Caitlin Moran – Nasıl Kadın Olunur?

Nasıl Kadın Olunur? Kitap Kapağı Nasıl Kadın Olunur?
Caitlin Moran
Yabancı Yayınevi
344

Simone de Beauvoir, "Kadın doğulmaz; kadın olunur" demişti; hepsi bu olsa iyi...

Nasıl Kadın Olunur?, benim kadın olmayı yanlış anladığım onca zamanın öyküsünü anlatıyor. Evet, eski moda feminist "yükselen bilinçlilik" hâlâ büyük değer taşıyor. Ama ne zaman ki konu kürtaj, kozmetik mucizeleri, doğum, annelik, seks, aşk, iş, kadın düşmanlığı, korku ya da kendi teninin altında nasıl hissettiğine gelse, kadınlar, çok ama çok sarhoş olmadıkça birbirlerine genellikle doğruyu söylemez.

Renkli kişiliği, çılgın fikirleri, samimi üslubu ile tanınan ve doğruları söylemekten vazgeçmeyen biri olan Caitlin Moran, 2010'da İngiltere'de yılın köşe yazarı ödülünü aldı. 2011'de Times'taki yazıları nedeniyle yılın eleştirmeni ve röportaj gazetecisi seçildi.
Caitlin Moran'ın Nasıl Kadın Olunur'unu sevmek için o kadar çok sebep var ki…

Cinsiyetçiliğe öylesine muhteşem bir şekilde direniyor ki bunu neredeyse fark etmiyorsunuz bile... Mutlaka okunmalı.
New York Times 

Moran'ın zekası baştan çıkarıcı.
The New Yorker

Müthiş eğlenceli... Moran eşsiz diliyle okurlarını hem eğlendiriyor hem de bilgilendiriyor...

Feminizm militanlığı yapmıyor, feminizmi insancıllaştırıyor.
Publishers Weekly

Stefan Zweig – Balzac

Balzac: Bir Yaşam Öyküsü Kitap Kapağı Balzac: Bir Yaşam Öyküsü
Stefan Zweig
Can Yayınları
516

Belki de ilk gençlik dönemlerimden bu yana beni meşgul eden büyük bir eser yazmayı denerim —Balzac hakkında kalın bir kitap, bir yaşamöyküsü ve eleştiri. Muhtemelen üç, hatta dört yıl gerektireceğini biliyorum. Ama geriye kalıcı bir şey bırakmak istiyorum, on yıllarca etkisini yitirmeyecek bir eser ... Otuz yıldır Balzac okuyorum, hayranlığımdan hiçbir şey kaybetmeden tekrar tekrar okuyorum."

1939'da Toronto'dan New York'a bir tren yolculuğu sırasında Stefan Zweig'ın, dostu Romain Rolland'a, son büyük eseri Balzac hakkında yazdığı satırlar bunlar. Sürgünlük yaşamının son döneminde Zweig'la birlikte önce Amerika Birleşik Devletleri'ne, oradan da Brezilya'ya giden bu büyük eser, son noktasını ölümün koyduğu, bitmeyen bir başyapıt. Dostu Richard Friedenthal'in, Zweig'ın ölümünden sonra tamamlayıp ilk kez 1946'da Stockholm'de yayınladığı Balzac, bir büyük ustanın bir diğerine saygı duruşu...

Christina Daniels – Benim Yolum

Benim Yolum: Aamir Khan'ın İnanılmaz Yolculuğu Kitap Kapağı Benim Yolum: Aamir Khan'ın İnanılmaz Yolculuğu
Christina Daniels
Martı Yayınları
352

Aamir Khan'ın İnanılmaz Yolculuğu

Hayranları yeteneğini oynadığı filmlerden önce gözündeki ışıktan seziyor çünkü oyunculuğu da kendisi gibi samimi. "Gözleriyle oynayan adam" lakabını almasının bir sebebi var. Ona sadece sevgi değil saygı da duyuyorlar çünkü ülkesinde yolsuzluk, eğitim sistemi, cinsiyetçilik, çocuk istismarıyla mücadele, insan hakları gibi meselelerde örnek bir aktivist. O, bir zamanların Hintli çocuk yıldızı, sinemanın içinde doğmuş bir aileye mensup, oyunculuktan yönetmeliğe uzanan zirvenin sahibi. Gençlerin kalbinin gümbür gümbür atmasına sebep olan 'çikolata oğlan'dan, Hint sinemasının dönüm noktası sayılan filmlere uzanan yolculuğuyla parlamış bir yıldız.

Çağdaş Hint sineması ona çok şey borçlu. Filmografisindeki yirmi bir filmle kalıplaşmış algısına yenilikler kattığı Bollywood'un gözbebeği, Time'ın seçtiği en etkili 100 isimden biri. Amir Khan'ın zirveye yaptığı tutkulu ve olgun yolculuğun, hayata ve sinemaya duyduğu aşkın, Tanrı'ya ulaşma çabasının inanılmaz hikâyesi…

"Eğer bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, hepimizin içine dürüst bir şekilde bakması, yanlış bulduğu şeyleri düzeltmek için çalışması gerek. O zaman toplum genelinde büyük bir değişim yaşanır."
- Aamir Kahn-

"Mezuniyete inanmıyorum. Bir işte gerçekten iyi olmak istiyorsanız, onu öğrenmelisiniz. Ben de bunu yaptım. Büyük bir karardı."
-Aamir Kahn-

Aamir Khan Hint sinemasının en sağlam yıldızlarından biri.
-The Guardian-

Aamir Khan Bollywood'un en saygın genç aktörüdür. Jenerasyonunun ilk starı olup rollerini seçtiğinde sektörün de standardını belirlemiştir.
-Time-

Sinematik becerinin kesin kavranmasından bahseden seçkin bir film. Görselliği ve zorlu şiirselliği çağrıştırmasıyla, Raakh çarpıcı bir yapım.
-The Sunday Observer-

Orijinal ve canlı... Küller Hint melodramının klişelerinin ötesine geçmek için uğraşıyor ve bunu başarıyor.
-The Guardian-

Olumsuz bir rolde çarpıcı bir performans. Filmfare, Aamir'in Raakh'daki rolüne dair.

