Cengiz Aytmatov – Dişi Kurdun Rüyaları

Dişi Kurdun Rüyaları Kitap Kapağı Dişi Kurdun Rüyaları
Cengiz Aytmatov
Elips Kitap
367

Bununla beraber şarkı söylemeye içtenlikle, bütün kalbiyle katılıyordu. Çünkü şarkılar herkes içindi. Bunda kralın, sokaktaki basit adamdan daha fazla hakkı yoktu. Şarkı söyle, oyna, neşelen, istersen kendini kaygılara bırak ve ağla! Hayatta olduğun sürece insani olan her şey elinin altındadır: Kalbin çarparak beklediğin ve seni terk eden kadın, verdiği acılar yüzünden son şarkını dinlettikten sonra ölmek isteyişin... Henüz küçük bir çocukken annenin şefkatli okşayışı, babanın ölümü, dostların kanlı bir dövüşe girişmesi… Temiz ve içten bir anlatımla ruhunu açtığın ilahlar… Tabiatın sırrı ve seni hiç terk etmeyen ölüm ve öldükten sonra da onun seni terk etmeyişi… Her şey, her şey şarkılardadır. Hayat, bütün hiçliklerden daha kuvvetlidir ve dünyada ondan daha kutsal bir şey yoktur, işte bunun için insan öldürülemez, bunun için öldürmemek zorundayız. Ama düşman gelip senin toprağını işgal etmişse, dövüşülür, savaşılır ve sevgilinin şerefi de insanın ana vatanı gibi korunmalıdır. Ayrılık acısı, taşınamayacak kadar ağırdır, omuzlarına çöken bir dağ gibidir. Çünkü o sevgili olmadan güzellik yoktur, renkler yoktur, ışık, neşe ve gelecek gün yoktur. İşte bunlardır şarkılar, insan bütün şarkıların içeriğini sayıp dökemez...

İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas’tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu.

O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.

Bir Yorum Bırakın