Turgut Uzer – Olymp ve Faniler

Olymp ve Faniler Kitap Kapağı Olymp ve Faniler
Turgut Uzer
Bu kitap Turgut Uzer’in kendisinden sonra gelecek kişilerle paylaşmak için yazdığı ve isteyenlere ücretsiz olarak dağıttığı son kitabının tek baskısı esas alınarak hazırlanmıştır.
Kendi sözleriyle ifade edecek olursak : "Bu kitap "Yönetim" denen tuhaflığa adım atmayı düşünen, hedefleyen, veya zaten içinde olup bu tuhaflıktaki mantığı çözmeye çalışan, ona göre kariyerine yön vermeyi değerlendirmek isteyen, ya da sadece merak edenlere bir fayda sağlamak amacıyla yaptığım bir paylaşımdır."
Kitap Türkiye'de eşine rastlanmayacak bir içeriğe ve anlatıma sahiptir; içeriğinin kullanıldığı "Bir Oto-Biyografi Üzerinden Otantik Liderliği Yorumlamak: Turgut Uzer’in Olymp ve Faniler Kitabı" başlıklı bir makale 2014 yılında 2. Örgütsel Davranış Kongresinde sunulmuş ve 2017 yılında Yönetim ve Organizasyon Araştırmaları Dergisi'nde yayınlanmıştır.
Turgut beyi bir kaç kelime ile anlatmaya çalışmak beyhude bir çabadır, bu kitapta kendi ağzından okuyacaksınız. 1981 yılında Stok Kontrol Şefi olarak başladığı Sabancı Holding kariyerini 30 yıl sonra Stratejik İş Birimi Başkanı olarak bırakmıştır.

Muhsin Batur – Anılar ve Görüşler

Anılar ve Görüşler: Üç Dönemin Perde Arkası Kitap Kapağı Anılar ve Görüşler: Üç Dönemin Perde Arkası
Muhsin Batur
Milliyet Yayınları
584

Muhsin Batur'un Milliyet Gazetesinde özet halinde yayınlandığında Türk okurundan büyük ilgi gören "Anılar ve Görüşler"ini, tartışmalar tazeliğini korurken, bütünlüğünde gün ışığına çıkartıyoruz. 1969-1973 yılları arasında Hava Kuvvetleri Komutanı olarak görev yapan ve 12 Mart 1971 muhtırasına imza atan Muhsin Batur, emekli olduktan sonra TBMM'de senatör olarak görev almıştı. "Anılar"ını akıcı bir üslupla kaleme alan Baturun her şeyden önce belgelere dayandığı göze çarpıyor.

27 Mayıs, 22 Şubat, 21 Mayıs, 12 Mart gibi son çeyrek yüzyılın en önemli olaylarının içinde bulunan Batur, bu kitapta 1973 ve 1980 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin içyüzünü de açıklıyor. "Anılar ve Görüşler"in yakın tarihimizin değerlendirilmesine büyük katkısı olacağı şüphesizdir.

Franz Kafka – Sevgili Milena

Sevgili Milena: Milena'ya Mektuplar Kitap Kapağı Sevgili Milena: Milena'ya Mektuplar
Franz Kafka
Say Yayınları
272

Kafka, yapıtlarını Çekçeye çeviren Milena'ya, istirahata çekildiği Meran'dan mektuplar yazar. Dostça başlayan mektuplaşmalar bir süre sonra tutkulu bir aşka dönüşür. Üstelik yalnız mektuplarda kalan bir aşktır bu. Kierkegaard ve Werther'in aşkı gibi, Milena'yla mektuplaştıkları üç yıl boyunca iki ya da üç kez buluşan Kafka, her buluşma sonrasında suçluluk içinde kıvranır, kendinden tiksinir, kahrolur; ancak buna rağmen bir sonraki buluşma anını büyük bir özlem içinde bekler. Milena'nın evli, kendisinin nişanlı olması dahi bu özlemi önleyemez. Bu sebepledir ki Milena'ya yazdığı mektuplar, aşkın soyluluğunu ve soysuzluğunu yansıtır. Büyük bir yazarın iç hesaplaşmalarını, duyarlılığını sergiler...

