsun, her anlatılanın parçalardan oluşan büyük hikâyeye katkısının oldukça değerli olduğunu; bugüne kadar alışılanın dışında bu kitapta uygulanan farklı yöntemle ‘Tarih’in gramerinin biraz daha oluştuğunu, güçlendiğini; daha da önemlisi, sürdürmeye çalıştığımız gerçeğimizde ve çeşitli bakış açılarının, yaşamaya başladığımız geleceğimizde ne denli etkili olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü çadırlarda başlayan bu tarih, yaşamaya devam ediyor.

Jean Baudrillard – Karnaval ve Yamyam
İnceleme / 1 Ekim 2016

Kitap Adı: Karnaval ve Yamyam Yazar: Jean Baudrillard Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 62 “Eğer doğal dünya bize bağışlanmış olan bir şeyse, bu durumda ona bir karşılık verilmesi gerekmektedir. Karşılık verilmiyorsa bu durumda doğal dünyanın yok edilmesi gerekir. İnsanlık da doğal dünyaya karşı bu şekilde davranmakta ve modernleşmenin başlangıcından bu yana onu garip bir şekilde yok etmeye, soyut bir varlığa dönüştürmeye ve kendisinden tamamıyla kurtulmamızı sağlayacak egemen bir yapı oluşturmaya çalışmaktadır. Sanırım doğal dünyanın yerine kendi ellerimizle oluşturduğumuz dünya boyutlarına ulaşan bir güç koyarak, aynı boyutlara ulaşan teknolojik bir dolap çevirerek, yani denetim altına alınabilen bir evren oluşturarak başlangıçtan bu yana bize bir karşılık beklenmeden verilen ve kıymetini bilmeyerek yitirdiğimiz her şeyin zihnimizde yol açtığı kaygıdan kurtulmaya çalışıyoruz… Bundan böyle düşlenebilecek eleştirel ya da simgesel bir alternatif yoktur. Yapılması gereken şey dünyayı yok etmeye devam etmektir, çünkü biz akla gelebilecek en kötü şekilde düşleyip, gerçekleştirdiğimiz gerçek anlamda insanlık dışı bir bilim kurgu evreniyle temel simgesel kuralı yıkıp, meydan okuyabiliyor ve kendi gururumuzu bu şekilde okşayabiliriz.”