Kevin Mitnick – Aldatma Sanatı
Ekonomi / 11 Ocak 2017

Kitap Adı: Aldatma Sanatı: Dünyanın En Çok Aranan Bilgisayar Korsanından Yazar: Kevin Mitnick Yayıncı: ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık Sayfa Sayısı: 320 Antivirüs yazılımları, yazılım ve donanım temelli güvenlik sistemleri, kameralar, manyetik kartlar vs… Bunların hiçbiri, devletlerin, şirketlerin ve şahısların bilgi güvenliğini garanti edemiyor. Bilgisayar korsanlığı (hacker’lık) suçundan hapse giren, dünyanın ilk dijital suçlusu Kevin Mitnick, bilgi güvenliği konusuna artık diğer cepheden bakıyor: Dünyanın en pahalı güvenlik sistemlerinin basit birkaç telefon konuşmasıyla ve bilgisayar klavyesine bile el sürmeden nasıl alt edilebileceğini gösteriyor; bilgi güvenliği sürecinin iyileştirilmesi için alınması gereken önlemleri sıralıyor. Bu, bir sihirbazın göz yanılsaması oyunları değil, tescilli bir toplum mühendisinin tecrübelere dayanan tavsiyeleri. Elektronik posta kullanıyorsanız, internete giriyorsanız, bilgisayar aracılığıyla alışveriş ya da bankacılık işlemleri yapıyor ya da herhangi bir şekilde bilgisayar ağları üzerinde kişisel bilgilerinizi tutuyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. Şirketinizin yeni geliştirdiği ürünler hakkındaki bilgileri rakiplerinizin, sizin ruhunuz bile duymadan ele geçirmelerini istemiyorsanız; ya da milyonlarca müşterinin kimlik ve hesap bilgilerini tutan bir finans kuruluşunda çalışıyorsanız, kesinlikle toplum mühendisliğinin ne olduğunu ve nasıl zararlar verebileceğini bilmelisiniz. Aldanmamak için aldatma sanatının inceliklerini öğrenmelisiniz. Unutmadan; bankalardan ya da resmî kurumlardan geliyormuş gibi görünen ve sizden, kişisel bilgilerinizi, banka hesap bilgilerinizi ve şifrelerinizi “güncellemenizi” isteyen e-posta iletilerine, bu kitabı okumadan…

Leo Panitch Chibber – Bu Defaki Kriz
Ekonomi / 3 Ocak 2017

Kitap Adı: Bu Defaki Kriz Yazar: Leo Panitch Chibber Yayıncı: Yordam Kitap Yılda bir kez yayınlanan saygın uluslararası Marksist dergi, bu sayısında krizi tartışıyor. Sendikal kazanımların ve emekçilerin sosyal haklarının hedef alınacağı yeni bir kemer sıkma dönemine mi giriyoruz? Bu soru, Socialist Register 2011’in çıkış noktasını oluşturuyor. Sol ayakta kalmak istiyorsa, kriz hakkında siyasi ve ekonomik boyutları bir arada sunacak, ayakları yere basan değerlendirme ve çözümlemeler getirmek zorunda. Solun bu çabasına katkı olması amacıyla hazırlanan bu sayıda ele alınan konu başlıklarından bazıları şunlar: Tarihsel ve kuramsal çerçevede “bu defaki kriz” Bankalar ve türev ürünlerin küresel finansallaşmadaki rolü ABD, İngiltere, Avrupa, Japonya ve Güney Afrika’da krizin yansımaları Krizin işçi aileleri üzerinde yarattığı etkiler Krizden çıkış stratejileri” ile neoliberalizmin yaşama döndürülüşü Yunanistan, İrlanda, İngiltere ve ABD’de kemer sıkma politikalarına karşı direniş Birbiriyle bağlantılı iki sayının ilki olarak hazırlanan bu sayıda, neoliberal kapitalizmi yeniden canlandırmaya yönelmiş “krizden çıkış stratejileri” hakkında eleştirel bakış açıları sunma, krizin emekçi sınıflar üzerindeki toplumsal ve siyasi etkilerini ele alma amacı güdülüyor. Yazılarıyla katkıda bulunanlar: Sam Ashman, Karl Beitel, Riccardo Bellofiore, Johanna Brenner, Dick Bryan, Noam Chomsky, Bryan Evans, Ben Fine, Julie Froud, Francesco Garibaldo, Sam Gindin, Joseph Halevi, Doug Henwood, Michael Moran, R. Taggart Murphy, Susan Newman, Adriana…

