Mina Urgan – Bir Dinozorun Anıları
Anı / 13 Ocak 2017

 Kitabın Adı: Bir Dinozorun Anıları Yazarı: Mina Urgan Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 353 İngiliz edebiyatı “duayenimiz” Mina Urgan, Bir Dinazorun Anıları’nda açıkyürekli, yalın ve naif bi dille anlatıyor, kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni… Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü… “Oğuz Atay’ı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca ‘miyaaav’ diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde ‘tanıştığımıza memnunum’ deyince şaşırıp kaldım.” Mina Urgan’ın anılarını bazen coşkuyla bazen buruklukla ama hep gülümseyerek okuyacaksınız.

Mina Urgan – Bir Dinozorun Gezileri
Anı / 12 Ocak 2017

 Kitabın Adı: Bir Dinozorun Gezileri Yazarı: Mina Urgan Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 280 Mina Urgan Bir Dinozorun Anıları’nı yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, “Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki…” diyordu. Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi. Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır. Türkiye yazarın diğer kitabı Bir Dinozorun Gezileri ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. “Dinozorca” yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.

Seyyid Muradi – Gazavat-ı Hayrettin Paşa
Anı / 7 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Gazavat-ı Hayrettin Paşa Yazarı: Seyyid Muradi Yayınevi: Tercüman Yayınları Küçük bir gemi reisliğinden başlayıp günn birinde kaptan-ı derya olan Barbaros Hayreddin Paşa’nın hayatının bütün safhalarını maddesiyle manasıyla, inceden inceye anlatan bu eser, Kanuni Sultan Süleyman Han’ın emri üzerine Seyyid Muradi’nin yazdığı ‘Gazavat-ı Hayreddin Paşa’ isimli eserdir. Seyyid Muradi, Hayreddin Paşa’nın yanında ve hizmetinde bulunmuş reislerdendir. Çok açık bir türkçe ile yazdığı eserindeki hadiselerin bir kısmını Barbaros Hayreddin Paşa’dan, bir kısmını gazalara istirak edenlerden, çoğunu da bizzat kendisinin iştirak ettiği seferlere şahit olarak kaleme almıştır.

Vefa Zat – Biz Rakı İçeriz
Anı / 5 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Biz Rakı İçeriz Yazarı: Vefa Zat Yayınevi: Overteam Yayınları Rakı erbâbı üstadımız Vefa Zat, İstanbul’un hem ünlü mekânlarından hem de kenarda köşede kalmış salaş meyhanelerinden milli içkimiz rakıya dair en güzel anıları bu kitapta bizimle paylaşıyor. Üstadın bal damlayan kaleminden İstanbul, meyhaneler, sofralar, sokaklar, aşklar ve bütün bunlara tanıklık eden rakı masalarını, o kendine has üslubuyla anlatıyor. ‘Rakı ve âdâbı’na dair birçok ayrıntıyı bulabileceğiniz Biz Rakı İçeriz, aynı zamanda “yakın dönem İstanbul tarihi”ne dair önemli bir belge niteliğinde. Biz Rakı İçeriz’deki yazılar yine beş başlık altında toplanıyor. Rakının Geçmişi ve Bugünü adlı giriş bölümünde, rakı tarihine dair kısa bir gezintiye çıkıyor, rakı ile uzonun farkını öğreniyor, Atatürk’ün sevdiği rakılardan, yasaklı rakı günlerine yolculuğa çıkıyoruz. Rakı Adabı bölümünde, rezil değil vezir olmak için tüyolar, mezeler ve rakının asıl mezesi olan muhabbetlerin edebini okuyoruz. Rakı Sofrası’nda ise geleneksel bardaklarımızdan tutun da Bekri Mustafa efsanesine, içkili dünyamızda iz bırakanlardan ilk çilingir sofralarına kadar birçok kenarda köşede kalmış detayı tekrar anımsıyor belki de yeni öğreniyoruz. Rakı Muhabbetleri bölümünün en önemli konuğu, yıllarca yazdığı birbirinden güzel fıkralarla, rakı masalarının da en önemli simalarından olan Ahmet Rasim. Edebiyatın büyük üstâdı dışında, Madam Despina ve Selahattin Pınar gibi isimler de bu bölümde bize sürpriz…

