Muhyiddin İbn Arabi – Varlık Ağacı
Dini / 16 Ocak 2017

Kitap Adı: Seceretu'l Kevn: Varlık Ağacı Yazar: Muhyiddin İbn Arabi Yayıncı: Kitsan Yayınları Sayfa Sayısı: 93 Şeceretü’l-Kevn, başlangıcı ve vardığı sonla, aslından ayrılması ve tekrar aslına kavuşmasıyla varlık hakkındadır. Eser, bu yüzden Allah’ın ‘Ol!-kün’ emri ile başlayıp Hz. Muhammed’in mi’râcı ile tamamlanır. Tasavvuf doktrinine güçlü atıflar yapaN, paylaşılan bir dünya görüşünü çağrışımlar yoluyla yansıtan önemli bir çalışmadır. İbn Arabî’ye atfedilmesi bir gelenek olan Şeceretü’l-Kevn’in bu yayınını ayrıcalıklı kılan, tercüme¬nin merhum Hüseyin Şemsi Ergüneş’e ait olma¬sıdır. Bu kıymetli tercüme, eserin müellifi hakkında bir araştırma beraberinde okuyucuya sunulmuştur.

Muhyiddin İbn Arabi – Mekarimu’l Ahlak
Dini / 16 Ocak 2017

Kitap Adı: Mekarimu'l Ahlak: Üstün Ahlak Yazar: Muhyiddin İbn Arabi Yayıncı: Kitsan Yayınları Sayfa Sayısı: 161 Ahlak, nefsin halidir. Nefsine terbiye etmeyen, kusurlarını araştırıp kontrol altına alıp edepdirmeyen kimse ahlakını arındıramaz.Ahlakın özü, şehvanı ve gazap nefsinin boyun eğdirilmesi, akıl “nefs-i natıkasını” kuvvetlendirmesidir.Kemal derecesine ulaşmak isteyen kimse, nefsini bütün insanları sevmeye, muhabbet beslemeye alıştırmalıdır. İlahi kudret süsü hepsinde mevcuttur. Her birinde ayrı ayrı vardır.O da akıl nefsidir. İnsan bu nefisle insan olmuştur. İnsanın iki cüzünün, yani ruh ve bedeninin en şerefli parçası aklıdır. O bütün insanlarda değişmeyen tek cevherdir.

Ahmet Akgündüz – Osmanlı’da Harem
Dini / 13 Ocak 2017

Kitap Adı: İslam Hukukunda Kölelik Cariyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem Yazar: Ahmet Akgündüz Yayıncı: Hayat Yayınları Sayfa Sayısı: 271 Bu kitapta; – Tarih boyunca kadı meselesine insanlığın yaklaşımı ve İslam Hukukunda kadının statüsü – Eski toplumlarda ve hukuk sistemlerinde kölelik ve cariyelik kurumu ve İslamın konuyla ilgili getirdiği yenilikler ve ilga ettiği hükümler – İslamda ve Osmanlıda harem ve cariye kavramları ve islam Hukukunda bunların hukuki statüleri – Osmanlıda Saray kavramı ve Padişahların cariyelerle olan ilişkileri ve – Harem ile alakalı akla takılan bazı önemli soruların cevaplarını tatmin edici bir şekilde ve belgeler ışığında okuyacaksınız.

Muhyiddin Şekur – Su Üstüne Yazı Yazmak
Dini / 11 Ocak 2017

Kitap Adı: Su Üstüne Yazı Yazmak Yazar: Muhyiddin Şekur Yayıncı: İnsan Yayınları Sayfa Sayısı: 314 “İnsanların taş üzerine yazdıkları yüzyıllık yazılar, Allah için su üstüne yazılmış yazı gibidir.” Amerika’da doğan, orada İslam’la tanışan ve halen orada yaşayan, çeşitli Amerikan ve Avrupa üniversitelerinde psikolojik danışmanlık dalında akademisyenlik yapan Muhyiddin Şekur Su Üstüne Yazı Yazmak’ta tasavvufa giriş öyküsünü anlatıyor. Şekûr, bu serüveni tasavvufla karşılamasından başlatıp şeyhinin rehberliğinde eriştiği dervişliğe ve ötesine kadar götürüyor. Şeyhinden aldığı “ders”lerle hayatın her anına dalga dalga yayılan ve hepsi birer hikmete işaret eden, kendisine sunulan lütufları ve bu yolda geçirdiği dönüşümü dile getiriyor. Bölümler arasında ilerledikçe, okur da günlük hayatın içinde insana yapılan ilahi çağrıya tanık oluyor. Lavabonun tıkanması, biriken günahlara karşı bir uyarıdır aslında. Sadece perşembeleri kendisini aramasını söyleyen şeyhine ulaşamadığında yaşadığı hayal kırıklıkları, yazarı Allah’a giden yolda pişiren ateştir. Yolda rastladığı yaralı kuş, şehirde kopması beklenen fırtına ve arabasının bozuluşu hep semadan gelen işaretlerdir görmeyi bilene. Eski bir plakçaların iğnesini ararken aslında kaybettiği inancını aramaktadır. Ve tüm bu olaylarda okur, yazarın samimiyetine, bazen acemiliklerine, tereddütlerine, ama en çok da teslimiyetine şahit olur ve onunla birlikte ruhun ve kalbin bu olağanüstü serüvenine dahil olur. Su Üstüne Yazı Yazmak, okura karanlıklar içinden bir ışık sunuyor, soluk aldırıyor,…

