Milan Kundera – Kimlik
Edebiyat / 3 Ocak 2017

Kitap Adı: Kimlik Yazar: Milan Kundera Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 132 Ünlü Çek yazarı Milan Kundera, bu kez ‘aşk’ı irdeliyor. Orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkek, bu aşk’ın iki kahramanı. Akıllı, çağdaş, çalışkan, tutkulu ve güçlü bir kadın Chantal ile onun duygusal, serseri ruhlu, sorumsuz, ama sevimli sevgilisi Jean-Marc. Tutkuyla birbirine bağlı bu iki insanın aşkları eskimeye, yıpranmaya başlamıştır. İkisi de aralarındaki bağı sorgulamaya başlarlar. Güven duygusu, yeirini kuşkuya bırakmıştır. Birbirlerini gözlemeye, küçük oyunlarla aşklarını sınamaya girişirler. Yaşamları tam bir karabasana dönüşür. Bir oyun gibi başlattığı küçük bir aldatmaca, genç adamın yaşamını altüst eder. İnsan ruhunun derinlerine inmeyi çok iyi bilen Milan Kundera, yalın ve duru anlatımıyla bu kez de kimlik sorununu işliyor. Chantal ile Jean-Marc’ın psikolojik saplantılarını gözler önüne seriyor, aralarındaki iletişimsizliği ustalıkla çözümlüyor..

Giovanni Papini – Gog
Edebiyat / 2 Ocak 2017

Kitap Adı: Gog Yazar: Giovanni Papini Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 244 20. yüzyılın ilk yarısının en tartışmalı yazınsal kişiliklerinden biri olan Giovanni Papini (1881-1956), Gog’da yarattığı saf, cahil ama bir yandan da dünyada olup bitenin nedenini arayan Amerikalı milyarder tipi aracılığıyla olağandışı bir portreler galerisi çiziyor. Elinin altında imparatorlara yaraşır bir servet bulunan bu yarı vahşi ‘kahraman’, kitapta Bernard Shaw’dan Gahndi’ye, Freud’dan Einstein’a kadar pek çok ünlü kişiyle tanışıyor ve içgüdüsel zekâsını en akla gelmez istekleri yerine getirmek için kullanıyor. “İnsanlar sağır kalpleri yüzünden yüzyıldan yüzyıla daha çok azap çekilen bir cehennemde hâlâ inleyip duruyorlar” diyen Papini, taklidi imkânsız üslubu ve hicviyle “düzyazının Dante’si” olarak adlandırılan bir yazar.

Fernando Pessoa – Şeytanın Saati
Edebiyat / 1 Ocak 2017

Kitap Adı: Şeytanın Saati Yazar: Fernando Pessoa Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 56 “Masallardaki Yakışıklı Prens’i, Mükemmel Erkeği, Yorulmak bilmez âşığı hiç düşünmediniz mi? Sizi kimsenin okşamadığı gibi okşayacak birini, sanki siz onun içindeymişsiniz gibi sizin olan birini, aslında bir olan üçlü bir coşkuda hem babanız, hem kocanız, hem de oğlunuz olan birini, hiç yanınızda, düşünüzde hissetmediniz mi? … Bendim o, her zaman ben, ben Yılan -bana verilegelen rol bu- dünyanın başlangıcından beri… … Ben İmgelem Tanrısı’yım, yitik, çünkü yaratmıyorum. … Ben sesi esriklik, ruhu yanılgı olan, yaratmadan yaratan Tin’im. … Ben, senin her zaman aradığın ve asla bulamayacağın kimseyim.”

