Alain Badiou – Gerçek Yaşam

Gerçek Yaşam: Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı Kitap Kapağı Gerçek Yaşam: Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı
Alain Badiou
Sel Yayıncılık
90

Çağdaş kapitalizm gençlere, kimi zaman iç içe geçen iki seçenek sunar: Gününü gün et ve/veya düzenin basamaklarında hızla yükselmeye çalış!

Yaşayan önemli filozoflardan ve eylem insanlarından Alain Badiou, Gerçek Yaşam - Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı’da derlenen konuşmalarında, her iki seçeneğin de yaşamın gerçekliğini örten bir yanılsama olduğunun altını çiziyor. Tıpkı yüzyıllar önce Sokrates’in yaptığı gibi, sadece yaşı değil ruhu her daim genç olanlara eleştirel ve özgür düşüncenin kanallarından geçerek hayatın ve hazzın gerçeğine erişmenin ipuçlarını sunarken, sistemin çizdiği sınırları da aşmaya davet ediyor.

Orta yaşlıların tahakkümü altındaki çağdaş toplumlarımızda adı var kendi yok gençler ile toplumsal hayattan dışlanan yaşlı kuşağın ittifakının devrimci potansiyelleri üzerinde dururken, “ebedi ergen” kalmaya mahkûm oğlanlar ile gençliğini yaşamadan kadınlığa hızla adım attırılan kızlara, düzenin tuzaklarından kurtulup kendini var etmenin, isyanın, aşkın ve şiirin kapılarını aralıyor.

Her yaştan “gençler” için felsefenin kılavuzluğunda eşsiz bir yoldan çıkma çağrısı...

Georges Bataille – Edebiyat ve Kötülük

Edebiyat ve Kötülük Kitap Kapağı Edebiyat ve Kötülük
Georges Bataille
Ayrıntı Yayınları
208

Çağımızın yalnızca edebiyatını değil, düşünce alanını da derinden etkileyen; Derrida, Foucault, Barthes gibi yazarları sarsan; Breton ve Sartre ile yaptığı polemiklerde sözünü sakınmayan Georges Bataille, Edebiyat ve Kötülük'te, hayatımızın en önemli gerçeklerinden birini, Kötülüğü ele alıyor. Hem de, Kötülüğün ahlak yoksunluğunu değil, tam tersine ahlakı hiçe sayan "yüksek ahlakı" şart koştuğunu öne sürerek. Başta şehvet ve ölüm olmak üzere yasakları aşmanın, kuralları ihlal etmenin "yüksek ahlakı" gerektirdiğini, yaşamı kışkırtmanın ve aşmanın da böyle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Ona göre, Kötülük özgürlüğü, değerin aşırı biçimlerine ulaşmamızı sağlayabilir ve hiç kimse bundan "daha uzağa" gidemez. Özgürlük daima isyana açılan kapıdır. Gerçek özgürlük yaşamı kışkırtmak ve aşmaktır. Özgürlüğün içindeki Kötülüğü ortaya koymak uzlaşmacı, konformist düşünce tarzına karşı çıkmak demektir. İyiliğin tuttuğu taraf boyun eğmenin, itaatin safıdır. Kötülük özgürlüğünde dehşeti buluruz: Tutkuyla işlenen bir cinayet, kurban etme, savaş, kıyımlar ve ayaklanmalar, yalan ve kara büyü; evrensel katlanabilirin sınandığı, suçluluk duygusuyla tutkunun temellendirdiği haz arasındaki sınırın bulanıklaştığı bir tür tinsel sarhoşluk durumu içinde, sadistin bir erdemli gibi göründüğü eylemlerdir...