Abdülkadir Geylani – Fethü’r Rabbani
Dini / 8 Ocak 2017

Kitap Adı: Fethü'r Rabbani Yazar: Abdülkadir Geylani Yayıncı: Medine Yayınları Sayfa Sayısı: 605 Hevanın üzerine bin onu bırakma. Eğer serbest bırakırsan o senin üzerine biner. Şeytana da uyma. Zira o senin baban Adem (as) ‘ın düşmanı olduğu gibi seninde düşmanındır. Onunla nasıl birlikte oturur ve ondan nasıl birşey kabul edersin ki? Zira onunla seninle aranda kan, çok eskilere dayanan bir düşmanlık vardır. Sakın ona güvenme! Zira o senin annenin ve babanın katilidir. Eğer onunla birlikte hareket edersen anneni ve babanı öldürdüğü gibi senide öldürür. Takva silahına sarıl! Allah’ı tevhid et ve O’nu murakebe et! Vera, sıdk ve Allah’tan yardım dilemen senin ordundur. İşte bu ordu ve silahlarla onu perişan eder ordusunu yok edersin Hak seninle birlikte olduktan sonra niçin yok edemeyeceksin ki?

R. İhsan Eliaçık – Sosyal İslam
Dini / 7 Ocak 2017

Kitap Adı: Sosyal İslam: Dinin Direği Paylaşımdır Yazar: R. İhsan Eliaçık Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 341 Şunu unutmayın ki; yakınlık bağları (aile, yakın çevre, komşular, arkadaş çevresi, mahalle) çözüldükçe pusuda bekleyen bankaların eline düşeceksiniz. Her Cuma imam minberden şu ayeti okuyup öyle iniyor: “Allah adaleti, ihsanı ve yakın çevrenizi (zi’l-gurba) gözetmeyi/vermeyi emrediyor.” (Nahl; 90) Fakat dinleyen kim, anlayan nerede? İnsanların artık kendi anne, baba, akraba, kardeş ve arkadaşına bile parasını veremeyip güven içinde bankalara götürüp yatırmasının, hangi çözülme, yalnızlaşma ve arkasından gelen korku (havf) ve kaygı (huzn)’dan beslendiği sanırım anlaşılıyor. Bu, toplumdaki yakınlık bağlarının (zi’l-gurba) yani “sosyal”in çöküşüdür. Burada ortaya konan İslam’ın “sosyal” içeriğinin ne anlama geldiğini tekrar düşünün. Düşünmekle kalmayın güncelleştirin. İşte bu kitap, yalnızlaşmış, bir başına kalmış (birey!) yurdum insanının boynuna geçirilen tasmaların, zincirlerin, boyundurukların nasıl kırılıp atılacağının ve profesyonel hırsız şebekelerinin ellerinin toplumdan nasıl kesileceğinin de panzehiridir. Bunun yolu “Sosyal İslam” anlayışının siyasi, ekonomi-politik olarak da diriltilmesidir. Böylece boyunduruklar kırılacak, köleler özgürleşecek, yoksullar doyacak, açların yüzü gülecek ve ezilenler yeryüzünün önderi olacaktır. İlahî vaat bu yönde ve gerçekleşmek için bir “kendinden zuhur” beklemekte.

Mehmet Efe – Mızraksız İlmihal
Dini , Siyasi / 7 Ocak 2017

Kitap Adı: Mızraksız İlmihal Yazar: Mehmet Efe Yayıncı: Kaknüs Yayınları Sayfa Sayısı: 214 Siz demiyor muydunuz, “İnsanın düşünce serüveni, öğrenme serüveni; bilinen şeylerden bilinmeyene doğrudur çocuklar” diye? Bilinenlerin arkasındaki irade ne diye sordum; yüreğime sorular sordum hocam… İnsan yüreği hangi yasalara uyar hocam? “Yerçekimi Yasası”na mı? “Normal şartlar altında; aynı nedenler, aynı sonuçları doğurur yasası”na mı? Ya insanın yasaları? Yüreklere hükmedebilen yasalar mı? Neyim ben? Sordum yüreğime ve yüreğimde; doğuma da, ölüme de güçlü bir karşılık verme açlığı gördüm. Huzur veren, dinginlik veren bir karşılık! Yaşamı aşan, aşkın bir karşılık… Bu karşılığı aradım ve sonunda herşeyi Yaratan’ın, herşeye belli bir karşılık da koyduğunu anladım. İşte benim arkamdaki karanlık güçler bunlar. Başörtümün altındaki örümcekler bunlar hocam… ‘80’li yıllar, “İslamcı” genç kuşağın öyküsü….