Karl Marx – Ücret, Fiyat ve Kar
Ekonomi , Siyasi / 6 Aralık 2016

Kitap Adı: Ücret, Fiyat ve Kar Yazar: Karl Marx Yayıncı: Sol Yayınları Marx’ın Ücret, Fiyat ve Kâr’ı, Marksist politik ekonominin en önemli eserlerinden biridir. Bu eserde Marx, Kapitalin birinci cildinin yayınlanmasından iki yıl önce, ekonomi öğretisinin temellerini özetlemiş ve güncel bir tarzda ortaya koymuştur.

Ted C.Fishman – Çin Inc
Ekonomi , Siyasi / 2 Aralık 2016

Kitap Adı: Çin Inc Yazar: Ted C.Fishman Yayıncı: Klan Yayınları Bir zamanlar yoksulluğun ve Komünist ülkünün pençesinde kıvranan devasa bir ulus nasıl oldu da küresel kapitalizmin merkezine oturabildi Kırsal kesimde yaşayan 300 milyon Çinlinin tarım alanlarını terk edip şehirlere doğru insanlık tarihinin en büyük göçünü yapmalarının küresel etkileri nelerdir Günümüzde, hemen hemen bütün çok uluslu şirketlerin niçin Çinde geniş ölçekli operasyonları bulunuyor Şirketlerin Çine doğru olan bu yönelişleri Avrupa, Amerika ve dünyanın geri kalanındaki işçiler üzerinde nasıl bir etkiye yol açıyor Bu arada Çinin gittikçe büyüyen rekabetçi gücünü bu kadar tehlikeli hale getiren şey nedir Yakın bir tarihte, Avrupa ve Amerikada üretilen her şeyi Çin şirketleri yarı maliyetine ürettiğinde neler olacak Bütün bu gelişmeler, dünya ve birer birey olarak üzerimizde nasıl etkilere yol açacak

Haydar Baş – Mili Ekonomi Modeli
Ekonomi / 30 Kasım 2016

Kitap Adı: Mili Ekonomi Modeli Yazar: Haydar Baş Yayıncı: İcmal Yayınları İnsanın tabiatı icabı, kısa ve mutlu dönemler hariç, daima ihtirasları ön plana geçmiş, bunun neticesinde toplumun her zaman hükümran bölümü ekonomik refah içinde olurken, diğer bölümleri, değişen oranlarda sefalet ve yokluğa doğru giden kaderde birleşmişlerdir. İdare edenlerle açlık çekenler arasındaki topluluk, yetenekleri nispetinde pastadan parçalar koparmaya ve bu nedenle idare edenlere yakın olmaya çalışmışlardır. Orta sınıf olarak isimlenen nüfus, devletlerin kaderleri üzerinde etkili olmuştur. Toplulukların ekonomileri onları idare eden kralların veya başkanların ağzından çıkan emirlerle oluştuğu devirlerde, ekonominin herhangi bir kesin kuralı yoktu. Kurallar, baştaki sahsın huyuna, karakterine, ahlakına, aklına ve yeteneklerine bağlı olarak tamamen emir ve direktifleri ile oluşmakta idi. Bu nedenle tarih boyunca güçlü devlet olmanın en etkin şartı adaletli paylaşım olmuştur. Sömürü düzeninin kurucuları olan kapitalist ülkeler, KÜRESELLEŞME adını verdikleri, aslı sömürme olan sistemle, gelişmekte olan ülkelerin tüm kaynaklarını ele geçirme operasyonunu hızla sürdürmektedirler. Sömürü düzeni beşeriyet ile birlikte devam edip gelmektedir. Güçlü olan daima sömürmüş, zayıf olan daima köle olup ezilmiştir. Yüz elli yıldır kapitalist düzen, harpler, ekonomik olarak borçlandırma, özelleştirmeye teşvik ve hükmetme yolu ile sürdürülmektedir. Her türlü kaynakları tükenmiş olan, çok gelişmiş kabul edilen bu ülkeleri aslında ayakta tutan gelişmemiş ülkelerin kaynaklarıdır. Bu…