Nuran Özlük – Türk Edebiyatında Fantastik Roman
Edebiyat / 30 Kasım 2016

Kitap Adı: Türk Edebiyatında Fantastik Roman Yazar: Nuran Özlük Yayıncı: Hiperlink Yayınları Modern zamanların güçlü ve etkili anlatım biçimlerinden olan romanın kendi içinde gösterdiği çeşitlilik, ayrıldığı türler bazen destan, efsane, masal bazen hikâye, mesnevi vb.den etkilenerek gerçeküstü, olağanüstü unsurlarla bezenmiş ve tabiatından uzaklaşmış bazen de tanımı içinde, çizilen sınırlara sadık kalarak yaşanmış ya da yaşanması mümkün unsurlar etrafında şekillenmiştir. Bu çift yönlü tutum özellikle 2000 sonrasında birincinin lehinde gelişim göstermiş ve fantastik roman örnekleri Türk edebiyatında yazılması ve okunması bakımında talep ve tercih edilen bir mecraya girmiştir. Fantastik romana olan ilginin artması yalnız Türk edebiyatında değil, dünya ve özellikle Batı edebiyatında da dikkati çekecek ölçüdedir. Bu çalışmada Türk ve dünya edebiyatında neredeyse eş zamanlı görülen bu eğilimin sebepleri, yazarların bu türü tercih etme nedenleri, fantastik romanın özellikleri ve çeşitleri, çok karıştırılan bilimkurgu, gotik, ütopik ve disütopik roman ile farklılıkları ortaya konularak Tanzimat Döneminden önce kaleme alınan ve fantastik unsurlar içeren Muhayyelât’tan günümüzde sağlam kurgulanmış ve başlı başına fantastik roman hüviyeti taşıyan roman örnekleri incelenerek Türk edebiyatında fantastik romanın geldiği nokta dikkatlere sunulmuştur.

Sabri Kaliç – Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük Romancı
Biyografi , Edebiyat / 23 Kasım 2016

Kitap Adı: Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük Romancı Yazar: Sabri Kaliç Yayıncı: Maya Kitap Türkiye’nin ilk ve tek Nobel ödüllü yazarı Orhan Pamuk, “Suç ve Ceza”nın yazarı büyük romancı Dostoyevski, İspanyol Edebiyatının şaheseri “Don Kişot”a hayat veren Cervantes, Zamanının çok sonrasının romanlarını yazmış Ahmet Hamdi Tanpınar, Çağdaş Amerikan Edebiyatının gündemden düşmeyen ismi Paul Auster, Dünya edebiyatına “Beyaz Diş” ve “Demir Ökçe”yi kazandıran Jack London, Eserleri onlarca dile çevrilen Yaşar Kemal, Çağdaş Latin Amerika Edebiyatının en ünlü yazarı G.G. Marquez, “Siddhartha” ile Doğu felsefesini Batı’ya tanıtan Herman Hesse, Modernleşmeye geçişin sancılarını anlattığı romanlarıyla Halide Edip Adıvar, “Sefiller” gibi bir başyapıtın yaratıcısı Victor Hugo, Moby Dick’in peşindeki Herman Melville, Dünya çapında bir kalem olan İhsan Oktay Anar, Vampirlerin Efendisi Kont Drakula’nın yaratıcısı Bram Stoker, Japon Edebiyatının Nobel ödüllü ustası Yasunari Kawabata, Tarihsel gerçekçi romanların usta yazarı Kemal Tahir, Rus klasiklerinin olmazsa olmazı “Savaş ve Barış”ın yazarı Tolstoy, “Monte Cristo Kontu” efsanesinin yazarı Alexander Dumas, Endüstri devriminin sancılarının usta romancısı Charles Dickens, 100 Büyük Romancı’nın hayat hikayeleri, başlarından geçen ilginç ve trajik olaylar, her dönem okunacak romanları hakkında birçok ilginç ve detaylı bilgiyi bulabileceğiniz bir başucu kitabı.