Stefan Zweig – Marie Antoinette

Marie Antoinette: Vasat Bir Karakterin Portresi Kitap Kapağı Marie Antoinette: Vasat Bir Karakterin Portresi
Stefan Zweig
Can Yayınları
526

Fransa Kralı XVI. Louis'nin karısı Marie Antoinette, uçarılığı, savurganlığı ve reform düşmanlığıyla halkın gözünde yoz soylu tipinin simgesi olmuş, Fransız Devrimi'nden sonra yaşamının geri kalan bölümünü Paris hapishanelerinde geçirmiş, 1793'te Devrim Mahkemesi'nce yargılanarak giyotinle idam edilmişti. Tarihsel karakterler üzerine benzersiz biyografileriyle tanınan Stefan Zweig, Marie Antoinette: Vasat Bir Karakterin Portresi'nde, nesnellikten çok sezgiye dayanan bir yaşamöyküsü sunuyor okurlara. Psikolojiye ve Freud'un öğretisine duyduğu ilgi sonucunda derin karakter incelemelerinde ustalaşan Zweig, Marie Antoinette'in efsanevi kişiliğine bir psikoloğun sezgi gücüyle yaklaşıyor. Fransa'nın son kraliçesinin kısacık yaşamı üstündeki esrar perdesini kaldırarak "zoraki bir kahramanlık trajedisi" anlatıyor. Türkçe'de ilk kez yayınlanan Marie Antoinette'i Tevfik Turan'ın çevirisiyle sunuyoruz.

Mehmet Önder – Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca: Hayatı ve Fıkraları Kitap Kapağı Nasreddin Hoca: Hayatı ve Fıkraları
Mehmet Önder
Tercüman Yayınları

Nasrettin Hoca, bir ad, bir hikaye, bir espri olarak önem kazandığı için, kimse onun nerede doğup, ne yaptığını, ne zaman öldüğünü sormadı. Bu konuda bir araştırma yapmayı gereksiz buldu. Bizi <> dedi. Çoğu zaman onun bir anadan doğmuş, yaşamış olmasını da çok gördü. Onu toplum doğurdu, toplum yaşattı diye düşündü

Nasreddin Hoca’nın Köyünde: Ankara-Eskişehir yoluna dikine inen, dar bir yoldan Nasreddin Hoca’nın köyü olan Hortu’ya gidilir. Hortu’da herkes Nasreddin Hoca’nın torunudur. Hoca’dan bildiğiniz, bilmediğiniz fıkralar anlatırlar. Bu köyden bir insan yetişmiş ve yedi yüzyıl tüm dünyaya insanı, insanlığın iç ve dış yapısını anlatmıştır. Küçük bir Anadolu köyü ama ne büyük, ne haşmetli köy böyle.
Nasreddin Hoca’yı ölümsüzleştiren güç, toplumun ortaklaşa umutları, dertleri, hastalıkları, çirkinlikleri ve güzellikleridir.

Simon Crittle – Son Baba

Son Baba Kitap Kapağı Son Baba
Simon Crittle
Dharma Yayınları
208

Çetenin başıma 500.000 $ ödül koyduğunu duydum ve bu nedenle artık gerçek adımı kullanmıyorum. Bir adım önde olabilmek için, ehliyetimden çek defterime kadar birçok yerde farklı takma adlar kullanıyorum. Saklanarak yaşamak bana FBI için gizli ajan olarak çalıştığım günlerden kalan bir miras. O zamanlar da sahte bir adım vardı. Bu adı duymuş olabilirsiniz: Donnie Brasco. Bu adı bir film için de kullandılar. Daha önce, sadece çetedekilerin beni çağırmak için kullandıkları bir isimdi.

Bonanno Suç Ailesi’nin patronu olan Joey Massino zeki, dikkatli ve tehlikeli bir adamdı. Bu, kökleri Sicilya topraklarına dayanan bir suç imparatorluğudur. Federaller Masino’nun bu kariyerine haraç alma, tefecilik, kumar, uyuşturucu ve cinayet suçlarını da eklediler. Massino topun ağzındaydı: 2004 yılında yedi cinayetten suçlanmıştı. Ölüm cezasından kurtulmak için federallerle işbirliği yapmayı ve dinleme cihazı takmayı kabul etmek zorundaydı. Gammazlık haberi yeraltı dünyasında panik yarattı. Massino, Amerikan Mafyası’nın yüz yıllık sessizlik yeminini bozan ilk mafya babası oldu. Davası, tarihin en etkileyici ve önemli duruşmalarından biri olacaktı.

Bu kitap, bu davayı temel alarak Massino’nun yükselişinin ve düşüşünün gerçek öyküsü anlatırken, okuyucuya, organize suç dünyasına şimdiye kadar hiç olmadığı denli yakından bakma imkânı sunuyor.