Jean-Jacques Rousseau – Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev

Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev: Eleştirilere Yanıtlar Kitap Kapağı Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev: Eleştirilere Yanıtlar
Jean-Jacques Rousseau
Say Yayınları
168

[...] Eski devlet adamları durmaksızın ahlaktan ve erdemden söz ederlerdi; bizimkiler sadece ticaretten ve paradan söz ediyorlar. [...] İnsanlara bilgi veren bu bilginlerin halkın mutluluğu için çalışmaları onlara yaraşan tek ödül olsun; İşte o zaman erdemin, bilimin ve iktidarın soylu bir rekabet içinde çaba harcayarak, insanların mutluluğu için bir araya gelerek neler yapabileceği görülür. Ama iktidar ve güç bir tarafa, bilgi ve bilgelik diğer tarafta ayrı ayrı kaldıkça bilginler önemli şeyleri pek az düşünürler, hükümdarlar büyük işleri pek az başarırlar ve halklar yoksulluk içinde yaşlanmaya ve mutsuz bir halde yaşamaya mahkûm olurlar."
Birinci söylevin bu iki çarpıcı pasajı Rousseau'nun temel kaygılarını yansıtmakta. Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Rousseau'nun yapılan eleştirilere verdiği yanıtlarla bir bütünselliğe ulaşarak gerçek anlamını kazanıyor.

Ralph Waldo Emerson – İnsanın Görkemi

İnsanın Görkemi Kitap Kapağı İnsanın Görkemi
Ralph Waldo Emerson
Okuyan Us Yayınları
186

"Kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum."
Friedrich Nietzche

Bu kitap, düşünce tarihinin önemli isimlerinden Amerikalı düşünür Ralph Waldo Emerson'ın Türkçede ilk kez yayımlanmış denemelerinden oluşuyor. Aynı zamanda büyük bir yazar-şair olan Emerson, aralarında Walt Whitman, Emily Dickinson, Edwin Arlington Robinson, Wallace Stevens, Hart Crane ve Robert Frost'un bulunduğu uzun bir dizi Amerikan şairine ilham verdi. Düşünceleri ise John Dewey, George Santayana, Friedrich Nietzsche ve William James gibi filozofların felsefesini etkiledi.

"Her insan, evrensel aklın vücut bulmuş bir başka halidir. Bütün nitelikleri insanın içinde mevcuttur." Kitaptan

"Bazı kitaplar kişiyi ve onun hayatının yönünü değiştirme potansiyeli taşır. Başka türlü bakmaya, başka türlü düşünmeye başka türlü hissetmeye ve bambaşka biçimde görmeye giden yolların tam kavşağında durur bu tür metinler. Emerson'un âdeta tarafsızlık suyuyla yıkadığı düşüncelerini bu yüzden çok önemsiyorum ve şiddetle öneriyorum."
Cem Mumcu

Benedictus De Spinoza – Politik İnceleme

Politik İnceleme - Tractatus Politicus Kitap Kapağı Politik İnceleme - Tractatus Politicus
Benedictus De Spinoza
Dost Kitabevi
113

Bu kitap, Spinoza eserleri arasında Tractatus Theologico-Politicus'tan en çok uzaklaşanıdır. Tractatus Politicus özerklik kaygısını siyasi bütünün güvenliği önüne çıkarırken, berikinde düzen ve güvenlik kaygısı özerkliğin önüne geçer. Kitabın yazıldığı dönemde Hollanda'yı saran siyasi huzursuzluk, Spinoza'ya kitlesel şiddeti önlemenin bu yolunu düşündürtmüş olabilir. Yine de, Spinoza için devletin amacı insandır. Bu amaç Tractatus Theologico - Politicus'a bile çeşitli düzlemlerde ortaya çıkar. Devlet sırrına ilişkin söylediklerinde olduğu gibi...

Paul Strathern – 90 Dakikada Descartes

90 Dakikada Descartes Kitap Kapağı 90 Dakikada Descartes
Paul Strathern
Gendaş Yayınları
80

Rene Descartes çocukluğunun büyük bölümünü yalnızlık içinde geçirdi. Bu hayatının geri kalanını da şekillendirdi; Descartes yalnızlığını sürdürdü. Sonsuz yalnız saatlerin karı şu oldu: "Düşünüyorum, öyleyse varım." Descartes bunu söyledi ve ütün felsefeyi değiştirdi. O varoluşunu düşünceleriyle kanıtlayabileceğini keşfetti. İnanışına göre bu içsel bilgi esas gerçeklikti. Dış etkenler insanı beyhude yere aldatıyordu.