Şafak Altun – 101 Ekonomi Hikayesi
Ekonomi / 30 Kasım 2016

Kitap Adı: 101 Ekonomi Hikayesi Yazar: Şafak Altun Yayıncı: Hayat Yayıncılık Serbest Ticaret Anlaşması ve Tanzimat Fermanı’yla kapılarını Batı’ya açan Osmanlı ekonomisi, ilk kez kapitalist bir zihniyet dünyasıyla karşı karşıya kalmıştı. Bu öyle yeni bir dünyaydı ki, bünyesinde bulundurmadığı yeni kurumlara yer vermek zorundaydı. İlk Batı usûlü mağazalar, dışarıdan alınan ilk borçla yapılan saraylar, ilk şirket, ilk demiryolu ve ilk telgraf hattı… İşte hep bu dönemin sonuçlarıydı; ilk mali iflas ve ardından kurulan Düyûn-u Umûmiye de. Cumhuriyet’in kalkınma hamlesi ve ekonomide yaratılan devletçi uygulamalar; IMF ile ilk tanışma, yabancı sermayenin teşviki, her mahalleden bir milyoner yaratma sevdası; planlı yıllar ve 1980’lerde ekonomin dışa açılım süreci; Türkiye’nin ekol yaratan girişimci işadamları ve onların örnek yatırımları… İşte karşınızda, Türkiye ekonomisinin önemli satır başlarıyla son iki yüzyılı; popüler tarihimizden derlenmiş bilinen ve bilinmeyen 101 ekonomi hikayesi.

A. Mahfi Eğilmez – Küresel Finans Krizi
Ekonomi / 27 Kasım 2016

Kitap Adı: Küresel Finans Krizi Yazar: A. Mahfi Eğilmez Yayıncı: Remzi Kitabevi Küresel krizi anlamak için bu kitabı okuyun! Dr. Mahfi Eğilmez, yaşadığımız küresel krizi tüm yansımalarıyla gündeme taşıyor. Krizin Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini ve bir daha küresel kriz yaşanmaması için neler yapılması gerektiğini, ayrıca böyle bir krizde kişilerin ve işletmelerin alması gereken önlemlerin neler olduğunu açıklıyor. “Bugünkü sistem üretimi değil spekülasyonu teşvik ediyor. Piyasa daima haklıdır görüşü artık tarihe karıştı. Yeni ve ahlâki bir yapı için dünya liderleri acilen toplanmalı.” Nicolas Sarkozy (Fransa Cumhurbaşkanı) “lMF ve Dünya Bankası yeniden yapılandırılmalı. Dünya finansal sistemi değişmeli. Gordon Brown (ingiltere Başbakanı) “Şu an yaşadığımız kriz, bizi felaketlere sürükleyen ekonomik modelin ve serbest piyasa ekonomisinin her zaman en doğrusu olduğu yönündeki görüşün de sonudur.” Joseph Stiglitz (Nobel ödüllü Amerikalı iktisatçı) “Karl Marx haklıymış. Kapitalist sistem insanlığı bu hale getirdi.” Anglikan Kilisesi

Sabri F. Ülgener – Zihniyet ve Din
Ekonomi / 21 Kasım 2016

Kitap Adı: Zihniyet ve Din Yazar: Sabri F. Ülgener Yayıncı: Derin Yayınları Elimizdeki kitap “İktisadi Çözümlemenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası”nın devamı ve bir ölçüde tamamlanışıdır. Birincisinde genel tablosu çizilmiş olan zihniyet dünyamızın bu ikincisi ile dini manevi kök kaynaklarına inmeye çalışılmıştır. Kitap din sosyolojisi ve özellikle din ve zihniyet ilişkisi üzerinde Max Weber’in çığır açan görüşlerine toplu ve kritik bir bakışla yola çıkıyor. Kendi kültür çevremizde konunun sınırlarını çizerken, ağırlığın üst perdede monoton şer’î kurallardan sade ve samimi kıssaları ile tasavvufa kaydırıldığı gözden kaçmayacaktır. Sorular o açıdan bir hayli geniş ve yüklüdür: Her şeyden önce, dünkü ve bugünkü haliyle insanımızın çevre ve evrene bakış açısını şekillendirmede tasavvufa düşen pay nedir?