Philippe Sollers – Roland Barthes’ın Dostluğu

Roland Barthes'ın Dostluğu Kitap Kapağı Roland Barthes'ın Dostluğu
Philippe Sollers
Yapı Kredi Yayınları
164

Philippe Sollers’in değişik tarihlerde yazdığı Roland Barthes’la ilgili dört yazı ile Barthes’ın 1964-1979 arasında Sollers’e gönderdiği otuz beş mektuptan oluşuyor bu kitap. İki yazarın arasında epeyce yaş farkı vardır. Barthes Sollers’e çok değer verir, yazılarıyla onu hep kollar, Sollers ise Barthes’a hayrandır. Aralarındaki sarsılmaz dostluğun, bu kitapta, Sollers’in yazılarına, Barthes’ın da mektuplarına yansıdığı açıkça görülür. “Barthes öldüğünde o kadar üzülmüştüm ki, ne bir şey söyleyebildim ne de yazabildim… Cenaze törenine de gitmedim.’’ -Sollers- (Tanıtım Bülteninden)

Hüseyin Cöntürk – Mektuplar

Mektuplar Kitap Kapağı Mektuplar
Hüseyin Cöntürk
Kendi Yayınları
95

Köhnemiş eleştiri ve “sanat” anlayışını temelden reddederek 1950’li yıllardan itibaren edebiyatımıza ve de özellikle “yeni eleştiri kuramına” çok şey kazandıran büyük bir edebiyatçı ve o yolun tutkunu olan Hüseyin Cöntürk, özellikle 90’lı yıllarda çevresini sarmalayan yeni kuşak okurlarına -yazarlara- özelden seslenerek, sesini derinden ve o her zaman alışık olduğumuz dikkatli edebi irdelemeleriyle günümüze ulaştırmayı farkında olmadan gerçekleştirir.

Bu baskı, Borges Defteri tarafından hazırlanan derlemenin gözden geçirilmiş halidir.

Ricardo Coler – Kadın Krallığı

Kadın Krallığı: Son Anaerkil Toplum Kitap Kapağı Kadın Krallığı: Son Anaerkil Toplum
Ricardo Coler
Nemesis Kitap
162

Burada evlilik denen bir kurum yok. Bu kadınlara göre gayet gereksiz bir kurum. Neden bütün ömürlerini tek bir erkekle geçirsinler ki? Toplumda erkek ast ve yetkisiz. Erkekler, ne yaşadıkları evin ne de bölgedeki herhangi bir malın sahibi olamazlar. Sadece kadınlar için çalışabilirler. Kadınlar, kalacakları yer ile beslenmeleri için gereken yiyeceklerin temininden ve çocuklarının eğitiminden sorumlular. Ekonominin bekçileri onlar. Ailenin bütün mal varlığı sadece kadınlarda. Yasal olarak kadınlar her türlü avantaja sahipler: Soyadı vermek, miras almak gibi haklar kadınlara ait. Kız çocukları anaerkil bu toplumda çok önemli çünkü soyun devamı kız çocuklarla sağlanabilir. Bilinmedik ve şaşırtıcı bir dünyaya yolculuk yapan Arjantinli gazeteci Ricardo Coler, Çin'in güneyine giderek Mosuolar ile birlikte yaşadığı iki ayı anlatıyor. Son anaerkil toplum olarak adlandırılan Mosuolar'ın kadın egemen dünyasını tanımaya hazır mısınız?

Emin Çölaşan – Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi

Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi: Bir Medya Belgeseli Kitap Kapağı Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi: Bir Medya Belgeseli
Emin Çölaşan
Milliyet Yayınları
208

Türkiye'nin en çok okunan gazetecilerinden Emin Çölaşan bu kitabında, 22 yıl emek verdiği Hürriyet gazetesinde AKP iktidarı döneminde neler olduğunu, nasıl kovulduğunu, kovulma öncesinde ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor.
İktidar korkusu, baskı, sansür!..
Böyle bir kitap Türkiye'de ilk kez yazıldı.
Okurken sadece Hürriyetle değil, AKP döneminde medyanın büyük bölümünde yaşanan akıl almaz değişikliği, gazeteciliğin nasıl iktidar çizgisine çekildiğini, bazı büyük işadamı patronların ve onlardan emir alanların hükümetten nasıl korktuğunu göreceksiniz.
Bİryanda boynunu eğenler, Öbür yanda başını dik tutanlar! Bu kitap hem Türkiye'de bir ilk, hem de bir medya belgeseli. Anlatılan olayların tümü gerçek ve belgeli.
Emin Çölaşan n öteki kitapları gibi bunu da bir solukta okuyacak ve bazı acı medya gerçeklerinin içyüzünü, perde arkasını öğreneceksiniz...
Ve şaşıracaksınız!