Doris Pilkington – Çit
Anı , Biyografi / 4 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Çit Yazarı: Doris Pilkington Yayınevi: Nokta Yayıncılık 1931 yılında Avustralya Hükümeti’nin isteği üzerine siyah Aborijin çocuklar ailelerinden alınarak, eğitim görme gerekçesiyle beyaz ailelerin yanına hizmetkar olarak verilip, asimile edilmeye başlanır. Bu asimile programında Aborijinler’in kendi dillerini konuşmaları yasaklanır. Aborijin olduklarını unutmaya, kültürel olarak birer “Beyaz” olmaya zorlanırlar. Molly ve Molly’nin kuzinleri olan Daisy ve Gracia’yi görevliler zorla evlerinden alıp Monroo isimli yere götürürler. Sefalet ve pislik içinde birer mahkum hayatı yaşadıkları parmaklıklı pencerelerinden, buz gibi soğuk ve sert yataklarından nefret ederek kaderlerine boyun eğmeyip kamptan kaçmaya karar verirler. Evin yolunu bulmak için tavşan geçirmeyen 2000 km’lik çiti takip ederler. Evlerine doğru bir ay sürecek zorlu bir yolculuk onları beklemektedir. Yaklaşık 100 bin çocuğun ailelerinden koparılıp beyazların yanına verildiği program, Avustralya tarihinin kara lekelerinden biridir. Avustralya Hükümeti, 1997 yılında bu ayrımcı uygulama yüzünden resmen Aborijinler’den özür diledi.

İhsan Latif – Bir Serencam-ı Harp
Anı , Tarih / 3 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Bir Serencam-ı Harp Yazarı: c Yayınevi: Kültür Bakanlığı Yayınları 1. Cihan Harbi’nde Sarıkamış Muharebelerinde Ruslara esir düşen IX. Kolordu Komutanımız İhsan Latif Paşa’nın sürüldüğü Sibirya’daki esir kampından arkadaşı Yarbay Fethi Bey’le beraber firar ederek Sibirya-Mançuri-Çin-Japonya -Birleşik Amerika ve Yunanistan üzerinden Türkiye’ye ulaşması macerasının hikayesidir.” (Arka kapaktan

Osmanzade Hüseyin Vassaf – Hicaz Hatıratı
Anı / 3 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Hicaz Hatıratı Yazarı: Osmanzade Hüseyin Vassaf Yayınevi: Kurtuba Kitap Hüseyin Vassaf’ın, 110 gün süren seyahatini kaleme aldığı bu eser, hatırat özelliği taşımakla birlikte günlük şeklinde yazılmıştır. 28 Aralık 1905 tarihinde deniz yoluyla hacca gitmenin hazırlığı içinde olan Hüseyin Vassaf, kendisinden kaynaklanmayan bazı engeller nedeniyle 2 Ocak 1906 tarihinde yola çıkar. Hüseyin Vassaf’ın hac ibadetini gerçekleştirerek İstanbul’a dönüşü ise 12 Nisan1906 gününün sabahıdır. İstanbul’dan yola çıkan vapur, Gelibolu’dan, Çanakkale’den ve Ege Denizi’ndeki adaların arasından geçerek Akdeniz’e açılır. Beyrut, Sayda, Port Sait, Süveyş ve Kızıl Deniz yoluyla Cidde’ye ulaşır. Yazarın Cidde’den Mekke’ye gidişi, Mekke’den Cidde’ye gelişi kara yoluyla, deve sırtında gerçekleşir. Cidde’den Yenbu şehrine deniz yoluyla gelen yazar, Yenbu’dan Medine’ye, Medine’den Yenbu şehrine deve üzerinde yolculuk yapar. Yenbu’dan İstanbul’a gelişi de deniz yoluyla gerçekleşir. Hüseyin Vassaf, eserinin orijinal bir özellik arzetmesini istediğinden onu görsel malzemelerle ve belgelerle süslemiştir. Bazı mekânları ve eşyaları da kendisi çizmiştir. Titiz bir çalışmayla bu kıymetli eseri hazırlayan Cemil Çiftçi de Hüseyin Vassaf’ın eserinde yer alan bu çizimlere ve fotoğraflara yer vermiş, kaybolan fotoğrafların yerine de -mümkün olduğu ölçüde- 100 yıl öncesinin fotoğraflarını yerleştirmeye çalışmıştır.

