A. E. Van Vogi – Uzay Tazısı’nın Yolculuğu
Bilimkurgu / 13 Mart 2017

Kitap Adı: Uzay Tazısı'nın Yolculuğu Yazar: A. E. Van Vogi Tür: Bilim Kurgu Yayıncı: İthaki Yayınları Sayfa Sayısı: 344 Altın çağın büyük ustası Van Vogt, Charles Darwin’in yolculuğunu yineliyor.. Ama gökadaları arasında! Uzay Tazısı, yüzlerce bilimadamı ve askeri barındıran dev bir araştırma gemisi ve tek amacı var: Keşfetmek! Evrenin en aç kedisi Coeurl, eski bir evrenden kalan son canlı Ixtl, “Biz dostuz” demeye çalışan Riim. .. Uzay Tazısı’nın Galapagos Adaları en az Darwin’inkiler kadar ilginç ve çok daha tehlikeli. Ama tehlikelerin en büyüğü yine insanın zihninde ve bir çocuk gibi oynadığı teknolojik güçlerde gizi. Zaten hep öyle olmadı mı?

Kurt Vonnegut – Otomatik Piyano
Bilimkurgu / 24 Ocak 2017

Kitap Adı: Otomatik Piyano Yazar: Kurt Vonnegut Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 320 III. Dünya Savaşı sürerken, Amerikalı müdürler ve mühendisler, hiç insan emeği kullanmadan üretim yapmanın yollarını geliştirdiler. Bu yöntem o kadar kazançlıydı ki, savaş bittikten sonra da aynı minval üzre devam etmekte bir sakınca görmediler. Bir tek sorun vardı; o da savaş bittiğine göre artık bir işi gücü kalmayan insanlar ne yapacaktı? Herkes işsizlik sigortasından parasını alıyordu (tüketecek kimse olmazsa üretimin ne anlamı olurdu ki zaten?), sorun burada değildi. Sorun insanların yaşamak için bir amaca, kendilerini anlamlı ve gerekli hissedecekleri bir meşgaleye ihtiyaç duymalarındaydı. Yeni sistem tam da bunu esirgiyordu onlardan. “‘Bu şarkıyı senin şerefine çaldım, Doktor,’ diye bağırdı, Rudy gürültüyü bastırarak. ‘Bitene kadar bekle.’ Rudy, antika enstrüman sanki en son teknoloji harikasıymış gibi davranıyor, heyecanla inip kalkan tuşların ardından seçilebilen müzik kalıplarını gösteriyordu: titremeleri, bütün tuşların akordiyon gibi hareket etmesini ve bas tuşların ağır ağır, düzenli inip kalkışlarını. ‘Bak, şu ikisinin inip kalktığını gördün mü Doktor! Tıpkı bir adam çalıyormuş gibi. Şunlara bak!’ Müzik tam beş sentlik bir eğlence sunmuş havasıyla birden sustu. Rudy hala bağırıyordu: ‘İnsan bir tuhaf oluyor değil mi Doktor, şu tuşların inip kalktığını seyrederken? Sanki bir hayalet oturmuş yüreğini döküyor gibi.'”

Isaac Asimov – Ahmaklar
Bilimkurgu / 16 Ocak 2017

Kitap Adı: Ahmaklar Yazar: Isaac Asimov Naron uzun ömürlü olan Rigel ırkındandı ve ailesinin galaksi kayıtlarını tutan dördüncü üyesiydi. Naron’un büyük bir defteri vardı. Buna galaksilerde kafaları gelişen çok sayıdaki ırklar kaydediliyordu. Daha küçük bir deftere ise, olgunlaşarak Galaksi Federasyonuna girmeye hak kazanan ırklar yazılıyordu. Birinci defterde bazı isimler çizilmişti. Çünkü onlar şu ya da bu nedenle başarısız olmuşlardı. Şanssızlık, biyofizik veya biyokimyasal kusurlar, topluma ayak uyduramama neden oluyordu buna. Ama küçük deftere adları geçirilen hiçbir üye o zamana kadar silinmemişti.

