Ömer Asım Aksoy – Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Atasözleri Sözlüğü ve Deyimler Sözlüğü Kitap Kapağı Atasözleri Sözlüğü ve Deyimler Sözlüğü
Ömer Asım Aksoy
İnkılap Kitabevi
468

Her dilde atasözleri ve deyimler vardır. Toplumbilim, ruhbilim, eğitbilim, ekonomi, felsefe, tarih, ahlak, folklor... gibi birçok konuları ilgilendiren ve birçok yönlerden inceleme konusu edilmeye değer olan bu ulusal varlıklar, deyiş güzelliği, anlatım gücü, kavram zenginliği bakımından pek önemli dil yapılarıdır.

Thomas Bernhard – Yürümek – Evet

Yürümek - Evet Kitap Kapağı Yürümek - Evet
Thomas Bernhard
Yapı Kredi Yayınları
195

Bir insanı umutsuz bir durumda gözlemliyoruz, durumun umutsuz olduğunu biliyoruz ve umutsuz durum kavramını da biliyoruz, ama bu insanın umutsuz durumuna karşı hiçbir şey yapmıyoruz, çünkü bu insanın umutsuz durumuna karşı bir şey yapamayız, çünkü biz kelimenin tam anlamıyla böyle bir insanın umutsuz durumu karşında aciziz, oysa böyle bir insanın ve onun umutsuz durumu karşısında aciz olmamak zorunda olduğumuzu kabul etmeliyiz, diyor Oehler.
(Yürümek)

Thomas Bernhard'dan iki çetin anlatı birarada:
Yürümek (1971), Evet (1978).

Thomas Bernhard, Yürümek'te, "yürüme" ve "düşünme" kavramlarının birlikteliğini yazınsal bir birliktelikle, düşünmenin ve yürümenin içiçe geçen ritmiyle kurgularken, anlatının bütününde tekrarın sınırları zorlayan vurgusunu kullanarak, tekdüzeliğe sıkışmış, olağanüstülüğü ve dehayı boğan yaşam karşısındaki çaresizliği, bir insanın delirmesinin bütün kişisel temeline karşın kaçınılmaz bir sona işaret edişiyle kesiştiriyor.

Evet anlatısında hem yazar hem okur yine "felaket"le yüzleşirken, ben-anlatıcının süreklilik halini alan bunalımdan kurtulma uğraşı bir insanın kendini feda etme hikâyesi ile kesişiyor. Varoluşun ele geçirilmesi girişiminin, yürümek-düşünmek, felsefe-müzik birliktelikleri ile akıl hastalığına dayanma sınırına varmaktan kurtulamadığı, rastlantıdan öte felaket bir dünyanın felaket doğurduğu gerçeği buz gibi yüzümüze vuruluyor!

Adalet Ağaoğlu – Gece Hayatım

Gece Hayatım Kitap Kapağı Gece Hayatım
Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları
210

"Benim tek başına fantazyalardan örülü kitaplar, bilimkurgusal türde hikâyeler, romanlar yazmaya heveslenmeyişim, başlarda da değindiğim gibi, uyanık uykularımdan ötürüdür. Gece hayatımda gördüklerim, bakıyorum da, gündüz hayatımda gördüklerimden, gözlemlediklerimden çok daha ürkütücü. (...) Kitabın adı ticarî bir kurnazlık taşıyor, değil mi? Ama ne yapalım ki, şu rüyalarımın, karabasanlarımın hepsini en çok da bu ad yüzünden yazıya döktüm, diyebilirim. O kadar sevdim bu adı. Hem zaten bitkinlikten iki dostuyla bir lokantada, meyhanede gece on ikiye kadar bile güç oturabilen birinin Gece Hayatım diye bir kitap yazmasından daha iyi fantazya olur mu? Ayrıca, aklımda şu da var: 'Anlatılabilir' olan rüyalar kâbuslardır aslında, hayat değil."

George Orwell – Aslan ve Unicorn

Aslan ve Unicorn Kitap Kapağı Aslan ve Unicorn
George Orwell
Sokak Yayınları
94

GEORGE ORWELL (Eric Arthur Blair)’in “Aslan ve Unicorn” adlı kitabı “Hayvanlar Çiftliği”, “1984” ve “Brimanya Günleri”nden sonra Türkçeye çevrilen dördüncü eseri. Orwell bir politik teorisyen değildir ama buna en fazla yaklaştığı yer “Aslan ve Unicorn”dur. Politika konusunda bir “deha” olduğu söylenemezse de, değerlendirmelerini çözümleyici bir zeka, açık ve edebi bir anlatımla yapması gücünü arttırmaktadır.