Senai Demirci – Elde Var İnsan
Dini / 7 Ocak 2017

Kitap Adı: Elde Var İnsan Yazar: Senai Demirci Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 192 Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır. Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hiç farkında olmadan hem estetik gerekleri hem de işlevsel zorunlulukları yerine getiririz. Alabildiğine şeffaf ve belli belirsiz ama etkisi itibariyle somut ve aşikâr olan envai çeşit kokuyu ruhumuza taşıyan burnumuz. Bizleri hayatın en temel özüyle, sesle yani sözle, anlamla tanıştıran kulaklarımız. Cenneti ellerimizin altında hissettiren dokunma duyumuz. Yediğimizin, içtiğimizin karşı konulmaz lezzetini hissettiren tat alma duyumuz. Aslında insan ve yaradılmış olan her şey, kâinatın şiirine bir dize yazar. Bütün dizelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan anlam, müthiş bir ahenkle bizleri kendisine katılmaya çağırır. Şimdi, varlığın şiirine katılma zamanı

Ali Rıza Demircan – İslam’a Göre Cinsel Hayat
Dini / 7 Ocak 2017

Kitap Adı: İslam'a Göre Cinsel Hayat Yazar: Ali Rıza Demircan Yayıncı: Ensar Neşriyat Sayfa Sayısı: 600 Bu eser, hutbe, vaaz, konferans, radyo ve televizyon programları ve kitaplarıyla ülke genelinde tanınmış bir ilahiyatçı olan Ali Rıza Demircan tarafından uzunca bir çalışma döneminden sonra yazılmıştır. Eserin birinci cildinde Kurân ve Sünnet düsturlarına göre insanın cinselliği ve cinsel hayatı üzerinde durulmuş, cinsel öğretimin gerekliliği açılanmıştır. İlâhi ölçülere uygun cinsel hayatın ibadet hayatının bir bölümü olduğu belirtilmiş, cinsel hayattan çekilmenin haramlığı vurgulanmıştır. Birinci ciltte meşru cinsel hayatın evlilik hayatı olduğu da beyan edilmiş cinsel mutluluğa erdirecek sebepler hadisler ışığında ve onbir başlık altında incelenmiştir. Eşler arasında cinsel haramlar ve kaçınılması öğütlenen cinsel davranışlar ise ayrı ayrı açıklanmıştır. İslâm aile Hukûkunda eşlere evliliği sona erdirme hakkı veren cinsel kusurlar ve hastalıklara da değinilmiş, evlilik yanı sıra nafaka, boşanma ve iddetteki cinsel motifler gösterilmiştir. Ayrıca genişçe bir inceleme ile cinsel kıskançlık işlenmiştir. Eserin ikinci cildinde Kuran ve Sünnet yasalarına göre baş cinsel haramlar olarak zina, homoseksüellik, sevicilik, tehşircilik, rontgencilik, ve hayvanlarla temas incelenmiştir. Bağımsız cinsel haramlar olmakla beraber baş cinsel haramların da sebeplerini teşkil eden çıplaklık, şehvetle bakışmak, kadın-erkek beraberliği ve cinsel musiki açıklanmış, cinsel sözler yazılar resimler ve filmlerin etkileri ve dini hükümleri de beyan…

Necip Fazıl Kısakürek – Dünya Bir İnkilap Bekliyor
Dini / 3 Ocak 2017

Kitap Adı: Dünya Bir İnkılap Bekliyor / Yolumuz, Halimiz, Çaremiz / Ruh Muvazenesi Her Cephesiyle Komünizma Yazar: Necip Fazıl Kısakürek Yayıncı: Büyük Doğu Yayınları Sayfa Sayısı: 135 Dünya Bir İnkılap Bekliyor Yolumuz Halimiz Çaremiz Ruh Muvazenesi Her Cephesiyle Komünizm “Evet, İslâm, 16. Asır sonlarına doğru temsil kadrosunda zaafa uğramıştır. Ama daha sözünü söylemiş değil. Son sözünü temsil kadrosunda ve yeni telakkiler önünde henüz söylememiştir. Bu son sözü söyletecek nesli yoğurmaya çalışıyoruz.” N.F.K. Her konferans, bu çabanın eseri halinde, konu başlığının işaret ettiği meselelerde sosyal bir şuur zemini oluşturma teşebbüsüdür.