Clive Clussler – Krallık
Bilimkurgu / 16 Ocak 2017

Kitap Adı: Krallık Yazar: Clive Clussler Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 384 Sam ve Remi Fargo gerilim dolu yepyeni bir macerayla tekrar okurun karşısında! Cussler’ın Sparta Altınları adlı romanında okurlarla tanıştırdığı Sam ve Remi Fargo, korkusuz birer define avcısı olarak karşımıza çıktı. Öyle ki Fargo’lar tüm tehlikeleri hiçe sayarak olağanüstü maceralara atılıp ölümcül yolculuklara çıkarak akla hayale sığmayan keşiflerde bulundular. Şimdi de müthiş bir maceranın ortasına dalmış durumdalar. İnsan değil birer define avcısı olan Fargo’ların karşısına çıkan Charles King adlı Teksaslı bir petrol kralı, onlardan tuhaf bir istekte bulunur.Define avcısı çiftin dedektif bir arkadaşı, petrol kralının kaybolan babasını ararken gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur. King, Sam ve Remi’den kendisine yardımcı olmasını ister. Ortada şüpheli bir durum olduğu halde Fargo’lar teklifi kabul ederler ama kendilerini beklemekte olan ölümcül tehlikelerden habersizdirler. Karaborsaya düşmüş fosil kalıntıları, yüzyıllar öncesinden kalma bir yapboz sandığı ve insan evrim tarihini altüst edecek bir iskelet… İşte!Sonsuz bir hayal gücü ve nefes kesen gerilimle harmanlanmış bir Cussler kitabı daha…

Jules Verne – 2890 Yılında
Bilimkurgu / 3 Ocak 2017

Kitap Adı: 2890 Yılında Yazar: Jules Verne Yayıncı: Kaf Yayıncılık Sayfa Sayısı: 72 Tarih 25 Temmuz 2890 Earth Herald gazetesinin çoktan bir dünya egemenine dönüşmüş patronu Francis Bennett’in sıradan bir gününe tanıklık ediyoruz. Yanında çalışan bilimadamları ve beyaz dizi romancılarının yanısıra büyükelçilere de her fırsatta konumlarını hatırlatan gece yatmadan gazetesinin kar hesapların yapan, öte yandan Paris’e bir alışveriş gezisine çıkan karısı ile ‘fono telefotları’ sayesinde aynı saatte ‘naklen’ yemek yiyen bir ‘imparator’un özelinde biz 20. Yüzyıl sonu insanlarına yine de hayli ‘tanıdık gelen’ şaşırtıcı bir dünya çizer Jules Verne. Belki de, her şeyi biraz fazlaca hızlı öngördüğünden…

Beth Revis – Dünyanın Gölgesi
Bilimkurgu / 5 Aralık 2016

Kitap Adı: Dünyanın Gölgesi: Evrenin Ötesi Serisi 3. Kitap Yazar: Beth Revis Yayıncı: Olimpos Yayınları Amy ve Çırak, sonunda uzay gemisi Godspeed’in kasvetli duvarlarından kurtuldular. Centauri-Dünya’da yeni bir yuva inşa etmeye ve taze bir başlangıç yapmaya hazırdılar. Bu gezegene ulaşmak için Amy, evrenin ötesinden 25 trilyon mil yol kat etmişti. Fakat bu yeni Dünya, Amy’nin umut ettiği gibi bir cennet değildi. Devasa pterodaktil benzeri kuşlar, zihin uyuşturucu toksin özelliği taşıyan mor çiçekler ve taş duvarlarında açıklanamayan ve gizemli sırlar taşıyan harabeler vardı. Peki ya en büyük sır neydi? Godspeed’in önceki yolcuları bu gezegende yalnız değillerdi. Ve eğer kalmak istiyorlarsa, savaşmak zorundaydılar. Hayatta kalma mücadelesi veren koloniyi kurtarmak ve birlikte bir gelecek inşa etmek için bir umut peşinde olan Amy ve Çırak, bunun için kimin -veya neyin- orada olduğunu bulmalıydılar. Bu yürek parçalayıcı yolculukta kendi içlerine bakmalıydılar. Kendilerini insan yapan şeyin ne olduğunu bulmalıydılar. Ya koloni yok olsaydı? Yoksa uğruna feda ettikleri her şey -dostları, aileleri, Dünya’daki yaşam- bir hiç uğruna feda edilmiş olacaktı. “Bilimkurgu ve genç yetişkin romantizmini bir araya getiren, inanılmaz bir roman. -USATODAY.COM- ” Hikâyenin ortamı ve konusu, bu müthiş uzay geriliminin kalbi ve ruhudur. Ve kesinlikle inanılmazlar…” – KIRKUS REVIEWS- “Amy ve Çırak arasındaki romantizme karşı sahne…