Fatih Korkmazlar – Manas Destanı

Manas Destanı Kitap Kapağı Manas Destanı
Fatih Korkmazlar
Anonim Yayınları
160

Manas Destanı, Kırgız Türklerinin ulusal destanıdır. Mani dinini yaşayan Karahitaylar ile Müslüman Karahanlılar arasındaki savaşta Kırgızların durumunu ve Manas isimli yiğidi hikaye eden destan, çeşitli kaynaklardan toparlanmıştır. Destandaki olayların XI. ve XII. yüzyıllarda geçtiği tahmin edilmektedir. Manas Destanı gerçekte bir kahramanlık destanı özelliği taşımaktadır. Bu destan; savaş karışıklıkları sırasında meydana gelen aşk maceraları, şenlikler, düğünler, Şamanizm inancının detayları, gelenek, görenekler ile kâhinlerin durumlarını anlatmaktadır. Kırgız Türklerinin eseri olan Manas Destanı, Kazak-Kırgız kültürünü yüceltmiştir.

Semih Gümüş – Eleştirinin Sis Çanı

Eleştirinin Sis Çanı Kitap Kapağı Eleştirinin Sis Çanı
Semih Gümüş
Can Yayınları
232

Eleştiri yazarının da özgün düşünceleri olabileceği, yazdıkları, yazıp ortaya çıkarmadıkları, ölçüleri, değerleri kendinden başka kaç yazarı ilgilendirir? Gücünü yaratıcı düşünceden almayan eleştirinin anlamı olmaz, ama yaratıcı yazı da eleştirinin vazgeçilmez diline dönüşmüş durumda. Eleştiri, bir elindeki feneri tuttuğu yazarlarla, romanlarla, öykülerle iç içe yaşarken, yaşadığı zamanı anlamak isteyenleri bir de başkasının gözüyle bakmaya çağırır.

Özellikle edebiyatımızı takip eden eleştiri, bugünkü canlı edebiyat ortamımızın en büyük gereksinimlerinden biri. Semih Gümüş, haftalık, aylık eleştiri yazılarıyla okura önünde gittikçe büyüyen kitap kulesine çıkmasını kolaylaştıracak yollar öneriyor. Eleştirinin Sis Çanı, yazarın 2005-2006 yıllarında yazdığı yazılardan bir seçme sunuyor okurumuza.

Terry Eagleton – Edebiyat Olayı

Edebiyat Olayı Kitap Kapağı Edebiyat Olayı
Terry Eagleton
Sel Yayıncılık
256

"Edebiyat" diye bir kategoriden bahsedebilir miyiz? Gerçeklik ile kurmaca nerede birbirinden ayrılır? Çeşitli edebiyat kuramları metnin ne demek olduğu ve ne işe yaradığı konusunda bize ne söylüyor? Kavram ile "şeyler", söz ile eylem arasındaki ilişki nedir? Kültür kuramları ile politik durumun bir ilgisi var mı? Edebiyat bir strateji midir? Terry Eagleton daha önceki kitaplarında da öne sürdüğü soruları yeni bir perspektifle ele alırken, edebiyatın kültür içindeki yerine, geçerliliğine, işlevine ve sınırlarına dair net bir bakış açısı sağlıyor.

"Edebiyat Olayı", yalnızca bir edebiyat olayı değil. Edebiyatın doğasına, yapısına, dünya ile ilişkisine dair temel soruları ve çeşitli edebiyat teorilerinin bu konularda verdiği yanıtların ne anlama geldiğini incelerken; dil, kavramlar, gerçeklik, kültür ve ideoloji gibi konularda temel yaklaşımları da sorguluyor ve tatmin edici cevaplar sağlıyor. Edebiyat kuramı, eleştirel teori ve analitik felsefeyi alışılmadık biçimde bir araya getiren Eagleton, ona haklı bir ün sağlayan birikimini ironik bir dille, hiç olmadığı kadar özlü ve bütünlüklü biçimde okuyucularına sunuyor.

"Görgüsüzlük edecek olsam, diyebilirdim ki bu kitap, edebiyatın (en azından bugün için) gerçekte ne anlama geldiğinin makul bir açıklamasını sunuyor ve aynı zamanda hemen hemen tüm edebi kuramların ortak bir yönüne ilk kez dikkati çekiyor. Ama dediğim gibi görgüsüzlük edip bunu dile getirmeyeceğim."