N. Ahmet Özalp – Binbir Gece Masalları
Edebiyat / 20 Kasım 2016

Kitap Adı: Binbir Gece Masalları Yazar: N. Ahmet Özalp Yayıncı: Çağrı Yayınları Binbir Gece Masalları, bütün bir Doğu kültürünün ortak ürünüdür. Eski Çin’den Hint’e, Mısır’dan İran’a uzanan ve son şeklini İslâm uygarlığı içinde alan bu büyük anlatı geleneği, aynı zamanda Doğu bilgeliğininde bir aynasıdır. Dünyanın bütün dillerine çevrilen Binbir Gece Masallan’nın dilimize eksiksiz ve kusursuz bir çevirisi henüz yapılamamıştır. Yapılan çeviriler arasında, dili ve anlatımı açısından en ilginç ve özgün olanı ise, Türkçenin klasikleştiği dönemde yapılan ve bir bütün hâlinde ilk kez kitaplaştırılan Resimli Ay çevirisidir. Resimli Ay çevirisinin yeniden yayımlanması, hiç kuşkusuz tarihsel bir görevin yerine getirilmesidir. Ama bizi asıl ilgilendiren, meraklılarına, Binbir Gece Masalları görkemine yakışır bir dil ve anlatımla okuma imkânı sunulmasıdır. Bu yayımın, bize dil bilinci kazandıracağına, dilimizin güç ve zenginliğini yeniden görmemizi, kavramamızı sağlayacağına inanıyoruz.

Vladimir Nabokov – Edebiyat Dersleri
Edebiyat / 20 Kasım 2016

Kitap Adı: Edebiyat Dersleri Yazar: Vladimir Nabokov Yayıncı: Ada Yayınları Edebiyat Dersleri, Nabokov’un Wellesley ve Cornell üniversitelerinde verdiği derslerin notlarından oluşmaktadır. Bu derslerde Nabokov, öğrencileriyle birlikte; Jane Austen’ın Mansfield Parkı’nı, harles Dickens’ın Kasvetli Ev’ini, Gustave Flaubert’in Madame Bovary’sini, Robert Louis Stevenson’un Dr. Jekyll ve Bay Hyde’ını, Marcel Proust’un Swan’ların Tarafı’nı, Franz Kafka’nın Dönüşüm’ünü ve James Joyce’un Ulysses’ini okuyor. Bu okumalar sonucunda yalnızca Nabokov’un keskin zekâsının ürünü olan eleştirel metinler ortaya çıkmıyor; aynı zamanda yazar, hem okurlara hem de öğrencilere, bir edebiyat metninin nasıl okunması gerektiği ve bir metinden gerçekten nasıl zevk alınacağı konusunda ipuçları veriyor. Edebiyat Dersleri, dünya edebiyatının en çok tartışılan başyapıtlarına, yine en çok tartışılan başka bir büyük yazarın yorumlarını ve eleştirilerini göstermekle kalmıyor; aynı zamanda hem nasıl iyi bir eleştirmen hem de nasıl iyi bir okur olunabileceğine dair Nabokov’un uzun yıllar derslerinde anlattığı notları, çizimleri ve haritaları da sunuyor. Öğrenciler için bulunmaz bir kılavuz, meraklıları için kaçırılmayacak bir başyapıt…

Semih Gümüş – Modernizm ve Postmodernizm
Edebiyat / 14 Kasım 2016

Kitap Adı: Modernizm ve Postmodernizm: Edebiyatın Dünü ve Yarını Yazar: Semih Gümüş Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 147 Modernizm özellikle Türkiye’de, edebiyat alanında nasıl ortaya çıktı, romanda, öyküde, şiirde yansıması nasıl oldu, nasıl bir yol izledi? Postmodernizm nasıl algılandı? Edebiyatımıza postmodernizm nasıl girdi? Postmodern yapıtlar okurla bağ kurabildi mi? Değerli eleştirmen Semih Gümüş bu kitabında, özellikle bu soruları aydınlatmaya çalışan yeni denemelerini bir araya getiriyor. Modernizm ve Postmodernizm, yalnızca edebiyatımızın değil, ülkemizin de yüz yıllık serüvenine ışık tutuyor. Çünkü edebiyatı anlamak, çevremizde olup bitenlere açık bir zihinle bakmak anlamına geliyor. Okuduğumuz romanlar yaşamımızı nasıl etkiliyor ve dilimize nasıl bir katkı sağlıyor? Özellikle genç okurların çağdaş edebiyata nasıl yaklaşabilecekleri konusunda bir kılavuz, Modernizm ve Postmodernizm.