Jane Rogers – Jessie Lamb’ın Vasiyeti
Bilimkurgu / 4 Aralık 2016

Kitap Adı: Jessie Lamb'ın Vasiyeti Yazar: Jane Rogers Yayıncı: Nemesis Kitap Kadınlar karınlarındaki bebekleriyle birlikte ölmektedir. Bu felaket yüzünden insanların bir kısmı bilim adamlarını suçlar. Bir kısmı da bunun ilahi bir ceza olduğunu düşünür. Jessie Lamb ise suçlunun kim olduğunu umursamaz, tek istediği şey bu durumun değişmesi için üzerine düşeni yapmaktır. Jessie Lamb’ın Vasiyeti, genç bir kızın cesaretle imtihanı değildir yalnızca. Onun babasının da sınavını anlatmaktadır. Jane Rogers’a bilim-kurgunun önemli ödüllerinden biri olan Arthur C. Clarke ödülünü kazandıran bu kitap, babasını, insanlığın geleceği ile kızının geleceği arasında tercih yapmak zorunda bırakan Jessie Lamb’ın etkileyici hikâyesini anlatmaktadır. “Bu hikâye sizi çok uzaklara sürükleyecek.” -Independent-

Elizabeth Moon – Karanlığın Hızı
Bilimkurgu / 4 Aralık 2016

Kitap Adı: Karanlığın Hızı Yazar: Elizabeth Moon Yayıncı: Nemesis Kitap Gözlerin çoğu birden fazla renktedir; ancak genellikle benzer renklerdir bunlar. Mavi gözlerde iki mavi ton olur, mavi ve gri; ya da mavi ve yeşil ya da bir iki tane kahverengi noktası olur. İnsanların çoğu bunu fark etmez. Eyalet kimliğimi almaya gittiğimde, formda göz rengim soruluyordu. Gözlerimdeki bütün renkleri yazmaya çalıştım ancak boşluk yeterince büyük değildi. Bana sadece “kahverengi” yazmam söylendi. Ben de “kahverengi” yazdım ancak gözlerimdeki tek renk bu değil. Bu sadece insanların gördüğü renk çünkü onlar diğerlerinin gözlerine iyice bakmıyorlar.

Michael Ende – Momo
Bilimkurgu , Çocuk / 2 Aralık 2016

Kitap Adı: Momo Yazar: Michael Ende Yayıncı: Kaynak Yayınları Elinizdeki kitap, otuza yakın dilde, dünyanın hemen her köşesinde yayımlandı ve milyonlarca okura ulaştı Bu bilmece, doğal gibi görünen olaylara şaşmayı henüz unutmamış olan çocuk ve yetişkenleri aynı derecede düşündürecektir.Momo’nun öyküsü, yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir şimdiki zamada geçmektedir. ancak öykü, prenslerden, büyücülerden, perilerden söz etmemektedir. Simgelertümüyle günümüz yaşamından alınmıştır. Momo’da insan ilişkilerinin nasıl daraldığının, insanların sevgi, dostluk ve arkadaşlık değerlerinden nasıl yoksunlaştırıldığının eleştirisel bir anlatımını bulacaksınız. Yazar; sürüleştirilen, yaşamına ve zamanına el konulan insanı, bir masal akıcılığında anlatmaktadır. Bu bir masla mı? Kavram, romantiklerin anladığı biçimde alınırsa, evet. Çünkü, gerçek ve hayal, şiirsel bir biçimde iç içe geçmiştir. Ancak kitap, insanın, günümüzdeki ve gelecekteki can alıcı sorunlarını da içermektedir. Öyleyse, bu kitap daha çok bir romana mı benzemektedir?İyisi mi, biz, bu bir masal-romandır diyelim… ilk basım 1984’te gerçekleştirilen Momo’nun ikinci basımını yoğun talep üzerine okura sunuyoruz.

Douglas Adams – Kutsal Dedektiflik Bürosu
Bilimkurgu / 27 Kasım 2016

Kitap Adı: Kutsal Dedektiflik Bürosu Yazar: Douglas Adams Yayıncı: Sarmal Yayınları Eski bir harika dedektifler geleneği vardır ve Dirk Gently kesinlikle bu gelenekten değil. Ancak onun kayıp kediyi bulma çabası bir hayaleti, bir zaman yolcusunu ve insanlığın yıkıcı bir sırrını ortaya çıkarır. Dedektif Gently’nin insan ırkını yok olmaktan kurtarma bedeli: ücretsiz! Çok satan Douglas Adams, son hayalet/korku/dedektif/zaman yolculuğu/romantik komedi destanında mizahının gücünü sonuna kadar artırır ve biz okurlar da bir kez daha ilham veren deliliğin sınırlarında düşecek gibi oluruz.