Doris Lessing – Anılar
Anı , Biyografi / 2 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Anılar Yazarı: Doris Lessing Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi Nobel ödüllü yazar Doris Lessing’in (1919-2013) iki ciltlik otobiyografisinin ilk cildi Tenimin Altında, yazarın İran’daki bir İngiliz ailesinin kızı olarak doğumu, Güney Rodezya’ya gidişi ve oradaki hayatını konu alarak yaşamının 1949’a kadar olan kısmını kapsıyor. Lessing bu kitapta bir birey olarak bilincinin, bir kadın olarak cinselliğinin ve modern insan olarak siyasi kimliğinin gelişimine ağırlık verirken, bir yandan da 20. yüzyıldaki dünya savaşlarının sıradan insanların üzerinde sebep olduğu onulmaz yıkım ve sömürge topraklarındaki ırkçılığa dair kendi hatıralarından kesitler sunuyor. Otobiyografinin ikinci cildi Gölgede Yürümek ise yazarın savaş sonrası İngilteresi’ne kucağında oğlu Peter ve elinde ilk romanı Türkü Söylüyor Otlar’ın taslağıyla gelişiyle başlıyor. Lessing bu kitapta komünizmin 1950’lerin entelektüel yaşantısını hâkimiyeti altına alışını ve sonraları kendi neslinin öteki entelektüellerinin çoğu gibi radikal jargon ve siyasetten hayal kırıklığına uğrayarak bu ideolojiyi nasıl ardında bıraktığını anlatıyor. Bunların yanı sıra Lessing genç, yalnız bir anne ve bohem bir yazar olarak tecrübelerine, arkadaşlarına, sevgililerine, siyasal aktiviteleri ve tiyatrodaki deneyimlerine dair hayatından çarpıcı kesitler sunuyor. Doris Lessing’in bu iki ciltlik otobiyografisi, okuyucuya bir yazara ve onun yazın sürecinin derinliklerine temas etme fırsatı vererek, bunun yanı sıra Soğuk Savaş döneminin siyasal, sanatsal ve toplumsal yaşantısına dair eşsiz…

Ümit Zileli – Vur Emri
Anı / 1 Aralık 2016

 Kitabın Adı: Vur Emri Yazarı: Ümit Zileli Yayınevi: Kaynak Yayınları Cumhuriyet gazetesi yazarı Ümit Zileli askerliğini 1985-86 yıllarında Tunceli’de Jandarma Komando Asteğmen olarak yaptı. Tanık olduğu acıları, öfkeleri, hüzünleri daha Tunceli’deyken kaleme almaya başladı. Bir belge niteliğindeki bu kitap, üzerinden uzun yıllar geçse de unutulmayacak gözlemleri ve tanıklıkları içeriyor. Vur Emri, gelecek için tarihe not düşüyor…Ümit Zileli’nin yürekten dileği ise şu: ‘Topun, tüfeğin ve hatta askerliğin olmadığı, bir baştan diğerine sevda türkülerinin söylendiği bir dünya…’

Tekin Ertuğ – Fotoğraf Ustaları 1
Anı , Söyleşi / 29 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Tekin Ertuğ Yazarı: Fotoğraf Ustaları 1 Yayınevi: Fotoğraf Sanatı Kitapları Yaklaşık iki yıldır FSK (Fotoğraf Sanatı Kurumu) çatısı altında, “Kuram ve Kurgu” ağırlıklı uzun soluklu bir atölye çalışması gerçekleştirmekteyiz. Bir süre daha devam edecek olan atölye sürecinde, farklı bir deneyim olarak, ülkemiz genelinde bilinen/tanınan usta fotoğrafçılardan erişebildiklerimizin anılarını derlemeye çalıştık. “Hatıra” yazımı hemen hayatın her alanında son derece önem atfedilen çok özel bir alandır. Fotoğraf dünyamızda buna ilişkin ciddi bir boşluk bulunduğu da apaçık ortadadır. Sonraki kuşaklara miras olarak bırakılacak görsel materyal yanında, deneyimleri saklı tutan anıların müras olarak aktarılması da çok ciddi önem taşır. Böylesi bütün materyaller, gerek akademik çerçevede ve gerekse akademi dışı metinlerde belge olarak, refrans olarak küçümsenemeyecek bir değere haizdirler.