Semih Gümüş – Yazının Sarkacı Roman
Edebiyat / 14 Kasım 2016

Kitap Adı: Yazının Sarkacı Roman Yazar: Semih Gümüş Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 289 Semih Gümüş, kitabın önsözünde roman sanatı üzerine düşüncelerini anlatıyor. Ardından, Türk edebiyatında romanın macerası üstünde duruyor. Kitabın genel çizgisi ve kapsamı bu. Yazının Sarkacı Roman, Semih Gümüş’ün Türk edebiyatının önde gelen ya da büyük ilgi görüp tartışmalar yaratan yazarlarının romanları üzerine kaleme aldığı metinleri bir araya getiriyor. Kitap, Kemal Tahir’le başlıyor ve Kemal Tahir’in romanlarındaki Osmanlı etkisi üzerinde duruluyor. Ardından toplumcu edebiyat ve Yaşar Kemal, edebiyatta nostalji ve Selim İleri, postmodernizm ve Orhan Pamuk… Semih Gümüş’ün ele aldığı yazarlar arasında Sevgi Soysal, Hilmi Yavuz, Latife Tekin ve Perihan Mağden gibi birçok isim var. Semih Gümüş’ün çalışmasını diğer eleştiri çalışmalarından ayıran önemli nokta, romanları değerlendirmenin yanı sıra doğru sorular sorarak okuyucuyu da eleştiriye dâhil etmesi.

Semih Gümüş – Roman Kitabı
Edebiyat / 14 Kasım 2016

Kitap Adı: Roman Kitabı Yazar: Semih Gümüş Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 223 “Roman sanatının çağdaş dünyanın öğütücü yanları karşısında sürgit öldürüle gelmekte oluşu, doğrusu, inandırıcılığını yitirmiş savların hâlâ ikide bir ortaya atılışına dayanıyor. Romanın yok olup gideceğini bekleyenler, yaşlanıyorlar; oysa roman sanatına herkesin öyle gereksinimi var ki. Kaldı ki, tanımlanabilir bir roman var mıdır? Herhalde bir olgunun yadsınabilmesi için, ilkin onun adamakıllı belirlenmesi gerekir.” Eleştirmen Semih Gümüş, edebiyatımızı yakından izleyip genç yazarların yapıtlarını değerlendirirken, bu eserleri edebiyatımızın geleneğine de bağlıyor mutlaka. Roman Kitabı, Yaşar Kemal’den Latife Tekin’e, Kemal Tahir’den Bilge Karasu’ya uzanan romancılık geleneğimizi edebiyatın değerleri üstünden inceliyor. Çok değerli bir kaynak Roman Kitabı.

Semih Gümüş – Yazar Olabilir Miyim?
Edebiyat / 8 Kasım 2016

Kitap Adı: Yazar Olabilir Miyim?: Yaratıcı Yazarlık Dersleri Yazar: Semih Gümüş Yayıncı: Notos Kitap Sayfa Sayısı: 181 Yazanlar ve okuyanlar için vazgeçilmez bir kılavuz kitap. Doğru bir okuma biçimi edinmiş, dolayısıyla okuduklarının anlamlarını kendi başına sökebilen ve kendi yazdıklarını bütün yazınsal öğeleri soyutlayarak çözümleyebilen, eleştirebilen yazar adayı, aynı zamanda okumayla yoğun ve sürekli bir ilişki içinde yaşamayı başarabilirse, yazmayı da er geç başarır. – Semih Gümüş- Yazar Olabilir miyim? ister edebiyatın çetin yollarına gidin, ister ıssız bir adaya, yanınızda bulunması gereken bir kılavuz kitap. -Yaratıcı Yazının Yolları, Yordamları -Nasıl Yazmalıyım? -Gerçek, Düş, Kurmaca -Yazınsal Metin ve Hikâyesi -Yazınsal Kişileri Yaratma Biçimi -Metin Nasıl Başlar, Nasıl Biter? -Bir Anlatım Sorunu: Birinci Kişi Anlatımı -Yoğunluğun Sırrı -Olay Örgüsü ve Düğümleri Bağlamak -Mekân ve Nesneler -Bir Anlatı Olarak Kısa Öykü -Yalınlığın Zorluğu ve Olanakları -Yalınlıktan Karmaşıklığa Geçiş -Romancının Deneyimi -İnsanın Yazıdaki Yeri -Nasıl Yayımlayabilirim?