Annemarie Schimmel – Hallac
Dini / 2 Ocak 2017

Kitap Adı: Hallac: Kurtarın Beni Tanrı'dan Yazar: Annemarie Schimmel Yayıncı: Pan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 117 922 yılında Bağdat’ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac, o günden bugüne, bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta, hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir. Doğu’da ve Batı’da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır. Hallac’ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur “Ene’l-Hakk” (Ben Yaratıcı Hakikatim) sözünü de bilir. Vahdet-i vücudu yaşayan birinin, içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış, onun “Ben Tanrı’yım” dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır. Oysa Hallac’ı Ahmed Yesevi’nin, Mevlânâ Celâleddin Rumî’nin gözünden görmek gerekir. Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi. Hallac, varlığını İslam’ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti. O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu; bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu. Onun, şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı’yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir. Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var: Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac’ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak.

Said Halim Paşa – Buhranlarımız
Dini , Siyasi / 7 Aralık 2016

Kitap Adı: Buhranlarımız Yazar: Said Halim Paşa Yayıncı: Tercüman Yayınları Said Halim Paşa, İkinci Meşrutiyet devrimizin fikir ve devlet adamlarındandır. 1913 — 1916 yıllarında, Balkan Harbinin sonu ile Birinci Dünya Harbinin ilk senesinde sadra- zam olarak hükümetin başında bulunuyordu. Tarihimizin en buhranlı ve acı bir devresin- de vatana hizmet için çalıştı. Yazdığı eserlerle aydınlara yol göstermek, dertlerimizin ve gerileyişimizin gerçek sebeplerini ortaya koymak iste- di. Günümüzde devam etmekte bulunan fikir mücadelesinin, Meşrutiyet’teki fikir hareketleri ile başladığı malûmdur. Bu fikrî uyanış devresi içinde Said Halim Paşa «İslâm birliği» ve «İslâmcılık» akımının en öndeki temsilcilerinden biri idi. Me- seleleri bu açıdan ele almıştır. O yıllarda aydınları meşgul eden ve hepsinin verdikleri eserlerde tesirleri görülen, İslâmcılık, Türkçülük, Osmanlıcılık ve Batıcılık gibi temel fikir cereyanları ciddî olarak tetkik olunmak lâzımdır. Bunun, şimdiki ve gelecekteki tefekkür hayatımız için lüzumlu ve faydalı olduğu meydan- dadır. «Buhranlarımız» adını taşıyan bu cildin için- de Said Halim Paşa’nın on yılda ayrı ayrı kaleme alıp yayınladığı yedi kitap vardır . Bunlar memleket meseleleri ve buhranlarımız üzerinde İslamcı bir görüşle yapılmış denemelerdir. Kitabın dilini, böyle fikrî bir eser için müm- kün olabilecek son derecede sadeleştirmeye ça- lıştım . Bunun — ehliyetimin yetersizliğinden olacak — beni çok uğraştırdığını itiraf etmeliyim. Fakat herhalde…

Phillip Gowins – Sufizm
Dini / 6 Aralık 2016

Kitap Adı: Sufizm Yazar: Phillip Gowins Yayıncı: Şira Yayınları GERÇEK AŞKI BULMAK İÇİN SUFİZM SUFİZM’İN GİZEM VE GÜZELLİKLERLE DOLU KAPISI YENİDEN ARALANIYOR… Sufizm’in kapısı, içsel olana ve derinliğe açılır. Bu yol bize, kabuktan ve şekilsellikten çok daha fazlasını vadeder. Bu kapıyı açıp içeri girebilene ve yürümeye başlayana da bu derinliktekisonsuz güzellikleri sunar. Hem de hiçbir ayrım gözetmeden… Sufizm, İslam’ın mistik kalbidir ve batıni yüzünü ifade eder. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli ve daha niceleri bu ekolün temsilcileridir. Her biri eserleriyle ve yaşam biçimleriyle insanlığa ışık tutmuş kişilerdir. Elinizdeki kitabın amacı, işte bu kapıyı aralayan bir kişinin gördüklerini sizlerle paylaşmasından ibarettir. Ancak kitabın belki de en önemli tarafı, konuyu teorik olarak ele almaktan çok, pratik uygulamaları aktarıyor olmasıdır. Tamamen yaşanmış bir sürecin öyküsü olan kitap, sufi hocaların, bu gün kendisi de bir Sufi hocası olan yazara özel olarak aktardığı 15 konu ve 18 ayrı teknikle, Sufizm’i merak eden ve bu yolda yürüyen herkese ışık kaynağı olacaktır.