Hakan Özerol – Piyasaları Okumak
Ekonomi / 12 Kasım 2016

Kitap Adı: Piyasaları Okumak Yazar: Hakan Özerol Yayıncı: Elma Yayınevi Sayfa Sayısı: 157 Açık denizlerde göreli olarak özgürce gezinen gemi kaptanları, Marmara Denizi’ne girdiklerinde daha dikkatli davranırlar. Boğazlar vardır burada; sığlıklar, kayalık bölgeler, akıntılar, tehlikeler vardır. Ne kadar tecrübeli ve bilgili olurlarsa olsunlar, açık deniz kaptanları boğazlara geldiklerinde gergin olurlar ve daha dikkatli yol almaya çalışırlar. Daha da önemlisi, bu suları iyi bilen tecrübeli “kılavuz kaptanlar”a ihtiyaç duyarlar. Yanlarında bir “kılavuz” ile geçerler boğazlardan. Finansal piyasalarda her şey yolundayken herkes para kazanır. Eğer borsa 30.000 puan artmışsa hemen herkes para kazanmış demektir. İşler istikrarlıyken ve para kazanılırken yatırımcıların kendilerine olan güvenleri tamdır. Her şeyi biliyor, her şeyden anlıyorlardır. Kendilerini “yetenekli” olarak görüverirler hemen. Başarılı ve yetenekli olduklarını düşündüklerinden kimseye danışmaya gerek görmezler. Peki ya işler sallantıdayken, piyasaların yönü net değilken ne yapmak lazım? İşte o zaman yatırımcıya bir “kılavuz kaptan” gerekir. Tecrübeli, piyasaları okumayı bilen ve daha da önemlisi, onlara piyasaları okumayı öğreten bir kılavuz… Piyasaları anlamak zor olduğu için de onları matematik ve istatistiğe boğmayan bir kılavuz olmalıdır. Elinizdeki bu küçük kitap, bu iddia ile yazıldı. İçinde matematik ve istatistik barındırmayan, tüm Piyasa Tahmin Yöntemlerini açıklamaya çalışan bir kılavuz… İyi seyirler…

Şafak Altun – Popüler Ekonomi Masalları
Ekonomi , Siyasi / 12 Kasım 2016

Kitap Adı: Popüler Ekonomi Masalları: Atın Atın, Eskimiş Çoraplarınızı Atın Yazar: Şafak Altun Yayıncı: Elma Yayınevi Sayfa Sayısı: 240 Popüler Ekonomi Masalları, pratik bir ihtiyaca yanıt verir. Günlük hayatımızı, popüler olmuş ekonomiyle ilgili kavram ve olaylarla anlatmaya çalışmak, eğlenceli ve ilgi çekicidir. Çok fazla akademik detaya girmeden hazırlanan bu kitap, meraklılar için iyi bir rehber niteliğindedir. Yaklaşık 100 yıllık bir tarihi kapsayan bu çalışma, ülkenin ekonomik ve politik olarak nereden gelip nereye gittiğini somut olarak ortaya koymaktadır. 1970li yılların sonunda televizyonda gösterilen Atın atın, eskimiş çoraplarınızı atın reklamı, basit bir reklam gibi gözükse de ifade ettiği değerler, 1980 sonrasında gündeme gelen tüketim toplumunun habercisi gibidir. Türkbank İhalesi döneminde yaşananları Vücut kimyam bozuldu sözünden daha iyi özetleyen bir kavram var mıdır acaba? Böyle birçok söz ve olayın yer aldığı Popüler Ekonomi Masalları ile Türkiyeye damgasını vurmuş pek çok şey, derlenerek sözlük biçiminde okuyucuların ilgisine sunulmuştur. * * * Ekonomi sıkıcıdır. Hele de tarihi çok sıkıcıdır!” diyenlerdenseniz, haklısınız! Ekonomi tarihi gerçekten sıkıcıdır. Ama… Tarihi yazılan ülke eğer Türkiye ve tarihi yazan da iyi bir gözlemci ise bu görüşünüz değişebilir. Benim değişti… Burası Türkiye, her şey olabilir!