Michael Löwy – Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest
Edebiyat , İnceleme / 8 Kasım 2016

Kitap Adı: Franz Kafka: Boyun Eğmeyen Hayalperest Yazar: Michael Löwy Yayıncı: Varlık Yayınları Sayfa Sayısı: 136 Bu kitap Kafka üzerine denemelere eklenen bir yenisi değildir. Michael Löwy’nin önerdiği Kafka okuması, Kafka üzerine geleneksel edebiyat eleştirisinin bildik içeriğinden tamamen farklı ve tartışma yaratıcıdır. Löwy, Franz Kafka’nın yaşamı ve eserlerinden yola çıkarak, babaya isyan, heterodoks Yahudi esinli özgürlük dini ve bürokratik aygıtların canice iktidarına karşı çıkış temalarını birleştirecek ipucunun peşinde koşmaktadır. Praglı yazar Kafka’nın anarşist çevrelerle bağları gibi genellikle ihmal edilen biyografik olgulardan ve tamamlanmamış üç büyük roman ile en önemli hikâyelerinin analizinden yola çıkan, ayrıca fragmanlar, meseller, Kafka’nın mektupları ve günlüğünden yararlanan Michael Löwy, geçtiğimiz yüzyılın ve yirmi birinci yüzyılın gerçeğini kâhince keşfetmiş, neredeyse bütün dünya dillerine Kafkaesk sözcüğünü miras bırakmış bu büyük yazarın eserlerindeki kökten anti-otoriter ve son derece liberter damarı ortaya sermektedir.

Kurtuluş Kayalı – Türkiye’nin Ruhunu Aramak
Edebiyat , Siyasi / 6 Kasım 2016

Kitap Adı: Türkiye'nin Ruhunu Aramak: Bir Kemal Tahir Kitabı Yazar: Kurtuluş Kayalı Yayıncı: İthaki Yayınları Sayfa Sayısı: 204 Her tür iktidar odağının uzağında durup, memleket meseleleri üzerine can alıcı düşünceler telaffuz eden entellektüellere… “Kemal Tahir deyince bir alana hapsolmak yanlış. Ancak her alana dair kalem oynatmak Kemal Tahir’i anlamanın yolunu açar. Tarih, sosyoloji, felsefe, iktisat, edebiyat ve hattâ psikoloji -hani o Türk insanının şuuraltını anlamak gerek sözü- folklor ve bilumum sosyal bilim dalı konularına odaklanmakla Kemal Tahir’in anlaşılmasının yolu açılabilir. Kemal Tahir’i anlamamak çoğumuzun duçar olduğu belli bilim disiplinlerine hapsolmaktan kaynaklanıyor. Bu anlamda şu Sosyal Bilimleri Açın kitabının müellifleri hakikaten Kemal Tahir’in çağdaşları olarak görünüyor. Ancak böyle disiplinlerarası bir anlayış Kemal Tahir’e yakınlaşmayı sağlayabilir. Aslında bir adım daha atmak lazım. Akademisyen başka, düşünür başka. Ancak akademisyenin darlığı aşılarak özgün düşünceye varılabilir. Sezai Karakoç da böyle söylemiyor muydu? Ortama bakıldığı zaman mesele anlaşılır. Bu anlamda bu kitabın son yazısını bir müsvedde olarak telakki edip çok ama çok geliştirilmesi gerektiğini düşünmek gerek. Bu alanda daha kırk fırın ekmek yemek lazım.”s