Necmeddin Sahir Sılan – 2. Meşrutiyet ve Sonrası Hatıralarım
Anı , Tarih / 27 Kasım 2016

 Kitabın Adı: 2. Meşrutiyet ve Sonrası Hatıralarım Yazarı: Necmeddin Sahir Sılan Yayınevi: DBY Yayınları Kitap, Necmeddin Sahir Sılan’ın hatıralarının II. Meşrutiyet ve sonrasına ilişkin bölümünü içerir. Hatıra sahibi Necmeddin Sahir Sılan, özgeçmişine ait bilgileri içeren hatıratının ileriki sayfalarında; Osmanlı’daki hürriyet mücadelelerine ve Meşrutiyet sonrasındaki siyasî gelişmelere değinir. Daha çok, kendisinin kâtip olarak bulunduğu ve İttihatçıların yargılandığı 1918 Divan-ı Âli’sindeki gözlemlerini kaleme alan yazar, dönemin yoğun ve karanlık atmosferi hakkında da sağlıklı bilgiler vermektedir.

Ömer Seyfettin – Balkan Harbi Hatıraları
Anı / 27 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Balkan Harbi Hatıraları Yazarı: Ömer Seyfettin Yayınevi: DBY Yayınları Ömer Seyfettin Türk Edebiyatı tarihinde her şeyden önce hikâyeleriyle öne çıkmış bir kişiliktir. Bununla beraber o, hikâyelerinin yanında makale, deneme, eleştiri, fıkra, anı, tiyatro ve şiir türlerinde de eserler vermiştir. Bu yönleriyle tanıdığımız Ömer Seyfettin’in bir de esaret günleri söz konusudur. Şöyle ki: Ömer Seyfettin, Aralık 1908 ile Ocak 1909 arasında, Selanik’teki Üçüncü Ordu’nun Nizamiye Taburu’na tayin edilmiştir. Burada eşkıya takip maksadıyla, birçok yerleşim merkezini gezmiş, Türk ve İslâm düşmanı komitecilerin Müslümanlara karşı yaptıkları pek vahşi ve son derece barbarlık örneği hâdiseleri yerinde müşahede etmiştir. Savaşın toplum düzeninde meydana getirdiği sarsıntıları, acıları, yıkıntıları yakından gören ve yaşayan Ömer Seyfettin, Yanya Kalesi’nin savunmasında Yunanlılara esir düşmüş, önce farklı yerlerde tutulmuş, daha sonra Nafplion kasabasında yaklaşık bir yıl esir kalmıştır. Kitaptaki hatıraların bir kısmı da bu dönemi kapsamaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde Ömer Seyfettin’in hayatı, sanatı, eserleri ve eserlerinde Balkanlar ile ilgili yazılar; ikinci bölümde, Balkan Harplerinin kısa tarihi; üçüncü bölümde, Ömer Seyfettin’in Balkan Harbi Hatıraları; son bölümde ise konuyu tamamlayıcı yazılar yer almaktadır. Son bölümde yer alan ilk iki yazı, Ömer Seyfettin’in İbrahim Alaattin Gövsa’ya ve Kenan Hulusi Koray’a anlatımlarından oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca, Ömer Seyfettin’in Balkan…

Emre Kongar – Kızlarıma Mektuplar
Anı / 27 Kasım 2016

 Kitabın Adı: Kızlarıma Mektuplar Yazarı: Emre Kongar Yayınevi: Remzi Kitabevi Yazar, bu kitabında, bireysel yaşam deneyimlerinden ve bilimsel bilgi birikiminden sözdüğü duygu ve düşüncelerini, kızlarına yazdığı mektuplar aracılığıyla bütün gençlere, anne-babalara ve öğretmenlere aktarıyor.