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2
Ekonomi , Siyasi / 10 Kasım 2016

Kitap Adı: Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2: Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları Yazar: John Perkins Yayıncı: April Yayıncılık Sayfa Sayısı: 400 Şirketokrosi ve Ondan Kurtulmanın Yolları Venezuela Başkanı Hugo Chavez, BBC Televizyonu’na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve A.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins’in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı. Bu insanların bugüne kadar bizim yöneticilerimizden hiçbir talebi olmadı mı? Bir yanda milli bir otomotiv endüstrisi ya da petrol ve doğalgaz kaynakları olmayan bir ülke olarak 50 yılı aşkın süredir ardı ardına yaptığımız otoyollar, bir yanda ilk seferinde raydan çıkan hızlı trenimiz… Patentli binlerce projeye konu olan, geleceğin enerji kaynağı olmasına kesin gözüyle bakılan Bor, Tor ve Osmiyum gibi madenlerin yok pahasına elden çıkartılması… Yıllardır beklediğimiz devasa bütçeli tarım ve çevre projelerindeki fiyaskolar… Kültürün görsel medyaya, eğitimin popüler kültüre teslim edilmesi… Enerjiden turizme, sanayiden dış ticarete, ulaştırmadan bankacılığa…

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 1
Ekonomi , Siyasi / 10 Kasım 2016

Kitap Adı: Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 1 Yazar: John Perkins Yayıncı: April Yayıncılık Sayfa Sayısı: 320 ‘Ekonomik tetikçiler (ET’ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslar arası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı “yardım” kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.’ Dünyamızı kimler yönetiyor? Kirli aileler, kirli şirketler. Kalkındırma yalanı altında -milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri ‘bilimsel’ gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler. Maalesef bu kez komplo değiller! Hedef ülkeler, hedef yöneticiler; ya satılacaklar, ya da ölecekler. Hepsi yaşanmış, hepsi gerçek Yöntem çok, amaç tek: ŞİRKETOKRASİ İLE YÖNETİLEN ‘KÜRESEL İMPARATORLUK’

Richard Sennett – Yeni Kapitalizmin Kültürü
Deneme , Ekonomi , Siyasi / 4 Kasım 2016

Kitap Adı: Yeni Kapitalizmin Kültürü Yazar: Richard Sennett Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Büyük fikirlerle özgül olaylar arasında yolunu hep ustalıkla çizen, her çalışmasında günümüz toplumlarının derinliklerine açılan yeni kapıların anahtarlarını bize sunan Richard Sennett, Yale Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Castle Konferansları kapsamındaki sunumlarından oluşan bu kitabında da öz olarak emek sermaye ilişkilerinin aldığı yeni biçimler üzerinde yoğunlaşıyor. Kitabın Giriş’inde, “İşyerindeki iktidar ve otorite ilişkisine geçmiştekinden daha fazla kafa yormam gerekti. Geçmişe bakmak beni ileri bakmaya, hem zihinsel emekteki hem de kol emeğindeki zanaatçılık ruhunu yeniden keşfetmeye yöneltti” diyor Sennett. Sennett Yeni Kapitalizmin Kültürü’ndeki temel tezini şöyle özetliyor: “Yeni kapitalizmin havarileri… iş, yetenek, tüketim konularını kendi ele alış biçimlerinin, modern topluma daha fazla özgürlük, akıcı bir özgürlük kattığını iddia ediyor. Bu insanlarla aramdaki çekişme onların ‘yeni’ yorumunun doğru olup olmadığı konusunda değil; kurumlar, beceriler ve tüketim kalıpları gerçekten değişti. Benim iddiam, bu değişimlerin insanları özgürlüğe kavuşturmadığı.” Ancak hikâye burada bitmiyor elbette. Bu kitap, keskin gözlem ve analizleriyle, okuru sarsan ve şaşırtan görüşleriyle ayrı bir Sennett klasiği niteliği taşıyor.