Arthur C. Clarke – Son Nesil
Bilimkurgu / 27 Kasım 2016

Kitap Adı: Son Nesil Yazar: Arthur C. Clarke Yayıncı: Cep Yayınları Tanrısallar’ın dünyaya gelişi, Yeryüzü’nün tarihindeki en önemli ve etkileyici olaydı. Çünkü uzaydan gelen bu konuklar, beraberlerinde barış ve refahı da getirmişlerdi. İnsanoğlu, daha ne isteyebilirdi ki? Elli yıl içinde, insandan çok daha ileri olan bu yaratıklar, yoksulluğu, hastalıkları, savaşları ve korkuyu yeryüzünden silip atmışlardı… Ama bu Altın Çağ, birdenbire sona erecekti… Tanrısallar, insan soyunun son neslinin çocuklarını, insanlık mirasından koparmaya, kimsenin hayal bile edemeyeceği bir gelecek için hazırlamaya başlamışlardı. Nihayet Tanrısallar tüm dünyaya son duyurularını yaptıklarında, insan soyunun yok edilmesi sürecinin ilk adımını atmış oluyorlardı! Ve herşey, Tanrısalların da üstünde yer alan bir Yücedimağ’ın buyruğuyla yapılıyordu…

Arthur C. Clarke – 3001 Son Efsane
Bilimkurgu / 26 Kasım 2016

Kitap Adı: 3001 Son Efsane: Uzay Efsanesi Serisi 4. Kitap Yazar: Arthur C. Clarke Yayıncı: İthaki Yayınları Ve uzay efsanesi, tehlikelerle yüklü final sürecine giriyor. İnsanlık, güneş sistemi’ne hükmeden üç tektaşa karşı duyduğu korkuya rağmen, ayakta kalmayı başarmıştır. Korkunun ortasında bir umut ışığı belirmiştir. Binlerce yıl önce öldüğüne inanılan Frank Poole’un bedeni “bilinçli bir yaşama” döndürülebilmiştir. Ancak Poole’un her şeyden önce, tektaşın içerisinde Dave Bowman ve Hal’ın başına ne geldiğini anlaması gerekmektedir.

Arkadi & Boris Strugatski – Kıyamete Bir Milyar Yıl
Bilimkurgu / 26 Kasım 2016

Kitap Adı: Kıyamete Bir Milyar Yıl Yazar: Arkadi & Boris Strugatski Yayıncı: İthaki Yayınları “Strugatski Kardeşler’den biri Gogol’ün diğeri ise Çehov’un soyundan geliyor ama hiç kimse hangisinin hangisi olduğundan emin değil. Bu kitap kesinlikle harika.” -Ursula K. Le Guin- “Türü bilimkurgu olsun ya da olmasın, bu kitap okuduğum en iyi, en etkileyici kitaplardan biri.” -Theodore Sturgeon- “Fantastik olayları fantastik olmayan varsayımlarla nasıl açıklarsın?” Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Henüz taslak halindeyken sansürün hışmına uğrayan Kıyamete Bir Milyar Yıl ise yazarların en sıradışı ve aykırı romanlarından biri. Bir astrofizikçi olan Dimitri Malyanov, kendisine Nobel Ödülü’nü kazandıracağına inandığı projesi üzerine yoğunlaşmak için ailesini Odesa’ya, eşinin annesinin evine gönderir. Ancak bir sorun vardır; yalnız kalmasına rağmen sürekli rahatsız edilir. Önce içi votka ve havyar dolu bir kutu, ardından da mini etekli güzel bir kadın kapısında beliriverir. Bu ziyaretler, bilim insanı olan arkadaşlarının da geçerken uğramasıyla sonu gelmez bir hal alır. Hepsi de çok büyük bir keşfin eşiğinde olduklarını ama aniden dikkatlerinin dağıldığını iddia etmektedir. Acaba karanlık bir güç, bilimsel gelişmeleri engellemek mi istemektedir? Yoksa tüm bunların daha doğal bir açıklaması mı vardır? Kıyamete Bir…